Ki ebedî kurtuluş kimseyi incitmemekle mümkündür - Hâfız'ın Gazelinden

Onlar ki, yedi düvelde nice iklim şartlarına siper oldular. Çanakkale harbinde postallarını yediler; yine de metânetle düşmana direndiler. Set oldular, bent oldular, nice gâfilin benizlerini soldurdular. Lâkin gün oldu, devran durdu; onlar durmadı, yürüdü ve heybetli irâdeleri soğuğa yenik düştü. Sarıkamış soğukları onların iliklerine işlemedi; kanlarını dondurdu; canlarını analarının bağırlarından kopardı. Üstte başta urba yokken, onlar, gözlerini hırs bürümüş, karın beyazının kahır getirebileceği bilgisinden yoksun, dünyalık bir beşer olan komutanlarının emri doğrultusunda bata çıka karlara yürüdüler. Allahu Ekber dağlarında Hakk'a yükseldiler.  Zîrâ asıl emir Hakk'tandı! Dünyalık komutanın emri, hakîkî mekâna geçişe vesileydi. Emre boyun eğiş, Hakk rızası kazanma adınaydı.

Bu vatan onların ve daha pek çok cihad şehidlerinin bastığı topraklardan var edilmiştir. Mukaddes emânettir. Üzerinde değer bilerek, edebe uygun, ceddimize yaraşır, dahası ve en mühimi Cenâb-ı Allah'a kullukta yakışır  yaşamak gerekir.

Devamını oku...

Ki ebedî kurtuluş kimseyi incitmemekle mümkündür - Hâfız'ın Gazelinden
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 17 Haziran 2012 21:41

 

altبنال بلبل اگر با منت سر یاریست
که ما دو عاشق زاریم و کار ما زاریست
Benâl bulbul eger bâ menet ser-i yârîst
Ki mâ du âşık-i zârîm u kâr-i mâ zârîst
Nâle et (inle) bülbül, ki eğer benim hakîkî yârim olmak istiyorsan
Ki biz zâr eyleyen iki âşıkız, tüm kârımız da ağlamaktır
 
در آن زمین که نسیمی وزد ز طره دوست
چه جای دم زدن نافه‌های تاتاریست
Der ân zemîn ki nesîmî vezed zi turra-i dôst
Çe cây-i dem zeden-i nâfehâ-yi tâtârîst
Dostun (Sevgilinin) kâkülünden esip gelen meltemin olduğu yerde
Tatar ceylanlarının misk elde edilen göbeklerinden bahsetmenin yeri olur mu 
 
بیار باده که رنگین کنیم جامه زرق
که مست جام غروریم و نام هشیاریست
Biyâr bâde ki rengîn konîm câme-i zerk
Ki mest-i câm-i gurûrîm u nâm huşyârîst
Getir bâdeyi, getir de elbisemizin rengini kızıla boyayalım
Ki gurur kadehiyle mest olmuşuz; güyâ nâmımız akıllı (akıllı geçiniyoruz) 
 
خیال زلف تو پختن نه کار هر خامیست
که زیر سلسله رفتن طریق عیاریست
Hayâl-i zulf-i tu pohten ne kâr-i her hâmîst
Ki zîr-i silsile raften tarîk-i ayyârîst
Senin zülüflerini hayâl etmek hâm olanın ne kârı ki
Ki zincire vurulmaktan geçer ayyârlığın? yolu
 
لطیفه‌ایست نهانی که عشق از او خیزد
که نام آن نه لب لعل و خط زنگاریست
Latîfeîst nihânî ki aşk ez û hîzed
Ki nâm-i ân ne leb-i la’l u hatt-i zengârîst
Aşk denilen latîf şey gizli bir kuvvettir (içimde)
Yoksa ne lâl renkli dudaktır o, ne de vücûd hattıdır
alt
 
جمال شخص نه چشم است و زلف و عارض و خال
هزار نکته در این کار و بار دلداریست
Cemâl-i şahs ne çeşm est u zulf u âriz u hâl
Hezâr nukte der în kârubâr-i dildârîst
Cemâl denilince de hemen göz, zülüf, yanak ve ben akla gelmemelidir
Bu gönül meselesinde bin türlü ince (derin) mânâ vardır
 
قلندران حقیقت به نیم جو نخرند
قبای اطلس آن کس که از هنر عاریست
Kalenderân-i hakîkat be nîm cov neharend
Kabâ-yi atlas-i ankes ki ez huner ârîst
Hakîkatın peşinde olan kalenderler hünerden nâkıs kişinin atlas abâsını yarım arpaya bile satın almazlar
 
بر آستان تو مشکل توان رسید آری
عروج بر فلک سروری به دشواریست
Ber âsitân-i tû muşkil tavân rasîd, ârî
Urûc ber felek-i serverî be duşvârîst
Senin kapının eşiğine varmak, ulaşmak, "baş" vurmak o kadar da âsân değil, ki müşkildir
Zîrâ serverî feleğe, yüceler yücesi göklere güçlükle tırmanılabilir
 
سحر کرشمه چشمت به خواب می‌دیدم
زهی مراتب خوابی که به ز بیداریست
Seher kerişme-i çeşmet be hâb mîdîdem
Zihî merâtib-i hâbî ki bih zi bîdârîst
Seher vakti gözünün ucunu rüyâmda görüyordum
Öyleyse bu uyku, uyanıklıktan daha evlâ
 
دلش به ناله میازار و ختم کن حافظ
که رستگاری جاوید در کم آزاریست
Dileş be nâle meyâzâr u hatm kon Hâfız
Ki restgârî-yi câvîd der kem âzârîst
Hâfız, inleyip sızlayarak sevgilinin gönlünü kırma
Ki ebedî kurtuluş kimseyi incitmemekle (azarlamamakla) mümkündür
 
Bu gazelin ses kaydına ulaşmak için lütfen tıklayınız: http://youtu.be/wAEsFB57PeM
 
Candan selâm ve muhabbetlerimle.
Târık İleri
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ