Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

Bir grup eski öğrenci, emekli hocalarını ziyarete gitmiş.

İşlerinden ve sosyal yaşamlarındaki sorunlarından, aileleriyle paylaşamadıklarından ve bunun getirisi stresten söz etmişler. Hoca, iş yaşamında her biri önemli yerlere gelmiş eski öğrencilerine, kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş. Biraz sonra, değişik boy, renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu bir tepsiyle geri dönmüş.

Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanları ve kahve termosunu masaya koyup, kahvelerini oradan almalarını söylemiş.

Tüm eski öğrenciler, kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde, hocaları onlara şunu söylemiş:

Devamını oku...
Şu anda 965 konuk çevrimiçi

Doğduğum Gün
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 12 Mart 2020 23:39
altBugün benim doğduğum gün ve  benimle birlikte yepyeni aydınlık dolu bir gün daha doğdu. Ben yeni bir yaş daha aldım. Aldığım yaşla biraz daha yaşlandım. İnsan içindeki sevgiler kadar vardır. İçimdeki tükenmez sevgiyle, hayat endişelerimle, heyecanlarımla; kimi gün güzellikler, kimi gün kederlerle, bazen belkiler, bazen keşkelerle  cebelleştım. Her geçen senemde daha bir olgunlaşarak varoluş sebebimin bilincine ulaştım. Evet, yine güzel bir gün doğdu. Güneşin parlaklığı akşamın karanlıklarını yok etti.
Bugünün yıllar öncesinde dünyaya geldim. Doğum günüm kutlu olsun...Yeni yaşım mübarek olsun. Bundan sonraki her günüm, kalan ömrüm çok mutlu geçsin. Sağlıkla ve huzurla...
Doğum günümde erken uyandım. Pencerenin kenarına gelip, başımı cama dayadım. Gözlerimi gökyüzüne kaldırdım. Oh, ne güzel bir zaman diliminde dünyaya gelmişim. Mart ayı ilkbaharın ilk zamanları; havada kış bitmiş, soğuk çevremizi terk edip gitmiş. Güneş ısıtır olmuş...Sokakta tek tük insanlar, üzerlerinden alçak uçuş yapan kuşlar. Oh, ohh yaşamak pek güzel... 
Sevgili Ayfer ne süratli geçti sanki bunca seneler. Bazen güldün, bazen ağladın. Sayısız hevese, sayılı nefes harcadın. Allah'ın bir kulu incinmesin diye dilini kırk düğümle bağladın. Herkese yetiştin, kendine geç kaldın; değdi mi bari? 
Bir düşüneyim.Yo, yok ben de çok güzellikler gördüm. Ömrümü asla boş yere savurmadım. 
Devamını oku...
 
Eyvah Eyvah
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 12 Mart 2020 12:28
altHAYATIMIZ KORONA OLDU FIRSATÇILARA GÜN DOĞDU
 SOKAKLARDA ÖPÜŞME EVLERDE SEVİŞME SON BULDU
Ülkemize konalı şu tüm dünyada meşhur olmuş Koronavirüsü, yaşantımızı ona göre adapte eder olduk. İsmini duyduk duyalı yatıyoruz, kalkıyoruz koronayı konuşuyoruz. Korkutulan koronadan korunma uğruna eşler öpüşmeden, çiftler sevişmeden bile uzak durur oldu...İlişki yoksa sorun yoktur tezi savunuldu. (Birde Türk dizilerindeki uygunsuz sahnelere bu bahaneyle son verilse, koronaya teşekkür bile yaparım. Zira bazı kimseler edebin ölçüsünü hepten kaçırdılar, Allah ıslah etsin her birini.)
Sakallı bıyıklılara kesme önerisinde bulunuldu. 
Yarın mübarek cuma günü, acaba Diyanet işleri başkanlığı cuma namazına karşı camileri tatil eder mi? Şimdi bu soruya vatandaşca cevap aranıyor. Sakal bıyık kesme meselesi de bazı erkeklerin kafalarını karıştırıyor. Okulların tatil edilmesi konusu konuşuluyor.
Şaşırdığım Bir Durum Var
Korono virüsünün fakir ülkelere girdiğini harita üzerinde görmedim. Kimseden de bu konuda tek bir söz duymadım. Ülkemizde kirli yaşam alanlarına maruz kalarak hayatını idame ettirenlerde de korona görülmedi. Dünya geneline bakıldığında Hindistan'da, Pakistan'da, Afganistan, Nijerya'da, burnumuzun dibinde duran Suriye'de Korona virüsü görülmüyor. Oysa adını verdiğim ülkelerdeki fakir halk çoğunlukla pis ortamlarda yaşıyor. Ve bizdeki mülteciler... Hani 15 gündür sınırlara yığılmış olanlar... Hijyenden uzak yaşamıyorlar mı? Her biri buldukları yerde yatıyor, belki de tuvalet ettikleri yerde yemeklerini yemek zorunda kalıyor. Demek ki bu koronanın pislikle bir ilişkisi yok! Ama temizliği de hiç sevmiyor. Suya sabuna sık dokunacağız. En sevdiklerimiz (Çocuklarımız, torunlarımız dahil) kimseyle öpüşmeyeceğiz.
Salgın Soygunu
Devamını oku...
 
Koronadan Korunalım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 11 Mart 2020 09:24
TEDBİR BİZDEN TAKDİR YÜCE ALLAH'TAN...
altKüçük bir virüs koca ülkeleri tehdit ediyor, insanlar bu gözle görünmez virüsten korkuyor. Rüzgarla savrulan yaprak gibi Koronavirüsü kıtaları aşıp dünyanın her yerine yayılıyor. Zengin fakir herkesler bir virus'ten sönmekte olan mum gibi titriyor. Teknoloji ve tüm bilim adamları bu virüs karşısında şimdilik kolonyadan medet umuyor. Sokaklarda uzaydan gelmiş gibi maskeli dolaşan insanların sayıları giderek artıyor. Dünya koronavirüsün kıskacında. Hayalet kentler çoğalıyor.Korona kabusu kaybolmuyor, hortlatılıyor...
 
Tüm sağlık örğütleri alarmda, virus salgını nedeniyle şehirler ilaçlanıyor. İnsanların pek çoğu korona kolenisinden kaçıp eve kapanıyor. Bildiğimiz bilmediğimiz daha neler oluyor. Bütün olanlar, bir katre sudan yaratılmış insanın ne kadar çaresiz olduğunun resmidir.
 
On gündür çevremdeki herkese söylüyordum. Kalabalık ortamlardan uzak durun, komşu ülkelerde Korona virüsü yaygınken Türkiye'de de kuluçkadadır. Bu virüsün ülkeme girmişliği bir gün bir şekil açıklanır diye...Nitekim Sağlık Bakanı Fahrettin Koca önce "Korona Virüs Türkiye'de olma ihtimali çok yüksek" demişti. Dün gece saat 00.30 da, konuşmasında maalesef hakikati duyurdu; 1 vatandaşımızın testi pozitif... Panik olmaya gerek yok, beklenen bir durumdu...
 
Korkalım ama korunmayı bilelim.
Tedbir almak gerek, ilk tedbirlerin başında medyanın panik oluşturma hallerinden korunmalı, korkuya kapılmamalı diye tavsiye ediyorum. Ama korkmayıp da ne yapalım, can tatlı elbet. 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 10 / 130
 
Turkish Arabic English