Bayram Baklavası

Bayram Baklavası
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 08 Ağustos 2019 12:19
BAKLAVA SİPARİŞİ VERİRKEN DİKKATLİ OLUN
 
altDini bayramlarımızın vazgeçilmez ağız tadı baklavadır. Tatlıların içinde en çekicisi olarak da baklava bilinir. Çok ince açılmış, 40 kat yufkadan yapılarak arasına ceviz, badem döşenerek hazırlanan bu tatlı, misafirler içinde onurlandırıcı bir ikramdır.
Aslında en güzel, damağa lezzet bırakan baklava evde hazırlanandır. Şimdiki zamanda evde baklava yapanlar azaldı.Tatlı sektörü yaygın halde, siparişinizi üç gün önceden veriyorsunuz. Sonra gidip, parasını ödeyip tepsi dolusu baklavayı alıyorsunuz. İsteyene kilo kilo, isteyene tepsi tepsi baklava yapılıyor. Yeter ki siz paradan haber verin. Bu kadar kolaylaştı artık her şey.
Kurban bayramı öncesi canı tatlı çekenleri sevindirmek için tatlıcıları dolaştım. İstedim ki tatlandırmak istenen ağızlar, haksızlıkla yanmasın. Neredeyse bütün pastaneler tatlı siparişi alıyor. Ayrıca, yaz mevsiminden bu yana yalnızca dondurma imalatı yapanlar bile bayram öncesi baklavacılığı başlatmışlar. 
Sade tatlı üretimine dönük, yerlerde var. Bu saydığım yerlerin hepside, günler öncesinden vitrin camlarına tatlı siparişi alınır, diye yazmış. Bir kısmı da sadece “baklava siparişi alınır” diye tabelalar asmışlar. İri harflerle, göze girecek şekilde yazılan bu cümlelerin altlarına da baklavanın fiyatını, küçük harflerle iliştirmişler. Kiminde 60 lira, kimi baklavacıda 70 lira, kiminde de 100 lira yazılı. Bu belirtilen rakamlar baklavanın kilo fiyatı mıdır, tepsi ebadına yönelik fiyat mıdır, belirtilmemiş. İsteyen bunu, tatlıcı dükkânından içeri başını uzatıp öğreniyor.
Bende sevdiklerimin ağızlarını tatlandırarak mutlandırmak adına, kapı kapı dolaşıp her bir baklava siparişi alana, bunun aslını sordum. İstedim ki en kalitelisini, en uygun fiyata alayım. Camlara yazılanlar baklavanın kilo fiyatıymış. Bir tepsi baklava küçük ya da büyüklüğüne göre 199.90 ila 250 lira arasında değişen bir para ödeniyormuş.
Yani “Etin üzerine baklava iyi gider, mutlaka almalıyım” diyenlerdenseniz. En az 250 lirayı cebinize koymadan baklavacıya uğramayın. Nüfusunuz kalabalık değilse, tadımlık olacak kadar alacaksanız, 50 lira ile evden baklavacıya doğru gidebilirsiniz. Artık en ucuz olandan mı alırsınız, en pahalısından mı, yoksa tatlı almaz, zaten sevmez misiniz, orasını ben bilemem. Kesenizle ve sizin kararınızla aranızdaki meseledir.
Fakat benim bildiğim bir şey var ki, sizde öğrenince bana hak vereceksiniz. Bu baklava yapanlar, denetlenmiyor anlaşılan. Serbest piyasa ekonomisi diye, isteyen istediği fiyatı keyfine göre belirleyip camına yapıştırmış. Aradaki fiyat farkını merak edip soruyorum kendilerine, dedikleri şu. “Bizim baklavamız bol cevizli ve hakiki tereyağlı oluyor.”
Hakiki tereyağ olmayan yağ nasıl oluyor, işte o sorunun muhatabı gıda denetleyicileri olması gerekiyor. Biri tutup tatlısında motor yağı kullanıyorsa, ceviz yerine tuğla tozu katıyorsa, unu en kalitesiz cinstense, aman işte neyse, ne edip eyliyorlarsa bize baklava diye sunuyorlarsa, bunu biz vatandaşlar bilemeyiz. Devlet denetleyecek, vatandaş sağlıklı olan hangisiyse gönül rahatlığıyla tatlısını, tuzlusunu alıp yiyecek.
Şu durumda akla gelmiyor değil hani, 30-40 liradan baklava satan, baklavasını motor yağı değilde yağların en ucuzu olan haşhaş yağıyla mı yapıyor ki, buda mümkün değildir. Zira güzelim haşhaş yağı baklavada koku yapar, kesinlikle şerbetli hamur tatlılarına haşhaş yağı konulmaz. İçine ceviz yerine de vişne çekirdeği kırıp dökemeyeceğine göre adam, demek ki, onunda baklavası kendince değerlidir. Buna rağmen kilosunu 40 lira diyorsa demek ki, sermayeyi kurtarıyor. Ötekinin pahalı oluşu şu halde çok kaliteli olduğu anlamına gelmiyor. En işlek cadde de en gösterişli vitrinli yere kucak dolusu kira ödüyorsa iş sahibi, bir de gelene gidene tatlı dil döküyorsa ne yapacak? Parasını müşteri memnuniyetinden çıkaracak.  Birde adam bu alanda isim yapmış, ismine değer biçmiş biriyse; malum günümüzde marka satılıyor, tanınmış marka adı altında ne sunarsanız da, parası düşünülmeden alıcı buluyor.
Yine de siz birkaç yer dolaşmadan hemen ilk girdiğiniz tatlıcıya sipariş vermeyin. Kilo fiyatından önce iyice bir bakın, üretim temiz yapılıyor mu, mutfakları hijyenik mi, baklavayı açan ustanın tırnakları bakımlı mı? İlk önce bunlara dikkat edin. Sonra içine konulan malzemeler kaliteli mi, yağı tereyağı mıdır, yoksa tereyağı diye yutturulma bir katı yağ mıdır. Cevizi bol mudur, şöyle bir serpiştirilmiş şekilde midir? İnce eleyin, sık dokuyun yani. Verdiğiniz paranın karşılığını tam alın, diye söylüyorum. Malum para kolay kazanılmıyor. 
Kolay para kazananlardan biriyseniz, biz sizi pek düşünmüyoruz. 
Derler ki, “taksit taksittir fukarada umutlar, zenginlerin tavuğu çift sarılı yumurtlar.” Zengin adamın canı baklava çekerse, en kalitelisi neredeyse buldurur. Dilerse malzemesini kendi alır, gerekirse hünerli birini evine getirip yaptırır.
Zenginin gönlü bu, parasına göre hitap edecek bulur. Onun için dedik biz, konuyu zengine yönelik düşünmüyoruz, diye. Dar gelirlinin hali hatırına hitaben yapıldı bu araştırma. Baklava alabilen de, alamayanın da ağız tatları bozulmasın. Kurban Bayramınız bugünden kutlu olsun.
 
Ayfer AYTAÇ