Mü'minlerin buluşma yeri Camiiler, sandalyelelerle dolu...
Çoğunuz biliyorsunuzdur, sıklıkla duymuşsunuz, yada bizzat görmüşsünüzdür. Belki uyguluyor, belki de yapana sizde karşı çıkıyorsunuzdur. Camilerde sandalye üzerinde namaz kılmaktan söz ediyorum. Birçok camilere ardıardına sıralanmış sandalyeler konmuş-doldurulmuş. Camiler (Tövbe estağfurulluh) sinema salonu gibi olmuş. Orta yaşı az geçmişler bile, geçmişinde atası nasıl namaz kılardı görmemiş, sanki daha öncenin ihtiyarları namaz kılmamış. Velhasıl dinini-dününü unutmuş olacak ki, alnını yere secdeye sermekten ar eder gibi,sandalye üzerine tüneyip güya namazını eda ediyor. Soruyorsun: "Bu nasıl namaz, bu fitne değil mi kardeş? Bu şekil namaz ne zaman, nasıl başladı? Sandalyede namaz kılanlar, cevap veriyorlar: Dinde kolaylık olduğu, güçlük olmadığı için sandalyede namaz kılıyoruz. Dizlerim ağrıyor çömelemiyoruz. Atan da böyle mi namaz kılıyordu? Cevap bol, işlerine geldiği gibi, laf ebeliği... dedikleri doğru mudur?
Doğru değildir. Dinde güçlük yok demek, "Size güç gelen ibadetleri yapmayın veya bu ibadetleri istediğiniz gibi değiştirin" demek değildir. Dinimizin izin verdiği ruhsatlardan istifade edilir. Camiye kadar gelen kimse yere de oturabilir. Secde edemiyorsa, ayaklarını kıbleye doğru uzatarak ima ile namazını kılar. Yahut sandalyeye oturup ayaklarını başka bir sandalyenin üstüne koyabilir.
Ben bu konuya yönelik yazıları geride bıraktığımız şu sekiz-on yıl sürecinde defalarca yazdım. O gün bugün artmış eksilmemiş. Zaten cami cemati azalmış, gidenlerde sandalyelerde adeta keyfe dalmış. Allah affetsin bu laflar acı, ama malesef başka yakıştırmayla yaklaşımda bulunamıyorum. Sandalyede oturanların kahvede oturanlardan ne farkı var, veya kilisede oturanlardan ne farkları kalmış?..