Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

MAŞALLAH KAHRAMANLARA
 
Sancaktepe'de dizi dizi evler, o evlerin içinde bir çok canlar. Camlarda kokan çiçekler. Balkonda oynayan çocuklar, çamaşır seren bacılar.  Baktılar, gördüler, kıyamadılar kimselere. Bir boş alan bile bulamadılar ki inebilsin aslan evlatlar. Havada dönmüş durmuşlar, 5 dakika inecek yer aramışlar. Biz kurtulamayız bari başka canlar yanmasın deyip iki ev arasındaki bir evlik alana inmeye çalışmışlar, düşüvermişler. Ebediyete göçüvermişler. Haberi duyunca çok üzüldüm. Sevdikleri şimdi nasıl yastalardır, konu komşu telaştadır. Hallerini Allah bilir.
Bozuk bir helikopteri yönetmek ve insansız bir alana isabet ettirmek, maşallah gerçekten büyük bir kahramanlık, bir yüce gönüllülük. 
Can yakmamak için kendi canlarından vazgeçmişler. Allah onlardan razı olsun. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum nur içinde yatsınlar. Helikopter kazasında yaralanan askerimiz için acil şifalar duası ediyorum.
Ölüm Neden Soğuksun, Sevdiklerimizi Bizden Âniden Aldığın İçin mi Soğuk Bulunursun?
Ne var ki Cenab-ı Hak teâlâ böyle yazmış yazıyı, kimse değiştiremez bu yazgıyı. Fani dünya, bir anına bile sahip değiliz, çok mutluyum derken dünyamız değişiverir. 
Yaradan böyle buyurmuş, yarattığını istediğinde geri alırmış. Elhamdülillah biz Müslümanız, âmennâ ve saddaknâ İnandık ve tasdik ettik...
İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râci’ûn  
Bakara, 156: “Şüphesiz biz Allah'a aitiz ve O’na döneceğiz” 
Vadesi dolanın, rızkı tükenenin gideceği yer ahiret yurdu. Önemli olan o yurtta huzur bulmak, mutlu olmak. Dileriz tüm şehitlerimiz cennet bahçelerinden sevdiklerine gülümsüyorlardır.  
İstanbul Sancaktepe’de düşen askeri helikopterde şehit olan Askerlerimiz
Şehit Albay Göksenin Aytural ŞAYLAN 
Şehit Pilot Üsteğmen Aykut YURTSEVER 
Şehit Astsubay Üstçavuş Emre Vahit BEKLİ 
Şehit Uzman çavuş Şahin ARSLAN
Bu Vatanın kahraman evlatları, Allah onlardan ebeden razı olsun. Şehitlerimize Allah'tan rahmet ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Mekanları cennet olsun inşallah...
Devamını oku...
Şu anda 817 konuk çevrimiçi

İhtiyar Değirmenci
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 10 Aralık 2012 09:07

alt

Tabiatın koynunda var olmaktan mutlu ırmak, kırmızı yosunlu kayalar üzerinden, allı yeşilli renklerle uzaklara doğru akıyordu. Minik köyün kerpiçten yapılmış değirmeni, bu ırmağın üzerinde çağıltılarla dönüyordu.

değirmene yaklaştım; yakınında koyunları otlatan ve canlı hayvanların yüklerini indirip taşıyan bir delikanlıya ihtiyar değirmenciyi sordum. Bu delikanlı bana yarasına dokunmuşum gibi o "ihtiyar benim amcam idi, geçen kış öldü. " Cevabını Verdi. Zavallı adam, bundan üç yıl evvel biz onunla şurada, işte şu söğüt ağaçlarının gölgesinde baba oğul gibi başbaşa vererek bir çok sabahları beraber geçirmiştik. Yine bir sabah oturuyorduk o bana Moskof kavgasını anlatıyor. Bu kavgada aldığı yaraların yerlerini gösteriyordu.

Devamını oku...
 
Tevazu
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 22 Kasım 2012 11:22

SİZ HİÇ BÖYLE BİR TEVAZU ÖRNEĞİ GÖRDÜNÜZ MÜ ?

altBir adam, kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu, o zamanlar aynı zamanda aşevi işlevi görmekte olan bir dergaha bağışlamak ister.

Adam Hacı Bektaş-ı Veli'nin dergâhına gider. Durumu Hacı Bektaş-ı Veli'ye anlatır ve o ' helal değildir' diyerek

bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana ise bu kurbanı kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaş-i Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar. Mevlana şöyle der:

- Biz bir karga isek Hacı Bektaş-ı Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergâhı'na gider ve ona, Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş-ı Veli'ye sorar. O da şöyle der:

Devamını oku...
 
İnsanoğlu Doymaz
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 17 Kasım 2012 00:00

Halinden çok fakir olduğu anlaşılan bir adam, oltayla balık tutuyordu. Tesadüfen oradan geçmekte olan ülkenin padişahı bu gariban adamla ilgilendi ve ona, "Oltana ben burada iken ilk takılan şey ne olursa sana onun ağırlığınca altın vereceğim" dedi. Biraz sonra oltaya takıla takıla ortası delik bir kemik takıldı. Hükümdar balıkçıya, "Ne yapalım, kısmetin bu kadar, oltana ağır bir şey takılmadı" diyerek onu da alıp saraya döndüler.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki919293949596979899100SonrakiSon»

Sayfa 92 / 114
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ