Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Baştarafı Üçüncü Bölümden Devâm: http://www.ayferaytac.com/tum-makaleler/1177

    Yedinci pazartesi günü, sınav kâğıtlarını öğrencilere dağıtıyorsun. Kimyâ’nın kâğıdının altına kurşun kalemle “seni seviyorum” yazdın. Ders bitince herkes dışarı çıkıyor. Kimyâ, kapalı devre elektrik sisteminde endüktans akımının oluşturulması yöntemi hakkında bir sual sormak için yanına geliyor.

Devamını oku...
Şu anda 4000 konuk çevrimiçi

Hacetten Para Kazananlar
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 14 Ocak 2019 11:09
GİDERDEN GELİR,ÇOLUK ÇOCUK AFİYETLE YENİR.
 
altHACETTEN PARA KAZANANLAR
Belediyelerin bildiğimiz, bilmediğimiz pek çok yerden önemli gelir kaynakları var. Bu gelirlerle belediyenin bazı giderleri karşılanıyor ve yönettiği yöreye hizmet yapmaya çalışılıyor. Hatta festivallere çağrılan sanatçıların paraları bile hacet gidermekten gelen gelirle ödeniyor.
Kendi ilimden biliyorum, bizim şehrin belediyesinin en bilinmez ve umulmadık düzeyde gelir kaynağı, yeme içmelerin hazmedilip boşaltılmasından sonra kullanılan en ucuz tuvalet kağıtlarından sağlanıyor.
Tuvalet Kağıtları Belediyelerin Önemli Gelir Kaynağı...
Markalı, markasız, üç katlı veya beş katlı hiç fark etmiyor. Evine tuvalet kağıdı alan ve sürekli tuvalet kağıdı kullanan medeni ahali, belediyenin bu önemli gelirine isteyerek olmasa da katkıda bulunmuş oluyor.
‘Bunu nasıl yapıyoruz,'un cevabı: Bir hanede ortalama beş kişi yaşıyorsa ve bunlar günde beş kez def-i hacet için tuvalete giriyorlarsa ve her girişlerinde, kaba etlerini medeniyetin getirisi kağıt peçetelerle temizliyorlarsa, sonra da o peçeteleri tuvaletin deliğinden sallandırıp, üzerine sifonu çekerek suyu boca ediyorsa, o peçeteler bir süre sonra belediyeye gelir kazandırmak için seferberliğe girişiveriyorlar. 
Hala ‘Nasıl yani,’ diyenleriniz var mı? Varsa hemen detaylı açıklayalım. TV reklamlarında gördüğünüz, süslü kelimelerle, işveli sunumlarla pazarlanma tekniğine kanıp aldığımız, ağaç katliamının baş sebepcibaşıcısı tuvalet kağıtları var ya, işte onlar öyle sanıldığı gibi, üstüne sifon çekilmekle yağ gibi kanallardan akıp gitmiyormuş meğer. Bir süre sonra logarları tıkayıp size zorlu anlar yaşatırken, belediyeye de para kazanacağı iş çıkarıyormuş. 
Bu tür tıkanıklığı olanların sorunlarını gidermek içinde, belediye peşin olarak 300 liranızı alıyor. Karşılığında size makbuz sunarken, evinizin adresini de kaydediyor. Sonra sizi sıraya koyuyor. Artık onuncu sıradaysanız bütün gün, hatta bütün gece evinize belediyenin göndereceği vidanjörü beklemeye koyuluyorsunuz. 
Merak etmeyin, belediyenin kanalizasyon ekipleri gece, gündüz iki vardiya halinde çalışıyorlar ve 24 saat içinde mutlaka size de ulaşıp, kanalınızı tıkanıklıktan kurtarıyorlar. Bu süreçte sizin yaşadığınız tek sıkıntı, tıkalı tuvaletinizi açılıncaya kadar kullanmamanız oluyor. Bir de evinizi basan pis sudan ve kokudan yemek yiyemeyişiniz, türlü rahatsızlıklar yaşamanıza neden teşkil ediyor. Bir 24 saatlik cefa ömrün yarısını götürüyor gibi geliyor, o da işin psikolojik yanı. Çaresi: “Bu da geçer” diyerek, insanın kendi kendini teskin etmesi. Stresin başka şifası yok bilesiniz... 
Devamını oku...
 
Vermeden Alıyorlar
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 12 Ocak 2019 17:23
ZAMLI MAAŞLARIMIZ ELİMİZE GEÇMEDEN PARALAR BİTTİ.
 
altMarketlere, pazarlara sıklıkla gidenler görmüşlerdir, her şeye yeniden zam gelmiş. Dün beşe aldığımız, bugün on olmuş. 100 liranın zam yağmuruna karşı hiç hükmü kalmamış. Günde değişiyor fiyatlar, belki de saatte. Vah ki vah bize! Zam biraz gerile, acı halimize... 
Güya emekli maaşlarımıza zam yaptılar, maaş alacağımız günü "Oh bu ay biraz rahatlayacağız." diyerek umutla iple çekerken, aşımıza başka zamları kattılar. Zamlı paramız cebimize girmeden raflarda erimiş. Fukaranın taş kaynatmaktan tenceresi delinmiş... 
Allah'a şükür iyi ki makarna var. Makarnayı bulanlardan Allah razı olsun. Hamsinin bile 20 lira olduğu denizi bol ülkemde, makarnanın paketi 1,5- 2 lira. Ekmekten ucuz. Torba dolusu al, öğle akşam kaynamış suya sal, çoluk çocuk çanağa dal. Besleyici, karın doyurucu, tokluk hissi uzun sürüyor. Bunu makarna fabrikaları da biliyorlar, ürettiklerini hep ucuza veriyorlar, belli ki sürümden kazanıyorlar. Makarna dar gelirlinin karın tokluğu, parası olanlar bilmezler yokluğu... 
Aman duymasınlar, makarnaya da zam koymasınlar...
Bütün Yaşamsal ihtiyaçlara ortalama olarak %60-80 ZAM yapılmış olduğu halde;emekliye sadece %10,2 zam yapılması ülkem yöneticilerinin bizleri ne kadar önemsediklerinin göstergesi.
Hayat pahalılığı karşısında işçi emekli maaşlarımıza yapılan zamlar, beklentimizin çeyreği bile değiller. Yüksek faturalara bile tâkat yetiremezken nasıl başa çıkacağız pazardaki pahalı  patateslen? 
Nefisler mağrur,cüzdanlar mahcup, masum çocuklara hayat pahalılığını, maaşlarımızın pahalılık karşısında yetersizliğini nasıl izah edelim?
İşçi maaşına hiç yoktan iyi dediğimiz bir zam gelmişti, daha paranın sıcaklığı elde hissedilmeden işçinin giderine yüklü zam gelivermişti. Emekliye, memura verilen maaş zammı da daha ele geçmeden, her türlü tüketime yapılan zamlarla geri verilecek paralar peşin alınmış oldu. Bari vermeyin de, almayın da. Yahut bir çıkar yol gösterin, oraya yönelelim. Zamlar karşısında bitip tükenmemek için nasıl bir taktik uygulayalım? Kredi kartı borçlarını kredi çekerek ödeyebileceğimizi söylemiştiniz, zamlı yaşam mücadelemizde ne yapmamız gerektiğini sözle değil,fiili olarak gösterin ve yaşantınızla örnek olun. Fakir pahalılıkta eziliyor, görün.
Ey milletin vekilleri, ne olursunuz azıcık garibin sofrasını düşünün.
Devamını oku...
 
Poşet Polemiği
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 12 Ocak 2019 04:05
HANIMLARIN ÖRDÜĞÜ POŞETLİKLER BOŞA GİTTİ.
CEYİZLERE GAYRI TIĞ TUTAN TORBALIK ÖRÜYOR.
alt
Biliyorum bu poşet işinin suyunu çıkarttık, ama konu etmesek de olmuyor. Zira hiç gündemden düşürülmüyor. Geçtiğimiz günlerde çevremizin bakanı yine yeni bir açıklama yapmış, poşet üzerlerinde marketlerin amblemi küçük olarak bulunacakmış, daha çok halkı poşet kullanmamaya yönelik bilinçlendirme resimleri olacakmış... 
İyi hadi bakalım hayırlısı derken, marketler çoktan bakanın dediğini yapmışlar. Yeni kazançları için ek bütçe ayırmışlar, daha bakanın açıklaması olmadan bu şekil poşetleri basmışlar bile. Paralı poşetlerde hem kendi amblemleri var, hem de bakanın değindiği yazılar, lakin market amblemi daha göze batıcı, bakana bakmamışlar, kafalarına göre takılmışlar. Aynı şekil baskılı bez torbalarda var marketlerde; biri beş liraya. "Al iki tane kullan at, yeniden bir daha al." tarzı. Yolu yok çekeceğiz biz bu nazı... 
Olan çeyiz düzen hanımlarımıza oldu. Eli mahir, tığ tutmasını bilen hanımlar, mutfaklarına, kızlarının çeyizlerine üç beş tane poşetlik örüyorlardı. Kim bulmuşsa bu adeti, poşetlikler yün satanları sevindiriyordu. Gayrı güncüler yünlerle kimin mutfağına torbalık örerler bilmem,fakat her vakit poşetsiz diller dönmüyor, günler geçmiyor; herkes için her gün önemli gündem poşet...
Dünkü haberlerde Cumhurbaşkanımız seçim zamanı Ak Parti olarak ücretsiz bez torba dağıtacaklarını söyledi. Ak Parti severleri bu açıklamaya bedava ekmek, torpilsiz iş dağıtılacakmış kadar çok sevindi. Bu vesileyle dünden bu yana yine yeniden herkes bir poşet konusudur tutturdu. Kimi ilginç yöntemlerle poşete karşıt olduğunu belirtir davranışlarla gündeme geldi. Kimileri bedava torbaya hiç  düşünmeden, reisin partisine oy vereceğini söyledi. Reis belledikleri buna çok sevindi. Torba, poşet konuşulurken, torbalar dolusu önemli konular unutuldu. Açlar, susuzlar, yurtsuzlar, yuvasızlar, parasızlar Allah'a havale edildi. Böylelikle vicdanların sesi susturuldu. Ülkemde ve dünyada önemli gündemler geçiştirildi. 
Kafalar poşete takılıncaya kadar, neler var üzerinde düşünülmesi gereken, lakin halk da haklı. Poşette önemli bir konu nihayetinde, neden derseniz? Poşetin pahalılığından sıkıntı çekiyor niceleri ve sadece marketlerde değil paralı poşet olayı, her ürün satılan yerde paralı poşetler. Üstelik sadece 25 kuruş değil, her yerde farklı fiyatlarda...
İşin bir de başka boyutu var.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 2 / 81
 
Turkish Arabic English