Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

HANIMLAR  BAYRAM TEMİZLİĞİ SEZONU BAŞLAMIŞTIR
SUYA SABUNA DOKUNUN TEMİZLİKTE DAHA DİKKATLİ OLUN 
 
Müslüman insana temiz bir evde, temiz bir çevrede yaşamak yaraşır. Çoğumuzun evleri her daim temiz olmasına rağmen bayram temizliğine ayrı bir önem veririz. Bayrama yakınlaştığımız günlerde, arife gününden de önce evlerimizde genel temizlik yaparız. Elimizde renkli bezler camları, kapıları sileriz. Evimizin dört bir yanını çamaşır suyuyla, kimimiz beyaz sabunla, sirkeli- limonlu suyla ovar dururuz. Bal dök yala, durumu oluştururuz. Sonrasında mis kokulu, pırıl pırıl bir evde tertemiz giyinmiş kuşanmış olarak bayram ziyaretçilerimizi bekleriz.
Yine yeni bir bayram öncesindeyiz. Evet hanımlar, bugün itibariyle bayram temizliği sezonu açılmıştır, hayırlı olsun. Islak yerlere naylon terlikle basmayın, kayarsınız. Eviniz yüksekse camların dışını silerken ucuna bez sarılmış sırık kullanın. Sakın sarkarak, balkondan halı çırparak temizlik yapmayın. Allah muhafaza canınız malınızdan değerlidir. Mübarek günde çok yorulmayın, arada bir dinlenmeye özen gösterin. Ev işleri nankördür, kadir kıymet bildirmez. Sürekli yaşanılan yerlerde evi devamlı temiz tutmak  çok zordur.  Bu bakımdan bayram öncesi evlerimizi derinlemesine temizlemek görenektendir. Kollar sıvanır, analardan görülegeldiği gibi bayram temizliğine başlanır. Bu geleneği sürdüren tüm hanımlar! İşleriniz kolay gelsin, Allah kaslarınıza kuvvet versin. Temizlik ürünlerinize zeval vermesin. Emeğinizin karşılığını bayramda evinize çok misafir gelerek alasınız. Bu duaya âmin dedikten sonra sokaklarımız içinde tertemiz demek isterdim. Ama bizim sokaklarımız o kadar bakımsız ve kirli ki, “Biz bu kirlilikle nasıl Müslüman’ız” dedirtiyor insana. 
Avrupalıların cadde ve sokaklarını kimimiz gidince, kimimiz filmlerden görüyoruz. Hıristiyan insanlar bizim dinimizde emredileni bizden iyi uyguluyorlar. Çevrelerinde bir çöp kırıntısı bile görülmüyor. Biz çevre temizliğimizi maalesef sadece Dünya Çevre Günü’nde etkinlikler yaparak ve bu etkinliklerde nutuklar atarak kutlamasını biliyoruz. Ancak, ertesi gün de dün yaptığımızı, ağzımızdan çıkan nutuklarımızı unutuyoruz. Tıpkı bayramlar haricinde evimize haberli gelecek misafir öncesi, evimizi paklayıp, misafirin ardından normale dönüşümüz gibi, yalnızca çevre gününde çevremize önem veriyoruz.
Sözde dünya insanlarına o gün için ayak uyduruyoruz. Hâlbuki yaşadığımız yer bizim ülkemiz, bizim şehrimiz. Elâleme göstermelik iş yapmayalım. Bu şehrin içinde kendimiz yaşadığımız için çevremizi temiz tutalım. Özellikle içinde bulunduğumuz Ramazan ayı ve bayram günleri çevrenin daha temiz olmasına vesile olsun. Ramazan Bayram’ına tertemiz girelim ve hep temiz olalım.
Devamını oku...
Şu anda 746 konuk çevrimiçi

Aradaki Fark
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 11 Mart 2013 23:24

 

HİKAYE BU YA..
 
altBir gün, bir bilgeye sormuşlar: ”Sevginin sِözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar
arasında ne fark vardır?”
 
“Bakın, göِstereyim .” demiş bilge kişi.
Bir sofra hazırlamış, Sevgiyi dilinden düşürmeyen, ama dilden gِönle de indirmeyen
kişileri çağırmış bu sofraya.
 
Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından
da bir metre boyunda kaşıklar.
Bilge :
“Bu kaşıkların sapının ucundan tutup ِöyle yiyeceksiniz” diye şart da koşmuş.
 
"Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”
 
“Peki” demişler ve çorbayı içmeye girişmişler.
Fakat o da ne?
Kaşıklar uzun geldiği için, sofradaki hiç kimse bir türlü dِöküp saçmadan gِötüremiyormuş
çorbayı ağzına. En sonunda, bakmışlar bu iş bu şekil olmuyor, vazgeçmişler çorbadan ve  aç
kalkmışlar sofradan.
 
Onlardan sonra bilge :
“Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım yemeğe. “ demiş.
Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen nurlu insanlar gelmiş oturmuş sofraya.
 
Bilge:
 
Aynı yöntemle ikramına “Buyurun bakalım “ deyince, bu insanların her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki
arkadaşına uzatıp içmişler çorbalarını.
Bِöylece her biri diğerini doyurmuş ve kendisi de doymuş olarak kalkmış sofradan.
 
“İşte” demiş bilge:
 
”Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini gِörür ve doymayı düşünürse,
hakikatte daima aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini de düşünür  doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz.
Hikayedeki kıssadan hissemizi alabildiysek ne mutlu bize. 
 
 
Dostun Hakikisi
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 04 Mart 2013 23:45

 

 
altGenç adamın biri,
Dermiş babasına her gün;
 
"Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi.
Belki de senin dostlarından çoktur.
Hem daha çok dostlarım, hem hakiki dostlukları..."
 
Baba itiraz eder:
 
"Olmaz öyle çok dost,
Hakikisi belki bir, belki iki
Fazlasını bulamazsın; gerçek, hakiki.."
Devam eder durur konuşma
Aralarında başlar bir tartışma
Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya...
Devamını oku...
 
EY NEBİ...
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 01 Mart 2013 12:45

 

altEY YOL GÖSTERENİMİZ, REHBERİMİZ, LİDERİMİZ, İNŞALLAH ÇOĞUNLUKLA İZİNDEYİZ...
 
Ey Nebi... Ey rehberlerin en dürüstü, en şaşmaz pusulanın öğreticisi...
 
Ey... Gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan nebi!..
Ey... Yaradan''ın en güzel eseri!..
"Sen olmasaydın, sen olmasaydın

alt

âlemleri yaratmazdım!" dedigi!..
Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!...
 
Ey...İnsanoğlunun ufku - en güzel insan..
ALLAH''ın sevgilisi, kâinatın gözbebeği!..
Ey...Rahmeten li ' l-âlemin!..
Senden şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem, şefaat eder misin?...
 
Ey... Kupkuru çölleri cennete ceviren gül!..
Ey...Gönlünden gül dökülen resul!..
Küçük kız çocuğunun elinden tutup da giden,
Kuşu ölen çocuğa başsağlığı dileyen...
Gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen resul!...
Benim de gözümün yaşını siler misin?..

alt

 
 
Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; 
Yüreğimden binlerce kuş uctu, bin'i de öldü desem...
Bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder misin?..
 
Ey; Islam''ın peygamberi!..
Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin
En güzel çiçeği!..
Ama mahzun, ama kederli...
Daima düşüncede, daima hüzün icinde ömründe,
Bir defa bile, kahkahayla gülmemiş...
 Gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!...
Gözlerimi yumsam, ve hülyana dalsam..
 
alt
 
O gül kokulu gülüşün ile, benim de gözlerimin içine güler misin?..
Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı yastığa koymuşluğum olmuşsa,
Tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana...
İşte onun, işte o sevdanın hatrına!..
 
Ey...Gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!...
Ey...Gönlümün sultanı efendim!...
Ümidim, muradım, kurtarıcım, mujdecim...
Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim?...
Desem..
Bulundugun yerden, yüreğime bir damla su serper misin?...
 
Seni sevsem!...
Çok, çok sevsem!...
Öyle cok sevsem ki sen koksa özüm, yüreğim...
Sen koksa nazım, edam..
Gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan!..
Ali'n, Fatıma'n gibi olsam!..
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki101102103104105106107108109110SonrakiSon»

Sayfa 102 / 129
 
Turkish Arabic English