Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiğim Karadeniz gezime yönelik yazımı yazmaya bilgisayar başına oturdum. Nasıl başlasam diye düşünüyorum. Zil sesiyle düşüncem bölündü. Kapıyı açtım, alt kattaki komşum gelmiş. Beni bir süredir görememişde nerdeymişim merak etmiş. Sevindim ilgisine, içeriye buyur ettim. Bilgisayarımı açık görünce "haber mi yazıyodun, yeni başkan demirköprü yanındaki kaldırımları yeniledi onu yazsana; eski başkan gitmeden az evvel döşettiydi o yolu. Bunların işi gücü israf anam, ne olacak, taşların hesabı yapılmıyor tabi, kaldırımla kandırıp malı ordan götürüyordur bu adamlar.
Konuyu değiştirmek için "boş  ber, günahları boynuna. Yanlarına kalmaz nasılsa"" diyorum. Hırçınlaşıyor:
-"Boş ver olur mu, sen gasteci değil misin? Şöyle vurucu bir yazı patlat tatlım, baştakiler yaptıklarını bilmiyoruz sanmasın. Ama bunu benden duyduğunu yazma sakın, malum daha biz emekli olmadık, bir haber uğruna işimizden olmayalım." dedi. 
Hani beni merak edip gelmişti. Daha halimi hatırımı bile sormadı. Ben mi önce ona sormalıydım, fırsat bırakmadı ki sorayım. Hemen şunu yaz, bunu yaz girişti talimata. İki sözün birinde de "aman benden bahsetme" diyor.
Komşuma "Merak etme, senden bahsetmem, yolun yeni halini oradan geçtiğimde görürüm nasılsa. Ben zaten genel yazmak istiyorum" diyorum. "Yerel demek istediklerimi bazen bütün gün konuştuğum her insana söylüyorum. Şehrimin menfaati neyi gerektiriyorsa, bireysel uyarılarımı yapıyorum çevremdeki herkese..." Komşum tavrımdan memnun, gülümsüyerek koltuğa kuruluyor. ikramım olan kahveyi yudumluyor. 
Ülkemde genelde de, yerelde de, yazacak konu çok aslında. Ne de olsa gün boyunca pek çok kişiyle konuşuyorum. Her birinden duyduklarımı yazsam, sayfalar dolar taşar. Velhasıl yazılacak konu çokta, yazmaya bazen takat yok. Ömür biter, kalemler tükenir, lakin konular bitmez. Ama insanımız bir garip. “Bizim ismimizi kayda geçirmeden yaz,” dediler mi? İnanın hiç bir şey yazasım gelmiyor. Hem konuşacaksın, hem konuştuğumuzu el bilmesin, sen kendinden bir şeyler karala diyeceksin. Bunun adına ödleklik denir, cesaret denmez. 
Devamını oku...
Şu anda 687 konuk çevrimiçi

Hüzün ve Arab Şâirlerinin Buğulu Gözleri
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 05 Mayıs 2012 12:51

   Arap şâirleri en fazla hislendirip en çok hüzünlendiren şey çöllerdeki cidâr (duvar) kalıntılarıdır. Zîra Arab Yarımadası'nda eski çağlardan beri, tıpkı bizim Yörükler gibi göçebe bir hayat süren kabilelerin sayısı az değildir. Yerleşik bir kabilenin yamacına muvakkat (geçici, vakitle sınırlı, bir vakit), mukayyet (kayıtlı, eğreti, ancak bir kayda/şarta bağlı) göçebe çadırları kurulup da, o civârın delikanlısı göçebeden bir kıza vurulsa, su azalıp, otlak kuruyup orası göçebe kabile tarafından terk edilse, geriye âşık tarafından duvarları öpüp koklamak ve hâtıralar arasında kaybolmak kalıyor.

Devamını oku...
 
Hüzünlendim... Kederlendim... Gamlandım.. Elem ve esef duydum...
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 01 Mayıs 2012 15:55

   Canım hep ağlamak istiyor. Bol bol ağlamak. Neden bilmem çok hüzünlüyüm.

   Hüzün. Türkçe'de hüzün kelimesini karşılayan bir kelime var mı bilmem? Biz her şeye üzülmek deriz. Parmağım kesildi, üzüldüm. Paramı düşürmüşüm, üzüldüm. Babam öldü, ona da üzüldüm. Aşağı üzülmek, yukarı üzülmek. Bunun derecesini, yoğunluğunu belli eden, dereceler arasındaki farkı gösteren kelimeler nerede?
 
   Hemen Arab lisânına başvuruyoruz; çeşitliliği, yoğunluğu ve farkları doğru düzgün ve isâbetli bir şekilde anlatmak, açıklayabilmek için. 
Devamını oku...
 
Cephe Erleri ile Saray Çocukları Mukayesesi 2
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 29 Nisan 2012 20:51

   Batı ile Doğu’dan kasdedilen cihet değil, kavram olarak temsil ettiği fikir ve benimsediği hayat görüşü açısından âid olunan iki farklı kutubu işâret etmeleridir.

   Bu mânâda Batı küffârı, Doğu (bölge olarak Ortadoğu) îmânı temsil eden iki farklı taraftır.

   Dünyâda Âdem aleyhi’s-selâm’dan kıyamete dek iki farklı millet, yani iki farklı taraf (kutup) olduğunu da burada belirtmek lâzım. Birisi İslâm (Tevhid’e îmân ve Hakk’a teslimiyet) Milleti, diğeri ise Küfür (inkâr) Milleti’dir. Buna göre Kâbil Batılı, Hâbil ise Doğuludur.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki101102103104105106107108109110SonrakiSon»

Sayfa 106 / 114
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ