Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

    Dil âlimi İbni Manzûr’un Lisânu’l-Arab isimli eserinde yazdığına göre; kafatası kemiğinin birbirine mukabil olan her bir parçasına, ağacın dallarına ve derinin parçalarına lügatte “kabîle” denir. Birbiriyle kan bağı içinde olan insan topluluklarına kabîle denilmesi de, lügatte zikredilen hususlarda olduğu gibi bir babadan türeyip çoğalmaları ve birbirleriyle kenetlenmeleri itibariyle olmalıdır.

Devamını oku...
Şu anda 1441 konuk çevrimiçi

Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn - Fuzûlî'nin Gazeliyâtından
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Mayıs 2012 20:21

Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn fuzuli Fuzûlî tarık ileri Târık İleri www.ayferaytac.com divan edebiyatı gazel şiir kaside

Üstâd Fuzûlî'nin gazeliyâtında yer alan aşk, ince mânâ ve esrâr-ı ma'neviyat dolu  manzûmelerin îzâhlarını küçük çapta da olsa yapmaya devâm ediyorum. Siz kadir-şinâs dostlarımızla inciler deryâsından hâsıl etmeye çalıştığım saf ve parlak güzellikleri paylaşmaktan dolayı bahtiyâr ve berhordârım. 

 
دوست بی پروا فلك بی رحم و دوران بی سكون
درد چوق همدرد یوق دشمن قوی طالع زبون
Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn 
Derd çok hem-derd yok düşmen kavî tâli' zebûn 
Dost pervâsız (alâkasız, kayıtsız bana), felek merhamet  (rahmet etmiyor bana) ve dünyâ sükûna ermiyor (zîrâ içindeki hayatlarla beraber durmadan dönüyor)
Derd çok (buna karşı derd ortağı yok, düşman (yani nefis/ene) gâyet kuvvetli, tâlih/baht ise zayıf, güçsüz, âciz.
Devamını oku...
 
İnsanoğlu İyilik Bilir mi?
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Mayıs 2012 10:11

 altBir kişi seyahate çıkmış. Yolda yürümekten yorulmuş ve dinlenmek üzere bir karaağacın gölgesine uzanmış. Biraz dinlendikten sonra ağacın altında mini bir ateş yakmış. Aniden çıkan rüzgâr ateşi büyüttüğü için sıçrayan bir kıvılcımla ağaç yanmaya başlamış. Meğer ağaçta bir yılan varmış. Adamcağız, yılanın yanacağını görünce, binbir güçlükle onu kurtarmış. Kurtarmış ama ölümden dönen yılan hemen diklenmiş:

Devamını oku...
 
Yakma cânım nâle-i bî-ihtiyârımdan sakın - Fuzûlî'nin Gazeliyâtından
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 20 Mayıs 2012 15:13

 

fuzuli Fuzûlî gazel Târık İleri tarık ileri Isparta yakma cânım nâle i bi ihtiyarımdan sakın üstad guzuli kaside divan edebiyatı

Selâm ve hürmetlerimle. Türk şiirinin en büyük şâiri, Üstâd-ı Şuarâ, Şâir-i Kebîr, ve sırf kuru kuruya bir şâir olmakla kalmayıp, şiiri Hakk'ın Seslerini terennüm etmede bir vesîle olarak kullanan, Hakk ve Hakîkât serbâzı, ârif ve muarrif Molla Muhammed Fuzûlî'den yazmaktı nicedir niyetim. Bidâyete nasip bugüne imiş. Bugünden itibâren de büyük mütefekkirimiz ve üstâdımız Molla Muhammed Fuzûlî'nin gazeliyâtından ve hayatından çeşitli numûneleri sizlerle paylaşacağım. Bu büyük Allah dostu, tefekkür ve mâneviyât âleminin Kutup Yıldızı şâirimizin gündüzleri derin derin düşünüp, geceleri sabahlara dek kâğıda döktüğü nice manevî hakîkati de bilvesîle dile getireceğim. Yardım, tevfik ve hidâyet Allah'tandır. 

Târık İleri

 

یاقمه جانم ناله بی اختیارمدن صقن

دوكمه قانم آب چشم اشكبارمدن صقن

Yakma cânım nâle-i bî-ihtiyârımdan sakın

Dökme kânım âb-ı çeşm-i eşk-bârımdan sakın

Yakma canımı, ki gayr-i ihtiyârî (elimde olmayan) inleyişimden sakın

Dökme kanımı, gözyaşı yağdıran gözümün suyundan sakın

 

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki919293949596979899100SonrakiSon»

Sayfa 95 / 106
 
Turkish Arabic English