Vekiller Kötü Etkiler

Vekiller Kötü Etkiler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 23 Aralık 2017 23:44

altMeclis Tatile Girmiş… Kavga dövüş gayrısı ne yaptınız da, hak edip tatile girdiniz ey vekillerimiz? Daha kendi güvenliklerini koruyamayanlara başka ne denilebilir ki? Yaptıkları yanlışlar asillerine saygısızlık ve anlamsız geliyor. Gönüllerimizi yeşillendirecekleri yerde, içimizi karartıyorlar. Kötülüğe örnek oluyorlar. Asillerinizden biri olarak 9 Ocak sabahına kadar kimileriniz, kimseleri nerede, ne kadar, hangi palavrayla nasıl etkileyeceğinizi merak etmekteyim…

İki partinin vekilleri mecliste kavga etmişler. Millette ekranlardan, temsilcilerinin temsil hallerini bir güzel izlemişler. Ben izlemedim, izlemem de… Öncelikle kendi menfaatlerine yönelik kıyaklıkları kolaylıkla sağlamak için, ceylan derisi koltuklara kurulup ahkâm kesenleri; dolgun imkânlarla donanmalarına rağmen doymak bilmeyenleri izleyip de strese girmeye ne gerek var?

Yine yemişler birbirlerini… Öfke patlaması yaşamış olmalılar... Dokunulmazlıkları var, ama kendi kendilerine bir güzel dokunuyorlar.

Oysa bizim haklarımızı korumakla yükümlüler, o sebeple koltuklara kuruluyorlar. Fakat kendilerini, kendi öfkelerinden bile koruyamıyorlar. Önce bir kendi güvenliğinizi sağlayın, bize iyi örnek olun. Bağırmadan konuşarak anlaşmanın nasılını uygulayın. İyiliği yaşamınıza getirin, sonra doğru yasaları ülkemizin geleceğine yönelik yeşertin. Bu şekil toplumda tansiyon yükseltmek, hoş olmuyor. Üzerinizdeki misyona takındığınız tavır uymuyor. Bağır, çağır. Kavga, dövüş. Bu gündeme gülelim mi, ağlayalım mı?

Sizler birbirinize karşı bu kadar sevgisiz, saygısız, hoşgörüsüz olursanız; temsil ettiğiniz millet ne yapmaz? “Öfke gelir göz kızarır, öfke gider yüz kızarır.” Sözü sizce de dikkate alınmalıdır.

Her ihtimale karşı tedbirli olmaya çalışarak yazdığımı sanıyorum. Maazallah dikkat etmezsem bu hırçınlıklarınızla asil demez, beni de bir güzel keyfinizce demlendiriverirsiniz.

Bir şey daha; geçtiğimiz günlerden taze haber, vatanımızın korkusuz bekçileri olan askerimize at eti yedirilmiş ki, nerede kokmuş, bayat ne varsa; (Yurt gibi, kışla gibi) toplu kalınan yerlerde onlar kakaklanıyor. Bunu televizyon zaman içinde haber olarak veriyor. Hiçbiriniz bu olanlara yaygara koparmadı. Varsa yoksa kendi nefsiniz… Bam teline basılan bağırıyor. Bilmem bu hallerinize aileleriniz ne diyor?

Beni yoran, bu yoğunluk değil. Bu gidiş nereye kaygısı… Ben diyorum ki tartışmakla, kavgayla bir yerlere varılmaz. Bu sular hırçın akar, durulmaz. Yunusça: “Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz…”