Isparta'nın Trafiği

Isparta'nın Trafiği
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 30 Kasım 2011 20:49

Isparta’da araç sayısı her geçen gün işsizlik oranında yükseliyor. Dünyanın parası verilerek alınan lüks arabalar, birkaç kuruş otopark parası vermemek için cadde ve sokak kenarlarına gelişi güzel park ediliyor.

Neredeyse her cadde, her sokak arası, araba park yeri olmuş halde; sergilenen görüntü belki Ispartalının ekonomik krizden etkilenmediğini, Ispartalının zenginliğini yansıtıyor. Ancak yayaların rahat yürüyüşlerini engelliyor.

Başta Cumhuriyet Caddesi olmak üzere, Yayla Mahallesinin çarşıya yakın ara sokakları, adeta arabalılara özel park yeri şeklinde düzenlenmiş.

Isparta’da park yeri sorunu olduğu kesin, mevcut otoparklar yeterli gelmiyor. Lakin pek çok araç sahibi de ‘paralı’ diyerek oto parklara araçlarını koymuyorlar. Hiç arabasından ayrılmak istemez gibi, iş yerine yakın yere arabasını park ediveriyor. Park yasağı denilen, araçlarınız çekilebilir levhası bulunan yerlerde bile kafa tutarcasına park edilmiş arabalar mevcut.

Akşama kadar ücretsiz yer işgali yapılıyor, ama bu işgali yaptığını da araç sahibine kimseler söylemiyor. Hatta bu görüntülere işgalden öte, yayaların hakkını gasp etmek demek daha uygun gelir.

Ben şahsıma Isparta sokaklarında artık rahatlıkla yürüyemiyorum. Yürümekten de öte, sokağa çıkmaktan korkar oldum. Hangi sokaktan geçsem, çift sıra araba parkı, onlardan sakınacağım derken, arkamdan sessizce ve hızla gelen bir başka arabayı görmüyorum. Büyük bir tedirginlik ve neredeyse panik atak halinde, sokaklarda ilerliyorum. Doğrusu şehrimizin güzel çocukları için hayıflanıyorum. Bu araba yığınında hangi anne çocuğunu sokakta oynasın, çocukluğunu yaşasın diye sokağa çıkarır. Eve mahkûm çocuklar yetiştiriliyor.

Allah aşkınıza bu sorunla kim ilgilenecekse ilgilensin, içimizi bayan kötü görüntüyü kökten düzeltsin.

Trafik ekipleri mi konuyu ele alır, belediye zabıtası mı, bilmiyorum. Birileri merakını bu yöne yönlendirsin ve şu park kirliliği yapanların fitil fitil burnundan getirsin. Cadde ve sokaklar elbet yayalar kadar araçlara da açıktır. Fakat park yapmaktan ziyade seyir halinde olmalarına müsaittir.

Biz yayaları güvenli ve huzur içinde yollarda yürütecek yetkililer bulunursa, kendisine Ispartalı yayalar olarak minnettar kalacağımızı belirtmek isteriz.

Şehir araç sahiplerinin olduğu kadar, yayalara da aittir. Kaldırımlarda araçlar tarafından doldurulmuş halde, bu çirkin tabloda ‘arabası olmayana yaya olma hakkı tanınmaz’ demek isteniyor.

Sevgili emniyet müdürümüz den ilimizdeki asayişe gösterdiği duyarlılığı biraz da trafik sorununa göstermesini ve Isparta’daki bu araç fazlalığını göz önünden kaldırıp, derli toplu bir park yerinde toplamasını rica ediyoruz. Trafik polislerini sıkı disiplin halinde göreve davet ediyoruz.

Bu konuda fazla söze gerek bırakmayan, şehir merkezindeki bazı sokaklardan dün derlediğimiz görüntüleri, Isparta’daki trafikten sorumlu ilgililerin görüşlerine sunuyoruz. Ve sonrasında yapılmasını istediğimiz nizamın bir an önce uygulamaya konulmasını bekliyoruz. Zira trafik derdi yayalar olarak bizleri, hepimizi gerdi. Sokaklarda tedirgin olmadan, keyfimce yürümeyi özledim, demek istiyorum. Özlemim eski trafik düzenimizin geri gelmesidir. Yetkililerden, bir an önce yetkilerini kullanmalarını bekliyoruz. Modern şehir böyle çevre kirliliği demekse, biz modernleşmek istemiyoruz.

Lütfen araç sahipleri, sizleri de bu konu da duyarlılığa davet ediyoruz. Isparta huzurla yaşanılası bir kent, bu huzuru bugün “yollarda rahat yürüyemez olduk” diyerek biz istiyorsak, yarın sizde bir başkasının yanlışlığından rahatsız olup, aynı talepte bulunabilirsiniz.

İnsan ne yaparsa, karşılığında onu görür. Kimsenin kimseye haksızlık yapmaya hakkı yoktur.

Kulaktan dolma bilgilerle değil, eldeki görüntülerle trafik sorununu dile getirmeye çalıştım. Aracını yaya geçidine park etmiş birkaç kişiyle de görüşmek istedim, ancak onlardan “sağ olun, ben almayayım” cevabı duydum. Oysa sunduğum çay ikramı değildi, düzensizliğe neden arayacak birkaç soru teklifiydi.

Ispartalıyım diyorsan, Ispartalı ayrıcalığını da duyarlılıkla göstermeniz gerekir. Bilmem anlatabildim mi?