Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Bizim Belediye geçen yıl ara verdiği festivali bu yıl da düzenliyor. Şehrimde arzu eden üç gün süresince gezip eğleniyor. Para vermeden konserlere konserve gibi yığılıyorlar. Bu arada başkanda fırsatçılık yapıp, halkın arasında camları reklam dolu otobüsler gezdiriyor. Hizmette on dört yıl diye övünüyor, bilmiyor ki vatandaş yokluktan dövünüyor. O ise, otobüslerin ardına, duraklara yaptırdığı panolara binlerce lira harcayıp broşürler yaptırarak, makamdaki mabadının varlığını bu şekil dosta düşmana duyuruyor.

Hizmet ettim dediği her gördüğü yere meyve sebze heykeli dikmek, çiçek ekmek, festival ve eğlence tertiplemek. İnsan, hayvan, meyve, sebze her bilinenin ya maketini yaptırıyor, ya kocaman heykelini diktiriyor. Senden önce bunu yapanlar göçtü gitti, adları neydi, çoktan halkça unutuldu. Kime kalacak ki dünya, market çağrısı yapar gibi her boşluğa diktiğin maketlere mi?

Heykel meraklısı başkan, yaptığın her şey yavan ve yalan… Sadece havaya para saçıyor gibisin o kadar, bu savurganlıktan hangi partilin mutlu oluyor bilmem, ama Rabbim israftan razı gelmez onu iyi biliyorum. "Acaba kayırdıkların mı seni de seçimlerde bir lekil kayırıryorlar. Malum altın yumurtlayan tavuk kesilmez." Makamdan inince biliyorsun yanına benden başkası gelmez. Menfaatçilerini sevindir bakalım. Ahirette yaptığın yanlışlarının yakana yapışanlarındanım bilesin."

Neymiş, yaptırdıkları heykeller, düzenledikleri festivaller Isparta’nın tanıtımına vesile olacakmış. Isparta’yı 40 yıl boyunca Demirel tanıttı da elimize geçen ne oldu?

Benim ölmüş gitmiş, iki dedemin de heykelini bir parka dikmiş. Bir zamanlar belediye başkanlığı etmişler diye. Yahu kim ne etmişse, kendine etmiş. Heykel dikeceğine, ekin ek çöllere yedirme ellere…

Şaka bir yana bizim verdiğimiz vergilerle, kültür payı diye halktan topladığı paralarla sanatçı geçinenleri sevindiriyor. Sözüm ona biten halıcılığın, azalan gülcülüğün namını sürdürüyor. Isparta ‘da tükenmiş kirazların güya reklamını yapıyor. Esas yaptığı kendi reklamı, sanatçılar “Sağ olun başkanım” diyecekler, belki beraber resim çekilip sosyal medyaya koyacaklar. Başkanlar da ailecek mutlanacaklar. Velhasıl başkan adından söz ettirmenin derdinde, partisinin adamlarının kazanmasına vesile, gerisi hikâye… Sanatçılara takdim edilen gül ürünleri de fazladan hediye…

Devamını oku...
Şu anda 2201 konuk çevrimiçi

Filistin Faciası
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Nisan 2018 10:34

altFilistin’de Müslümanlar azap içinde, nerede Müslüman varsa orada gözyaşı, kan, dehşet, vahşet, trajedi.  Elbet bunlar biz Müslümanlar için çok üzüntü veren acıklı olaylar. Din kardeşlerimiz katlediliyor ve biz üzülmekle kalıyoruz. Dün Cuma namazından sonra Gazze’de düzenlenen Büyük Dönüş Yürüyüşünde şehit olan 15 kişi için taziyelerde bulunuyoruz. Çoluk çocuk öldürülüyor, sesimizi çıkaramıyoruz. Niye?! Çünkü Dünya üzerinde Müslümanlar olarak maddi manevi dayanışma sağlayamıyoruz. Olanlar karşısında, deve kafa tutamayan cüceler misali kalıyoruz.

İsrailliler Filistin'e yerleşirken geçici gibisine geldiler. Sonra işgalci olup kaldılar. Şimdi dağdan gelip bağdakileri kovuyorlar. Bunu nasıl yaptılar? Akıllarını ve para güçlerini birleştirerek… Allah herkese akıl vermiş kullanmasını bilene destekte oluyor Rabbim.

İsrailli faiz zengini, silah gücü onda, ekonomisi katmerli, para gücüyle itibarlı…  Lakin bizde de elhamdülillah iman gücü var. Biz de olmayan birliktelik ve aklımızı kullanamama. Taşla silahın üzerine yürünebilir mi, cılızken, besiliye kafa tutulabilir mi?

Ey Müslüman kardeşlerim önce akıl edeceksin, bu zalimin zayıf yönlerini keşfedeceksin, aklınla onu izana getireceksin. Bu süreçte iyi geçinmeye çalışacaksın, taş atıp kolunu yormayacaksın. Aklınla, mantığınla mıntıkanı koruyacaksın…

Rabbimden dualarla yardım da dileyeceğiz elbet. Allah zalime fırsat vermesin diliyoruz. Ama birliğimizi bozarsak, onlar için en büyük fırsat oluyor Müslüman her daim uyanık ve bilgili olmalı. Bilgi öğrenmeli, aklıyla hareket etmeli. Para bile akılla kazanılıyor. Bilmem anlatabildim mi?

Devamını oku...
 
İnsanlığımız İnliyor
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Nisan 2018 10:27

altMutluluğun ve öfkenin küçüğü büyüğü olmaz. Küçücük şeylerle insanlar sevinebilirken, ufacık bir öfke, anında zehir içme kıvamına getirebilir insanları. İnsan ruhu hassastır, bu yüzden gün içinde alınganlığının tuttuğu olur. Hele ki şu âhir zamanda yaşandığından ve hele ki hoşgörünün hızla uzaklaştığı dönemlerde bulunulduğundan yüzler çoğunlukla asık, herkes birbirine karşı çekememezlik dürtüsünde, kıskançlıklar epeyce hâsıl vaziyettedir. “Makama ben geleyim, sen gelme. Ben iyi yiyip içeyim, sen yoksullukla sürün. Rab bana, hep bana.” düşüncesi, bizi biz olmaktan başka yöne çekiyor. Neredeyse herkes sinir küpü, dert sahibi, müsâmahasız duruma geldi/ getirildi toplumda.

Hâlbuki devir değişmiş olsa da insanlık değişmemeliydi. Maalesef değiştirdiler. Canavarlaştırdılar milleti. Hız ve hırs dünyası, kıskançlık krizleri, insanlığı elimizden aldı. Peki, niye alınmasına müsaade ettik? Bizler buna dünden razı mıydık? Değildik, lakin para canlısı dünyalıklar öyle olmamızı istediler, bizlerde dümenlerine uyduk. Bu tezgâhta öğütüldük, insanlığımızdan çıktık.

Çoğu insan birilerini dövecek gibi dolaşıyor çevrede. Kazârâ adres sorulsa bir zahmet cevap vermeler, diyelim ki selâm verilse çok ağır bir yük gibi almadan geçmeler her gün gördüğümüz gerçekler.

Böyle mi yapılmalıydı bu ülkenin insanı, böyle mi olmalı Müslüman kardeşliği? Yalan dünyanın sahte düzenine mi kanmalıydık?

Hepimiz bu ülkenin insanları olarak; art niyet düşünmeden, birbirimize karşı duygudaşlık ve sıcakkanlılık duyarak, kalplerimizden nefreti arındırıp, sevgiyi kuşanarak, sevmenin, iyiliğin çatısı altında toplanarak; ülkemizi ve insanımızı  Rabbimizin hoşuna gidecek seviyeye getirmeliyiz.

Yunus’umuz ne demiş, ne güzel demiş: “ Sevelim, sevilelim. Dünya kimseye kalmaz.” Bu söz çoğumuzca arabesk diye ciddiye alınmazsa ve “ Yiyelim, içelim. Oynayalım, oynaşalım. Dünyaya bir defa geliyoruz” diye değiştirip yorumlarsanız; bir gün size oynayıp güleceğiniz yer kalmadığını gördüğünüzde, şaşırmaya bile mecâliniz olmaz.

Devamını oku...
 
İnsan Olmak
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Nisan 2018 08:55

Ne İçimizdeki Âleme Sığabiliyoruz, ne dışımızdaki dünyaya.

altZira fıtratımıza göre yaşamıyoruz. Yaratılışımız; Rahmanidir. Sevgi, barış ve iyilikler üzerinedir. Yaşantımızsa kötülüğe yöneliktir, zira şeytanidir. Bunun farkına varmayı kendimize bir hatırlatabilsek, özümüzdeki güzellikleri öğrenmiş, ortaya çıkarmış ve uygulamaya koyulmuş olacağız… Çoğumuzun bildiğini, ama umursamadığını kısaca hatırlatmak istedim. Yaratılanla iyi geçinelim, iyilik bulalım. Maneviyatımızda huzurlu olalım  temennisiyle…

 İnsan olmak yaradılışımız gereğidir.

İnsan olmanın özelliği, özellikleri vardır.

 İnsan olmaya bizi Allah layık kılmıştır.

İnsan olmanın güzellikleri vardır.

İnsan olan sevginin gücünü, vicdanın değerini bilendir.

İnsan olmaya çabalayalım

İnsan kalmaya gayret edelim

İnsan olmayı becerebilirsek

İnsanca yaşamanın nasılını da biliriz

İnsanca yaşamak biraz saygı, çokça sevgi ve biraz hoşgörüden geçer.

İnsan olmak için para harcamak gerekmiyor,

İnsani hislerimize güven duymamız yeterli olacaktır.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 10 / 407
 
Turkish Arabic English