Fırsatçı Fitneciler

Şu Sivri Sinekler Kan Yerine Yağ Emseydi

Millet Mankenler Gibi İncecik Oluverseydi

Yine fena daldı bana, sanki yavrusunu bir vuruşta duvara yapıştırdım. Sanki pire gibi iki tırnağımın arasında çat diye anasını ezivermişim. Bu neyin intikamı bilmem, olmadık yerlerime konuyor, sanki etimi kemiğimden koparıyor. Burnumun ucundan kovsam, sağ elimin serçe parmağı arasında; üf, ne kötü ısırdı. ısırdığı yerde kıpkırmızı olup şişti. Ne tatlı kaşınıyor. Ben bir ısırığın yerini kaşırken, o başka yerde...

Ey sağ gözümün, üzerinde kirpiklerin boy verdiği kıyı şeridine ısırık atan sivrisinek, içimde fırtınalar kopardın, seni Allah’a havale ediyorum.

Hey, odanın izbe bir köşesinde sinsiliğe yatmış sivrisinek, vazgeç benden!

"Asla asla vaz geçemem senden; asla doyasıya emmeden o kıpkırmızı  kanını, baloncuklar bırakmadan tenine rahat bırakmam seni" dercesine nereyi münasip gördüyse, pike yaparak dalıyor. ısırıyor, tenimi dişleyip kızartıyor, sonrasında kaşındırıyor. Cibinlik altına girsen, çarşafa sarınıp gizlensen bu defa ısıramasa bile sesi yetiyor. "Ya sabır"  diyorum. Her canlının bir rızkı vardır cihanda…. Rızka hürmet...

Ama hırpalıyor. uyku düzeni bırakmıyor. Ne sebatkar şey böyle, insanı hırs anlamında hasta eder ve gece yarısı yataktan kaldırıp yazı yazdırır.

Şimdi yaz mevsimi, sulama zamanları, refüjler sulandıkça mübarekler çoğalıyor sanki. Gerçi kış geliyor bunlar yine göç etmiyor. Sülük gibiler, desem. Sülüğü kirli kanı emsinler diye kendi gönlünle yapıştırırsan doyunca düşer hayvancıklar. Bunlar kafaları estikce, canları kan çektikce etinize konarlar, düşmezler. Sivriler temiz kan emiciler, davetsiz misafirler, hatta bedavacı asalaklar. Mikrop taşıyıcılar.

Allah'ın yarattığı kuldur, diyerek kıyıp öldüremiyorum da; gerçi yakalayabilsem, affetmem herhalde. Geçen gece oturdum ağladım yatakta n'olur git diye, halden de anlamıyor vicdansız mahlukatlar. Allah bilir kaçıyla aynı kanı taşıyoruz, kaçı aralarında kanımı kimin daha çok emdiğini vızıldıyor?

Devamını oku...

Fırsatçı Fitneciler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 02 Mayıs 2012 11:34

   altKahvaltı sofrasında haberleri dinliyorum. Gayrimüslim bir kanalın Müslüman bilinen, paraya hizmetkâr sunumcusu diyor ki: “İran’da kadın olmak… İran’da ahlâk polisi (Bahar geldi açılıp saçılmasınlar.) diye sokakta kadınları göz hapsinde tutuyor.” İran’daki uygulama bu sunucuyu çok rahatsız etmiş olacak ki, ardından çokbilmiş bir tavırlarla (Oysa hakikatten bihaber) kendince yorumda bulundu. Cilalı maşanın yorumu şöyleydi:

   “Sevgili seyirciler iyi ki İran’da kadın değilsiniz. İran’da kadın olmak zor. İslami yönetim İran’da kadınlara rahat nefes aldırmıyor. (Sunucu adam zehri tam bu noktada beyinlere akıtmaya başlıyor.) Peki, biz kimleri örnek alacağız; batıyı, bizden daha çağdaş ülkeleri. Modern giyimlerini (Kısacası açılıp saçılmalarını, kadını kendi hayatında serbest bırakmalarını demek istiyor.)”...

    Bu haberden hemen sonra batıyı örnek alan, serbest hayatlarıyla magazin gündemini oluşturan, çirkinliklere örnek, sözde sanatçıların ödül törenine yer veriliyor kanalda… Akabinde gösteriyor; gerilmekten tef gibi olmuş, mimik hareketlerini kaybetmiş, korku filmlerindeki korkunç karakterlere dönüşmüş kokanaları… Adlarına “sanatçı” denilen bu ülkenin değerlerinin hortumcularını… Kötüye örnek olmalarıyla ülkemiz kadınlarının gelinen noktasının veballilerini…

Fitne bulvarında herkes bir köşe kapmış, ülkem insanı bu hengamede yolunu şaşmış... Yaşları yetmiş, yaşamları kokuşmuş, insani kokuları kaçmış nursuzluk abideleri...Kadınlar açıldıkça açılmışlar, etlerinin her bir noktasını pahalı bez parçalarının arasından fışkırtmışlar. İnsan eti tacirleri, edepsizlik edipleri... Halkı kandırıp kadeh kaldırıcılar... Soyunmayla, halkın cebini soyanlar... Gözlerindeki boyalarla, gözde bilinenler... İki şarkı, bir göbek atmayla, dizilerde gayriahlâki sahnelerde oynamakla boğazda yalılar alanlar... Çoğunlukla lüzumsuz konuşanlar...

Erkekler ise kimi kravatlı, kimi züppe vari... Herbirinin entel hâlleri... Gavura özenmiş bedenleri... Konuşmak için konuşuyor dilleri... Belli, bunları besliyor birileri... Para saymaktan kirlenmiş elleri... Sanıyorlar İslam geri, batıl ileri; kendileri azgınlıkta batıldan beteri... Allah'ım bu aymazlardan uzak tut bizleri! 

Sarhoş bağırtısına nârâ deniyor, onların avazına, çıplaklığına sanat..

   Sunucu: “ İşte!” diyor, “Modern, çağdaş Türk kadını…” Soyadıyla narenciyeyi çağrıştıran sunucu bu edepsiz görüntüleri ekrandan tekrar tekrar yansıtırken,  zehrin, fitnenin ölçüsünü iyice artırıyor. O an para karşılığı fitneye davulculuk edene haykırmak istiyorum! “Batının bir vakitler bizden aşırdığı, şimdi aleme taşırdığı teknik ilmini al, imansızlığını değil be adam! Çağdaşlık kafanda olsun, görüntünde değil. Avrupa'ya özeniyorsan git oralarda yaşa, ekmeğimizi yiyip ayağımıza dolanma.” demek istiyorum. Beni duysa da dinlemez biliyorum. Hatta sesi benden gür çıkar. Çünkü onun kuklacısı, böyle konuşmayacak olsa, iplerini sıkar, gider başka konuşacağı getirir. Para gücü bu,  kimlere tasma taktırmıyor ki…

   O an birde Âkif’im geliyor aklıma… Üstâdım Mehmet Âkif Ersoy, doğruları yüreklilikle haykırdığı için zor ömür sürdüğü günlerde, çağdaşlığı çıplaklıkla yorumlayanlara şöyle seslenmiş:

“ Kim demiş Avrupa insanı medeni… Ne edep var, ne hayâ, çırılçıplak bedeni...

Medeni olmak açmaksa bedeni, desenize hayvanlar bizden daha medeni…”

   Asıl Yüce Rabbimiz, bizi yoktan var edenimiz, biz âciz kullarının iyiliği için nasıl bir emir buyurmuş:

 “Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”

(Ahzâb Suresi Ayet 59)

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler.

{Nur Suresi Ayet 31}
 

 

 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ