Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Isparta’da araç sayısı her geçen gün işsizlik oranında yükseliyor. Dünyanın parası verilerek alınan lüks arabalar, birkaç kuruş otopark parası vermemek için cadde ve sokak kenarlarına gelişi güzel park ediliyor.

Neredeyse her cadde, her sokak arası, araba park yeri olmuş halde; sergilenen görüntü belki Ispartalının ekonomik krizden etkilenmediğini, Ispartalının zenginliğini yansıtıyor. Ancak yayaların rahat yürüyüşlerini engelliyor.

Devamını oku...
Şu anda 420 konuk çevrimiçi

Huzura Erdiremediklerimiz
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 03 Haziran 2019 08:31
BAYRAMDA ZİYARET EDELİM HAYIR DUASINI ALALIM
ANAMIZI BOYNU BÜKÜK GÖZÜ YOLDA KOYMAYALIM
 
altHUZUR EVLERİNE GİDELİM YAŞLILARIMIZIN GÖNLÜNÜ HOŞ EDELİM, MANEVİYATIMIZ DA HOŞLUK BULALIM.
Onlar ki; bizim büyüklerimiz, atalarımız, geçmişimizin yadigârları. Hayatlarının geri kalan bölümünü huzurevinde yaşayan yaşlılarımız onlar. Onların yaşantıları çoğu kez filmlere konu olmuş, izleyenlerin yüreklerini burkmuştur. Buna rağmen onları huzurevlerine göndermeye gönlümüz razı olur. Onların pek çoğu yaşadıkları evlere ana babalarını sığdıramayan hayırsız evlât kurbanları…
Bir düşünün; ana baba bin kötü de olsa dünyaya getirdiği evlâdını yaşadığı her şartta bağrına basıyor, hastalığında, sorunlarında evlâdının yanında, arkasında oluyor. Her koşulda yavrusuna kol kanat geriyor. Ve bir gün yaşlandığında, yaşlanıp da ihtiyarladığında,  hatta öyle ki bazıları için erzel-i ömür gelip çattığında kendi gözünden sakınıp büyüttüğü yavrucukları tarafından huzurevine gönderiliyorlar. 
Orada yalnızlığa ve sahipsizliğe terk ediliyorlar. Ne kadar vahametli bir durum öyle değil mi? Söz gelişi; bir ana babanın dokuz evlâdına bakması ve sonrası dokuz evlâdın bir ana babaya bakamaması… 
Ne kadar içler acısı bir durumdur, özene bezene yetiştirdiğin evlât tarafından bir gün huzurevine terk edilmek ve böylece de onlar tarafından bir daha aranmamak… Oysa ana babalar evlâtlarını yetiştirirlerken nasıl da iyi temennili bir hayat umarlar onlar için? “Oğlum kızım büyüyecek, yuvasını kuracak, o yuvasında bana da yer verecek, torunlarımın cıvıltısı içinde mutlu olup emeklerimin karşılığını tastamam alacağım.”
Sonra o özlemle beklenen günler geldiğinde çocuğunun evi yerine bir huzurevi odasına kapanır ana veya baba. Torunlarının sesleri yerine huzurevinde tanıştığı kendi durumunda insanlarla vakit geçirmeye çalışır. Onlara ayak uyduracağım, huzurevinin kurallarına uyacağım, diyerek belli yaştan sonra kendini yeniden disiplin altına almaya uğraşır. Huzurevi ortamında, âdeta kalabalığın ortasında tekler durur onlar. Etraflarında aynı yolun yolcuları ve pek çok huzurevi çalışanı olmasına rağmen onlar o kadar yalnızlardır ki, öylesine mutsuz ve çaresizlerdir ki; gidecek başka yerleri olmaması da tüm bunları katmerlendiren en büyük etkendir. Konuşacak başka kimseleri yoktur oradakilerden başka. Böyle mi olmalıydı sonbaharları? O evlâtlarına hasretle kısılmış gözlerin çevreye ve birbirlerine bakışlarında nasıl hüzün vardır bir bilseniz, nasıl kapıları her açılışta o gözler kapıya çevriliyor, nasıl hasretle yakınlarını bekliyorlar bir anlasanız. Gözleri yolda, hep gelecekleri gözlüyor.
Devamını oku...
 
Kadir Gecemiz Kutlu Olsun
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 31 Mayıs 2019 10:38
HAYIRLI CUMALAR OLSUN KADRİNİZ KIYMET DOLSUN
 
 
altSultanlar sultanı, muazzez Ramazan-ı Şerifin son günlerine yaklaşırken, Mübarek Kadir gecesine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz… Hayırlara vesile olması dileğiyle...
Tüm güzelliklerin kısa sürüşünde olduğu gibi Mübarek Ramazan'da dün geldi, yarın gidiyor. "oldu. Üç gün sonra Sultanımızın gidişini ve tutulan oruçların kabul görmesini bayram yaparak kutlayacağız.
bu bayrama erişmemizin bir anlamıda "Ramazan ayını bu yılda görmek nasip oldu. Gelecek seneyede sağlıcakla erişiriz inşallah." manasıda taşıyor.
Bu akşam mübarek Ramazan ayının 26'sını 27'ye bağlayan gece ve aynı zamanda gecelerin en yücesi, bin aydan hayırlısı Kadir Gecesi...
Bu gece Kur'an'ı Kerim'imizin yeryüzüne nüzulünün başladığı ve hazreti Muhammed'e ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Peygamberlik vazifesinin lütfedildiği gece...
Bu gece şefkatin ve bağışlanmanın bol olduğu, rahmet ve bereketin çokca yansıtıldığı gece...
Bu gecenin hürmetine Allah'ın izniyle bütün camiler dolup taşacak. İnsanlar el açıp Yaradan'ına yalvaracak. Af ve mağfiret dileyecek. Camilerde mevlitler okunacak, hep birlikte iki cihan saadetimiz için dualar edilecek.
Yaşayanlarımıza hidayet, göçüp gidenlerimize rahmet dilenecek. Bu gecenin büyüklüğü hürmetine bağışlanmak hepimizin en büyük dileğidir. Çünkü yaşarken cazip gelen dünya üzerinde, gün içinde bilerek ya da bilmeyerek yaptığımız ne çok yanlışlarımız, farkında olmadığımız kusurlarımız, incittiğimiz dostlarımız, işlediğimiz günahlarımız vardır. 
Hastalık dışında hiç bir bahanenin ardına sığınmadan oruçlarını tutmuş olanlar ile basit türlü bahanelerle keyfi oruç tutmayanlar bu akşam belkide aynı içtenlikle Allah'a yönelmiş olmanın verdiği iç huzurla gözlerinden yaşlar akıtacak. Pişmanlıklarını dile getirip dualarının kabulünü dileyecekler. Şüphesiz Rabbimiz herşeyi bilendir ve çok bağışlayandır.
Mübarek Kadir gecesi hürmetine; Rabbim dara düşene sabır, sabrı bulunca şükür, şükre erince rahmet, rahmete dalınca sevgisini ihsan eyleyip, gönlümüzden geçenleri avuçlarımıza versin. Cümlemizin duaları kabul olsun. Bir dahaki Ramazan ayına sağlıcakla erişmek dileğiyle; tuttuğunuz oruçlar, yaptığınız ibadetler yerini bulsun.
Dünya denizinde, İslam gemisinde, Rasulullah gibi bir kaptanla, Kur'an pusulası ile cennet sahilinde buluşmak umuduyla kandiliniz kutlu olsun.
Mübarek Cumamız ve Kadir gecemizin feyz ve bereketi tüm Müslümanların üzerine olsun. Yüce Allah bu güzel günler hürmetine vatanımıza, milletimize zeval göstermesin inşallah!
Devamını oku...
 
Telaş Başladı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 30 Mayıs 2019 09:23
BAYRAM MUTFAĞI PAZARDAN
 
altRamazan Ayı’nın son günlerine girildi. Ramazan Bayramı da geldi geliyor. Eli kulağında ”Hemen birkaç güne kadar yanınızdayım” diyor. Hâl böyle olunca vatandaşı da bayram alışverişi telâşı aldı. Bir yandan evlerde umumî temizlikler yapılırken, bir yandan da eve bayramda gelecek konuklara ikram için mutfağı donatma alışverişi yapılıyor. Üstüne üstlük bir de dokuz günlük tatile girilecek olması, vatandaşa bu süre içinde bir daha pazaryeri kurulmayacak endişesi veriyor olmalı ki, neredeyse herkes torba torba evine erzak götürüyor.
Bu durum en çok doğal ürünlerinin satıldığının sanıldığı semt pazarlarındaki köyden gelen sebze meyve satıcılarına yaradı. Günün hangi saatinde semt pazarlarından geçiyor olsanız, buranın mahşer yeri gibi kalabalık olduğunu görürsünüz. Her satıcının önü tıklım tıklım alıcı dolu. Kilolarca ürün bir günde tükeniyor. Üstelik satılan ürünlerin fiyatları da alıcıya makul geliyor. Bayram fırsatçılığı yapılmadığı düşünülüyor. Havaların serin ve yağışlı geçmesi de buna etken. Zira üretici aracısız piyasaya sürdüğü ürününü elden çıkartmak için bayram haftasını “Ne satarsam kâr” görüp fiyatı yüksek tutmamış. Dolayısıyla pazara ne getirse satıp, evine cebi parayla dönüyor.
Günümüzde pazaryerinin belli bir sınırlaması yok. Haftanın her günü, günün her saati daim alışverişe açık. Ne arasanız da bulmak mümkün, hem de uygun fiyata. Hâl böyle olunca çarşıya çıkan vatandaş evinin ihtiyaçlarını evine dönerken pazardan alıp geçiyor.  O zaman ne oluyor? Vatandaş Büyük marketlere rağbet etmiyor. Lakin buralarda da şöyle bir sorun bulunuyor. Misal pazar yerlerinde manav dükkânı bulunan esnafın  belediyeye işgaliye parası ve maliyeye vergi ödemek gibi mesuliyetleri var. Fakat köyden doğal ürün diye getirilip satışı için bir köşeyi mesken edinmiş olan köylü satıcılar bu kaygılardan uzak müşteriyi kendine çektiği için, semt pazarlarındaki manavlar satış yapamamaktan ve ekmek paralarını kazanamamaktan yakınmaya başladılar. 
Meyve sebzenin semt pazarlarında pazar esnafınca satılması gerektiğini söyleyen sabit  pazarcı esnafının bu şikayetine karşın, köylü vatandaş ürününü getirip aracısız tek elden satış yapmasının doğru olduğunu "Alan memnun satan memnun" diyerek savunuyor. 
Pazarın sabit pazarcılarının şikâyetlerini kendilerine ilettiğimizde köy ürünleri satıcıları ve alıcıları, onların şikâyetlerini dikkate almadıklarını, zira bu hizmetin kendilerini ve tüketiciyi rahatlattığını dile getirerek “Bizim aracısız satışa sunduğumuz doğal ürünlerimizden müşterimiz memnun, bizde emeğimiz boşa gitmediğinden memnunuz. Pazarcılar konuşacaklarına kendi işlerine baksınlar, herkesin kısmeti kendine” diyorlar.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 10 / 109
 
Turkish Arabic English