SORMA VER BEDELİ

SORMA VER BEDELİ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 28 Aralık 2017 07:14

Ekstra Bedeller Yağlı Çalı. Kazık mı demeli, diyemedim…

altEmekliye, memura, işçiye yeni yılda maaşlarında yeni artışlar var. Üç kuruş, beş kuruş, nasıl yorumlarsanız… Lakin verilenden fazlasıyla geri alış var, bundan kaçımız haberdar… Daha maaşlar ele geçmeden aldığımız her nesnede, ödediğimiz her faturada yüklü bindiriş var, hem de gereksiz bahanelerle… Velhasıl kaşıkla verip kepçeyle geri alıyorlar.

Elimize gelen faturaların üzerlerinde, bir tek bizim bakışımıza bedel bulunmuyor. “Aman akıllarına getirmiş olmayayım, neme lazım bir de bakma bedeli başlatırlarsa, sebebi olmaktan ben de vebal altına alınırım, Allah muhafaza…”

Henüz faturayı elimize alışa, gözümüze götürüşe, vergi konulmamışken, gözünüzü dikip iyicene bakın, göz atma vergisi dışında faturalar üzerinde yok yok. Şu bedeli, bu bedeli… Olmayan, fakat olması gereken tek şey üretim bedeli, onu da yazmamışlar. Onun yerine enerji fonu, TRT payı, damga vergisi; kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, güvence bedeli. (Neyin güvencesi anlamadım? Bizim emekli maaşlarımızı koruma güvencemiz yok mudur? Onca yıl koşuşturmuşuz, emeğimizin hakkı olan karşılık nerede? Şükürler olsun bir maşımız var, ama aldığımız gün paralar kuş olup uçuyor elimizden, geldiği yere gidercesine…)

Sayaç okuyucusunun adımlarının algısı, zile parmak basmasının bedeli de var mıydı? O da olur bir gün, belki… Ha bir de elektrik faturalarının içeriğinde belediye tüketim vergisi var. (Su faturalarının içindeki maddelerde de sakın elektrik üretenlerin, tükettiği suyun vergisi bizden alınıyor olmasın?) olur mu olur.

Yazık belediyelere, festivallerde sanatçı beslemekten, yandaş kayırma maaşı ödemekten faturalara para ayıramıyorlar olabilir.  Etkinliklerde elektrik israfı yaparlar, gece gündüz tüm aydınlatmayı farlatırlar, ama ödemeyi yapamadıklarından bedelini zayıf vatandaşın sırtına sararlar. Mümkündür. Belediyelerin su faturalarına yığdığı yük yetmezmiş gibi… Ne yaparsınız, bizim burası her daim kuzuların sessizliği sahnesi…

Faturalar, bankalara verilen talimatla otomatik ödeniyor. Sahi, çoğumuz bu kolaylıktan yararlanıyor. Pekâlâ… Fakat yine de fatura üzerinde kesme-açma adı altında ödeme bedeli gösteriliyor. Anlamadım, gitti…

Dünyaya gelme bedeli, havayı soluma bedeli… Evet, ellerinden gelse, dilleri söyleyebilse Allah’ın bedavadan dağıttığı havanın da bedelini kâğıt üzerine dökecekler. Rabbimin insanoğluna bahşettiği her güzelliğin bedelini, evinize getirdik diye bağırta bağırta haddinden fazlasıyla alıyorlar. Evime getirdiysen sadece hizmet bedeli al, niçin bir faturaya on soygun sığdırıyorsunuz? Doymak bilmezler, yiyip şişmezler. Aldıklarınızda haklı olduğunuzu düşünmüyorum. Bizler bu durumlarda ne mi yapalım, sesimiz duyulmasa da canımız sağ olsun bakalım…

Dünyalık varlığımız için şöye demiş üstat: "Varlık bir medresedir evlat. Herkes talebedir. Biricik müderris de Allah… Herkes kendi imtihanını yaşar." İbn-i Arabî (k.s.)

Sormadan ver bedeli güzel ülkemin kuzucuk vatandaşları olarak, hepimizin toplu imtihanı oluyor dostlar. Ya katlanacağız, ya katmerleneceğiz, başka mümkünatı yok.