BismillahirRahmanirRahim
ANAMAS DAĞI VE YAYLASININ HİKÂYESİ 
GERÇEK PAYI VARDIR, ÖRNEK ALINMALIDIR.
 
Binbir sıkıntıyla gençlik yaşlarını geçirtmiş, kocasını en alımlı çağında yitirmiş bir kadıncağız, biricik oğluyla babasından kalan iki göz bir hanede konaklamaktaymış. Hiç bir yerden hiç bir geliri bulunmamaktaymış. 
Ergenlik çağına yeni girmiş olan oğulcuğu da arkalığı olmadığından bir iş bulamamaktaymış. 
 
Zor şartlar altında inleyip durdukları bir gün evlerinin karşısına yeni bir komşu gelmiş. Bu komşunun bahçesinde tavukları horozları ve bir de buzağıları varmış. Açlığın dayanılmaz olduğu bir gün ana oğluna demiş ki: 
-"Oğlum sabahın seherinde bu tavuklar yumurtlarlar, kimseye görünmeden kümese girersen bütün yumurtaları toplar getirirsin, ben de sana bir güzel menemen yaparım. Sıcacık aşı afiyetle yeriz" demiş. 
 
Oğlan anasının yönlendirmesiyle denileni yapmış. Komşunun kümesinde ne kadar yumurta varsa koynunna doldurup kaçmış. Kimseye görünmeden gizliden girip çıktığından kimse hırsızlığını anlamamış. Ana oğul o gün bolca menemen yiyerek karınlarını doyurmuşlar. 
 
Ertesi gün anası bir daha: 
-"Hadi oğlum karnım çok açıktı benim, bu sefer daha doyurucu bir şey bul gel" demiş. 
Anasının "Acıktım" demesine dayanamayan oğul, bu defa komşularının kümesinden tavuk çalmış, getirmiş. Anası gizliden tavuğun tüylerini yolup haşlamış. Beraberce bir güzel karınlarını doyurmuşlar. Bu şekil günler geçer olmuş. 
 
Bir zaman sonrası çocuk yetişkin olmuş. Lakin çalmayı çırpmayı alışkanlık haline getirmiş. Hatta o kadar ileri gitmişki, artık tavukla, yumurtayla öğün savmıyorlarmış. Dağ başında yol kesip, kervanları soymaya başlamış. Eşkiyalığı çevrede yaşayan insanlara korku vermeye başlayınca, kolluk kuvvetleri kendisini takibe almış. Kısa bir süre sonra yakalanan dünün küçük yumurta hırsızı, eşkiya namıyla Kadı huzuruna çıkarılmış.
 
Kadı: eşkiya hakkında hüküm vermek üzereyken, "durun yapmayın" diyerek kadıya yalvarır eşkiya:
-" Yalvarırım beni asmayın Kadı Efendi anamı asın!"
Kadı şaşırır, eşkiyaya söz hakkı verir. Eşkiya savunmasında bir kez daha der ki:
-"Kadı efendi benim çalma gibi bir huyum hiç yoktu, lakin bu fikri aklıma anam sokmuştur. Bu durumda bana yanlışı öğreten anamı asın."
Devamını oku...
BismillahirRahmanirRahim PDF e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Pusula - Pusula
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 06 Mayıs 2021 09:28
alt
"Sözün, dünyadan el çekmiş insanların sözü gibi görünürken, işin dünyaya tapanların işi olmasın."
Hz. Ali (r.a)
 
Ey iman edenler! Ramazan ayının son birkaç günü. Ve bu Ramazan ayının son birkaç gününde, inancımızı, ibadetlerimizi biraz daha ciddiye almalıyız. Recep ayında elhamdülillah iyilik tohumları ektik. Şaban ' da tohumu yeşertmek için toprağa su verdik, iyi yetişmesi için ilgilendik. Ramazanda da inşallah bu emeğimizin meyvelerini topluyoruz.
 
Şimdi Ramazan ' ın son birkaç günündeyiz. Meyvelerin hasat mevsimi geldi. Dalından toplamak, yere düşmesini önlemek için biraz fazla gayret etmeliyiz, gevşeklik zamanı değil. Daha erken kalkıp, daha fazla koşmanın zamanı geldi. Çünkü bitiş çizgisi tam önümüzde, ilk gögüsleyenlerden olmak ne büyük mutluluk olur. 
 
Daha evvelinden kaçırdığımız her şeye yetişmek bu fırsatla bize düşer. Seneye bu aylara, bu iyilik sunma imkânlarına kim erişir, kim kalır, Allah bilir. Büyüklerimiz biz küçüklerine belletmek için diyordu ki, ramazanın kalbini geliştirme, gönlünü güzelleştirme etkisi yoksa, seni Rabb'ine karşı isyandan vazgeçirmeye yöneltmiyorsa, yanlış yola sapmaktan alıkoymuyorsa, belâ ve suçların çirkinliğinden sakındırmazsa, ramazana ulaşmış olmanın ne önemi var ki, sen bu aylar geldiğinde içinde bir huşu, huzur duymuyorsan, seni bu aylar değiştirmiyorsa, başka ne değişebilir ki? 
 
Misal, bu ay süresince kalbin mutlu mu? Fitneden fücurdan arındı mı? Değilse, seninki gibi hasetli bir durumdan hangi iyilik beklenir? Senin gibi bir kıskanç insandan hangi başarılı sonuç alınır? Egosu tavan yapmış senin ramazanla, bayramla ne işin olabilir? Dikkat etsen iyi olur ey sefil düşüncelerde bulunan; aklını başına devşir, inancın doğrultusunda yaşamadığın zamanlarda başına gelenlerden ders çıkarmaya çalış.
 
Kendine gel ey Müslüman! Uykundan uyan, gafletini silk ve bu zamana kadar başına gelenlere iyice bak. Ramazan ayının bitimine az süre kaldıysa ve sen hâlâ bugünlerde sağ isen,  tövbe yapmak için her fırsatı yakalayıp af dilemek gerekir. Eğer büyüklerimizin nasihatlerine uyarsak, yine de Cenab-ı Hak'kın rahmet nimetlerine nail olanlardan olabiliriz.
 
Ey iman sahibi Mümin kardeşim! Ramazan ayının bitimi yaklaştığında çok ağlayarak veda edeceksin. Bu ayın içinde olmana şükredip, talihli olmandan bahtiyarlık duyarak ağlamalısın.. Çünkü bu yıl oruç tutan bir çok kişi bir daha oruca ulaşamaz, zekat vermek için, farz olan namazı kılmak için ayaktaysan ne mutlu bana diyerek ağlayacaksın. Zira dünden bugüne sağ bildiğimiz nice kişiler  ölmeden önce çok ister de lakin fırsat bitmiştir, bir daha ne namaza, ne tövbeye ulaşamaz. 
 
CENNETE GİTMEK İÇİN DEĞİL, İNSAN OLDUĞUN İÇİN İYİ OL.
 
Henüz hayattayken ne yapacaksan en doğrusunu, en iyisini yapacaksın ki, doğru seni bulacak, iyilik sana da fayda sağlayacak. İşverensen işçiye maşını gününde hiç eksiksiz ve aksatmadan vereceksin. Yetimin hakkını yemeyeceksin, hatta kimsenin hakkını yemeyeceksin, alış verişinde dürüst olacaksın, hukuku çiğnemeyeceksin. Sen bunları yapmayıp ramazanda oruç tutup namaz kılıyorsan vay haline...
 
Çünkü Rasûlullah (salllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: Gün boyu oruç tutan çoktur ama açlık ve susuzluktan başka bir şey almazlar. Ve birçok kişi vardır ki bütün gece namazda kalırlar ama uykusuzluktan başka bir şey almazlar. Peygamberim şüphesiz Allah'ın buyurduklarıyla doğru söylüyor.
 
Çoğumuz kalbimizin temizliğine güveniyor, acaba hangi mucize sabunla yıkadık da kalbimiz arındı? Bu devirde, bu hay huy içinde kalp temiz kalır mı, hâşâ kalbimiz Peygamberimizden daha da mı temizdir?
 
Mümkün değil değil mi? Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)  "Kızım Fatıma, kalk kıl namazını, peygamber kızı olsanda seni ben bile kurtaramam." Buyurmuş. Burada yapacaklarımız o kadar önemli... Burada hiç bir şey yapmadan öte âleme gidersek, orada pişmanlıklar içinde yapmaya çalışacağız, lakin faydası dokunmayacak. Çünkü buraya bunun için gönderildik, iyi kulluğumuzu ispatlamak için...
 
İşte Mümin kardeşlerim karşımızdaki gerçeklik budur. Geriye kalan birkaç değerli ramazan günü kaldı. Dinlenme zamanı değil. Uyanıp Allah ' ın ve Peygamberinin rızasına daha çok koşmanın zamanıdır. Ve Rabbimiz, Allah (celle celâlühû), evet O Rahman ve Rahimdir. Rahmetiyle, bu ay içinde başka hiç bir geceye benzemeyen bir geceyi gönderdi. Bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir gecesini.
 
Ramazanın son on gecesinde bulunduğu müjdelenen Kadir gecesini "Diyanet takvimine göre," Allah nasip ederse yarın gece kavuşup kutlayacağız. Mübarek gün ve gecelerde bulunan güzel fırsatları kaçırmayanlardan, doğru şekilde değerlendirmesini bilenlerden olalım inşallah...
 
Hayırlı Cumalarımız Olsun. Cuma'nın hürmetine yüce Allah her şerri hayra, her derdi feraha eriştirsin duasıyla...
 
Ayfer AYTAÇ
 
 
 
 
Turkish Arabic English