Hicaz: Mekke, Medîne, Tâif
 
 

Hicaz: Mekke, Medîne, Tâif
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Ekim 2017 16:09

 

Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleri

   Hicaz'ın coğrafi hududları hususunda pek çok farklı görüşler olsa da, Arap Yarımadası'nın beş bölgesinden biri olduğu ve Mekke, Medine, Yemâme, Tâif ve Tihâme şehirlerini kapsayan araziye Hicaz ismi verildiği, bu ismin de sözlükte bağlamak, ayırmak ve engellemek mânâlarına geldiği belirtilmektedir.

   Arab bir âlim olan Âlûsî  (ö. 1858) Büluğu’l Ereb isimli eserinde kaleme aldığı toparlayıcı bir tanımlamayla, Hicaz'ın Necid çölleri ile Tihâme arasında bulunduğunu, güneyde Yemen'den, kuzeyde Şam'a (Suriye'ye) kadar uzandığını, Necid ve Tihâme'yi birbirinden ayıran dağlık bir yer olduğu için de Hicaz diye isimlendirildiğini ifâde etmektedir.

   Hicaz bölgesinin sınırlarını daha net bir şekilde ortaya koymaya çalışan günümüz araştırmacıları bu bölgeyi “Akabe’den Serât dağlarının eteklerindeki Leys vâdisine kadar uzanan bölge” ve “kuzeyinde Akabe Körfezi, güneyinde Asir-Leys, doğusunda Necid, batısında Kızıldeniz olan mıntıka” şeklinde tarif etmektedirler.Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleri

   Hicaz’da vahiy dönemi ve öncesinde göçebe ve yerleşik olmak üzere iki çeşit hayat yaşanmaktaydı. Bölge nüfusunun kısm-ı azamîsini göçebeler (bedeviler) oluşturmaktaydı. Bu şahıslar mevsimlerin değişmesi ile birlikte, hayvanlarıyla berâber otlakların olduğu yerlere göçer ve aynı Türkiye’de hâl-i hazırdaki Yörükler gibi kıl çadırlarda yaşarlardı. Bir yerde sâbit yaşayan (kentliler/kasabalılar/Mekkeliler/Medineliler vb.) ise topraktan ve taştan yapmış oldukları evlerde ikâmet ederlerdi. Yerleşik şehir hayatını benimseyen Araplar, bedevilere nazaran daha medenî bir hayat sürüyorlar, yalnız yine de eski kabile hayatının birçok geleneğini de devam ettiriyorlardı.

  Hicaz bölgesinde Fedek, Vâdilkurâ, Hayber, Tebük ve Batn-ı Mur gibi küçük kasabaların yanı sıra Mekke, Yesrib (Medine) ve Tâif şehirleri de bulunmaktaydı. Mekke Hicaz’ın en merkezî ve en önemi şehri idi. Kur’ân’da bizatihi ismi zikredilen bu şehir (Fetih Sûresi 48/24), “Bekke“ adıyla da anılmakta idi (Âl-i İmrân 3/96).

   Mekke kelimesi sözlükte özü/iliği kemikten çıkarmak mânâsına gelmektedir. Umumî olarak kabul gören bir yoruma göre Mekkeliler, sefih/beyinsiz/rezil insanları Mekke’den uzaklaştırıp sürdükleri için Mekke’ye bu isim verilmiş. İnsanların birbirlerini buradan çıkarmaları sebebiyle de Mekke’ye Bekke denilmiş. Başka bir yoruma göre ise Mekke kelimesindeki “mim” harfinin “be” harfine dönüşmesi sonucu Bekke ismi ortaya çıkmış. Mekke’nin şehrin veya harem bölgesinin; Bekke’nin ise Kâbe’nin ismi olduğu da söylenmiştir.Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleri

   Mekke, Kur’ân’da yer alan bu isimlerin yanı sıra şehirlerin anası/anakent mânâsında “Ümmü’l Kurâ” (Şûrâ Sûresi 42/7) ve emniyetli belde anlamında “El-beledü’l Emîn" (Tîn Sûresi, 95/3) sıfatlamaları ile de zikredilmektedir. Mekke ayrıca halk arasında, barış ve huzur yeri anlamında “Salah”, mukaddes, korunan ve sakınılan yer mânâsında “Harem” ve Bekke ile aynı mânâyı ifâde eden “Besâse" isimleri ile de bilinmekteydi.

   Bilhâssa Kâbe’den aldığı mübâreklik ve kutsallık neticesine müncer daha pek çok isimle de anılan Mekke, mîlâdî ikinci asırda yaşayan Batlamyus el-İskenderî’nin “Coğrafya” isimli kitabında mukaddes yer ve ibâdet mahalli mânâsına gelen "Macaroba” ismi ile tanıtılmaktadır.

   Mekke konum olarak, ihâtâsı dağlarla çevrili bir vâdîde bulunmaktadır. O dönemde bu şehirde hiçbir kale, hisar ve sur bulunmamaktaydı. Burada araziler kayalık olup, tarıma elverişli bir toprağı bulunmamaktaydı. Mekke’de iklim, kışın sert ve soğuk; yazın ise kurak ve oldukça sıcaktır. Arazi yapısı ve iklimi dolayısıyla Mekke’de tarih boyunca zaman zaman sel baskınları yaşanmış ve yaşanmaktadır.

   Mekke’nin Hicaz bölgesindeki diğer şehirlerden farklı olarak iki önemli özelliği vardı. Bunlardan birincisi Kâbe'yi bünyesinde bulundurması itibariyle önemli bir ibâdet merkezi hüviyetini taşıması, bir diğeri de ticâretin Mekke'de çok gelişmiş ve yaygın olmasıydı.

Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleri   Mekke'nin tarıma elverişsiz olmasından dolayı (İbrâhîm Sûresi 14/37) Kureyş ahâlisinin ticârete yönelmeleri, Mekke'de her sene dört büyük panayırın kurulması, Mekkelilerin çevre kabilelerin yanı sıra Sâsânî, Bizans, Habeşistan, Hîre ve Gassânîlerle yoğun ticârî münâsebetler içerisinde olmaları Mekke'yi ehemmiyetli bir ticârî merkez hâline getirmişti. 

   Ayrıca Arabistan'ın iki mühim ticâret yolundan, Kızıldeniz ile Basra Körfezi'ni birbirine bağlayan yolun Mekke'den geçmesi; Suriye, Filistin ve Mısır'ı birbirine bağlayan diğer yolun ise Mekke'nin yakınında bulunan Kızıldeniz sâhili boyunca ilerlemesi, bu şehre beynelmilel ticâret arenasında önemli bir paya ve yere sâhip olma imkânı sağlamıştı.

   Aynı zamanda Fârisiler ve Rumlar arasında çıkan savaşların neticesine müncer tehlikeli duruma düşen Hindustan-Şam ticâret yolundaki ticârî hareketliliğin Kızıldeniz sâhil şeridine kayması ve Yemen'in Habeşlilerin idâresine geçmesiyle birlikte Yemen'deki ticâret sahasının Mekkelilere intikal etmesi, şehrin ticâret hacmini oldukça genişletmiş ve Mekke'yi daha da câzibedâr bir hâle getirmişti. Yine Kızıldeniz kenarında Mekke'ye âid Şuaybiye adında bir limanın olması, Rum ve Habeşlilere âid gemilerin buraya gelmelerine ve Mekkelilerin de Habeşistan, Somali ve Mısır'dan deniz yoluyla gelen mallara kolayca ulaşabilmelerini mümkün kılmaktaydı. 

Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleri

   İslâmiyet nüzul ettiği hengâmda Mekke şehri, Kinâne kabilesinin bir kolu olan Kureyşliler tarafından idâre edilmekteydi. Mekke merkezinde Kureyş kabilesinin kolları olan Benî Abdümenâf, Benî Abdüddâr, Benî Abdüluzza, Benî Abd bin Kusay bin Kilâb, Benî Zühre, Benî Teym, Benî Mahzum, Benî Sehm, Benî Cumah, Benî Adî, Benî Hasl ve Benî Hilâl bulunmaktaydı. Yani, Abdümenâf Oğulları, Abdüddâr Oğulları, Hilâl Oğulları vb...

   Mekke'de Kureyşlilerin yanı sıra Benî Kinâne kabilesinin diğer kolları olan Huzâalılar ve aslen Habeşistanlı köleler olup soradan zaman içerisinde Benî Mustalık ve Heyâ bin Sa'd gibi isimlerle tesmiye olunan kabileler hâline gelen ehâbiş lakaplı gruplar ile ticâret yapmak üzere veya köle olarak gelip yerleşen Rum, Mısır, ve Fars kökenli insanlar da yaşamaktaydı. 

   Hicaz bölgesinin ikinci mühim şehri hiç şüphesiz Medîne idi. Câhiliye döneminde buraya Yesrib deniliyordu. Bu isim, Sebe kitâbelerinde "Ysrb", coğrafyacı Batlamyus el-İskenderî'nin eserinde "Jasrippa" şeklinde yer almaktadır. Bu şehre ilk yerleşimin Amâlika kabilesinden Yesrib bin Mehlâil tarafından gerçekleştirilmesinden dolayı Yesrib denildiği belirtilmektedir. 

Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleri

  Rasulullâh'ın Yesrib'e hicretinden sonra, bu şehre Kur'ân'da da zikredilen ve fesad mânâsına gelen Yesrib yerine, güzel yer mânâsında "Taybe" ve Peygamber'in şehri anlamına gelen "Medînetu'n Nebî" denmiş, ancak bu isim uzun geldiği için zaman içerisinde buranın ismi sadece Medîne olarak anılmıştır. 

   Medîne Mekke'nin 400 km. kuzeyinde, Kızıldeniz'in 100 km. doğusunda, Mekke ve Hayber arasındaki yolun tam ortasında ve Yemen'le Suriye'yi birleştiren Baharat Yolu üzerinde bulunmaktadır. Şehir gepgeniş düzlükleri olan bir vâdinin üzerinde kurulmuştur. Bu vâdinin etrâfı dağlarla çevrilidir. Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleri

   Medîne'nin iklimi mutedil ve mülâyimdir, toprağı da tarım yapmaya son derece elverişli ve münbittir. Yağmur Mekke'ye oranla buraya daha sık ve daha çok yağmaktadır. Öyle ki Mekke gibi nem oranı düşük ve kurak yerlerden Medîne'ye gelenlerin sıtmaya yakalandıkları Târîhu'd Devleti'l Arabiyye isimli eserde nakledilmektedir. 

   Sulama suyunun kuyulardan temin edildiği Medîne'de insanlar daha çok ziraat, hayvancılık, bağ bahçe işleriyle uğraşmaktadırlar. Marangozluk, demircilik ve kuyumculuk da Medîne'de o dönemlerde yaygın olarak icrâ edilen mesleklerden idi. Ticâretin ziraatçılık kadar gelişemediği Medîne'de insanlar, çoğunlukla, mallarını başka ticâret kervanlarına katmak sûretiyle Şam ve Yemen'e gönderirlerdi. Ayrıca Habeşistan, Mısır, Aden, Bahreyn, Çin ve Hindustan'dan tüccarlar, gemilerle Medîne'nin Kızıldeniz kenârında bulunan Câr ismindeki limanına gelir ve buradan Medîne pazarlarına çeşitli mal ve eşyalar sevk ederlerdi. Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleri

   Hicretten önce Yesrib'de yarısı Yahudi olmak üzere yaklaşık on bin civarında insan yaşamaktaydı. Bunların çoğusu mîlâdî birinci asırda Filistin'den gelme olan Yahudilerdi ve Arap medeniyetinin oldukça tesiri altında kalmışlardı. İbrânî alfabeyi kullanmalarına rağmen genellikle Arapça konuşurlardı. Hattâ çocuklarına Arab adları veriyorlar, kabileleri de Arapça isimler taşıyordu.

   Ancak ne var ki, bu yahudiler ticaret ve ziraatta söz sâhibi olup şehrin iktisâdî üstünlüğünü kendi ellerinde bulunduruyorlardı. Yesrib'de (Medîne'de) Yahudilerin yanı sıra onlardan sonra gelip buraya yerleşen Benî Kayle'nin kolları olan Evs ve Hazrec isimli Arab kabileleri de yaşamaktaydı.

   Hicaz bölgesinin tartışmasız en önemli üçüncü kenti olan Tâif, Mekke'den 120 km. uzaklıkta ve Tebâle-Bahreyn ticâret yolu üzerinde yer alan, Gazvân Dağı'nın iç tarafında bulunmaktadır. Mekke'ye en yakın şehir olan Tâif'in eski adı "Vecc"dir. Bir rivâyete göre devamlı sûrette dış saldırılara maruz kalması üzerine etrâfına korua amaçlı yapılan hisarlardan/surlardan dolayı bu şehre duvar ve sur gibi mânâlara gelen Tâif ismi Hicaz Mekke Medine Taif İznik Çinisi lâleler çifte lâle Târık İleri tarık İleri Isparta İstanbul Hasanpaşavi Ayfer Aytaç Volkan İleri Ayfer İleriverilmiştir.

   Tâif'te yazlar serin, kışlar ise oldukça sert geçmektedir. İbn Havkal'ın Kitâbu Sûrati'l Arz isimli eserinde, Hicaz'da kışın sâdece Gazvân Dağı'nın tepesinde suyun donduğu söylenmektedir. Tâif; havası, zirâî mahsulleri ve tabiî güzellikleriyle o dönemin meşhur bir şehri idi. İnsanlar serin bir yaz geçirmek maksadıyla bulundukları yerlerden Tâif'e akın ederlerdi. Mekkeliler de burada yazlık bağ ve bahçeler edinmişlerdi. Ancak Tâifliler bu vaziyetten pek de memnun değildiler. Mekke'nin meyve ve sebze ihtiyaçları buradan karşılanırdı. Tâif'te ziraatçılığın yanı sıra arıcılık, avcılık ve ticâret de önemli geçim kaynakları arasında yer almaktaydı. Demircilik ve marangozluk gibi mesleklerle dericilikte de Tâif oldukça gelişmişti. Deri işletmeciği için lüzumlu olan bol suyun bulunduğu Tâif'te, Benî Sakîf (Sakîf Oğulları) deri mamülleri imalatında bütün Arabistan çapında epey büyük bir şöhret yakalamışlardı. Bu san'at dalındaki üstünlüğü ellerinde bulunduran Sakîfler, san'atlarını kimseye öğretmiyorlardı. Tâif'te yerli halk olarak Sakîflerin yanı sıra Mekkeliler ve Himyerliler de yaşamaktaydı. Aynı şekilde ticârî amaçla gelip, sonradan buraya yerleşen Rumlar ve Yahudilere de Tâif'te rastlanmaktaydı.

 

 

alt