Dikkatli Olalım

Günün bir vaktindeyiz. Tasamız, kaygımız yok. Sabah güzel başlamışız güne, keyifliyiz. Yaşımız henüz genç; yahut yaş almışız, ama hayat doluyuz, yaşlandığımızı hissetmiyoruz. 
Günün tadı doyumsuz. Pencere önüne gidip camdan sokağı seyrediyoruz. Gelen geçen hakkında yürüyüşlerinden fikir sahibi olmaya çalışıyoruz. Yüzümüze istem dışı bir gülümseme yayılıyor. Ve... Tam o anda birden gözlerimiz kararıyor. Yaşam enerjimiz sönüyor. Hayat bizim için duruyor. Olduğumuz yere yığılıyoruz. O saatten sonrası mühim değil. Kimseyi görmez, kimseye seslenemez olunuyor. Dünyayla irtibatımızı kesmiş, âniden ölmüş bulunuyoruz. Yapılacak bir şey kalmıyor, kimse bir daha öleni hayata döndüremiyor. Ölüme hiç bir kul söz geçiremiyor. Rüşvet yetiremiyor. Bu dünya ezelden ebede bir geçiş güzergahı; gelen geçer, konan göçer. Vaade dolunca Hayat Biter.
"Ey Yorgun Yolcu Dikkatli Ol Bu Yol Hakk'ın Yoludur. Bu Yolda İstikametten Sapmamak, Çamura Batmamak Gereklidir. Gelip Geçici Bir Fânîdir Dünya. Kimseyi Üzmeye, Kalpleri Kırmaya Değmez. Bu Gerçeği Ölüm Gelmeden Bilseydik, Nefret Yerine Birbirimize Sevgi Verseydik."
Öldüğümüzü anlayan yakınlarımız yakınıyor, "daha gençti, hayat doluydu" diye yorumlarda bulunuyorlar. Her ölüm gençtir ve her ölüm gerçektir. Çünkü dünya her sıkıntısına rağmen yaşanılacak bir yerdir. Öte âleme gidip de dönen yok ki, oranın nasılını bilmiyoruz. Bilmediğimizden gitmeye korkuyoruz. Dünyaya gelirkende ağlıyoruz, sanırım tekrardan gideceğimizi o günlerden biliyoruz.  Evden çıkıp imtihan salonuna girip çıkma süreci bu dünya, ölünce dünyada bir kuşluk vakti kadar kaldığımızı anlayacağız, ama şimdi farkında değiliz geçen sürecin, zira çoğumuz yaşarken ölümü aklımıza getirmiyoruz. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Oysa dün sağ gördüğümüzü, bugün ölmüş duyuyoruz.
Daha bu sabah bir insan capcanlıyken, güle oynaya evin içinde dolanırken; daha bu sabah kahvaltıyı beraberce ediyorken, nasıl ölüm gelir, canlı can nasıl alınır? Konuşurken nasıl susup kalır insan, bakar dururken nasıl gözler birden kapanır, bir daha açılmaz olur? 
O anı bilemiyoruz işte. Hazreti Azrail hakkımızdaki kararı Hakk'tan alınca, vaademiz dolmuş olunca; bakan mıyız, bakkal mıyız dinlemeden canımızı alıveriyor. Hayatla bağımızı koparıyor, ömür süremizi bitiriyor. Dünyanın en gerçeğidir ölüm.
Devamını oku...

Dikkatli Olalım
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 06 Nisan 2019 06:57

Muhammed Rahim Bawa Muhyiddin (k.s) şöyle söylemiş :

" Bütün dünya, bu vücut ve bu hayat yüklerdir. Siz bu dünyayı kocaman bir şey gibi görüyorsunuz, fakat o sadece bir rüya(hayal)dır. Bütün bu gördüğünüz düşler tarafından aldatılıyorsunuz, fakat onlar sadece seraplardır. Dünya bir ilüzyon çölüdür, ve siz buna rağmen halen gördüğünüz her şeyi kapmaya çalışıyorsunuz. Bunun susuzluğunuzu gidereceğini düşünüyorsunuz, fakat bu seraptan asla içemeyeceksiniz. Orada asla huzur bulamayacaksınız. Bedeniniz, dünyanın çok daha büyük olmasına karşın, küçüktür. Fakat aklınız hatta dünyadan daha büyüktür, ihtirasınız hatta aklınızdan da büyüktür, ve hatta bütün karmanız (Akla, vehme ait sıfatlar; beş unsurun özüne ait sıfatlar; aklın sıfatları; cehenneme ait sıfatlar. Altı kötülük: arzu, öfke, hırs, bağ, bağnazlık ve kıskançlık ile diğer beş kötülük: sarhoşluk, şehvet, hırsızlık, adam öldürme ve yalan söyleme.)bundan da büyüktür.

Rüyalarınızın top yekunu budur. Bunlar sizin işinize yaramaz şeylerdir. Bir şeyhe gittiğiniz zaman , bütün bunlar yanıp gitmek zorundadır.

Orda sizde çok küçük bir şey var. Hakikat çok çok küçüktür, fakat mücevher gibi çok ağır ve çok değerlidir. Pamuk yününe benzemeyen bir biçimde, bu hakikatin müthiş bir ağırlığı vardır. Şeyhin irfanı bu hakikat gibidir, çok küçük ve çok ağırdır. Şeyh bunu size verdiği zaman, bunu çok dikkatli ve nazikçe almalısınız. Onun verdiği şeyin engin değerini fark etmeli ve onun büyük ağırlığına dayanabilecek kuvvete sahip olmalısınız. İman kuvveti, azim, istikrar ve kararlılık sizde gelişmelidir. Elinizi bu kararlılık kuvveti ile uzatmalısınız ve şeyhin verdiği şeyi kabul etmelisiniz."

Birçok sıkıntı ,çile geliyor başımıza ve hep bu hakikat çıkıyor karşımıza.Ancak biz her tercihimizde,her an yaptığımız seçimlerde Allah'ın bizi "sevgi ve ilgiden" yarattığının bilincinde olarak ,yani bu ışıklı yolu seçerek batıldan kurtulabiliriz.

 İçinde yaşadığımız dünya geçici, muvakkat. Ama hepimiz için bir okul. Öyle bir okul ki doğduğumuz andan başlıyor, son nefesimizi verinceye kadar görmesini bilenler, muhakeme, mukayese etmesini bilenler, idrak edebilenler, ders alabilenler için muhteşem bir okul. Önemli olan yaşadığımız sürece son derece saygılı, dikkatli, edepli, uyanık olabilmek. Olan bitenleri tarafsız, objektif olarak değerlendirebilmek. Kendimizi ona göre düzeltmek, hatalarımızdan, yanlışlarımızdan, önyargılarımızdan imkan nispetinde kurtulabilmek. Onun için ben bu dünyaya yalan diyemiyorum. Geçici olduğunu biliyorum. Ama beni yetiştiren bir okul olduğunu görüyor, ona saygı duyuyorum. Sade insanlara karşı değil, aynı zamanda hayvanlara da, bitkilere de, eşyaya da, cemadata da büyük saygı duyuyorum. İnsan okuduğu okula nasıl küçümseyerek bakabilir? Madem ki her zerreden zikreden Allah, o halde?...

 Aman yaşadığımız sürece son derece dikkatli olalım. Olan bitenlere karşı uyanık olalım. En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün olaylardan bir ders çıkaralım..

 
 
Turkish Arabic English