Beğenmedim

Beğenmedim
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 16 Haziran 2019 23:56

İSTANBUL İÇİN DENİLEN VE TARİHİ OLDUĞU VURGULANAN BULUŞMAYI BEĞENMEDİM

BEKLEDİĞİMİ BULAMADIM. MODERATÖR RİSK ALMADI. CAN ALICI SORULAR SORAMADI

alt

İstanbul'daki tarihi seçime bir hafta kaldı. Bugün itibariyle 6 gün sonra İstanbul'da on binden fazla seçmen sandık başına gidecek yeniden yeni yöneticisini seçecek. Bakalım İstanbul'da başkan olarak koltuğa kim kurulacak, makam odasında kim salınacak.
Adaylar dün akşam ekranlarda görücüye çıktılar. Hallerini bir kez daha hatırlattılar. Moderatör yayın öncesi tanıtımlarında halkımızın demokrasiye itimatını sağlamaya gayret ediyorum diyordu. Lakin yönetimindeki programda demokrasi çerçevesinde detaylı sorular soramıyordu. Fırsatı değerlendiremedi, demokrasiyi mutlu edemedi. Her adaya adil olmak adına 4 dakika süre tanıyordu, sorunun cevabı net alınmadan konuyu değiştiriyordu. Karşımızdaki taploda sergilenen resim güzel durmuyordu. Adayların araları hayli açıktı, samimiyet hissi verilmiyordu. 
Ortak yayınla ve sunucuyla ilgili gazete ve gazeteciler günler öncesinden duyurular yaptılar, medya alemindeki reklamlarıyla ünlerine ün kattılar, sonuç fiyasko... Doğrusu ben umduğumu bulamadım.  Programı bu bakımdan baştan sona izlemedim. Ara sıra bakmalarımda sıkıldım, sıklıkla kanal değiştirdim. Belgesellerde Morgen Freeman'ın sunduğu dünya dinleri diye bir saçmalığa bakındım. Zira yurdumda neredeyse her kanal ortak canlı yayın yapıyordu,  kameramanlar pür dikkat aynı konuya bakıyordu. Tecrübeli gazeteciyim diyen soru yöneltici halkın beklediği soruları soramadı. Adaylarda cesurca sorulanları cevaplayamadı. Demokrasi deyimi biraz lafta kaldı.
Bilmeyenimiz kalmadı. Güzeller güzeli istanbul'umuza talip iki kişi var. ikiside azimkar 31 Mart seçimi sayılmadı, bozuldu; yerine yeni bir seçim düzüldü. 23 Haziran'da İstanbul'da yaşayanlar sandığa gidecekler,  dilediklerinden yana tercihlerini edecekler. Sonrasında bunlardan biri muradına erecek, öteki uğraştığıyla kalacak. İki adaydan ilki saçlarına karlar yığılmış, hala güneş doğacak diye bekliyor. Önceki makamlarına güveniyor. Ulaştırma tecrübelerinden destek buluyor. Lakin bunca sene neden kolaylıklar yapılmadığına değinmiyor. İstanbul'un dört bir yanını kaplayan kooperatif kondulardan da söz edilmiyor. İstanbul için değil de İstanbul'da yaşayanlara vaadler veriliyor. Adı üstünde vaad, yerine getirilme mecburiyeti bulunmuyor.
Öteki aday gençliğinin heyacanında; her ne kadar kucaklayıcı, sevgi dağıtıcı görünsede az biraz asabi, hatta elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi biraz öfkeli, biraz mahzun bakışları vardı. Yine de coşku içinde olma gayreti etrafı sardı. Aslında her iki adayda pozisyonunu korumuş durumdaydı. Yani her iki adayda ruhlarının yapısına göre tavır sergiliyorlardı. Genç aday İmamoğlu dışa yansıttığı kadarıyla mizacı sakin, yumuşak yumuşak vuruyor...Binali bey oturaklı, olgun, dolgun, ama genç olanın karşısında biraz durgun. Sanki reisinin israrıyla zorla aday edilmiş. Yorgunluk akıyor duruşundan. Bence proje adamıyım diyen, daha cüretkar olmalıdır. Velhasıl günlerdir yaygarası edilen bu buluşmadan beklediğimi bulamadım, sunulanı beğenmedim.
Moderatör konumundaki gazetecinin kısıtlı süre vermesinden dolayı, izleyici beklediği cevapları adaylardan alamadı. Küçükkaya bazı sorularda israrcı olamadı. cevapların içeriğini deşelemedi. İstediniz yaptım havasındaydı. 
Kadın konusunda en önemli sorun kreşmiş gibi proğramın sunucusu başkan adaylarını bir tek bu konuda zorladı. Sorusunun cevabını net almak istedi. Beklentisine göre her iki adaydan aldığı cevaplar sonrası mutlandı. Duyduğuma göre İstanbul'un efendisi kim olursa olsun kadınlara yönelik prejelerinde öncelikle kreşler açılacak, kadınlar iş hayatına saçılacak. Çocuklar kreşlerde büyüyecek, herkes hep birlikte çalışacak. İyi güzelde işi kim nereden bulacak? İşsizlik sorunu nasıl giderilecek? Belediye bütçesinden ev kadınlarının el işleri satın alınacakmış. Kadın üretecek, koca mı yiyecek? Aile kavramımız ne olacak? Aile birlikteliğimiz nasıl nizam bulacak? Karı koca kavgaları artarsa, evlilik kurumu aksarsa sonrası neler olacak, peki ya kadına şiddet ne olacak? Hangi aday bu konuda daha verimli olacak?
Velhasıl sorulmamış sorular ve yetersiz kalmış cevaplarla sözde tarihi bir buluşma gerçekleşti. Neticesinde bunu İstanbullular değerlendirecek ve yeni başkanlarını oylarıyla belirleyecek. Geçmişimizde belediye başkanları şehremini olarak isimlendiriliyordu. Şehrin emini, yani güvenilir kişisi, yani doğru ve dürüst olanı, yani vaadte bulunup kalmayanı, sorunlara çözüm üreteni, iş yapanı... Hayırlısı, umarım İstanbullu İstanbul için doğru olanı bulacaktır.
 
Ayfer AYTAÇ
ayferaytac.com