Üç Na't-ı Şerîf (Nazîm)

Üç Na't-ı Şerîf (Nazîm)
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 02 Mayıs 2018 19:41
Asıl ismi Yahyâ olan Nazîm, Ali Çelebi'nin oğlu olup, İstanbul'da doğdu. Enderun'da öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. Şiir ve musikideki muvaffakiyeti ile tanındı ve öne çıktı. Kilâr-ı Hassa Nöbetçibaşılığı ve İstanbul Pazarbaşılığı yaptı. Nazîm Mevlevî meşreb olup, Edirne Mevlevîhânesi postnişinliğinde de bulunmuştur. Aynı zamanda bestekâr ve hânendedir. Dîvânının üçte birini oluşturan na'tlariyle ün salmıştır. Önceleri Halîm, sonradan Nazîm mahlasiyle şiirler yazmıştır. Eser olarak sadece bir dîvânı vardır. 
 
 
NA'T-I ŞERÎF
 
 
Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun 
 
Reh-i ışkunda bî-sabr u şekîbem yâ Rasûlallah 
Seni her kim severse ben rakîbem yâ Rasûlallah 
 
Kabûl eyle civâr-ı izzetünde çekmeyem gurbet 
Bilirsin kendi şehrümde garîbem yâ Rasûlallah 
 
3 na't-ı şerif, yahya nazîm, Reh-i ışkunda bî-sabr u şekîbem yâ Rasûlallah Târık İleri, tarık ileri ısparta, Ayfer Aytaç, ayferaytac, ayferaytac.com, ayfer aytaç ısparta, Volkan ileri, Aytaç İleri, Ayfer İleri
Tavâf-ı Kâ’be-i şevk-i cemâlin farz-ı aynumdur
Nisâb-ı hasretünden bî-nasîbem yâ Rasûlallah 
 
Gözüm eşk ile mâl-â-mâl gönlüm ışk ile memlû 
Ba'îdem sûretâ mâ'nen karîbem yâ Resûlallah 
 
Debistân-ı hakikatde olup şâkird-i nâ-kâbil 
Fakat fenn-i mecâzîde edîbem yâ Rasûlallah 
 
Karîn eyle gül-i gûş-i kabûle nâle-i şevküm 
Riyâz-ı midhatünde andelîbem yâ Rasûlallah 
 
N'ola şerh eyledükçe vasfunı cezb-i kulûb itsem 
Senün bî-çâren olmışken tabîbem yâ Rasûlallah 
 
Nazîm-âsâ olup şîrîn mezâk-ı lezzet-i na'lün 
Zebânum mâil-i şehd u zebîbem yâ Rasûlallah
 
 
NA'T-I ŞERÎF
 
 
Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun 
 
Gönül ışkunla zâr-ı müptelâdır yâ Rasûlallah 
Yolunda bâş ile cânum fedâdır yâ Rasûlallah 
 
Eğer reddeylemezsen dergeh-i Arş-âsitânunda 
Kul olmak rütbe-i izz u alâdur yâ Rasûlallah
 
3 na't-ı şerif, yahya nazîm, Reh-i ışkunda bî-sabr u şekîbem yâ Rasûlallah Târık İleri, tarık ileri ısparta, Ayfer Aytaç, ayferaytac, ayferaytac.com, ayfer aytaç ısparta, Volkan ileri, Aytaç İleri, Ayfer İleri
Olup bin cân ile teslîm-i derd-i mihnet-i ışkun
Süveydâ-yı dilüm dâğ-ı rızâdur yâ Rasûlallah
 
N'ola âsûde olsam sâye-i şehbâl-i ışkunda
Ki düşmez herkese zıll-ı hümâdur yâ Rasûlallah 
 
İşin altun ider yüzler süren dergâh-ı vâlâya 
Gubâr-ı râh-ı kûyun kîmyâdur yâ Rasûlallah 
 
Olaldan hasta-i ışkun hayât-ı câvidân buldı
Dil-i bîmârına derdin devâdur yâ Rasûlallah 

Açar gül gibi kalbin artırır bîmârınun ömrin
Gamın hem dil-küşâ hem can-fezâdur yâ Rasûlallah 
 
Akarsular gibi dâim n'ola aksa firâkunda
Gözüm yaşı tükenmez mâceradur yâ Rasûlallah 
 
Revâ pervâne gibi bezm-gâh-ı kurbe yol bulsak 
Ki nûr-i şem’-i zâtın reh-nümâdur yâ Rasûlallah 
 
Sezâ her bir nazarda eylese iksîr-i manzûrun 
Gözüm hâk-i derünle rûşenâdur yâ Rasûlallah 
 
Aceb mi dem-be-dem âgişte-i hûn-i ciger olsa 
Gönül bahr-i gamunla âşinâdur yâ Rasûlallah
 
3 na't-ı şerif, yahya nazîm, Reh-i ışkunda bî-sabr u şekîbem yâ Rasûlallah Târık İleri, tarık ileri ısparta, Ayfer Aytaç, ayferaytac, ayferaytac.com, ayfer aytaç ısparta, Volkan ileri, Aytaç İleri, Ayfer İleri
Melekler cân gözüne sürme eylerler gubârundan 
Ser-i kûyunda ol kim hâk-i pâdur yâ Rasûlallah 
 
Habîb-i Kibriyâ mahbûb-i Hak şem’-i hidâyetsün 
Vücûd-i kâmilün nûr-i Hudâ'dur yâ Rasûlallah 
 
Olurdum kâbil olsa nakd-i cân-ber-kef harîdârı
Der-i ışkun senin kim bî-bahâdur yâ Rasûlallah 
 
Şefîk-i mükrimânsun sen hevâ-yı ışka uydum ben 
İşüm şâm u seher sehv u hatâdur yâ Rasûlallah
 
Tabîb-i haste-gânsun şerbet-i lütfun uzak tutma  
Kapun âsîlere dâru'ş-şifâdur yâ Rasûlallah 
 
Kerem kânı mürüvvet bahrisün lutfeyle ihsân it
Kulun gerçi atâna nâ-sezâdur yâ Rasûlallah 
 
Şeh-i her dü cihânsun eyle mir’ât-ı dilün manzûr 
Nazîm-i derd-mendün bir gedâdur yâ Rasûlallah 
 
Anı lütfunla şâd it âb-ı rûy-i çâr-yârunçün 
Ki düşmüş hâk-i acze bî-nevâdır yâ Rasûlallah
 
 
NA'T-I ŞERÎF
 
alt
Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun 
 
Girândur çeşm-i dilde hâb-ı gaflet yâ Rasûlallah 
Meğer bîdâr ide subh-ı hidâyet yâ Rasûlallah 
 
Derûnum şu'le-zâr itdi serâser âteş-i isyan 
Meğer ki söndüre eşk-i nedâmet yâ Rasûlallah 
 
N'ola isyan yükü dâim belim bükse bu dünyâda 
Getürmez hâsılı dağ olsa tâkât yâ Rasûlallah 
 
Ümîd oldur olam âzâd mahşer korkusından ben 
Edersen mazhar-ı ayn-i inâyet yâ Rasûlallah 
 
Cihan nûr ile dolmuştur serâser hükm-i şer’ünle 
Sana mahsustur mihr-i nübüvvet yâ Rasûlallah 
 
Mutî-i bâr-gâh-ı da’vetündür âlem u âdem 
Müsellem zâtına âmir risâlet yâ Rasûlallah 
 
Metîn ü üstüvâr olsa aceb mi çâr-yârundur 
Çihâr erkân-ı eyvân-ı şeriat yâ Rasûlallah 
 
Kabûl eyle meded reddinle mahrûm etme sultânum
Senin mahzûnunum sen eyle şefkat yâ Rasûlallah 
 
Benim de hâlime rahm eyle hengâm-ı şefâ'atde 
Usât-ı ümmete rûz-i kıyâmet yâ Rasûlallah 
 
Günahkârım günahkârım günahkârım Nazîm-âsâ 
Şefâ'at kıl şefâ'at kıl şefâ'at yâ Resûlallah