Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Sanki öyle gibi, hastaneler insan kaynıyor. Nerede, ne zaman bir hastaneye gitsem hasta gördüklerim beni ürkütüyor. Allah'ım ne oluyor bize? Ülkemde kimse iyi değil mi ,herkes mi hasta yahu? Koridorlar insan seli, hasta kayıt kabul gişe önleri uzun kuyruk,her bir alan tıklım tıklım. Ahlayanlar, oflayanlar, inim inim inleyenler. Sedyeler dolu, tekerlekli sandalyeler dolu, aciller kakılı. Doktorların kapı önleri hasta yığılı. İçeri giren az sonra çıkıyor, ama doktor odalarının kapı önlerinde hiç eksilmi olmuyor, daha artıyor. 
Mesai saatleri sırasında hep böyle dedi sağlık görevlileri. Tansiyonumu ölçüp, çıkan sonuca göre dil altıma iki hap koyup beni evime gönderdiler. Bu kadarlık bir bakım için üç saat bekledim. Günlerdir ense ağrılarımdan sıkıntı çekmekteydim. Hastaneye gitmemekte direnmekteydim. Sanki mıknatıs gibi çekiyorlar işte. Nasıl kodlamışlarsa belli yaştan sonra hastanelerin aboneleri oluyorsunuz. Doktorunuzun verdiği ilaçları kullanıyorsunuz, ama asla iyileşmiyorsunuz. 
Kendimden biliyorum, doktora gitmeye başladığımdan beri,bu güne kadar kullandığım ilaçların faydasını görmüş olsaydım, dünyanın en sağlıklı insanı olmuş olurdum. 6 yıldır sürekli günde üç posta kalp ve hipertansiyon ilaçları kullanıyorum. Ölene kadar da kullanmam gerekiyormuş. Nasıl iş anlamadım. Doktora hiç gitmeseymişim bugün daha mı iyi olurdum acaba?
Bir diş ağrısı sebebiyle ve sigaradan kurtulmak adına doktora gitmiştim. Kalp ve yüksek tansiyon teşhisi kondu o gün bugün ilaç sayım katlandı durdu. İlaçsız yaşayamaz hale döndürüldüm. Sigarayı da kendi irademle bıraktım çok şükür, ama ölüm korkusuna olmalı. Can tatlı ya, korkuyor apansız ölmekten. 
İlk gittiğim doktor demişti, "Sen onu bırakmazsan o seni bırakacak.", diye. Doğru çıktı dediği, dumanı keyifle tüttürdüğüm bir gün nefes alamaz hale büründüm. Sonrasında kesinlikle sigarayı bıraktım, o gün bugün yakınında bile durmuyorum. Fakat anlamıyorum neden, kalp ve tansiyon hastalığı ilaçlarının bağımlısı oldum resmen. Bir ben değil, neredeyse herkes öyle ki benim gittiğim servis tıklım tıklım. Ne zaman gitseniz hastaneler her gün kalabalık oluyor. Hatta mevcut hastanelerin kapasiteleri yetmiyor ki her yere yenileri, daha da büyütülerek yapılıyor. Allah yardımcımız olsun, bilmiyorum artık bize neler oluyor. 
 
SUÇUMUZ TÜRK OLMAK MI?
Devamını oku...
Şu anda 758 konuk ve 1 üye çevrimiçi

Az Zahmet Çok Rahmet
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 13 Temmuz 2012 10:01


 altDervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. “Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer ne içer?” diyerek, Allah’ın lütfuna hayran oldu. Derken bir arslan çıkageldi, ağzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doğru sürünerek yaklaştı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu.

 
Tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini gören Derviş, kendi kendine: “Bir tilkinin rızkını ayağına gönderen Allah, benimkini neden göndermesin?” diyerek, çalışmasına gerek olmadığını, bir köşeye çekilip oturabileceğini düşündü.

Devamını oku...
 
Esad'ın Zulmü ve Ufak Bir Değerlendirme
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 01 Temmuz 2012 13:07

   Sûriye Kralı Beşar Esad'ın çocuk, masûm, kadın, ihtiyar farkı gözetmeksizin uyguladığı sistemli kıyımdan ülkedeki ba'zı gazeteci ve düşünürler de nasîbini alıyor. Aşağıdaki karikatür de bunu en bâriz şekilde yansıtan nükteli bir mesaj taşıması açısından bu kısa değerlendirme yazıma konu oldu.

 

Devamını oku...
 
Farkına Varabilmek
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 24 Haziran 2012 08:43

 

alt

Bir grup eski öğrenci, emekli hocalarını ziyarete gitmiş.

İşlerinden ve sosyal yaşamlarındaki sorunlarından, aileleriyle paylaşamadıklarından ve bunun getirisi stresten söz etmişler. Hoca, iş yaşamında her biri önemli yerlere gelmiş eski öğrencilerine, kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş. Biraz sonra, değişik boy, renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu bir tepsiyle geri dönmüş.

Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanları ve kahve termosunu masaya koyup, kahvelerini oradan almalarını söylemiş.

Tüm eski öğrenciler, kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde, hocaları onlara şunu söylemiş:

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki919293949596979899100SonrakiSon»

Sayfa 99 / 113
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ