Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

  Bir târih meraklısı ve araştırmacısı olarak bugün tekrar anladım ki, tarih boyunca yazılmış kaynaklara ve içerdiği bilgilere her zaman kuşku ile yanaşmak lâzım geliyor. Kuvvet ve otorite sahiplerinin yandaşları tarafından kaleme alınan bu kaynaklar genelde gerçekleri değil, hâkim anlayışın istediği yahud uydurduğu bilgileri gelecek nesillere aktarmış, dolayısıyla bu bilgilerden hareketle hakikate ulaşmak bir hayli zor.
Devamını oku...
Şu anda 259 konuk çevrimiçi

Kültürler Karıştı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 31 Mart 2019 02:50
YEMEK KÜLTÜRÜMÜZ TEHDİT ALTINDA
altHerkes her yerli oldu. Kimse doğup büyüdüğü topraklarda değil artık. Büyük şehire göçen köylü, köylülüğünü unutuyor. Dolayısıyla üretmiyor, tüketime dahil oluyor. Şehirli gibi olmaya çabalıyor.
Toprağını bırakıp başka yerlere gidenler, gittiklere yere kendi kültürlerini de götürüyorlar. Toprağın ekilip dikilmesinden bi haber köy kökenli şehirliler var şehirlerimizde. Bilhassa yeni nesil köylüler, giyimde kuşamda çoktan şehirliyi geçmişler. Çarşıda pazarda dolaşırken kim köylü, kim şahirli bilinmez oldu. Pek çok şehirlerimizin sakinleri çoğunlukla köy kökenli. Bağını bahçesini satmış, yıllar öncesi köyünü terk etmiş, şehirlere yerleşmiş niceleri. Etrafımızdaki konu komşulardan pek çokları doğma büyüme şehirli gibi, ama değiller kök köylü... Şehirli olmaya çalışmış, lakin olamamişlarda var. Özünü yitirmemiş bu kesimin kendileri olamasada çocukları şehirlilerle kaynaşmış. Benim şehir yaşantımda çevrem köylü vatandaşlarımızla dolu. Bunun güzel yanı var mıdır, bugün için vardır belki, lakin geleceğimiz için büyük tehlikedir. Ekim, dikim olmayacak, et süt üretilmeyecek demektir. Şehirde yetişen köy kökenli gençler bir daha köyüne gitmeyecek, köy havasını koklamayacak demektir. Sakıncalı durumlar velhasıl; kökünden kopmak, başka yerli olmak, şehirli olmaya çalışmak çok zordur. Farkında değil gibi herkes, ama  Bunun sıkıntılı sonucunu zaman gösterecek. 
Konuyla bağlantılı bir başka sorun, son yıllarda başka il ve bölge yemek kültürünün tehdidi altında bulunuyoruz. Büyük şehirlerimiz dünya mutfağı adı altında ecnebilerin ağız tadı yemeklerini bize lezzet diye sunarlarken, kendi nefis tatlarımızı unutturma gayretindeler. Ülkemizde ne kadar çok yabancı şef bulunuyor biliyor musunuz? Sadece otel mutfaklarında değiller, alenen restaran açarak içimize girmişler. başka ülkelerden gelenler mi dolu buraları? Hayır, daha çok bizim insanlarımız oralara sayıyor paraları... Turistlere kendi kültürümüzü ve yenmek lezzetlerimizi tanıtmamız gerekirken, bizim onların yemeklerini benimsiyor olmamız çok üzücü bana göre..Bugün belki durumun vahameti görülmüyor, ama geleceğimiz yabancı mutfağın istilası altında, önlem alınması gerektiğini düşünüyorum.
Devamını oku...
 
İsrail Uslanmıyor
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Mart 2019 04:29
HER SENE MÜBAREK AYLARDA HEP KUDURUYOR İSRAİL
NE USLANIYOR, NE DE YAPTIKLARINDAN UTANIYOR...
 
altABD Başkanı Donald Trump'ın, "Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini ABD'nin resmen tanıdığını" ilan eden başkanlık kararına imza atmasının ardından, terör devleti İsrail yine Gazze'ye saldırdı. Puşt puştluğunu, kış kışlığını yapar demişler. Her sene olduğu gibi mübarek aylar içerisinde yine kudurdu İsrail, şeytanı dürttü masumları öldürttü. Ve maalesef ki Amerika Siyonist İsrail'in arkasında durduğu müddetçe bu coğrafyaya barış ve huzur gelmeyecektir. 
İsrail Amerikan halkı değil, ama  Trump ve Kongresi Gazze'yi yönetiyor, canı istediğinde yıkıyor. Babasının malı gibi İslam topraklarını İsrail'e verdim diyen bir Amerikan başkanına kimse de çıkıp sen kimin topraklarını kime veriyorsun, diyemiyor. 
Yahudiler Filistin'e ilk geldikleri zamanlar o toprakların sahibi Müslüman kardeşlerimize demişler ki: "Biz de sizler gibi tek tanrıya inanıyoruz. Tanrı iyiliği, kardeşliği, paylaşmayı öğütler." 
Damardan girmişler beyne, Filistin halkının merhametini sömürmüşler. Sonra bitleri kanlanınca yedikleri kabı pislemeye başlamışlar. Misafir geldikleri yeri sahiplenir olmuşlar. Merhametten maraz doğar, sözünün en güzel örneğidir İsrail'in kudurgunluğu. 
Amerika arkasında enseli dayısı, vardır bu ikilinin paylaşacak kabarık bir mayası. Allah zalimleri ıslah etsin. Müslümanlara da birlik içinde dirlik nasip etsin. Bu duanın kabulü için gayret biz Müslümanlardan olmalı, dost düşman iman kuvvetimizi görmeli. Nerede caz orada dans; nerde çalgı, orda kalgı yaşarsak, daha çok şaşarız yapılan zulümlere... Allah bizleri Hakk'ı, haklıyı bilen ve yaşayan, batıldan uzaklaşan kullarından eylesin. 
İSRAİL ÜRÜNÜ ALMAYIN
KATİLE DESTEK OLMAYIN
Müslümanların kucağında büyüyen, gelişen, genişleyen İsrail, palazlanınca Müslümanları katletmeye başladı. 
Yerel alandan bataklığa taş atıp, genel alanda yayılmış kurbağaları ürkütmek istemiyorum. 
Devamını oku...
 
Bu Şehre Güneş Doğar mı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Mart 2019 04:12
SEÇİM HAVASI PARÇALI BULUTLU...
altBir yere güneş doğmamasına yönelik bir söz daha önce duydunuz mu? Ben duydum ve bu soruyu asrın gafı saydım. 
Üç haftadır evimde Antalya’dan misafirlerim var. Eski dostlar güneşin bağrından kopup serinliğin tadını çıkarmaya gelmişler. Her şey hazır önlerine geliyor, misafirler yeyip içip geziyorlar. Hayli keyifliler.
Geride bıraktığımız Cumartesi günü de, İstanbul’dan Antalya’ya öğretmen olarak tayin edilip gelmiş benim İstanbul’dayken tanışıp samimi olduğum bir arkadaşım, biri kız biri erkek iki çocuğuyla ziyaretime geldi. 
Kendilerine elimden geldiği kadar seve seve hizmet ederek, konuğum olarak onları da iyi ağırlamaya çalıştım. Lakin aslen İstanbullu olan ve bizim eve ilk kez gelen arkadaşımın dediği bir laf beni hem güldürdü, hem düşündürdü. Cumartesi akşamı yedik içtik, oturup televizyon karşısına pür dikkat bir Çin kanalı izliyoruz. Çin'in yeşilliğini çok beğeniyorum. Övüyorum. Hele güneş ışığı düştü mü yeşilin üzerine doyumsuz oluyor doğanın seyri. Çinli korumuş bu önemli değeri...
Çaylarımızı yudumlarken arkadaşım bir anda bana: 
-“Sabah kalktığımız da sizin burda da güneş doğar mı?” diye bir soru yöneltti. 
-"Ne o?" dedim arkadaşıma: 
-"Çin'in güneşine mi özendin, yoksa şaka mı yapıyorsun?" 
Arkadaşım gaf yaptığının farkına varıp, konuyu bizim şehre ilk kez geliyor olmasına bağladı, ama ben bu sorusuna hem güldüm hem de düşündüm. Gülmem kısa sürdü de, düşünmeyi üzerimden hala atabilmiş değilim. Öğretmen olmuş, bunca yıl pek çok öğrenci yetiştirmiş, orta yaşa erişmiş bir hanım bizim ilde güneşin görünmeyeceğini düşünebiliyor. Başka ülkelerden ülkemize hiç gelmeyenlerin, Türkiye’yi yanlış yorumladıkları gibi, bizim şehre ilk kez gelen bir İstanbullu da şehrimi, üzerine hiç güneş doğmayan bir yer sanacak kadar yanlış tanıyordu. 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 10 / 98
 
Turkish Arabic English