Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

SARIKAMIŞ HAREKATI
 
Sarıkamış harekatı tam 103 yıl önce bugün başlamıştı. Osmanlı askeri Rus ordusunu geri püskürtmüştü. Enver Paşa olanla yetinmemiş, yorgun askerden daha da fazlasını istemişti. Ancak paşanın emriyle başlayan Sarıkamış harekatı hüsranla sonuçlanmıştı. Kara kışta, karda tipide, üzerlerinde yazlık giysiyle binlerce askerimiz hırsa kurban gitti, donarak can verdi. 
Komutan kesin emir vermişti. Rusya'ya geçilecekti. Sırtlan önüne kuzuları sürer gibi,kar yığınlı Allahuekber dağlarının üzerine askeri yürüttü. Komutan askerlere dağları aştırıp Rus'u fethederek kahraman olmayı düşlüyor olmalıydı. 
Her yer kar doluydu. Kar tipisinden göz gözü görmüyordu. Asker kar yığınına attığı adımını bir daha geri alamadı. Genç bedenler donmuştu. 90.000  yiğit ana kuzusu kara bulanmıştı. Onların sayesinde bu vatan vatan olmuştu.
Kıymetli şehitlerimiz, mekanınız cennetin en güzel yeridir şüphesiz. Ruhunuz şad olsun. Her biriniz karlı dağda kardelen olup gönüllerimizde açtınız. Daim dualarımdasınız. Minnetle, rahmetle bu vatan uğruna canından vazgeçen tüm şehitlerimizi saygıyla anıyorum.
Devamını oku...
Şu anda 760 konuk ve 1 üye çevrimiçi

O'NDAN VEFÂ SENDEN CEFÂ
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 13 Haziran 2012 00:03

مولانا جلال الدین بلخی رومی Târık İleri tarık ileri TARIK İLERİ AYFER AYTAÇ VOLKAN İLERİ ONDAN VEFA SENDEN CEFA MEVLANA GAZEL mevlana mesnevi şiir kaside divan-ı kebir volkan ileri aytaç ileri özlem ileri   Hakikattir ki ağlamanın verdiği zevk, gülmedeki zevki katlar da katlar. Ağlamanın tadı katbekat yüksektir ve yücedir gülmenin tadından. Ancak elbet, ağlamanın niye olduğuna da bağlı bu. Cam bilyesini en değerli şey zannedip kaybedince ağlayan çocuğun ağlaması gibi, dünyâ metâını en değerli şey zannederek onun elden çıkmasıyla feryâdı basanların, figânlar koparanların ağlaması her zaman yılan zehrinden farksızdır.

   Hüzünlenmeye sıra geldi mi, hüzünlenmek gerek; ağlamaya sıra geldiğinde de ağlamak. 

   Hani Arab şâirlerini en çok hüzünlendiren şey çöllerdeki cidâr kalıntılarıydı ya. Ya'ni giden sevgiliden kalan hâtıralar. Cismânî şeyler ve beşerî muhabbet.

   M. Celâleddîn-i Rûmî'yi hüzünlendiren, ağlatan bu içimizdeki muhabbet kuvvetinden başkası değil. Hakîkî muhabbetin verdiği lezzetle ağlayan Mevlânâ bakalım ne yazmış:

 

Devamını oku...
 
GÖSTER HELE YÜZÜNÜ, GÜL BAHÇELERİNİ GÖRMEK ARZUSUNDAYIM - MEVLÂNÂ'DAN
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 10 Haziran 2012 12:39

MEVLANA RUMİ مولانا جلال الدین بلخی رومی mevlana mesnevi mevlana gazel Târık İleri tarık ileri ısparta TARIK İLERİ AYFER AYTAÇ ARAPÇA ŞİİR FARSÇA ŞİİR FUZULİ GAZEL

 

Ârif ve mütefekkir şeyh Molla Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin (veyâ Belhî veyâ Konevî) Tebrizli Şems (Şems-i Tebrîzî) ismiyle bilinen mürşidiyle tanışmalarından sonra yazdığı, hikmet ve hakikatten mürekkep Dîvân-ı Şems isimli gazeliyâtından seçkin ve mühim gazelleri siz muhterem dostlarla paylaşmaya devâm ediyorum.

Arzu edenler gazelin şiir formunda okunuşunu buradan: http://youtu.be/qUdKu6sQrW0http://youtu.be/c_BO5-b1lRk

şarkı olarak seslendirilişini de şu adresten dinleyebilirler: http://youtu.be/7oJZMzhBCZo

Ancak şarkı olanında pek çok beyitler atlanmıştır. 

 


بنمای رخ که باغ و گلستانم آرزوست

بگشای لب که قند فراوانم آرزوست

Göster hele yüzünü, bağları gül bahçelerini göreyim istiyorum (görmek arzusundayım)

Aç hele dudaklarını, ballar şekerler yiyeyim istiyorum (yemek arzusundayım)

 

Devamını oku...
 
Hikmet Katreleri: Edebiyâtımızda Bismillâhirrahmanirrahîm
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 03 Haziran 2012 11:24

alt

 
   Müslüman şâirler, ârif ve mütefekkir olurlar. His ve fikir dünyaları Kur'ân'la Sünnet-i Seniyye ile yoğrulur durur. Hayatın her safhasında düşüncenin, hissiyâtın ve hakîkatin en latif ve özel imbiklerinden süzerek rafine ettikleri hikmetli sözleri en ince ifâdelerle bizlere yansıtırlar.
   Hattâ bu bu yansıtma işini dünyâda eşi emsâli bulunmaz bir güzellikte sehl-i mümteni olan lafın gevheri, pırıltılı yakutu hâline getirerek ruhlarımızı ve dimağlarımızı âdetâ okşarlar. Demek oluyor ki, Müslüman âlimler, şâirler, içli, hisli duygulu ârifler; Batılı felsefecilerin hissiz, ruhsuz, kalitesiz, kıymetsiz boncuklarının yerine bizim önümüze her zaman en kıymetli mücevherleri sermişlerdir.
   Bizler de Batıyı artık bir tarafa bırakıp özümüzden olan, fıtratımızda yer alan hakiki pırlanta ve mücevherlere yâni Doğu'dan olan hikmetin nâdir bulunan en değerli cevherlere, hakikat saçan nurlara teveccüh etmeli, rağbet ve itibar etmeliyiz. 
Edebiyatımızda Allah'ın ismi olan Rahman ve Rahîm ile işe, aşa ve sâir fiiliyata girişmenin ehemmiyetine binâen dile getirilen zarif beyitleri okumaya devam edelim.
 
Selâmlarımla. Târık İleri.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
 
 
Gel ey her matlûbun fethine tâlib
Bil evvel zikr-i Bismillâh'ı vâcib
Lami'î
 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki101102103104105106107108109110SonrakiSon»

Sayfa 101 / 113
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ