ELHAMDÜLİLLAH

Kendi davalarına sahip çıkmayıp menfaat uğruna satanlar,
satılanlar sizin bizim hakçı davamıza asla sahip çıkmazlar. 
-Alo 140, çevrende bildiğin yanlış yöndekini ihbar etme hattı. Bu hattan yararlanmak herkesin hakkı. Çevremizdekilere bakıyoruz, hangisi doğru yöndeki? Maşalar, dönekler, dönmeler, yalakalar, yalamalar, fırsatçılar, menfaatçiler. Makam gücüne biat edenler, güçsüzü ezenler, haram yiyenler, hatır sormayanlar, gözleri doymayanlar, doğru söyleyeni duymayanlar. Hadi bunlar yanlış de ihbara sarıl, bu defa telefonda karşına çıkan muhtemelen ya önceden, ya sonradan akçı, hani hakçı?
-Bazı kurum ve kuruluşlardan yanlış yönde oldukları belirlenenler ayıklanmakta, hani şu torpil desteğiyle makam ve itbar kazananlar. Âlâ isterim ki hak yerini bulsun, lakin başka torpil ümidi içinde olanlar kayırılacaksa, yeni yandaşlar yayılacaksa; hani hak, derim yine. Okullarda düşük notla mezun olanlar bile bir yerlere gelme arzusuyla ortalıklarda göze girme amacıyla dolanmalara başladı. Yalakalığından başka hiç bir meziyeti olmayanlar indirilenin yerine binmek için fırsat kollamakta. Hasılı ondan al, buna ver olmamalı; adil olanı bulunmalı, hak yerini bulmalı. Dürüstün hakkını dürüst olmayan yerse, vebali ona o fırsatı tanıyan yetkiliyedir biline...
-Ülkem halkından bir kısmı yaklaşık on beş gündür meydanlarda yaşıyor. Evde sıcak ortamda oturup yaz dizilerinin tekrar bölümlerini seyretmektense, püfür püfür serinlikte ay ışığı altında gecelemek rahatlatıcı olsa gerek. Ulaşım bedava, yemek içmek sınırsız ve parasız. Dahası cep telefonları için şarj imkanları bile oluşturulmuş. Yeni dostlar, yepyeni imkanlar, konserlerler, muhabbetler. Eve gidesi mi olur insanın? On beş gündür gündem aynı, Allah muhafaza kötü şeyler olmasında varsın kim nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşasın. 
Devamını oku...

ELHAMDÜLİLLAH
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 06 Nisan 2017 01:16

MUHYİDDİN ibn ARABÎ [K.S.]'inin NASİHATLERİ |

altŞam'da Muhyiddin Arabi (K.S.)'nin türbesini de ihtiva eden külliye Yavuz Sultan Selim (Rh.A)'in emri ile imar edilmiştir...

1- Bütün Müslümanlara, dinlerinde devamlı birlik ve bir vücud gibi olmalarını, hiç bir suretle Dinde ayrılık yapmamalarını vâsiyet ederim...

Allah'ın yardımı birliktedir. Müslümanlar ayrılığa düşmezlerse onları kimse mağlup edemez...Dinin hükümlerini nefsinde ihlâs ile tatbik edeni kimse aldatamaz. Cin ve Şeytan o insana galebe edemez.Allah, Esmâ-i hüsnâsıyla bilinir.Cenabı Hak'kın âsârından, Kudret ve azametini düşün, Zât ve mahiyetini düşünme...

Esmâ-i hüsnânın çokluğu bir kezde düşünülürse Tevhid olur. Tevhid kuvvettir.Daima Allah'tan başkasını unut... Zâkir olursun. Böyle olan kimse her yerde zâkir'dir. Kalb ve Iisaniyle AIIah'm zikrine devam edenlerin kalbine Allah Zâti Ahadiyetine karşı iştiyâk nuru ilka eder. Gözü açılana Hâya gelir...

Hâya makamında fetih başlar. Fetih, kalb gözünün Tevfik-i Rabbani ile açılmasıdır. Bu göz açıldı mı ahlâk, fazilet, doğruluk o kimse için asla değişmeyen, değiştirilemeyen bir haslet olur , Onsuz yaşayamaz.

2- Bir yerde bir günah işlemiş isen oradan ayrılmadan bir de iyilik, ibadet işle, bir eIbise üzerinde iken işlemişsen O elbiseyi çıkarmadan evvel bir de ibadet yap...

Vücudundan ayrılan sakal, bıyık, saç, tırnak, kir gibi şeylerde, senden ayrılırken tahir bulun. Ve Allah'ı zikret. Çünkü onlara sahibini nasıl terkettin diye sorarlar...

''Tırnak ve saçta sinir vardır. Fakat keserken duymaz. Vücutta bâzı kısımların ruhla alâkası vardır. DuyarIar.Geçmiş günahlarından birini hatırlayınca hemen tevbe, istiğfar et. Ve Allah'ı zikret, Çünkü Rasul-ü Ekrem (Her işlediğin suçun peşinden bir de iyilik yap ki onu mahvetsin, zira “Hasenat Seyyiati yok eder” buyurmuşlardır.

3- Nerede öleceğini, ne vakit ruhunu vereceğini biIemezsin. Onun için Rabbine her hâlinde hüsnü zan et. Su-i zan etme. Tâ ki Rabb’ine hüsnü zan ile kavuşasın...

Hadis-i Kudsi'de buyurur: Ben kulumun zannı üzereyim. Bana karşı hayırlı zan'da bulunsun. Bu haber bir vakit ile takyid buyurulmamıştır. Hatta zannını ilim derecesine çıkar...

De ki Rabbim affeder, mağfiret eder. Günahlarımdan beni temizler.Gıınahkârlara: “Rahmetimden ümidinizi kesmeyin; çünkü, Rabbiniz bütün günahları yarlığar.” Bu âyet'tir.Bir kavli şerifte hiç bir günah tahdid edilmeden mağfiret beyan buyurulmuş, bir de “cemian” ile te'kid edilmiştir. Allah'ın Rahmeti gazabına galiptir, Günahkârlara da kulum diye şeref bahşetmesi ne büyük Iütf-u ilâhidir, (Kul) kelimesi Hakk namına kelâm eden, konuşan demektir .Allah'ımıza hudutsuz şükürler olsun...

4- Gizli, âşikâr, tenhada, kalabalıkta Allah'ın zikrine devam et. “Allah, siz beni anın, Ben de sizi anayım” der.“Allah'ı çok zikreden erkeklerle, Allah'ı çok zikreden kadınlara pek büyük mükafatlar hazırlanmıştır” , buyurulur.Zikir , dil ile olduğu gibi kalb ile de olur. Hatta bütün âzalarla olur. Zikir , zikrettiği Zât’tan başkasını tamamen unutmaktadır .Daha doğrusu zikir , Halik’ı ceseden ve ruhen talep etmektir .Zikir çok büyük bir ihsandır mü'minlere...

 
 
Turkish Arabic English