Organik Olamazlar

Organik Olamazlar
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 27 Eylül 2018 09:57
altKöy pazarı diye bir bölgemiz var. Güya köylü tarlasında, bahçesinde ürettiği ürünü yayıldığı yerde, moda deyimle "organik" ürün diye satıyor. Alıcıları da bir hayli fazla oluyor. 
Hani televizyonlarda uzmanlar çkıp "şu zararlı, bu zararlı. Her şeyin organiğini yiyin" diyerek fetva veriyorlar ya.
Bundan köylü kardeşlerimiz maşallah iyi nasipleniyor doğrusu. 
Mısır, patates, fasulye, elma, aklınıza ne gelirse, her ürünü organik diye satıyorlar. 
Tam beş yıldır mısır yiyemiyorum. Közleme, haşlama her türünü sevdiğim yiyeceklerdendi mısır. Allah'ın yarattığı en verimli ürünlerdendi. Ama ben tadına hasret yaşıyorum. Niye mi yiyemiyorum? Hayır, sağlık sorunlarımdan dolayı değil.
Bu köy pazarlarından beş yıl önce 'organik' diye aldığım mısırı ocakta kaynaktım. Mubarek nimet beş dakikada hamur gibi oldu. Ne kadar pişiyen diyorsunuz, gazdan tasarruf yapıyorsunuz, ama sonrasında sağlığınızı heba ediyorsunuz. Bir ısırık sonrası tencere dolusu mısırın hepsini çöpe attım. Allah beni affetsin, o mısırı hayvan önüne dökmeye arlandım. 
Ben bu organik işinde bir cinlik seziyorum. Kuznaz akıl girmiş devreye, 'köy pazarı' diye bir yerler kurmuş, köylü ürettiği ne varsa getirip buralarda aracısız birinci elden satıyor. Üstelik pazarda satılanların iki katı fiyatına. Neden mi? Organik ayrıcalığından. 
"Birileri 'organik' ayağına bize yanlış alış veriş yaptırabilirler," diye. Şeytan girdi aklıma, Evhamlandım. 
Kendisinden sürekli yumurta alış verişi yaptığımdan dolayı, tanıdığım bir köylü vatandaşa sordum: 
-"Köyde yetişen her şey gerçekten organik mi?"
Köyünden getirdiği ürünlerin satıcısı bana dürüstce dedi ki: 
-"Yumurta dışında bizim sattıklarımız da doğal sayılmaz abla. Çünkü tohumları dışardan geliyor ve ziraat müdürlükleri bize ithal tohumları kullanmamazı mecbur kılıyor."
" Ee, yumurta da doğal sayılmaz o zaman. Tavuklar sizin yetiştirdiğiniz ürünlerden nasiplenmiyor mu? O ürünlerde hormon yüklü tohumlardan meydana gelmiyor mu? Onları didaklayan tavuğun gıdaklayarak yumurtladıkları nasıl organik olsun?"
Bu sorularım karşısında satıcı suskunluğa büründü. Yumurtaların parasını alıp cebine koyarken, "biz satarken müşteriye bir şey demiyoruz abla. Yetkililer köylüye bir yer kurmuş, köyde üretilenler burada satılsın buyrulmuş. Bunu duyan bizlerde yetiştirdiklerimizi getirip satıyoruz işte. Ne yapalım?"
Onun "Ne yapalım?" sorusuna da ben cevap vermekte aciz kaldım. Öyle ya, hibritli tohumu gidip dışarılardan alıp gelen köylünün kendisi değildi ki:
"Desene sen de ürettiğini gönlünce yiyemiyorsun" dedim. O gelen bir başka müşteriyle ilgilenmeye koyuldu.
İthal olan tohumlar labaratuvar ortamında hormon aşılamalı değil mi? 
 O zaman köylü vatandaşın bazı semtlerde kurulan pazarlarda her sattığı mahsülün nesine organik deniliyor, anlamadım. 
Dolayısıyla günümüzde beslenmemize yönelik satılan hiç bir ürün organik olamaz. 
Yanlış mı söylüyorum? Kendimce bir düşüneyim. Gübre mi organik, desek; hayvanlara verilen yem de ithal olunca, dışkıları nasıl organik olsun? 
Eee, sineğe, böceğe, kurda, güveye karşı da mutlak ilaçlama var. Zira ilaçlama yapılmasa hiç bir sebze meyveden istenilen ürün alınmaz. Bu durumda sanırım sadece sularımız organik. (Gerçi ona da ilaçlama yapıyorlar.) Kendimizde ağızdan gün boyu pek çok ilaç alıyoruz, yoksa bizde mi hormana bürünüyoruz?
Allah'ım yarattığın gibi organik olarak sana gelmek istiyorum, dünyalıklar izin vermiyorlar.
 
Ayfer AYTAÇ - ayferaytac.com