TEHLİKELİ TAKİP

TEHLİKELİ TAKİP
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 27 Aralık 2017 11:58

Taklitçi Zihniyet Taklitte Zaafiyet

altOrman Güvenlik Görevlileri, çam ağacı hırsızlarından, masum çamları daha dikkatli koruma adına, bir tatbikat yapmış. Onlarca orman muhafızı, elinde baltasıyla çıtır çamları katletmek isteyen gözü dönmüşlere karşı daha tedbirli hale getirilmişler.

Görevlilerin gözü dönmüşlere karşı aldıkları tedbirleri;  takipçi bir muhabir, haber haline getirmiş. Haberci, ciddi konuya birazda muziplik katarak haberi izleyenlerin beğenisine uygun halde, ekranlardan sunuyor.

Gerçeklikte gözler önüne serilen, bana göre vahim bir vaziyet… Çünkü hırsızlar ormandan çaldıkları çam fidanlarını boyutuna göre 300, 400, 600 liraya satmaktalarmış. Kime? Müslüman bilinen memleketimin insanlarına; niye, yılbaşında insanlar çam süslesinler diye… Anladığımız, ayağa hizmet; insanlar çam ağacı aranıp durmasınlar, naylon çam almasınlar diye…

Bu konuda ne denli iştahlı olduklarını bildiğimiz insanlarımız belli ki, taklit ve Taassup hallerindeler. Kısaca, körü körüne batıla bağlanma var. Ama neyi, nasıl, ne şekil yapılacağını bilmiyorlar. Onlara şöyle demek lazım gelir. “Eyy! Taklitçi zihniyet, taklidinte var zaafiyet…”

Doğrusunu söyleyelim… Hristiyanlar çam ağacı süslemesini, onlar açısından Noel zamanı olan 25 Aralık’ta yapıyorlar. Geleneklerine göre “İnanışlarına göre demiyorum. Zira onların batıl inançlarında da Noel saçmalığı yok.”

Vaktin birinde çocukları sevindirmek isteyen bir aksakallı, kar yoğunluğunda kırmızılara bürünüp, gizliden bacadan girip çocuklu evlere hediye bırakırmış. Sonraları, kurnaz bir kişi bu işi kâra dönüştürmek için o günü gelenekselleştirmiş.

Masal yazıcıları da geyiklerin çektiği kızaklarla uçan bir Noel baba figürü uydurmuş. Olmuş ortaya bir pamuk sakal bir Noel baba. Muhtemelen Noel, bu hayali kahraman… Çam ağacı süsleme geleneği de, “Noel babanın bacadan girerek bıraktıkları hediyeler bir arada bulunsun, görüntü keyifli olsun” diye, çam ağacı süslemeyi akıl etmiş gavur kısmı… Bizlik bir şey değil yani…

Zaman geçtikçe, misyonerler her yeri mekân seçtikçe, özellikle Müslümanları kendilerinin yanlışına özendirmeye başlamışlar. Çok gayret etmeden de başarmışlar. Fakat bizim insanımız (güya onlara benzememek adına) çam ağacını yılbaşında süsler olmuş, “Çocukları sevindirici masumiyet” diyerek, birde kılıf uydurmuş. Arzuya göre, nakitlerince, çarşılarda çok çeşit varmış.  Beğendikleri çamı alıyorlarmış.

Bu nasıl masumiyettir ki konu yaygınlaşmış, ticarete dönüştürülmüş. Dahası masumiyet sanılan çam süsleme işi için; hırsızlık yapanlar artmış, bu suç yaygınlaşmaktaymış… Masum çam ağaçlarının canları katlediyor, dikkate alınmıyor… (Yoksa ağaçlar cansız mı sanılıyor?)

Dahası da var. Batıl taklit edilirken,  fütursuzca tehlikeli takipte, günah batağına batılıyor… Bilemiyorum bu önemli hususa, ne tat getiriliyor… 

Benden usulünce uyuyanı uyarması, temennim duyanın duymayana duyurması…