Uzay Profesörü Uzatmamış

Uzay Profesörü Uzatmamış
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 21 Kasım 2018 16:38
altBazı şeyler vardır; doğru diye bilirsiniz onları, uzun bir süre doğru diye savunursunuz. Sonra aklınız başınıza gelir de, bir gün bakarsınız ki, doğru bildikleriniz tümden yanlışmış. 
 
Kadınlara oy vermem diyen profesöre tepki yağıyormuş. Türkiye'de kendisini tanımayan kalmamış, herkes aleyhinde konuşur olmuş. Profesörün doğrusu pek çoklarına yanlış gelmiş. Hocada konuyu uzatmamış, yazdıklarını geri çekmiş. Lafının ardında duraydın ya be hoca. Madem savunduğun doğru, eğriye kaçmayaydın. 
 
Bizlerde Hele bir hocayı eleştirmeden önce iyice bir dinleseydik, aslında ne demek istemiş, iyicene bir anlasaydık. Bir insan kolay yetişmiyor, kolay  harcamasaydık. Hemen tu kaka, yapmasak iyi olurdu. Zira her insanın fikri değerlidir. Kiminden olumsuzluğa karşı korunursunuz, kiminden gelişmek adına faydalanırsınız.
 
Hoca hanımların evde oturup çocuk yetiştirmesinin daha doğru olduğunu vurgulamış."İyi bir çocuk yetiştirmek, iyi bir ev hanımı olmak bakan, başkan, başarılı bir iş kadını olmaktan elzemdir, seçimde kadınlara oy vermeyeceğim.” demiş. Kızı kızanı okutmayın, eve kapatın. Kadın kız güçsüzdür bir iş beceremezler, dememiş ki. 
Ben profesörü ne dinledim, ne de nerde ne paylaştığını gördüm. Kendisini tanımam bilmem. Sadece haberlerde kulak misafiri oldum. Duyduklarım da doğruluk payı buldum.
 
Şöyle düşünelim. Kadın ve toprak, beynimizde bir analiz edelim. Toprak, nerede, ne şartlarda olursa olsun; üzerine ne dikerseniz, ne ekerseniz. Yağmura, fırtınaya, doluya karşı durmaya çalışıp bağrında yetişeni korumuyor mu, yazın güneşin altında, kışın karın karnında bedenindeki canı büyütmüyor mu? Sonra canından can bulanlar, insanlığa hizmet ediyor. Lakin toprak yerinde duruyor, en iyi şekilde yeni ürünler yetiştiriyor. "Ben de elmayla, ayvayla pazara gideceğim!" diyor mu?
 
Ya kadın? Kadın da verimlidir, üretkendir. Evini çekip çevirendir. Her şarta, her ortamda çocuğunu tüm zorluklara karşı koyarak büyütendir. 
Fakat kadın "evde oturmam, ben de çalışacağım," diyendir. Günümüz şartları, hayat pahalılığı çalışma arzusuna en büyük bahanedir.
 
Kısaca kadın da toprak gibi verimli ve güçlüdür. Nazik yapılıdır,ama manen dayanıklıdır kadın, çoğu çok sabırlıdır. Kadın okuyacak, bilgilenecek, genel kültür edinecek, erkekleri bile yetiştiren kadın cahil kalmayacak. Kadın eğitimli olacak ki, gelecek nesiller daha bilinçli, her yönden daha sağlıklı yetişebilsinler.
 
Kadın eğitilsin, ama çalışmaya mecbur bırakılmasın. Kadını Mevla'mız çok güzel bir varlık olarak yaratmış ve bu güzelliğin dünya hırslarına köle olmasını istememiş. Kadının değeri dinimizde çok mühimdir. Burada profesörden ziyade yüce Allah yarattığı kadının çalışması için ne buyurmuş o buyruk önemlidir. Bu husus iyi öğrenilmelidir. 
 
Kadınların bazıları çalışmak uğruna annelikten bile vazgeçer oldular. Kimi çalışan da bir iki çocuk doğuruyor, sonrası yeter diyor. Çünkü çalışan anneler çocuklarıyla yeterince ilgilenmiyorlar. Bakıcı elinde büyüyen çocuk, ailesinden görme hakkı olan yakın ilgi ve sevgiden de mahrum kalıyor.
 
Kadının birinci vazifesi evinin düzeniyle ve çocuklarının iyi yetişmesiyle âlâkalıdır. Çocukların aileleri üzerindeki en büyük hakkı; onların her şeyden önce iyi bir Müslüman, iyi bir kul, iyi bir insan olma hedefi ile; vatana, millete, devlet ve ümmete hayırlı birer evlat olarak yetiştirilmesi sorumluluğudur. 
Bunu yapamadığınız sürece ne kadar çalışmayı savunan olsanız da söylenenler akla mantığa ikna edici gelmiyor.
 
Türk ve Müslüman kadınları; aslî görevleri olan anneliğin dışında, çocuklarına olan düşkünlüğü ve ilgileri haricinde; evdeki yaşlı büyüklerine de hürmet gösterirdi bir vakitler. Çalışan hanımların kaçı zamanımızda büyüğünü yanında bulunduruyor? 
Bu konu çok derin, üzerinde düşünmeden detaya dalmayayım. 
 
Ayfer AYTAÇ - ayferaytac.com