Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Allahümme salli alâ seyyidina Muhammdin ve alâ âli seyyidina Muhammed

HOŞGELDİNİZ EFENDİM.
İZİNİZDE OLMAK İÇİN NEFSİMLE MÜCADELEDEYİM.
 
BUGÜN PEYGAMBER EFENDİMİZİN DÜNYAYA TEŞRİFLERİ GÜNÜ.
BU VESİLE İLE MEVLİD KANDİLİNİZİ EN KALBİ DUYGULARIMLA KUTLUYOR,
RABBİM BİZLERİ PEYGAMBER EFENDİMİZİN ŞEFAATİNE NAİL EYLESİN DİYORUM.. BUGÜN YAPACAĞIMIZ İBADETLERİMİZİ, DUALARIMIZI KABUL ETSİN MEVLAM.ÂMİN.
 
VE DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EFENDİMİZ...
 
AHMED-i MAHMUD MUHAMMED MUSTAFA (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ey Âlemlere rahmet, ey bütün güzelliklerin, iyi huyların örneği Hak Peygamber, seni çok seviyoruz. Hoş geldin dünyamıza, hoş geldin gönüllerimize. Sana ümmet olmak şereftir hepimize...
 
Bugün sevgili peygamberimizi anma ve çevremize anlatma günüdür, öyle olmalıdır. Bugün yapılacak kutlamalarda bilhassa gençlere peygamberimiz doğru anlatılmalı ve anlatılanların akılda kalması sağlanmalıdır.
Mevlit Kandili sadece mesajlarla kutlanıp geçiştirilecek bir gün değildir.Peygamberimizi anlamak, idol edinmek, izini sürmek, yaşantısını örnek almaya vesiledir bugün. 
 
Resulullah Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz şöyle Buyurdular:
"Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim." Hadis-i Şerif
 
Dilerim Kin, dargınlık, nefret, intikam hissinden uzak, sevmenin güzelliğini birbirimize aşılayalım bugün ve Peygamber Efendimizin “Ya hayır söyle, yahut sus” Hadis-i Şerifini olanca gücümüzle yaşamaya çalışalım her gün. Dilerim Hazreti Muhammet’in yolundan giden, peygamberimize layık ümmet oluruz.
 
Alemlere Rahmet Allah Resulünü (a.s) doğduğu günde Mevlid Kandili’nde anıyor, anlamaya çalışıyoruz. O’nunla yakınlığımızı artırmaya gayret gösteriyoruz. Fakat bunu bütün bir ömrümüze yaymamız gerekir. Zira peygamberimizi hatırlamayı belli zamanlara hasredip hayatımızın diğer safhalarında  hatırlamayı unutursak; bu, Peygamberimize muhabbetimizin samimî olmadığını gösterir. Sevgili peygamberimize binlerce salat ve selam olsun. Şefaati üzerimizde daim olsun. "Allahümme Salli âlâ Seyyidina Muhammedin ve âlâ Âli seyyidina Muhammed..." 
Devamını oku...
Şu anda 5905 konuk çevrimiçi

Cezayir'in Cezası
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 02 Mart 2019 15:20
altBu Ne Hırstır? Adam 83 yaşına gelmiş, tekerlekli sandalyeye çökmüş. Hala daha gözü koltuk da, gözünü toprak doyursun sözünü hak ediyor olmalı...
Bir Afrika ülkesi olan Cezayir'i yöneten zattan söz ediyorum. Dört dönemdir en tepedeymiş, oturduğu tahtta 20 senedir milletten aldığını yemiş içmiş doymamış.  Sağlık sorunları had safhaya çıkmış hâlâ koltukta gözü, saraydaki saltanatı sallansın istemiyor. "Yine başınızda ben olacağım, beşinci dönemi de göreceğim." diyerek, yeni seçimlerde aday olacağını duyurmuş. 
Cezayir'in çoğunluğu Müslüman olan halkı da "Ee yeter artık, senin püsürüğünle mi uğraşacağız?" demişler. Tüm zamanlarda bizi unutup, seçim zamanları hatırlayan yönetme heveslisini gayrı başımızda görmek istemiyoruz, hepten unutmak istiyoruz." diye haykırmışlar. Nidaları duyulmayınca tepkilerini meydanlara dökülerek sunmuşlar. Çözüm değil elbet sokağa dökülmek, en güzeli sandıkta oy vermemek.
Haber vakitlerinde dinledim. Cezayir'de 1999'da yönetime gelen ve 4 dönemdir görev yapan 83 yaşındaki Abdulaziz Buteflika'nın yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen 18 Nisan'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir kez daha aday olması bir süredir ülkede gösterilere neden oluyor." deniliyordu bültenlerde. İlk yorumum: "Bu ne hırstır yahu, bu ne sonu gelmez  aç gözlülüktür, tükenmek bilmeyen dünyalık arzusudur. Bir durun artık, tıkınmaktan boğulacaksınız, nefsinizi dizginleyin." şeklinde oldu.
"Osmanlı himayesinden çıkarda, Fransa'nın boyunduruğu altına girerseniz, gün gelir böyle başınızdan gitmek bilmeyen koltuk sevdalısı adamlarla cezalandırılırsınız." dedim.
Kulaklarımdan başka dinleyenim yoktu, ama sonrasında da söylenmeye devam ettim. "Firavun gönüllü bunlar, tahtı ele geçirdiler mi, mezara giresiye vazgeçmek istemiyorlar.Belki de öleceklerini hiç sanmıyorlar. Yahu çekilinde biraz da genç beyinler girsin devreye. Emanet aldığınız makamları geri vermesini de bilin. Gidin evinize birazda torunlara dedelik edin." dedim. Bu ne hırstır gerçekten, bu ne haddini bilmezliktir. "Hep bana Rab bana. "diyenler yüzünden insanlar eza çekmektedir. Koltuk sapıkları n'olacak! Krallık değil ki yönettiğiniz yerler hep tahtta kalasınız; demokrasi varsa başkalarına da hak tanımalısınız."
Devamını oku...
 
Özümüz Ölümsüzdür
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 02 Mart 2019 09:19
DÜNYA GÜZEL DİYORUZ YAŞAMAYI SEVİYORUZ.
ÖTE TARAFI BİLMEDİĞİMİZDEN ÖLÜMDEN KORKUYORUZ.
 
altBu sabah kalktığımda, saat 6.30 sularıydı. evimin karşı sokağındaki camide kısa aralıklarla üç selâ verildi. Saat dokuza doğru bu sayı beşe çıktı. Her zamanki gibi araba seslerinden kimin vefat ettiğini selâ bitiminde yapılan duyurudan duyamadım.. Vefat eden zatın nereye defnedileceğini de anlayamadım. Selâları dinlerken asudelik hissettim. İçimi derin bir huzur kapladı. Bir yandan da tuhaf bir gariplik hissettim. "Dün sağ olan birileri bugün ölüler grubuna dahil oldular. Ecel işte, ummadığın anda geliveriyor. Vade dolunca Allah'ın verdiği karardan kaçınılmıyor." diye düşünüp hayatını kaybedenlere yüce Allah'tan rahmet diledim. 
Her şeyin bir miadı, bir sonu var. İnsanın da bu dünyadaki yaşama süresi bitince hayatı yitiyor, ruhu kalkıp başka bir âleme gidiyor. Bir göç gibi düşünmek lâzım. Amirin emriyle Ankara'dan İstanbul'a tayin edilmiş gibi, tek başına sefere çıkılmış gibi...
Her ölüm zamansız bulunur, her ölenin ardından şaşkınlık yaşanır. Tuhaflık hissedilir. Ölen kişilerin evlerinde muhtemelen gözyaşı vardır. "Daha dün bizimle şakalaşırken, bugün aramızdan ayrıldı." diyerek belki de çok yakınları çok ağlamaktan kahrolup bitap düşüyorlardır.
Metanetle düşünecek olsak ki bunu hiç birimiz yapmıyoruz, yapamıyoruz. Bu satırları yazan ben bile annem babam vefat ettiğinde için için ağladım. Geçmişte beraberce yaşanılanlar geliyor göz önüne hisleniyorsunuz. Yüreğiniz daralıyor, iç sıkıntısı yaşıyorsunuz. En yakınlarımız ölümle bir anda yanımızdan yok oluyor sanıyoruz. Bir daha onları göremeyecek olmanın karamsarlığına kapılıyorsunuz. O anlarda hüzün sarıyor benliğimizi, üzüntüye bürünüyoruz. İsyan değil bunlar, duygusal anlar. Haşa 'Niye öldün, gittin! Erkendi daha, bari sen gitmeyeydin?' gibisine feryat figan değildi benim ağlamalarım.
Allah'ın emrine itaat etmek lazım. Allah'tan geldik Allah'a dönüyoruz. Özümüz ölmüyor, aksine ölümsüzlüğe kavuşuyor. Bu dünyada ölmekle yok olmuyoruz, başka bir yerde yeni bir yola koyuluyoruz.
Devamını oku...
 
Yenilenme Zamanı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 01 Mart 2019 10:03
MART AYI AĞAÇ DİKİMİ VE ÇEVREYİ YENİLEME ZAMANIDIR
 
altÇok şükür kış mevsimini sonları soğuk geçen Şubat ayıyla birlikte geride bıraktık. Cemreler düştü, çayır çimen yeşillendi; papatyalar gelincikler kırlara serilmeye başladı. Şayet Mart kapıdan baktıran ve kazama kürek yaktıran olmazsa, bu ay süresince bahçelerimizin bakımını yapabilir, boş alanlara fidan dikimleriyle donatabiliriz.
Çevremiz ve kendimiz için ne yapabiliyoruz? Bu soruyu da kendimize en çok soracağımız ay, Mart ayıdır. Bu ayda sıklıkla duyulan kuş cıvıltılarıyla, yeşille donanan doğayla yenilenelim. Mümkün olduğunca doğal beslenelim, doğadan bolca  yararlanarak, doğal yaşama gayretinde olalım. Her halimizden mutlu olmaya bakalım. Mutlu olan, başkalarını da mutlu eder.
Ülkemiz çevre konusundaki imkânlar bakımından çok şanslı. Galiba bu imkânları kullanmasını bilmeyen çevreci geçinenler açısından şansız bir ülkeyiz. Paraya verdiğimiz değerden dolayı yeşili yok edip, betona teslim ediyoruz. Okumaya gösterdiğimiz duyarsızlığımızı, çevremize de göstermiyoruz. Mevlam tüm güzellikleri ülkemin her yerine cömertçe vermiş elhamdülillah. Tabiatı hoyratça kullanmamıza rağmen çevre sorunlarımız şimdilik az ve çözümsüz sorunlarda değil. Üstelik birçok yörede göremediğimiz, 'Gönüllü Çevreciler”imiz var. Çevre sorunlarını çözmek için durmadan planlar, projeler hazırlayan Çevre İl Müdürlüklerimiz var. Bildiğim kadarıyla; pek çok yörede adı olan, ama yeri bilinmeyen bir Çevre Gönüllüleri Dernekleri var. Çevre çalışmalarına ödenek sağlayan “Çevre Vakfı”mız bile var. Bunun da ötesinde hevesi kursağında kalan, çevreci olmak için ne yapılması gerektiğini bilmeyen hevesli, her yaştan çevrecilerimiz var. Yetmez mi, daha ne olsun?
Ülkemin çevreyi alet ederek kendini ön plana çıkaracak, televizyonlarda boy göstermekten öte bir şey yapmayacak söz de çevrecilere ihtiyacı yok. Çevreyi koruyacak, çevre için çalışacak ve çevre imkânlarını en iyi şekilde değerlendirerek, çevre projelerini hayata geçirecek güzel yürekli insanlara ihtiyacı var.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 3 / 87
 
Turkish Arabic English