Önceden Böyle Değildi

Önceden Böyle Değildi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 16 Ocak 2019 10:51
TANSİYON İLACIM HEM PARALANDI, 
HEM ALIM ALANI DARALDI.
 
altBundan beş yıl öncesine kadar o kadar çok sağlıklıydım ki, komşularım dinçliğime gıpta ederlerdi. Nazar mı ettiler, bilmem. Bir süre sonra doktorlar beni hasta ettiler... Nasıl derseniz, bir diş ağrısıyla başladı her şey. Azı dişim yaşlanmış ve bakımsız kalmış halini bana ağrıyla hissettirdi. Umursamayınca, şiddetini dayanılmaz derecede artırdı. Doktora gitmek zorunda bıraktı. 
İşte ne olduysa bundan sonrası oldu. Diş hekimleri beni antibiyotiğe boğdu. Dişin apse yapmış çekemeyiz" dediler, kutu kutu antibiyotikleri reçete edip verdiler. Tam altı kutu hapı yutmakla diş ağrım dindi, sonrasında kökünden çekildi sıkıntısı bitti. Fakat diş ağrımı ve dişimdeki apseleri tedavi eden antibiyotiklerin yan etkisiyle, tansiyon derdi girdi sinsice bedenime. Hiç düşüş göstermeyen hipertansiyon, kalbimin ritmini de bozdu ve ben böylece ilaç sektörüne kazandırılmış bir bağımlı, sürekli hap kullanıcı oldum. O gün bugün tam beş yıldır kalp ve tansiyon hastasıyım. Ara sıra belki kullandığım hapların yan tesirlerinden beyin damarlarım da ağrıyor, bünyeme yeni ilaçlar yüklememek için doktoruma durumu söylemiyorum. 
SSK emeklisi olmamdan dolayı çok şükür sağlık güvencem bulunduğundan kalp ve tansiyon ilaçlarımı beş yıldır düzenli alabiliyordum. Şimdi alamıyorum, çünkü depoda bu ilaç yok diyorlar. 
Ne yapacağız, sorumuzun muhatabını bulamıyoruz. Doktorlarca rapor çıkartılarak, önce ölene dek zorunlu kullanmam gerektiğini söyledikleri ilaçların abonesi ettiler. Şimdi para ödemezsen aboneliğin iptal, der gibiler. 
Duyduğuma göre kalp ilaçlarını devlet kesintisiz ödeyecekmiş, ya tansiyon hapları? Kalple ilintili şu  hipertansiyon dedikleri...
Son yıllarda hapsız ne oluvermiştim birden ben, çok şükür ilaçlarıma beş senedir para ödemiyordum. SGK'dan kesiliyordu. Amma bu 2 ay öncesine kadar böyleydi. 
İki ay önce eczaneden ilaçlarımı almaya gittiğimde eczacı benden üç küçük kutu tansiyon ilacım ve iki kutu kalp hapım için 19,5 lira para istemişti. Nasıl olur, soruma yanıt "Fark tansiyon ilaçlarınızdan çıktı" denilerek cevaplanmıştı. Eczacıma: "Ama ben beş yıldır, tansiyon ilacıma para vermiyordum. Sigortamdan kesiliyordu."dedim. Eczacım ilaçlarımı torbaya koyarken, "Bundan sonra böyle, fark ödeyeceksiniz. Ve bundan sonra böyle üçer kutu alamayacaksınız, depolarda bu ilaçlar yoklar." dedi. Dünkü günde dediği oldu, ben ilaçlarımı bulamadım, alamadım. Çok üzüldüm. Limonlu sular kâr etmiyor, bitki çayları tansiyonu düşürmeye yetmiyor.
Şu ilaç firmaları hastayı doktor vesilesiyle önce bağımlı ediyorlar, sonra kapı kapı ilaç aratıp duruyorlar. Acaba ölmemizi mi istiyorlar. Hiç sanmıyorum. vardır bil bildikleri, belki devletten bir istedikleri... 
İlaç firmaları için hastaların ölmesi felâkettir. Sonra kime satacaklar ilaçlarını? 
Aman canım herkes hasta, bulurlar satacak birilerini. İlaç üreticilerine hasta mı kalmadı? 
Olur mu, ne kadar çok hasta, o kadar çok ilaç tüketimi ve gelir getirimi. 
İlaç firmaları hastalar artsın eksilmesin, hastaneler hastadan taşsın, hastalar iyileşmesin diye düşünürler. Doğru dersin, ama ilaçsız neylersin. (İç sesimle konuşup duruyorum. 'Off''lasam mı acaba, bir of çeksem karşı ki dağlar yıkılır mı?)
Bir ilaç beş senedir kullanılır da hastalığı hiç geçirmez mi? Nasıl bir şeyse, ilaç almadığım zaman komalık oluyorum. İlacımı düzenli kullandığımda da hastalığımla beraber kırık dökük yaşıyorum. Velhasıl ilaçlarımı düzenli kullanmam öldürmüyor, ama süründürüyor. Üstelik kullandığım ilaçların yan etkileri çok fazla, Allah muhafaza başka bir hastalık başlatacaklar diye çok korkmaktayım. Fakat bünyem beş yıldır bu ilaçlara alıştırılmış, kullanmamam daha büyük bir dert olur, Allah'm muhafaza et ne olur... 
Sanırım yeryüzünde silah ticaretinden sonra, en çok para kazandıran iş ilaç ticaretidir. Bu yüzden ilaçlar iyileştirmez, iyi hissettirir. İlaç iyileştirirse, iyileşen hastalar bir daha ilaca ihtiyaç duymayacaklardır. O zaman bu sektörde onca çalışanın hali ne olacaktır?
İlaç firmaları bizi ilaca bağımlı yapıyorlar ki, işin içine ciddiyet katıyorlar. "Bak biz yoksak sizler hastalıktan ölürsünüz."tavrı takınıyorlar. "İlahi emir ne derse o olur, vade dolunca zaten ölünür." Sözünü bir türlü akla getiremiyoruz. Ölüm denilen gerçeğin korkusuna kapılıyoruz, kapı kapı ölmemek için hap arıyoruz. Lütfen duyun, tansiyon ilacım bitti, devamı bulunmuyor. Ya da ilacınız sizin olsun, sağlığımı bana geri verin ne olur! Namümkün mü?
Tabi hastane çok, doktor çok, ilaç çok. Ee, o çoklara çoklukla para lazım. Bu bakımdan sesimizi kısmak lazım. 
Al valizini Ayfer toparlan git bu diyardan; korkma ölümden, o da Hakk'tan. Hakk'tan gelen güzel olur. Yanlış edenler elbet bir gün cezasını bulur.  Umarım eczanelerde paralı ve pahalı da olsa, ilaçlarımız hep bulunur. Allah tüm hastalara şifa versin...
 
Ayfer AYTAÇ
ayferaytac.com