Komşum Aç mıdır, Tok mudur?

Bugün de akşam oldu... Yarın Allah’ın izni olursa, gün dönümüyle Cuma gününe erişmiş olacağız. Bu akşam Perşembe akşamı, minarelerden yarının Cuma olduğunu hatırlatan selalar yükseliyor. .. Erişebilirsek, cümlemizin Cuması mübarek olsun…

Camiler merkezi sistemle yayın yapmaktalarmış. Yani şehrin en büyük camisinden okunan sela elektrik akımıyla öteki camilerin hopörlerinden de yayılıyormuş. Sistemin böylesi iyi midir, bilemem. Bildiğim aynı anda tüm minarelerden Allah, Allah! Ya Muhammed, Ya Resul, ya Habib Allah!  Nidası yükseliyor. Peygamberimize (S.A.S) salavatlar getiriliyor. Müezzinin sedası insandaki gamı kederi bitiriyor.

İçim aşkla çoşuyor. Tüm benliğim maneviyat deposuna dönüşmüş halde… Neyse ki  yatsı saatleri yaklaşıyor, Allah’ın huzuruna çıkmaya yüzü olan, gün boyu günahlardan sakınma gayretinde bulunan, Peygamberimizin sünneti doğrultusunda yolunu bulana ne mutlu…

Devamını oku...

Komşum Aç mıdır, Tok mudur?
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 28 Temmuz 2012 17:31

RAMAZAN'IN HEYECANI KALMADI YÜREKLERDE

altOn bir ayın sultanı Ramazan ayının bir haftasını geride bıraktık. Sayılı gün gelip geçiyor. Sıcaklar, nem derken ilk gün oruçları biraz yorucu oluyor, vücut henüz 11 ay sonra gelen bu haşmetli misafire alışma aşamasında. Halkımız bir yandan da orucun verdiği yarı mahmurlukla yine her zaman ki günlük yaşantısını devam ettirme çabasında. Kimi geçim derdinde, kimileri de işi gücü yolunda. Tutuyor orucunu, kılıyor namazını. Bu vatandaşlarımızın haricinde “Oruç bana ağır geliyor, ben böyle oruç tutmadan rahatım” diyenlerde mevcut. Bu hepsi bizden olan, bizim aramızda yaşayan insanlarımızın bazılarıyla konuştuk, onlara özellikle Ramazan ayında komşularıyla ne kadar ilgili olduklarını sorduk ve yaptığımız bu röportajdan edindiğimiz izlenimler şöyle:

Gıda pazarlamacısı İsmail Yayla “Köyden kente gelişte ki bocalamanın ağırlığıyla komşuluk ilişkileri kuramadık. Dolayısıyla evimle işim arasında ki mesafeyi koşuşturmakla geçiriyorum ve komşularımın yüzünü bile görmüyorum. Bu yüzden de komşum aç mıdır, tok mudur bilemiyorum.”

Köylerde yaşanan komşuluk ilişkilerinin şehirlerde mümkün olmadığını, şehirde kentleşmenin insanlarda yarattığı soğukluk ve resmiyete ayak uydurma telaşında olan insanların, kendilerinden başkasıyla tanışma ve görüşmede zorluklar yaşandığı vurgulanıyor İsmail beyin anlatımlarında.

Mesleği şoförlük olan Ahmet Çelik’te, Ramazan ayına ve komşularına yönelik yaptığı anlatımlarda hayat altzorluğuna değindi. “ Ramazan geldi, hoş geldi sefa geldi de. Bizim gibi dar gelirlilere ağır geldi. Ben ayda altı gün evimde kalıyorum. Geri günler dağda bayırda, uzun yollarda şoförüm. Kellem koltuğumda direksiyon kullanırken evimde çoluğu çocuğu düşünemez haldeyim. Komşu ne yapıyormuş nasılmış, onu da hükümet düşünsün. Hükümet herkese dengeli bir zam yapar, herkes de kimseye muhtaçlık duymadan yaşar gider. Bu hükümetin yapacağı iş, bizi aşar” diyor Ahmet bey ve hükümetin ilgililerinden önce fakiri fukarayı gözetmesini istiyor. Ama bu istek para ve bakliyat yardımı yaparak olmamalı, diyor ve ekliyor. “İnsanlara balık tutmayı öğretsinler, kokmuş balık verip hazırı tüketmeyi değil. Çinliler bile zoru aştı. Yaptıkları işlere Amerika bile şaştı. Biz hale komşum aç mı; ekmeğimi onunla paylaşayım mı, derdindeyiz. Niye paylaşayım kardeşim ben gece gündüz çalışırken, komşun pembe dizi seyredecek. Ben kazandığımı ona da vereceğim. Yok öyle yağma. Komşum açsa aç, ben evime geldim mi yatarım, komşumla falan ilgilenmem. İlgilenecek olsam zaten batarım. Bizim mahallede çok fakir var. Kapı önünde oturup onun bunun getireceğini bekleyen, sonra geleni alıp yerken ekranda Seda Sayın’ı dinleyip göbek atan kadınlar var. Bunlar bana yanlış geliyor ve ben komşularımla hiç ilgilenmiyorum, ilgilenmemde.”

altZeki Öngül adlı bir başka hemşerimiz de İlgililerden özellikle fakir ve muhtaç insanlara en azından Ramazan ayı hürmetine yardım edilmesini canı gönülden diledi. Zeki Öngül “Allah’ın kendine verdiği rızka şükrederek, elindeki kalan imkân ölçüsünde komşularıyla ve dar gelirli akrabalarıyla paylaşım yoluna gittiğini söyleyerek, şehirlerde komşuluk ilişkileri hiç yok adam sendeciliği yıkabilirsek komşumuzun mağduriyetini ortadan kaldırabiliriz. Biz insanlar çevremizdeki insanlara duyarsızlaştıkça, ramazan ayının eski tadı ve heyecanı da yüreklerimizden giderek yok oluyor. Rutin bir alışkanlığa dönüşüyor kimimiz için, kimimiz içinse artık oruç tutmak bile ağır bir yük görülüyor. İnsanlığımızı unutursak, her güzellikleri unutacağız demektir. Tıpkı eskide kalan ve kalabalık akrabalarla yenilen o güzelim iftar sofraları gibi…

 

 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ