Anadolu Basını

Anadolu Basını
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 13 Mayıs 2018 11:22

altAnadolu Basını, ulusal basın kadar önemlidir. Olmazsa olmazdır. Ulusal basın bile Anadolu'da olup bitenleri yerel muhabirleri aracılığıyla dünyaya duyurmaktadır. Anadolu Basını bulunduğu yöre insanı için de çok gereklidir. Ancak Anadolu Basını kaptı kaçtı gazeteciler değil, gerçek düşünür istiyor. Ciddiyet ve sorumluluk taşıyan kalemler istiyor. Çünkü Anadolu'muz dün olduğu gibi bu gün de huzur, kalkınma, insanlar arasında sevgi ve dayanışma bekliyor.

Anadolu Basını birbiriyle rekabet kadar, vereceği hizmette de dürüstlük ve vefakarlık istiyor. Bunu başaracak olan, menfaat beklentisiz, özverili gazeteciler istiyor. Anadolu Basını böyle gazetecilerle eski yüz akını geri istiyor.

Günümüz nüfusu 100 bin, 200 bin ile 300 bin arasında değişen illerde bile yayınlanan gazete sayısı haddinden çok fazla. Neredeyse her seçim öncesi en az bir iki yeni gazete yayına başlar. Arkalık genelde siyasete soyunanlar olur. Siyasette makam uman, gazete çıkarmakla tanıtımının, etkisinin daha güçlü olacağını sanır. Adam diş hekimi, siyasi arkalığı sayesinde gazete sahibi de olmuş. Emekli öğretmen, sonra gazete kurmuş.

Gazeteci bilinenlerin içlerinde kahvehane işleten, yorgancı mesleği bitti deyip, gazete patronluğuna soyunanlar ve kolayca basın kartı alanlar bile var. Bunlar bir de upuzun isimle, her bir mesleği karıştırarak şirket kuruyorlar. “Toptancı, Keresteci, Yapı Elemanları, Turizm, İşletme, Falan, Filan AŞ.” Niye?

“Dostlar alışverişte görsün diye” değil, nam olsun, kâr olmasın amacı da güdülmüyor. Gelir giderlerle âlâkalı haller, muhasebeci marifetlerine yönelik konular diyelim doğrusuyla.

 

Belki de çoğaldıkları sebeple zamane gazetecileri eski meslektaşlarının aksine yanlış yönlere sapıyorlar. Resmi ilanların gelirleri beklendiği kadar olmayınca, pastadaki payları karınlarını doyurmayınca , gazetelerine finans sağlamak adına, pek çoğu her başa geçenin önünde eğilme takdiği uyguluyorlar. Böylelerinin bu davranışlarını yanlış buluyorum. Ve bu tür gazeteleri ve gazetecileri de yaptırımcı değil, yıkıcı, geleceği yanlış yönlendirici görüyorum.

( Bu satırların muhatabı, kendi menfaatlerine öncelik tanıyan, özel yaşamlarıyla basın mesleğini birbirine karıştıranlar ve küçük, büyük çıkarlar karşılığı basın mesleğini yozlaştırmaya çalışanlardır. Maalesef günümüzde böylelerine sık rastlanmaktadır. İçlerinde gazeteciyim diyerek, her yere giren, gördüğü herkesin her anını fotoğraflayan, sonra da bu fotoğrafları şahıslara satanlar bile bulunmaktadır.)

Bolluktan bunalmalar olabiliyor. Gazetelerin çoğalması önlenirse, gazeteci geçinenlerin sayıları da düşürülmüş olacaktır. Az ve kaliteli gazetelerle bu çok sayıdaki gazeteci sanılanlar da hizmeti istenilen şekilde yansıtacaktır.

Yansıtamayan için “Senden gazeteci olmaz, yapabileceğin başka bir iş ara” denilerek bu çevreden uzaklaştırılacaktır. Belki de böylece gençlerin gelecekleri açısından kendi yeteneklerine uygun yönlenmeleri daha çabuk ve daha sağlıklı olacaktır.

 

 

Ayfer AYTAÇ – ayferaytac.com