Bugün Kadınlar Konuşulacak

Bugün Kadınlar Konuşulacak
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 25 Kasım 2017 10:11
25 kasım uluslararası kadına karşı şiddete hayır günü
alt

Bir milletin eğitimli olması kadınlarının eğitim olmasından geçer.
Çünkü kadınlar nüfusun yarısını oluşturur ve anne olduklarında nüfusun diğer yarısını hatta gelecek olan nüfusları eğitirler.Cehaletin düşmanı kadındır. Kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir.

Kadını; Allah'ın koyduğu yerden ederek ona en büyük zulmü yapan utanmazlar, bugün kalkmışlar KADIN'A ŞİDDETE HAYIR diyebiliyorlar...
Kadına zulmedenler, Kadına şiddete
Karşı çıkıyorlar.
BM Genel Kurulu, 1999 yılında 25 Kasım gününü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan ettiği için; biz de bugün, bütün gün ülkemiz kadınlarını gündemde tutacağız. 
Başta televizyon ekranlarında olmak üzere pek çok, konu hakkında bilir kişi bilinenler, masa etrafına dizilip sunucunun soruları doğrultusunda fikirlerini ortaya dökecekler. Gazetelerde köşe yazarları, kalemlerini kadına yönelik şiddetin artan dozuna karşı sivreltecek. Çeşitli kadın kuruluşları belirledikleri saat çerçevesinde, kadına yönelik şiddete dikkat çekiçi eylemlerde bulunacak. Sergiler açılacak, söylevler saçılacak, ağdalı laflar havalarda uçuşacak ve yine uçuştuğuyla kalacak. Zira bu tür kutlamalarla elde edilmiş bir şey görmedim ben bugüne kadar. Kadına şiddet de bu tür etkinliklerle sona erecek türden değildir. 
Konu ciddiyet arz ediyorsa ki, ediyor. Zira neredeyse her gün haber bültenlerinde kadına şiddet, manşetten veriliyor. O halde; BM Genel Kurulu bu günü öyle uygun buldu,  diye 24 saatliğine dikkate almak değil. Kadınlarımızın gerçek değerini bilen, onlara ülkemiz neslini yetiştiriyorlar diyerek kıymet veren ülke olmalıyız ve bu sorunun temeline inerek, sorunun kolanlaşmış kökünü kazımalıyız. 
BENCE SORUN EĞİTİMSİZLİK
Günümüz Türkiye"sinde bilen de bilmeyen de “Ahkam kesiyor” Çoğunluk Avrupayi zihniyetiyle övünüp ülkemizde kadınların yeterince özgür olmadığını, baskı altında ezildiğini söylüyor. Ayaklarını yere basan, oysa herkesin ayağı bir şekil yere basıyor. Lakin kendine güven bu şekilde olmuyor.) Kendinden emin, kendine güven duyan kadınlar olsun isteniyorsa; daha küçük yaşlarda çocuklarımıza bunun nasılının eğitimi verilmeli. Temelden yetiştirilmenin  nasıl olduğunu bilemediklerinden, erişginlikte gerginlikler yaşanıyor. Şiddet sorunu bundan kaynaklanıyor. 
Kimi çok bilmişlerin görüşüne göre de, kadına şiddet uygulayan erkeklere verilen cezaların yetersiz oluşu, şiddeti yaygınlaştırıyormuş. Neye göre, kime göre yetersiz? Kanunlarımıza göre mi, erkek egemen toplum oluşumuzdan mı? Cezalar artırılmış olsa, kadınlar şiddetten kurtulacak mı, yoksa erkeklerce kendilerine daha bir kinlenmemi olacak. Bu sorulara verilecek doğru cevap bir günlük heybetli konuşmalarla bulunamaz. Korkut boyutlara ulaşılmadan uzlaştırıcı çözümlere ulaşılmalıdır.. Asıl mesele kadın erkek, temelden eğitimsiz oluşumuzdur. 
Kastettiğim; ikide bir değişen, farklı beyinlerden türeme eğitim sistemiyle okullardan alınan diplomalara yönelik eğitim değil. Okul eğitimi yeterli olsaydı, nice yüksek tahsilli bireylerin birleşip oluşturduğu hanelerden de kötü nidalar yükselmezdi. 
Ben din eğitiminden uzaklaştıkça kötüye ve kötülüklere yakınlaştığımızın inancı ve görüşüne sahibim.  Kur’an-ı Kerim’de; “Huzur bulmanız için size eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet bağları oluşturması da Allah’ın varlığının delillerindendir. Gerçekten bunda düşünen bir toplum için alınacak dersler vardır” buyrulmaktadır. Demek oluyor ki eşler arasında sevgi ve merhamet bağları oluşturulmalı.
Her konuda olduğu gibi, aile hayatı konusunda da en güzel örneği teşkil eden sevgili Peygamberimiz  hanımlarına nasıl davranıyordu, erkeklerimize öğretilse ve hanımları sevgili paygamberimize karşı nasıl saygı, sevgi doluydular, belledilse; eminim hanelerde huzursuzluk vuku bulmayacaktır. 
İslam’da kadın şahsiyetli bir varlıktır. Keza erkeklerde öyle. Çünkü Allah"ın kulu olmaya layık bulunup yaradılmışlardır. Bundan öte bir şan var mıdır? Bu şerefe nail olmakla; kadın- erkek birbirimize Yaradan"ımıza layık olacak şekilde davranışlarda bulunmalıyız. Gerçek huzur ve saadet hiç şüphesiz ki Allah ve Rasulünün emir ve tavsiyelerine uymakla mümkün olacaktır.     BM"nin belirlediği günlere ve kurallarına göre değil. Onların yaptığı bir yandan fitili ateşlemek, öte yandan ateşi körüklemek ve sonrasında buna tepki gösterecekleri buluşturup, kızıştırmak. Avrupa"nın bu konuda yaptırımı olsa, önce kendilerini nizama sokarlardı ve izanlı yaşarlardı. Görmüyor musunuz, onların dünyayı ve insanlığı ne hale getirdiklerini? 
Allah celle celaluhu ülkemin insanına fitne salıp, yanlış yönlere götürenlere akıl, izan versin.
Ayfer AYTAÇ - ayferaytac.com