Hayat İki Ezan Arasında

Hayat İki Ezan Arasında
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 05 Ocak 2018 19:56

Az yaşa, çok yaşa, illa gelecek başa…

Yatan ölmez, vadesi yeten ölür. Hayatın gerçeği budur.

altBulunduğumuz yere fazla meyletmemeliyiz. Misafiriz neticede...

Dünyaya teşrif ederken ana rahminden gelip baba kucağında kulağımıza okunan ezanla hoş karşılanıyoruz ve yaşamımız başlamış oluyor. Müslümanız, ahiret âlemine de inanıyoruz, lakin ömrümüz süresince belki de ölümü hiç aklımıza getirmeden yaşayıp gidiyoruz. Belki çoğumuz sanıyoruz ki hep tanımadıklarımız ölecek.

Günümüz dolunca, nasibimize düşen rızkımız tükenince bir şeyler bahane oluyor ve yaşamımız sonlanıyor. Sonrasında bir vakit ezanı sonrası geldiğimiz mekâna geri dönüyoruz. Bize can veren Yaratıcımız, verdiği emanetini geri alıyor, yine kullarını kendine döndürüyor. Velhasıl bir ezanla başlayan hayatımız, bir ezan sonrası tükenmiş oluyor. Böylece dünyayı görme vaktimiz iki ezan süresi kadar, mesafesi uzun yahut kısa fark etmiyor. Neticesi gelindi, gidildi oluyor.

Dünya üzerinde geçen hayatımız sürecinde nasıl bir insan olmuşsak, varlığımızı nerelere adamışsak, nelerle donanımlıysak, giderken de onları yüklenip gidiyoruz. Başka alabileceğimiz bir şey bulunmuyor. Kefen bile nasipse sarılıyor. Bu dünyada sahip olduğumuz her şey, bir gün geride bırakacağımız çok şeydir. Kimse göçmez bu dünyadan mal ile…

Bu dünyada iyi insan olmuşsak, öte âlemde de iyilik buluruz inşallah. Aksi halde, yaşantımızın bir daha tekrarı yok. Hakikat âlemine vardığımızda dünyadaki güzel bulduğumuz her şeyi hatırlamıyoruz bile. Dünyada ardımızda bıraktıklarımız da bir müddet sonrası unutanlardan oluyorlar. Tabiat kanunu bu… Her şey onu hatırlayan son kişi kadar yaşarmış. Güneş batar, ay doğar. Doğan yaşar, günü geldiğinde ahiret yurduna göçer. Asıl mekân orası, burası misafirlik gibi bir yer. Burada herkesin bir vakti, saati vardır. Misafirliği bittiğinde kalkma anı gelmiştir. Asıl kalıcı mekânımız, ebedî âlemimiz; oraya gitmeye de yüzü olmalı insanın. Dünyaya geldiğimiz masumlukta göçmesek de, gönlümüzü karartmadan gidenlerden olma gayretinde bulunmalıyız. Hani tertemiz evinizden çok temiz olarak çıkmışsınız, misafirliğe gittiğiniz yerden pislikleri toplayıp evinize getirir misiniz? Soruya, düşünmeden cevap vermeyelim.

Bir şey daha, cenazene kalabalıklar katılmış olabilir. Siz boşsanız kalabalıkların ne faydası olabilir? Gittiğiniz yerde, şanınıza, makamınıza göre değil, amelinize göre muamele göreceksiniz, göreceğiz. Hepimiz için geçerli geçek bu…