ELHAMDÜLİLLAH

"İspatın var mı" diyenler 
Okuyup ispat bulabilirler.
Çoğunluk batı hayranıdır, ben doğunun... İnsanının kültürünün, nezaketinin yemeklerinin velhasıl doğunun her bir şeyi batıdan parlak. Niye mi, güneş dogudan doğuyorda onun için, değil tabi... bana göre Doğu islamitetin güneşinden nasiplenmiş, nurlanmış. Doğunun insanı ılımlı, güler yüzlü, nazik, sevecen.
Avrupa’da hiç huzurlu insan yok. Çünkü Avrupa’da örnek olacak hakikat adamları yok. 
Batı edebiyatını baştan sona inceleyin, hikmetli söze pek rastlayamazsınız. Arada sırada görülenler de İslâm kaynaklıdır, İslâmî eserlerden alınmıştır. 
Günümüzde İslamiyetin az yaşandığı Müslümanlığın azınlıkta olduğu Japonya, Çin, Hindistan gibi ülkeler pek çok Avrupa ülkesinden çok daha medeni ve ilim yüklü. Doğunun en çok hayranlık duyduğum insanlarından bir bölümü Japonlardır. Rabbim onları farklı yaratmış, kısık gözlü ve çoğu kısa boylular. Ama onlar da birbirinden çok farklılar. Hiç bir Japon fizik bakımından birbirine benzemiyor. Lakin Güleryüzlülükte, nezaket kurallarında, saygınlıkta neredeyse birbirlerinin aynılar. hatta daha fazlası olmak için yarış halindeler.

Japonya da bizde olması gereken selamlaşma yaygın, herkes tanısın tanımasın, her gördüğüne sempatikce selam veriyor. Sokakları çok kalabalık, adeta insan yığılı gibi her bir cadde, kıyı, köşe, bunca kalabalığa rağmen insanlar arasında itip kakmaca, fırlarcasına koşmaca yok. her alanda nazik ve kibarlar. Davranışlarından nezaket akıyor.Japonya"nın hiç bir caddesinde sokağında çöp tenekesi, çöp bidonu, çöp varili gibi koku yayıcı, göz zevkini yıpratıcı düzenekler yok. buna rağmen Japonya"nın hiç bir noktasında bir tek çöp dahi yok. japonlar o kadar da temiz insanlar, asıl bizim olmamız gerekirken. "O halde çöpleri yok mu, var da buharlaşıp uçuyor mu" diye akla soru getirenlere, japonlar sokakta çöp üretecek bir şey tüketmiyorlar. Tüketen turistler varsa da onlarda kendi çöplerini torbalar içinde yanlarında taşıyorlar.
Japonya da güzel olan bir başka özellik de, dahası insanlık adına temel hizmetlerden biride tuvaletlerin yaygın ve ücretsiz oluşu. Her bir iş merkezinin girişlerinde, modern tuvaletler, pırıl pırıl temizlik ürünleri. Pis olanı bile arındırıcı, caydırıcı özellikler, güzellikler. Çiçek düzenleme sanatlarına zaten sözümüz yok. İkobana etkinliklerini, daha ilkokul yaşlarımızdayken duymuş öğrenmiştik. Bitkilerin hakkını veriyorlar, onları bir arada yetiştirirken dünyaya yaraşır güzellikler sergiliyorlar. Japonlar gayretli insanlar, hareketli insanlar. olmamız gereken olduramadığımız daha neler, neler...
Devamını oku...

ELHAMDÜLİLLAH
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 06 Nisan 2017 01:16

MUHYİDDİN ibn ARABÎ [K.S.]'inin NASİHATLERİ |

altŞam'da Muhyiddin Arabi (K.S.)'nin türbesini de ihtiva eden külliye Yavuz Sultan Selim (Rh.A)'in emri ile imar edilmiştir...

1- Bütün Müslümanlara, dinlerinde devamlı birlik ve bir vücud gibi olmalarını, hiç bir suretle Dinde ayrılık yapmamalarını vâsiyet ederim...

Allah'ın yardımı birliktedir. Müslümanlar ayrılığa düşmezlerse onları kimse mağlup edemez...Dinin hükümlerini nefsinde ihlâs ile tatbik edeni kimse aldatamaz. Cin ve Şeytan o insana galebe edemez.Allah, Esmâ-i hüsnâsıyla bilinir.Cenabı Hak'kın âsârından, Kudret ve azametini düşün, Zât ve mahiyetini düşünme...

Esmâ-i hüsnânın çokluğu bir kezde düşünülürse Tevhid olur. Tevhid kuvvettir.Daima Allah'tan başkasını unut... Zâkir olursun. Böyle olan kimse her yerde zâkir'dir. Kalb ve Iisaniyle AIIah'm zikrine devam edenlerin kalbine Allah Zâti Ahadiyetine karşı iştiyâk nuru ilka eder. Gözü açılana Hâya gelir...

Hâya makamında fetih başlar. Fetih, kalb gözünün Tevfik-i Rabbani ile açılmasıdır. Bu göz açıldı mı ahlâk, fazilet, doğruluk o kimse için asla değişmeyen, değiştirilemeyen bir haslet olur , Onsuz yaşayamaz.

2- Bir yerde bir günah işlemiş isen oradan ayrılmadan bir de iyilik, ibadet işle, bir eIbise üzerinde iken işlemişsen O elbiseyi çıkarmadan evvel bir de ibadet yap...

Vücudundan ayrılan sakal, bıyık, saç, tırnak, kir gibi şeylerde, senden ayrılırken tahir bulun. Ve Allah'ı zikret. Çünkü onlara sahibini nasıl terkettin diye sorarlar...

''Tırnak ve saçta sinir vardır. Fakat keserken duymaz. Vücutta bâzı kısımların ruhla alâkası vardır. DuyarIar.Geçmiş günahlarından birini hatırlayınca hemen tevbe, istiğfar et. Ve Allah'ı zikret, Çünkü Rasul-ü Ekrem (Her işlediğin suçun peşinden bir de iyilik yap ki onu mahvetsin, zira “Hasenat Seyyiati yok eder” buyurmuşlardır.

3- Nerede öleceğini, ne vakit ruhunu vereceğini biIemezsin. Onun için Rabbine her hâlinde hüsnü zan et. Su-i zan etme. Tâ ki Rabb’ine hüsnü zan ile kavuşasın...

Hadis-i Kudsi'de buyurur: Ben kulumun zannı üzereyim. Bana karşı hayırlı zan'da bulunsun. Bu haber bir vakit ile takyid buyurulmamıştır. Hatta zannını ilim derecesine çıkar...

De ki Rabbim affeder, mağfiret eder. Günahlarımdan beni temizler.Gıınahkârlara: “Rahmetimden ümidinizi kesmeyin; çünkü, Rabbiniz bütün günahları yarlığar.” Bu âyet'tir.Bir kavli şerifte hiç bir günah tahdid edilmeden mağfiret beyan buyurulmuş, bir de “cemian” ile te'kid edilmiştir. Allah'ın Rahmeti gazabına galiptir, Günahkârlara da kulum diye şeref bahşetmesi ne büyük Iütf-u ilâhidir, (Kul) kelimesi Hakk namına kelâm eden, konuşan demektir .Allah'ımıza hudutsuz şükürler olsun...

4- Gizli, âşikâr, tenhada, kalabalıkta Allah'ın zikrine devam et. “Allah, siz beni anın, Ben de sizi anayım” der.“Allah'ı çok zikreden erkeklerle, Allah'ı çok zikreden kadınlara pek büyük mükafatlar hazırlanmıştır” , buyurulur.Zikir , dil ile olduğu gibi kalb ile de olur. Hatta bütün âzalarla olur. Zikir , zikrettiği Zât’tan başkasını tamamen unutmaktadır .Daha doğrusu zikir , Halik’ı ceseden ve ruhen talep etmektir .Zikir çok büyük bir ihsandır mü'minlere...

 
 
Turkish Arabic English