Sultanımıza Kavuştuk

Sultanımıza Kavuştuk
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 06 Mayıs 2019 10:32
Hoş Geldin Şehri- Ramazan
 
altGeçen yıldan bu yana tam 11 aydır özlemini çektiğimiz, ayların ve kalplerimizin sultanı Şehri- Ramazan tüm Müslüman âlemine hoş geldi. Beraberinde hayırlarla yuvalarımıza bolluk- bereket getirdi. Yurdumuza da dirlik düzenlik getirir, insanların birlik ve beraberliğine vesile olur inşallah…
Ramazan ayı bilindiği gibi oruç tutma ve ibadetlerimizi daha fazla yapma imkânı bulduğumuz bir ay. Nefsimizi ister istemez dizginlediğimiz, gönüllerimizi hoşluklarla doldurarak ruhumuzu da rahata erdirdiğimiz bir ay. Bu ayın hatırını gözetip birbirimize daha hoşgörülü, daha sevecen, yaklaşmalıyız. Bu Mübarek aya erişebilene ne mutlu. Tövbekâr olma, günahlardan arınma, iyilik ve dürüstlükle, samimi duygular içinde edeceğimiz dualarımızla Yüce Allah’ın vaat ettiği güzellikleri kazanmak için işte fırsat. İş işten geçmeden, keşke yapsaydı demeden, önümüze yapabileceğimiz güzelliklerin imkânı serilmiş ve bugünler ömür olarak bizlere verilmiş. Gerçekten ne mutlu bu mübarek günlere erişebilen bizlere ve ne kadar yazık, bu günleri boşu boşuna geçirenlere…
Dinimiz o kadar hoş görülü bir din ki, hiç zorlanma yok. Allah’ın rızasını kazanmak için yapacağımız tek şey Allah’ın emirlerine uymak. Zaten Kuranı kerimi rehber edinip orada emir olunana harfiyen uyulduğunda cennetle müjdeleniyoruz.
Yeryüzünde de çalıştığınız ortamda amiriniz size bir emir verdiğinde yapmam diyebilir misiniz, derseniz zaten işinizi kaybedersiniz, yerinize yapacak birisi gelir. Ayrıca bu dünya da amirinin emrini yerine getirmeyen insan sayısı azınlıktadır. Daha çok yağlama, yıkama şeklinde, göze girmek için yalakalık boyutunda, amirin istediğinden fazlasını yapanların giderek çoğaldığını görüyoruz. Çünkü bu dünya da rahat yaşamak için insanlar biraz da buna mecbur hissediyor kendisini. Yani rahat ekmek yemenin yolu artık yalakalık raconundan da geçiyor. Peki, insanlar yalan dünya da ki geçici bir yaşam için, kendisi gibi etten kemikten birine sırf patron diye yalakalık derecesinde emirlerini üstün bir gayretle yerine getirmeye çalışırlarken neden Âlemlerin Rabbi için ve onun cennet vaadi için, neden itaatsizlik yaparlar. Allah’ın affediciliğine mi güveniliyor, yoksa emirlere karşı bir kafa tutma mı söz konusu. Hele zamanımız da bazı insanlarımız bu dünya gailesiyle gaflet uykusuna dalmışlar ki, onların vay hallerine. “Öte dünya diye bir şey yok. Cennet de cehennem de bu dünya da” diyerek, hiç ölmeyeceklermiş gibisine vur patlasın, çal oynasın havasında yaşıyorlar. Ölüm kapıya geldiğinde de ne yapacaklarını şaşıyorlar. Neyse her koyun kendi bacağından asılır tabi ki, ama iyiliğin çoğalmasını istediğimiz bir ortamda kötülük iyiliğin önüne geçince, iyi yöndeki çabalarınızın yetersiz kalacağı korkusu duyuyor bazen insan ve bundan hayıflanıyor.
 
ORUÇ AYI BAŞLADI
 
Allah’ın izniyle üç ayların ilk ikisini, önce Recep’i sonra Şaban’ı uğurladık ve çok şükürler olsun Ramazan ayına dün akşam teravih namazıyla birlikte hep beraber girmiş olduk. Camilerimiz ilk teravih namazı nedeniyle doldu taştı. Müslümanlar el açıp Allah’a yakardı. Dualar edip, af diledi. Geçmişlerinin ruhlarına Fatihalar gönderdi. Gece de ilk sahurumuza kalktık, Allah rızasını kazanmak için oruç tutmaya başladık. Yüce Rabbimiz kendi isteğimizle, içimizden gelen samimiyetle tuttuğumuz oruçlarımızı kabul buyurur inşallah… 
Allah’ın kulu ve elçisi sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.S) oruçlu için iki sevinç vardır, biri orucu açtığı zamanki sevinç, diğeri de rabbine kavuştuğu zamandır demiş. Orucun tüm kötülüklere karşı perde olduğunu bildirmiş. Ne mutlu bu perdeyi yırtmadan orucunu tutabilene ve hayatını kötülüklerden arınmış olarak idame ettirebilene…
Mübarek Ramazan ayı, gönüllerimizin sultanı hoş geldi. Hepimizin gözü aydın olsun, oruçlarınız da mübarek olsun…
 
Ayfer AYTAÇ
ayferaytac.com