Bizi Böyle Çürüttüler
Bizi Böyle Çürüttüler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 28 Mayıs 2021 07:20
 altGERÇEKLERİ ÇIKARDIKLARI GÜRÜLTÜLERİN ARDINA GİZLEDİLER VE BİZİM İÇİMİZİ DIŞIMIZI ÇÜRÜTTÜLER.
"Dünyaya bir kere geliyoruz ye, iç, gül, eğlen" dediler. Ahlakı, edebi unutturdular.
"Dostu yabanda, düşmanı yakınında ara!" dediler yakınlarımızdan uzak durmamıza vesile oldular.
"Sen dost bulmaya bak, düşmanı anan doğurur!" diyerek, insanları karedşten, aileden, akrabadan, köyünden, kentinden, ülkesinden soğuttular...
"Söz gümüşse, sükut altındır" dedirttiler; gözümüzün gördüğü olumsuzluklara sessiz bıraktılar. Ortamı sahtekara, yalancıya, düzenbaza bırakmayı gerekli gösterdiler...
"Köprüden geçene kadar ayı'ya dayı deyin!" dediler; Takiyyeyi, kurnazlığı normal gösterdiler. Tabi karşıya geçtikten sonra çakallara "efendim!" demek zorunda kalacağımızı söylemediler, söyletmediler...
"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!" dediler; bencilliği mübah gösterdiler...
"Kol kırılır, yen içinde kalır!" dedirttiler; imtiyazcıların, taciczinin, tecavüzcünün suçlarının kapatılabileceğine ikna ettiler...
"Üzümünü ye, bağını sorma!" dedirttiler; haramı, hırsızlığı, dalavereyi bir hakmış gibi gösterdiler...
"Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" dedirttiler; yalanı, yalan söylemeyi normal gösterdiler...
"Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez!" dediler; menfaatçiliğin doğal olduğunu kabullendirdiler...
"Komşuda pişer, bize de düşer!" dedirttiler; hazırcılığı, tembelliği caizmiş gibi gösterdiler..
"At binenin, kılıç kuşananın!" dedirttiler; gaspçılığı, soygunculuğu olağan gösterdiler..
"Bal tutan parmağını yalar!" dediler; hırsızlığı mübah gösterdiler...
"Devletin malı deniz, yemeyen domuz, yemezsen kerizsin, enayisin, vb." dedirttiler; devletin soyulabileceğini, istenildiği kadar yenilebileceğini bir hakmış gibi gösterdiler...
 Üstelik bu sözlerin hiçbiri de Türk ve Müslüman sözü değildi. Ama düşman mihrakların, siyonizmin yetiştirip, içimize yerleştirdiği, tepelerimize kadar çıkardığı beslediği, ve beslemeye devam ettiği kimselerce hepimize de benimsettiler! Ve böylece yeni nesil insan modelini oluşturdular...
 
 ÇENENİ KAPAT, İTİRAZ ETME, İTAAT ET, MENFAATLENMENE BAK!
 
Yeni nesile belletilen kelimeler oldular. Gelişmekte olan beyinleri bilgiyle, kitapla ve bilumum teknikle beslemeyen milletlerin sonu hiç de yydınlık değildir. Mutlaka irdelemeli, başkalarının yaşamından ders almalıdır insanlar. Çünkü insanlar fert olarak tüm hataları yapıp tecrübe kazanacak kadar uzun yaşayamıyor...
 
BİR KISSA:
 
Hidiv İsmail Paşa, Ezher şeyhini ziyaret eder. Paşa içeri girince şeyh ayağa kalkmadığı gibi, rahatlığı için uzatmış olduğu ayaklarını bile toparlamaz. Biraz sohbet ettikten sonra paşa ayrılır. Şeyhin arkadaşları paşanın ardından şeyhe çıkışırlar:
-"Koca paşa geldi sen yerinden bile kımıldamadın, doğru değildi bu yaptığın."
Şeyh gayet soğukkanlı bir ifadeyle:
-"Arkadaşlar  bir alim asla yalakalık yapmaz, yapmamalıdır." der.
 
Bu arada Paşa da Ezher Şeyhine bir ders vermek ister. Bir adamıyla bir kese altın gönderir. Fakat görevli altınlarla geri döner.
Paşa sorar:
-"Altını niçin vermedin?"
-"Almadı efendim."
-"Niçin almadı be adam?"
-"Size selam ve hürmetlerini iletmemi söyledi ve bir de şöyle dememi istedi. "Elini uzatan, ayağını uzatamaz."