Koreliler Kavuştu

Koreliler Kavuştu
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 28 Nisan 2018 19:37

BARIŞ GÜVERCİNLERİ NİHAYET KALPLERİ ISITTI.

altKuzey Kore ve Güney Kore barıştı. Küs koreliler koştu, birbirine kavuştu. Kucaklaştı, barış çoşkusuyla mutlandılar. Bu barışa sevinenlerde, üzülenler de oldu. Savaşla ikiye ayrılmış bu ülkenin barışının devamını dileyerek, eski günleri dillerdirdiğimiz bizim Ispartalı Koreliler diyorlar ki: "10.000 lerce kilometre ötelerde bizim ne işimiz vardı?

BİZİM KURTARDIĞIMIZ KORE PALAZLANDI BİZ CİVCİV KALDIK

Kore bizim ülkemize çok uzak olan bir toprak parçası. Bugünkü teknolojik şartlarda bile Kore’ye ulaşmanız için 13- 14 saatlik bir hava yolculuğu yapmanız gerekiyor. Ama o toprak parçasına konma şansına ulaştığınızda gördükleriniz karşısında dilleriniz lal oluyor. Orasının sadece kara parçası olmadığını görüyorsunuz. Kalkınmış dev bir ülke size kucağını açıyor. Geniş caddelerinde gezmeye, yerin yedi kat altında, pek çok yöne ayrılmış örümcek ağı misali (Metrosunu) yeraltı treni uygulamasını gösteriyor size. Gökdelenlerini, dev alış- veriş merkezlerini, sanayisini,  üreticiliğini, kalkınmasını sergiliyor gören gözlere. Dün bizim kurtardığımız Kore, bugün gerek turizm açısından, gerekse ihracat açısından bizi solda sıfır bırakmış hallerde.

Ispartalı Kore gazileri bu çabuk ve hızlı kalkınmaya şaşırıyorlar Dün bizden ‘Aman’ dileyenler, bugün bizi kıskandıracak hale geldiler. Biz niçin bunu başaramadık, namerde muhtaç hallerdeyiz,” diyorlar. Ve Ispartalı gaziler bu sorularının cevabını da yine kendileri veriyorlar. “Çünkü onlarda birlik var. Başta ülke liderleri olmak üzere her kesim kemer sıktı, üretim yaptı da bu hale geldiler” diye konuya açıklık getirmeye çalışıyorlar.

İkinci dünya savaşından sonra geçen 60 yıllık süre içindeki en geniş kapsamlı ve en önemli savaşlardan biri olarak kabul edilen Kore Harbi, Isparta’dan da 300 askerin bulunduğu Türk Askeri Birliği’nin de katılımıyla, o günkü şartlarda 3 aylık gemi yolculuğuyla sağlanan ulaşımla, Birleşmiş Milletler Kuvvetleri’nin müdahalesiyle son bulmuştu.

O günkü kaynaklarda belirtildiğine göre, Türkiye o zamanki politik şartlarda Birleşmiş Milletler Teşkilatının çağrısına, ABD’den sonra olumlu cevap veren ilk ülke olmuş ve bu teşkilatın silahlı kuvvetleri emrine 4500 mevcutlu bir ‘Tugay Görev kuvveti’ tahsis etmeyi uygun bulmuş, bu askerlerin 300, ünü Isparta’dan vatan borcu ödemeye giden oğullar oluşturmuştu. Türk askerinin Kore’ye gitmesiyle, Birleşmiş Milletlere ait öteki ülke askerleri cepheden çekilmiş, Kore’nin barışa kavuşmasında namlı Türk Tugayı etken olmuştu.

Isparta’ya, bu savaşta şehitlerimizi geride bırakarak gazi olarak dönebilenler, bugün dahi “Kore’de dillerini bilmez halde savaştık, insanlık adına pek çok Türk askeri Kore’de canını verdi. 10.000 lerce kilometre uzakta bizim ne işimiz vardı” diye soruyor olsalar da, Kore anılarını unutamıyorlar. Kore tarihine de adlarını “Kahraman Türk Askeri” olarak yazdırmayı başarmış olan vatan evlatlarımız, Isparta’ya dönüşlerinde kendilerine ‘Koreli’ lakabını takılmış bulmuşlardı.

O günden sonra gerçek isimleri unutulup ‘Koreli’ olarak anılan gazilerimiz, Kore savaşı kahrını çekmiş olmalarının mükâfatını, Kore’nin bugünkü yönetiminden bile gördükleri vefayla teselli buluyorlar. Kore’den ara sıra davet alıp geziye gidiyorlar. Modern caddelerinde gezinirlerken Koreli insanların minnet duygularına maruz kalıyorlar. Geride bırakılmış yapılmışlıklarla gazilerimiz hala kahramanlıkla anılırken, Türk insanından kendilerine gösterilmeyen vefasızlıklara üzülüyorlar.

Kore’de gösterdikleri kahramanlıkları efsane olmuş Ispartalı gazilerimiz bugün dahi Kore’ye gidiş nedenlerine yönelik bir açıklık getirilmesini beklediklerini, bu nedeni öğrenemeden ölmek istemediklerini belirtiyorlarken. “Bir de asıl öğrenmek istediğimiz bizim kurtardığımız Kore, savaş sonrası kalkınmış. Dünya’ya kafa tutar hallere gelmiş, adamlar oradan bizi davet ediyorlar. Yol paramızı karşılayıp bizi ülkelerinde krallar gibi ağırlıyorlar. Gördüklerimiz karşısında şaşkına dönüyoruz. Yıkık, dökük, halkı sefil halde bıraktığımız Kore gitmiş, kısa denilebilecek sürede, sihirli el değmişçesine kalkınmada örnek ülkeler arasına girmiş. Koreliler kendilerini aşmış, palazlanmışlar. Biz hala civciviz, neden kalkınmayı başaramadık, bunu da öğrenmek isteriz” diyorlar.