MASALDAN MİSAL
 
 

MASALDAN MİSAL
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 12 Şubat 2013 13:02

Doğruları yazınca yalan alınganlık yapıp eğriliyor. Eğriden de güya kimse hoşlanmıyor. Misal siyasetçiler belki bu yüzden doğruları gizlemek için yalan söylerler. Ama siyasetin mayası gereği o yalanı kabarttıp altbizlere doğru diye yuttururlar. (Pardon, onlar öyle sanırlar. ) Söz de sanatçılarda hakikatleri gün yüzüne çıkarmak için yalan söylerler. Netice itibariyle herkesin ağzından yalan eksik olmaz. En iyisi yalanı, yılanı bırakalım bir kenarda yuvarlansınlar. Biz bir masaldan yola çıkarak, kendi aklımızın algılayışından yararlanalım...

Öğrenciler toplanmış. Dershanede hocayı beklerken birden ışıklar kapanmış ve bir çizgi film gösterilmeye başlanmış.
 
Filmin adı " Küçük Tavuk ".
 
Bir kümes var. Kümeste bir çok tavuk ile genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor. Kümesin etrafında da bir tilki dolaşıyor. Yaşlı ve büyük horoz, tilki içeri girmesin diye kümesin kapısını sıkı sıkıya kapatmış, tavukları dışarı bırakmıyor. Tabii dışarı çıkamadı‎kları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf ve küçük kalmışlar. Y aşlı ve büyük horoz ise dışarıya bırakmadığı tavuklara ölmeyecekleri kadar mısır tanesi dağıtarak yaşamalarını sağlıyor. Hatta bu hareketlerinden kendi adına gurur duyuyor, tavuklara "Ben olmasam, ben sizi yemlemesem. Ben, ben" deyip duruyor.
Kümese giremeyen tilki bunun üzerine kümesin tellerinde küçük bir delik açarak küçük ve genç bir horoza sesleniyor ve ona biraz mısır veriyor. Mısırı yiyen küçük ve genç horoz her gün gelip tilkiden mısır alıyor. Bir süre sonra tilki küçük ve genç horoza tek başına yiyebileceğinden fazla mısır verince genç horoz hem kendisi yiyor hem de diğer tavuklara mısır dağıtıyor. Bِöylece yavaş yavaş yaşlı ve en büyük horozun kümesteki gücü kırılıyor. Horozun etrafındaki tavuklar azalmaya başlıyorlar. Artık popüler olan genç ve iyi beslendiği için irileşen horozun etrafında ise tavuklar toplanıyor.  Bu aşamada tilki kümesin kapısının önüne mısır bırakıyor. Kümeste bir tartışma çıkıyor.  "Kapıyı açalım mı açmayalım mı," diye...
 
Sonunda korkarak kapıyı açıyorlar ve kafalar‎nı dışarı uzatıp yemlenip hemen geri çekiyorlar. Bir süre bِöyle devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor. Kümesteki tavuklar rahatlıyor. Korkuları azalıyor. Nihayet bir gece tilki kümesin ِnündeki avluya mısır dِöküyor. Artık korkusuz olan tavuklar genç ve  güçlü horozun ِöncülüğünde d‎‏ışarı çıkı‎yor ve rahat rahat yemleniyorlar. Kümesteki her tavuk semiriyor. Tilki bir süre sonra gece kümesin kapısından kendi mağarasına kadar mısır tanelerini dِküyor. Sabah kümesten çıkan ve korkusuzca yemlenen tavuklar yemlene yemlene maًğaraya kadar gidiyorlar. Sonra mağaraya giriyorlar. Onları içeride bekleyen tilki bütün kümes mağaraya girince mağaranın kapısını kapatıyor." Ve bir daha mağaradan çıkışları olmuyor. Çizgi film burada bitmiş. Işıklar yanmış. Ve dersin hocası kürsüye çıkarak, "İşte üçüncü dünya ülkeleri bِöyle yِönetilir" diyerek derse başlamış. 
 
 
Ve öğrencilerine sormuş:
 
1-Kümes NERESİ?,
2-Yaşlı horozlar KİMLER?
3-Genç horoz KİM, ؛Şu anda neler yapıyor?
4-En önemlisi tilki kim?
 
Şimdi bu masaldan yola çıkarak bizde zihnimizdeki sorulara cevap arayalım.
 
Cevap bulunamadıysa şöyle deyip maslı sonlandıralım: "O TİLKİNİN DE RABBİ VARDIR VE ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR."