Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

DİN ÜZERİNDEN PARA KAZANMA

DİN ÜZERİNDEN OY TOPLAMA OLMAZ

Dinini yüreğinde yaşarsın, yaşantına uyarlarsın ve yaşantınla örnek olursun. İfşaa ve istismar ederek çıkarına kullanmazsın... Bu ne kardeşim ya, bu nasıl Müslümanlık ve İslamiyete bu nasıl saygısızlık? Üç günlük dünya için yapmadığınız çirkinlik kalmadı artık. Hile hurda, kandırma, aldatma. Bütün bunları kanıksadık, Müslümanlığa yakışmıyor dediysek de alıştırıldık. Lakin dinimiz üzerinden pay kapmaya çalışmanızı kaldıramıyoruz artık. Kaldıramıyorsak, bırakalım, öyle mi? Bu ülke bizim, bu din bizim, bu maneviyat bizim, çökerse siz, biz hepimiz altında ezilen oluruz.  Bu ne hırstır yahu, bu ne göz kararmasıdır, illa hepsi ve hep benim olsun diyerek, masum halkın maneviyatını istismar etmek size hak mıdır? Makamı bulan bir daha kaptırmamak için, Kur’an-ı Kerim’i elinden düşürmüyor. Çok para kazanmak isteyen dinimizin değerlerini amacına yönelik kullanmaktan çekinmiyor. İnsanların maneviyatına çöreklenip, semirdikçe semirecek. Sinirlerimi bozuyor böyleleri; öylelerine nasıl hitap edeceğimi çok iyi biliyorum, ama terbiyem müsaade buyurmuyor.

Allah’tan korkmayandan kork derler Bana kalırsa Allah’tan korkmayanı güzelce korkutalım... Çünkü onun Allah’ın rızasını kazanmak gibi bir derdi yoksa da kaybetmekten korktuğu bir sürü putu vardır...

Çağımız, mânevi değerlerden uzaklaştıkça, insanlar yeni yeni putlar ediniyorlar. Bunlardan biri de “Hırs” putu. Görünmeyen, ama hep içimizden dürtükleyen; birde alenen yansıtılanı var. “Başarı” putu. . Günümüzde en çok kullanılan kelimelerden biri, başarı, başarılı olmak, başarılı insan… Neredeyse başarı kelimesi bile, birçok insanları kendinden geçiriyor. Ağızlarının suyunu akıtarak öyle bir bahsediyorlar ki, onların başarıdan anladıkları da maddi zenginlik, bol para, mal, mülk, mevki, makam. Saraylarda ya da denize nazır köşklerde yaşam, hizmetçiler, özel şoförler, korumalar, gönlün arzuladıklarını elinin altında bulmalar. Müslüman bilinen ülkemde nice insan bunların sözünü ediyor, hayallerini kuruyor, rüyalarını görüyorlar. Masum insanları yalan vaatlerle kandırıp bu imkanları elde edenlerde bir daha kaybetmemek için daha da çirkinleşebiliyor. Bu dünyaya niye geldi, sonra nereye gidecek, umurlarında değil, sanıyorlar ki ölüm onlara hiç gelmeyecek…

Devamını oku...
Şu anda 2031 konuk çevrimiçi

Biraz da İşimize Baksak
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Mayıs 2018 09:16

altGündem yalnız seçim değil, bundan daha önemlisi geçim var. Her geçen gün, büyüdükçe büyüyen geçim sorununu “Kim çözecek, nasıl çözecek,”bilinmez hale geldi.

Fazilet terzi: 52 yaşında adı gibi fazilet sahibi bir insan. Mesleği terzilik değil. Terzi onun soyadı.

İkamet ettiği mahallesinde bir sokak arasında, küçük bir dükkân kiralamış Fazilet Terzi, mahalleli kadınlara giysi satıyor. Müşterisi çoğunlukla kadınlar. Sattığı ürünler Rus pazarındaki giysiler kalitesinde. Ama daha pahalı; Rus pazarında bir kazak 10 liraysa, Fazilet Hanım da aynı mal 25 lira. Fazilet Hanımın ürünlerindeki fiyat farkı, dükkânındaki malları veresiye vermesinden ve devlete vergi ödemesinden kaynaklanıyor.

Mahalle kadınları toptan alış veriş edip, sonrasında ellerine para geçtikçe, Pazar alışverişlerinden kestikleri üç- beş kuruşu Fazilet Hanımın veresiye defterine ekletiyorlar. Borçları azar azar ödeniyor. O da bu paraları toparlayıp, öncelikle dükkânının kira giderini ödüyor. Diğer giderler üstüste borç olarak birikiyor.

Fazilet Hanım da elinde kalan taksit paralarla evini geçindiriyor, çocuklarını okutuyor. Kocası 12 yıl önce ölmüş. O günden bu güne kendi ayakları üzerinde dikili durmaya çalışıyor. Fakat bugünlerde gidişattan şikâyetçi, iflas etmek üzere olduğunu söylüyor. Onu bu düşünceye iten neden, müşterilerinin bir süredir kendisine ödeme yapmamaları...

Son zamanlarda malı alan borcunu yazdırıp gitmiş, sonrasında dükkâna para vermek için uğramaz olmuş. Telefon numaralarını aldığı müşterilerini arayıp, utana sıkıla, alacağı olan parasını istiyor. Tellerin öbür ucundan aldığı cevap içini acıtıyor. Zira kadın müşterileri mahcup hallerde şu yanıtı veriyorlar.

Devamını oku...
 
SEÇİMLERİ BAY PARA KAZANACAK
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 22 Mayıs 2018 10:24

altGayri görüldüğüm yerde sorgulanmaktan bıkmıştım. “Yeni cumhurbaşkanımız bazılarının reis bellediği mi olur, yoksa; ince mi, hanım ağa mı, saadet vaad eden mi” sorularından gına gelmişti. Kimse demiyor ki "Memleketimizde parti bolluğu var. Lakin hangisi kimin oyunu böler, kimin desteği, kimlere gider, "diyen yok. Her neyse; benden beklenilen cevabı vereyim de, bu soruların devamı bitsin.

24 Haziran' da yapılacak genel seçimler için çarpışan adayların isimlerini hepimiz biliyoruz. Duyduk, kendilerini gördük. Hiç birinin siması yabancı değil. Şecereleriyle tanıyoruz kendilerini; bir TV reklâmında denildiği gibi “vatandaş vatandaş olalı böyle koltuk meraklılarını, oturdukları yerden kalkmak bilmeyenlerini görmedi.”

Siz vatandaşlar olarak, başka partilerin adaylarından ziyade bu üçlü, dörtlü arasında bir değerlendirme yapmamı bekliyorsunuz benden.

Aslında bu değerlendirmeyi kendiniz yapamadığınızdan değil, bir tevazu örneği sergileyip benimde fikrimi öğrenmek istiyorsunuz.

Bu güne kadar hep yorum yapmaktan kaçındım. Nedeni; ben günümüz siyasetini sevmiyorum, günümüz siyasilerini de ‘gerektiği gibi’ dürüst bulmuyorum.

Fakat o kadar çok ısrar ettiniz, bu konu da o kadar çok üstelediniz ki; söyleyeyim de kendimi baskı altında hissettiğim bu haletiruhiyeden kurtulayım.

Söylüyorummmmmm! Söylüyorummmmm! Az sonra değil, şimdi söylüyorummm!

Devamını oku...
 
Manidar Buldum
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 16 Mayıs 2018 17:31

altMısır halkı başkent Kahire'de bir binanın duvarına pankart asmış. “Kusura bakma Filistin, biz de işgal altındayız. “ diyerek acziyetini belirtmiş. “Demek İstemiş ki: “Kardeşim siz açıktan zulüm altındaysanız, biz gizliden zulüm görmekteyiz. Sesimizi çıkaracak olsak, sizden beter olacağız.”

Masal anlatmamışlar, gerçeği belirtmişler. Biraz pusma sezilse de bu pangarttan, Mısırlılar doğru olanı yapmışlar. Yedek giysilerin olmadan çamuru üzerine sıçratmayacaksın.

Tek başına bir şey yapılamaz. Biz de tek başımıza cihada kalkışamayız. Haçlı hileleriyle bir kaşık suda boğuverirler Maazallah.

Mehmetçiğimiz yürekli, bileği güçlü kahramandır maşallah. Lakin düşmanın hilesine yönelik şeytanlıkları müslüman tek başına def edemez. İlla birlik olunmalı, “birlikten güç – kuvvet doğar” diye atalarımız boşuna söylememiş.

Rabbimiz beraberliği, istişareyi ve düşmana karşı temkinli olmamız gerektiğini buyurmuş. Yüce Allah, Al-i İmran suresinin 159. ayetinde Peygamberimize iş konusunda ashabı ile istişare etmesini emretmektedir: “İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, ( O'na dayanıp güven.) Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.”

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Filistin' deki yaralıların Türkiye'ye getirilmesi için İsrail ya da Mısır'a uçak indirilmesi gerektiğini belirterek, her iki ülkenin de buna izin vermediğini açıklamış. Ne bekliyorduk ki... Güdülen, güdenin emri dışına çıkamaz. Birilerinin gölgesi altına sığınan, gün gelir kendi gölgesinden bile korkar hale gelir. 

Osmanlı'yı yok etme sebepleri buydu dünyalık güçlerin. Osmanlı himayesinde olanları kendi emri altına almaktı. Gelen gideni aratırmış, Osmanlı'dan bıktığını, özgür olmayı seçtiğini sanan İslam ülkeleri, özgürler mi, tam tersi tasmalı köleler mi, merak etmekteyim.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 10 / 416
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ