Şeyh Mimar Ahmed Tal'âtî Efendi

Şeyh Mimar Ahmed Tal'âtî Efendi
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 13 Ekim 2018 15:07

Sirkeci'de Yeni Câmi arkasında, Bankacılar Caddesi üzerinde kâin Türkiye İş Bankası Müzesi binası ve İş Bankası müze ilgililerinin vefâsızlığı üzerine bir yazıdır.

İş bankası müzesi tarık ileri Târık İleri ayfer aytaç ayferaytac.com

Evvelen, bugün müze olarak kullanılan yapının inşâsına, ilk olarak 1870'te ahşap olarak inşâ edilen Postahâne-i Âmire yerine, aynı maksatla kargir olarak 1890 yılında  başlanmış. 

1890 yılında başlayan inşaat, kısa bir süre sonra temelleri sağlam olmadığı gerekçesi ile durdurulmuş. Yapılan kontroller neticesine müncer binanın mimarî ve mühendislik uygulamasında herhangi bir sıkıntı olmadığı kanaâtine varılıp binanın inşâsına devam edilmiş.

alt

Nihayet binâ 23 Eylül 1892’de inşaatı tamamlanarak İstanbul Postahânesi olarak hizmete açılmış. 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan ve tahttan indirildiği için açılışını göremediği Sirkeci Büyük Postahâne binası tamamlanana kadar 17 yıl bu maksatla kullanılmış.

alt

Sirkeci'de Büyük Postahâne binası 1909'da hizmete açılınca, mezkûr bina, 1917 yılında kurulan Osmanlı İtibar-ı Millî Bankası'na devredilene dek paket postahânesi hizmeti vermiş. 1927'de Türkiye İş Bankası, İtibar-ı Millî Bankası ile birleşince bina da İş Bankası'na devredilmiş.

1928 yılından İş Bankası İstanbul Şubesi olarak kullanılmaya başlanan bina, 1950'lerde Yeni Câmi Şubesi adını almış ve 2005'te müzeye dönüştürülmüş.
...
Şimdi sual şu; 126 senedir ayakta olan ve pek çok maksatla kullanılan bu binanın mimârı kimdir? Şu planı hangi mimâr çizmiştir?
 
alt
 
Sirkeci Büyük Postahâne binasının mimârı sorulduğunda, biraz meraklı olan kişi hemen "Mimâr Vedat (Tek) Bey" der. Oysa İş Bankası müzesinin resmi sitesinde, bu binânın mimârı hakkında tek bir ma'lûmât dahî bulamazsınız. Sâdece müteahhidin Şeyh Ahmed Muhtar Tal'ât olduğu bilgisi var!
 
Neyse ki Türkiye İş Bankası Vakfı, hazırlamış olduğu "Târihin Sessiz Tanıkları" adlı bir risâlede, müze bilgilerinde müteahhid olarak geçen Şeyh Ahmed Muhtar Tal'ât Efendi'ye "mimâr" pâyesini vermiş.
Lâkin bu güzel binayı inşâ eden Şeyh Ahmed Muhtar Tal'ât kimdir, hâlâ meçhûl?!.
 
alt
 
Konunun devamına geçiş olarak; Anadoluhisarı'nda Şeyh Tal'ât Efendi Yalısı. Bugün içkili balık restoranı olarak kullanıyor, lüks meyhâne yâni. 
Hâlbuki bu yalı bir zamanlar dergâh idi. 
 
alt
 
Evet, arzettiğim vechile, bugün İş Bankası tarafından İş Bankası Müzesi olarak kullanılan eski Postahâne-i Âmire binâsının mîmârı ve müteahhidi, müze yetkililerinin herhâlde hiç ma'lûmât sâhibi olmadıkları, Halvetiyye'nin Şa'bâniyye kolu meşâyıhından Ahmed Tal'âtî Efendi'dir.
 
alt
 
Üsküdar ve Beykoz civârında subaşılık yapan Seyyid Ömer Ağa'nın oğlu olan Ahmed Tal'âtî Efendi, 19 yaşında iken Istabl-ı Âmire Çayır Kâtipliği'ne tâyin olunmuş, daha sonra da Bolu vilâyeti Tahrîrât Baş Kitâbeti'ne atanmış. Bolu, Tal'âtî Efendi için hayâtının dönüm noktası olmuş.
 
alt
 
Bolu halkının ekseriyetle Şa'bâniyye tarîkatına mensûb olması Ahmed Tal'âtî Efendi'nin dikkatini çekmiş, tarîkatın zikir halkalarına müdâvim olmaya başlamış. Şa'bâniyye'nin Çerkeşiyye kolu şeyhlerinden Halil Rahmi Efendi'ye biat eden Tal'âtî Efendi, seyr-i sülûk görmeye başlamış.
 
alt
 
Ancak takvâsıyla temâyüz eden Ahmed Tal'âtî Efendi'nin gece gündüz ibâdet ve taât ile meşgûliyeti işini terke kadar götürmüş, hazret de İstanbul'a dönerek babasının yanında çiftçilik yapmaya başlamış. Bir müddet sonra da serbest ticâret ve taahhüd işlerine girmiş.
 
alt
 
Ahmed Tal'atî Efendi, düzenli bir mimarlık ve mühendislik tahsili almamasına rağmen, tâbiri câiz ise kalfalıktan yetişip "zamânının en mükemmel ve modern binalarını yaparak mükemmel eserler meydana getirmiştir"
 
Bugün İş Bankası Müzesi olan postahâne binâsı ilk mühim eseridir.
 
iş bankası müzesi
 
Bu arada, Yenişehir eşrâfından İbrahim Paşa ve Bağdat Valisi Giritli Mustafa Âsım Paşa ile müştereken, Tepebaşı'nda, Pera Palas Otelinin karşısında büyük bir arsa alan Ahmed Tal'âtî Efendi, buraya altında 18 dükkan ve bir fırın ile 48 dairesi olan büyük bir apartman inşa eder.
 
alt
 
Ahmed Tal'âtî Efendi'nin mimârî eseri olan ve ilk adı "Şeyh Apartmanı" olan binâ, 1. Dünyâ harbinden sonra bir izâle-i şüyû davası neticesinde, Osmanlı'nın ilk plâk şirketini kuran Blumenthal Birâderlerin eline geçmiş ve Jül Apartmanı adını almıştır. 
 
alt
 
1950'li yılların sonuna kadar bu isimle anılan "Şeyh Apartmanı", daha sonra satılmış ve "Gül Apartmanı" adını almış. 2000'li yılların başında yıkılan Ahmed Tal'âtî Efendi'nin bu eserinin yerinde bugün, Marmara Pera Oteli bulunmaktadır.
 
alt
 
Şeyh Ahmed Tal'âtî Efendi, 1891 yılında hükümetçe kurulması takarrür eden ve işletme imtiyâzı Almanlarca alınan Elmalı Su Bendi'nin yapım işini deruhte eder. İki yıl zarfında şartnâmeye uygun şekilde gâyet sağlam taş ve toprak duvarlardan müteşekkil barajın inşaatını tamamlar.
 
alt
 
Mimar Şeyh Ahmed Tal'âtî Efendi'nin mimarlığını ve mühendisliğini üstlendiği Elmalı Su Bendi'nin resm-i küşâdı 7 Teşrin-i Evvel 1309 (19 Ekim 1893) târihinde yapılır. Şeyh Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi, açılış merasimine şeyh kisvesi ile iştirak etmiştir.
 
alt
 
Ahmed Tal'âtî Efendi'nin taahhüdünü ifa ettiği ve açılışı kurbanlar kesilerek yapılan Elmalı Barajı'nın hitâmını müteakip, Almanlar haksızlıklara tevessül ettiklerinden aralarında ihtilaf çıkmış ve mesele senelerce devam edecek bir dava olarak Ticaret Mahkemesine intikal etmiş.
 
alt
 
Bir yanda dünyâ işlerini çekip çeviren Ahmed Tal'âtî Efendi, diğer yanda tasavvufa olan düşkünlüğünden de nâkıs olmamış. 1871-1872 yıllarında akrabası Köprülüzâde Sait Bey ile berâber hac vazifesini edâ, bu arada Şa'bânî şeyhi Halil Rahmi Efendi'den de seyr-i sülûkuna devam etmiş.
 
alt
 
Şeyh Halil Rahmi Efendi'nin irtihâlinden sonra, hazretin halifelerinden ve Ahmed Tal'âtî Efendi'nin gençlik ve tarîkat arkadaşı olan Şeyh Hacı Necib Efendi'den seyr-i sülûkunu ikmâl ile Çerkeşiyye-i Şa'bâniyye tarîkı üzerinden irşâda memur olarak icâzet ve hilâfet almış Mimar Şeyh.
 
alt
 
Şeyh Necib Efendi, İstanbul'un Aksaray semtindeki hânesini dergâh hâline getirip irşad faaliyetlerine burada devam etmiş. Devrin önemli âlimlerinden Mehmed Zihni Efendi ve Abdüllatif Harpûtî kendisine mürid olmuş. Oğlu Fahri Efendi Kanlıca’daki Atâullah Dergâhı’nda şeyhlik yapmış.
 
alt
 
Gâyet mütevazı bir ömür süren Şeyh Necib Efendi 22 Cemaziyelevvel 1307 (14 Ocak 1890) Salı günü âlem-i âhirete intikal edip Koca Mustafa Paşa Sünbülî Âsitânesi Şeyhi Kutbuddîn Efendi'nin tavassutu ve irâde-i seniyye ile Koca Mustafa Paşa Câmii hazîresine sırlanmış.
 
alt
 
Şeyh Necib Efendi'nin vefâtından sonra, Şeyh Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi, Anadolu Hisarı'ndaki yalısına bir semâhâne ilâve ederek burayı Halvetî Tekkesi yapmış . A. Bedii Ertan'ın ifâdesine göre, Anadolu ve Rumeli vilâyetleri ile İstanbul'da pek çok kadın-erkek dervişleri varmış.
 
alt
 
Yine Ahmed Bedii Ertan, Şeyh Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi'nin son derece zeki, çalışkan, dindar, fukaraperver, ârif; hüsn-i ahlâk sâhibi hayırsever bir zât olduğunu kaydetmiş. Her Cuma namazından çıktıktan sonra Hisar ve Yenimahalle çocuklarına bahşiş verip sevindirmek âdeti imiş.
 
alt
 
Her Ramazanda Hisar Köyü'nde fukaraya iftar yemeği veren, ihtiyaç sâhiplerini belirleyip yardım eden Ahmed Tal'âtî Efendi'nin başı, Almanlarla giriştiği Elmalı Bendi davası ile derde girmiş iyice. Alman firması, sonranın Adliye Nâzırı Manyasîzâde Refik Bey'i avukat olarak tutmuş.
 
alt
 
Fransa'dan, Baruhi ve Lekler isimli iki avukatın vekâletinde Şeyh Ahmed Tal'âtî Efendi "Elmalı Bendi Davası"nı kazanmak üzere iken, 1898 yılında İstanbul'a gelen Alman Kayzeri Wilhelm, Abdülhamid Han'a "Şu bizim Alman şirketini Şeyh'in elinden kurtarsanız!" niyazında bulunmuş!
 
alt
 
Diğer yanda hür ve münevver bir fikre mâlik bulunan ve Avrupa'ya firar etmiş olan Damad Mahmud Celâleddin Paşa ile gizlice mektuplaşmış olan Şeyh Ahmed Tal'âtî Efendi hakkında jurnaller peş peşe gelmeye başlamış. Anadolu Hisarı'ndaki yalıda Jöntürklerin toplandığı ihbar edilmiş.
 
alt
 
Üstüne üstlük, Ahmed Tal'âtî Efendi'nin akrabasından ve Harbiye Nezâreti ketebesinden Şevket Bey'in, veliaht Mehmed Reşad Efendi'nin kilercibaşı Osman Bey'in kızıyla evlenmesi, Şeyh Efendi'nin veliaht ile gizlice görüştüğü şeklinde saraya jurnallenince hazret'e yol görünmüş.
 
alt
 
Şeyh Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi, bir yanda Alman şirketinin baraj davası mes'elesinde devletler nezdindeki baskısı, diğer yanda Jöntürklük ve Veliaht Mehmed Reşat'ı etkilediği suçlamalarıyla, Abdülhamid-i Sâni tarafından 1500 kuruş maaşla Taif'te mecburî ikâmete memur edilmiş.
 
alt
 
Bir gün, üç çifte bir saray piyâdesi Şeyh Ahmed Tal'âtî Efendi'nin Anadolu Hisarı'ndaki yalısına yanaşarak müşarunileyhin bütün evrak ve mektuplarını da alıp kendisini Yıldız Saray'ına götürmüşler. Şeyh'in niyâzı ile âilesinden istediğini yanında götürmek için irâde-i seniye çıkmış.
 
alt
 
Şeyh Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi, 23 Muharrem 1320 (2 Mayıs 1902) Cuma günü ezânî saat ile 11'de, Sarayburnu açıklarında demirli bulunan Adana vapuruna bindirilmiş. Sonra refikası Ayşe Mâil Hanım, küçük oğlu Mehmed Süreyya Bey ve kahyası Suşehrili Yahya da bu gemiye getirilmiş.
 
alt
 
24 Muharrem günü, Marmara'ya açılan Adana vapurunda Şeyh Tal'âtî Efendi ve ailesi ile o sıralarda Yemen'de patlak veren isyana müdahele için cihet-i mülkiye, ilmiye ve askeriyeden müteşekkil bir hey'et-i nâsiha dışında yolcu olmaması, oğlu Mehmed Süreyya Bey'in dikkatini çekmiş.
 
alt
 
Gemideki askerlerin sevkine memur olan 5. Ordu müşiri Halim Paşa'nın torunu Binbaşı Kâzım Bey, Şeyhzâde Mehmed Süreyya Bey'in kayınvalidesi cihetinden akraba olmakla, Şeyh Tal'atî Efendi'ye bir suikast tertib edildiğine ve kamarasından çıkarılmamasına dâir kendisine ikazda bulunmuş.
 
alt
 
Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi'ye suikast tertib edilmesine dâir sebeb, Şeyh'in hâl-i isyanda bulunan Arapları padişaha karşı kışkırtacağı mülahazası imiş. Mehmed Süreyya Bey'in taht-ı tarassutunda, hazret kamarasından hiç çıkarılmadan vapur Beyrut limanına kadar gelmiş.
 
alt
 
Bu arada, Şeyh Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi'nin büyük oğlu Adliye Nezâreti istinaf mahkemesi âzâsından Hacı Ahmed Rauf Bey, surre emini kahyâsı olarak gönderildiği Hicaz'dan dönüşünde konakladığı Beyrut'ta tevâfukan pederi ve âilesini görüp sürgün haberini bu şekilde öğrenmiş.
 
alt
 
Beyrut'tan binen askerler arasında hastalık zuhur ettiğinden, Adana vapuru bilahere Taif'e dönmek üzere doğrudan Yemen'e hareket etmiş. Yolculuk esnasında muhâfız askerler Şeyh'e yemek ikram ediyorlarsa da, mahdumu Süreyya Bey babasına çaktırmadan yemekleri denize dökmekte imiş.
 
alt
 
Yemen'in iskelesi bulunan Hudeyde'ye yaklaştıkları sırada, sıcaktan bunalan Şeyh Ahmed Tal'âtî Efendi hava almak maksadıyla bir ara kamarasından çıkmış. Yanında tesadüfen kimse olmadığından, bir zâbit kendisine limonata ikram etmiş. İçer içmez zehirlenme alametleri baş göstermiş!
 
alt
 
13 Safer 1320 (22 Mayıs 1902) Perşembe günü, zehrin tesiri ile Şeyh Ahmed Muhtar Tal'atî Efendi Hudeyde'ye 2 saat mesâfede, kamarasında âlem-i âhirete intikal etmiş. Naaşı o gece karaya çıkarılıp gizlice Hudeyde'de, Hazret-i Yahya'nın merkadinin ayak ucuna defnedilmiş.
 
alt
 
Mimar Şeyh lakabı ile anılan Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi hakkındaki yegâne ma'lûmât, Yeni Târih  Dünyası Dergisi  15 Temmuz - 1 Ağustos 1954 nüshasındaki, Ahmed Bedii Ertan'ın "Mimar Şeyh Tal'âtî Efendi, Eserleri ve Hayatı" adlı makalesinde mevcut.
 
alt
 
Lâkin, bu kadar ma'lûmât bile, bugün İş Bankası Müzesi olan Postahâne-i Âmire binâsının mimarı, mühendisi ve müteahhidi olan Şeyh Ahmed Muhtar Tal'âtî Efendi'nin kısa biyografisini İş Bankası Müzesi târihçesine ilâve etmek için yeter de artar.
Umarım yetkililer bu vefâyı gösterir.
 
alt