Seçim Havasına Girdik

Seçim Havasına Girdik
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 16 Ocak 2019 09:25
SEÇİM ATMOSFERİNE KAPILDIK GİDİYORUZ
 
altSeçimlere 2,5 aydan daha az bir süre kaldı. Seçmenin oylarını toplamaya yönelik çalışmalar hızlandı. Parti merkezlerinde çoğunluğun sahibi olmak için yeni fikirler üretiliyor, vatandaşın gönlüne girici sözler türetiliyor. Her semte seçim bürosu açan seçileceklerden bazıları vatandaşa "Bu kadar paralar nerden bulunuyor?" dedirtiyor.
Ben aslında yeni yılın hemen ertesinde partilerince yöremin belediye başkanlığına aday gösterilmiş olanlarla bir görüşme yapacaktım. Fakat ne mümkün, adaylar adeta bana küskün.
Gerçi bir hayli telaşlılar, hiç bir vakit yerlerinde yoklar. Kimi üniversite yollarında, kimi bir seçmenin kahvaltı sofrasında, kimi ellerinde karanfiller ev ziyaretlerinde, hepsi bir çeşit seçmenden oy kapma derdinde; kibar mı kibarlar, aman pek de paklar. Elleriyle, dilleriyle her gördüklerine şirinlik muskası dağıtıyorlar. "Keşke seçildiklerinde de hep böyle olsalar." dedirtiyorlar.
Seçmenle, seçilmek isteyenlerin aralarındaki konuşmalar has zeytinyağlı olunca, ortalık vıcık vıcık yağ bulanmış vaziyette. Adaylar kendilerini en güzel ifadelerle cesurca ortaya atmaya başladılar. Vatandaşa köprüyü geçene kadar, bin bir vaatle bir dayı hürmeti gösteriliyor ki, sormayın. 
Seçim atmosferinde henüz şimşekler çakmıyor, yıldızlar sayılmıyor. Ancak başkanlığa adaylar günlük gazetelerde resimli tanıtım ilanlarında boy gösteriyorlar. Hatta kendi tanıtımlarını ve vaatlerinin duyurularını rahatlıkla yapmak için gazete satın alanlar, yeni gazete kuranlar bile oldu. Her seçim öncesi gazete sayılarında artış, sonrasında düşüş yaşanır. Fırsatlar ülkesiyiz ya. 
Yeni gazete açan veya mevcut bir gazeteye para bastırıp destekleyici olan aday, zafere ulaşmışsa, sonrasında da gazeteyi desteklemeye devam ediyor. Böylece o gazetenin ömrü biraz ilerilere gidiyor. Aksi halde, tık nefes. Para oluğu tıkanınca, gazetenin soluğu da kesiliyor.
Şöyle bir gazetelerde adayların verdiği tam sütun ilanlara bakıyorum da, “Bir ben varım” tavrı takınmışlar. Ve maalesef içlerinde değişik bir isim, ilgi çekici bir tip yok. Hep bildik, tanıdık, aşina olduğumuz yüzler. Daha önce bir yerlerde seçilmişler veya seçilmeye aday olmuşlar. 
Fark ettiğim bir yönde, adayların duruşlarında kendilerine güven yok. Gözlerinde samimiyet bulunmuyor. Sanki: “O koltuk benim, ben seçilmeliyim." derler gibi. Bu seçimlerde ittifak da var, bakalım bu taktik kime, nasıl yarar? 
Esnaf ziyaretleri de ediyorlar adaylar. Görünürde esnafın dert ve dileklerini dinliyorlar. Sonrasında fırsatını bulmuşlar gibi lafı (taşı) gediğine koyuyorlar."Bana oy verirseniz, istediğiniz her şey olacak." diyorlar. Oyları aldıklarıyla kalıyorlar, vaatlerini başka bir seçime bırakıyorlar. 
Bu defa bakalım iddiaları ne kadar süreli. Kimin çalımıyla, kimler gol yiyecek, zaman içinde göreceğiz. Aday olmak kolay da, vatandaşın kalbini kazanmak vaatlerin tutulmasında... 
Başkan olmayı arzulayanların düsturu dürüstlük olmalıdır. Dürüstlük standartlarına ulaşması için de samimiyetlerinin elden geçirilmesi gerekmektedir. Özetle, sandık sonunda umduğunu bulamayanlar olabilir. Zira vatandaşın atacağı top bazen hiç umulmadıklar için goldür...
 
(Ara sıra seçimlerden dem vuracağız, vatandaşın gözünden bakalım kimleri haklı bulacağız.)
 
Ayfer AYTAÇ
ayferaytac.com