Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

TAKLİDİ YAPILAN NE VARSA ASLA ASLI GİBİ OLMUYOR.
Sağlığıma zarar verdiğinden Türk televizyonlarının yayınlarını izlemekten imtina ediyorum. Hipertansiyon rahatsızlığımdan dolayı, kalp doktorum da özellikle haberleri dinlememem gerektiğini ve siyasi yazılar okumaktan, yazmaktan kesinlikle kaçınmamı öğütledi. Doktoruma duyduğum güven neticesinde tavsiyelerini tutmayı uygun buldum. Fakat nefs işte, bazen isyankar oluyor, yapma dediğini inatla yapıveriyor.
Böyle zamanlarda Türk ekranlarından sadece birine bakıyorum. O da yabancı yayınlar gösterdiği için. 
En son dün akşam baktım bu Türk kanalına ve Türk yüzler görünce, dublajsız Türkçe konuşanlar duyunca oldukça şaşırdım. Merakımdan bir süre baktım durdum. 
Hayır, yayını hiç beğenmedim. Biri erkek, üç kişi bulmuşlar güya kirli diye gösterdikleri bir evin temizliğini yaptırıyorlar. Her hareketleri o kadar yapmacık ki, alenen belli oluyor rol yaptıkları, dikkat çekmek için kameraya baktıkları.
İzlenimime göre figüran ajanslarından bir hanım ayarlanmış, evi  gelişigüzel dağıtılmış. Sonra temizlikçi diye lanse edilen bu üç kişi tarafından ev önce pis gösteriliyor ki, bunlar pisliğin nasılını hiç görmemişler. Açmış çiçeklerin küçücük saksılarını bile çöp diyerek atıyorlar. Sanırım programın özgününü hiç izlemeden yayın yapıyorlar. 
Evin bir iki köşesine köpek pisliği özellikle konulmuş gibi, onları elleriyle tutuyorlar. Bir yandan da kameraya sıklıkla bakarak "Biz böyle kirli ev daha önce görmedik" diyerek sanki latife yapıyorlar. 
Ve ev bu üç kişi tarafından görünürde el birliğiyle derlenip toplanıyor. 
Sonrasını izlemedim yayının, yavanlığa bakarak gözlerime yazık edemedim. 
Yağsız, yanında katıksız yemek nasıl ki tat vermez, karın doyurmazsa, böyle basit programlarda beyinleri aç bırakır. İnanın birazcık bile bakmaktan bıkılır.
Bu programın orijinalinde takıntılı insanların yaşamı konu ediliyor. Örneğin istifçi bir insanın evinin hali gösteriliyor. Her odası dağ gibi eşya yığılı. Ne, nerede belli değil. Ne yana baksanız her taraf kir pas içinde; banyo, mutfak girilmez bir biçimde, ev evlikten çıkmış. Adım atacak yer kalmamış, ortam yaşanmaz hal almış. Görene "Aman Allah'ım" dedirtiyor.
Devamını oku...
Şu anda 989 konuk çevrimiçi

Dünya Değişti
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 16 Mart 2020 11:40
2020 yılı felaketlerle başladı. İnsanlar pek telaşlandı!
altNasıl oldu anlayamadık, dünyanın denklemi değişiverdi. 2020 yılına gireli beri bir türlü yüzü gülmedi  insanların yaşam şekilleri bir anda değişiverdi. Hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşarken, ölüm korkusuyla sarsıldık. Sakin olalım. Sabırlı Olalım. vademiz dolmamışsa ölmeyiz bunu bilelim. Tabi ki tedbirimizi alalım.Temennimiz, hasta olmamak. Allah muhafaza;  o doktor, bu doktor arasında koştur dur, sürünmeyelim. 
İnsan evlatları şunu bilmelidir ki Allah celle celaluhu hiç bir kuluna gücünün üstünde ağırlık vermez, kimseye gücünün yetemediğinden fazla yük yüklemez. Kur'an-ı Kerim'de yüce Allah,ın hiçbir kuluna zulmetmeyeceği yazmaktadır. Fakat insanlar, Allah'ın gazabını icabettiren günah­ları işleyerek kendi kendilerine zulmetmiş olurlar buyurulur. 
Bir süredir dünyanın dört bir yanında tuhaf şeyler oluyor. Dünya çapında onbinlerce insan koronavirüs'e enfekte oldu. Fırtına dün Mısır ve Saham ülkelerini vurdu. Milyarlarca çekirge Yemen ve Doğu Afrika ülkelerini işkal ediyor. Ağaçları kökünden söken rüzgarlar dün Filistin, Ürdün ve Suriye'yi vurdu. Binlerce maymun Tayland sokaklarında yiyecek aramak için insanların mekanını işgal ediyor. Geçen hafta binlerce yarasa Avusturalya'yı mesken tuttu demişlerdi..Daha öncesinden de o bölgede büyük bir yangın etkisini göstermişti. Dolu yağışları, depremler, seller, aniden ortaya çıkan virüsler ve çok yadırganan daha nice anormal durumlar. Bütün bunlar içimizde ister istemez korku oluşturuyor. panikliyoruz, yarınımızdan endişeleniyoruz. 
Acaba bu olanlar kıyamet alametleri mi, 
Devamını oku...
 
MEMLEKET MANZARALARI
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 15 Mart 2020 21:26
altGecenin bir yarısı anonslar yapılmış, yurtta kalan çocuklar acilen yataklarını boşaltmış... Yerlerine umre ziyaretinden dönenleri yerleştirmişler. Ancak karantina altına alınan umreci vatandaşlar yurtların ahır gibi olduğunu söyleyerek tepki göstermişler. Hasta değillerse de hasta olma korkusuna kapılmış olmalılar. Haklılar, ibadetlerini kirli ortamda nasıl devam ettirecekler? Biraz 5 yıldızlı otel konforu beklemişler, umreDe kaldıkları lüks yerleri özlemişler. Fakir fukara çocuğunun kaldığı yerlerde lüks ne arar yahu dememişler. Biraz fazla hassas dönemler, 14 gün boyunca evlerine de gidemeyecekler... 
"Umre'den dönenler kesinlikle evden çıkmayın, kul hakkına girersiniz". diyerek diyanet başkanı da kendilerini uyarmış... Keşke daha önceki kafileler içinde  bu titizlik gösterilseydi. Şimdi yanlarında hurma, zemzem getiriyorlar. Onlara ne gibi tedbir uyguluyorlar, bilemiyoruz.  Yakınlarını da göremeyecekler 14 gün boyunca, velhasıl sabır gerektiren bir durum... Rabbim ziyaretlerini kabul buyursun... 
"Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler ne de öne alınabilirler." Araf Suresi 34... 
Can korkusuna eve kapandık, kendi kendimizi karantinaya aldık. Her birimiz kolonya kokuyoruz... Marketlerde kolonya bırakmıyoruz, kolonya üreticilerini zengin mi yapıyoruz?Kolonya demişken; korona virüs vesilesiyle zehir tacirleri de işlerini ilerletmiş, kolonyalı mendil satışı yaparlarken arasına uyuşturucuyu gizlemiş... 
AMAN DİKKAT!
Hırsızlar, dolandırıcılar da boş durmuyorlar... 
Devamını oku...
 
Ne Günlere Geldik
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 15 Mart 2020 14:03
SIKI TEDBİRLER ARTARAK DEVAM EDİYOR
DIŞARI  DEVRİ BİTTİ EV YAŞAMI DÖNEMİ BAŞLADI
altUmreden dönemler karantina altına alınmışlar. Yurtlarda kalan üniversiteli öğrencilerin apartopar boşalttıkları yerlere Umre'den gelenler yerleştirilmiş. Umre ziyaretinden dönen bir vatandaşımızda koronavirüs test sonuçlarının pozitif çıkması ve Türkiye'deki vaka sayısının 6'ya yükselmesi sonrası yetkililer harekete geçmiş. Umreden dönen 10 bin 330 kişiyi Ankara ve Konya'daki 5 yurtta karantina altına almışlar.14 gün boyunca öğrenci ranzalarında yatacaklar. 
Çoğu yaşı geçkin insanlar yol yorgunluğu üzerine tuz biber eker gibi yurtlara yerleştirildiler. Tedbir amaçlı tabi ki, tamamen herkesin sağlığıyla ilgili... Lakin kolay değil evin dışında başka bir yerlerde 14 gün süresince yaşamak... Yakınlarından bile uzak kalmak, özlediklerine kavuşamamak... Allah cümlemizin yardımcısı olsun, yurt dışındaki yakınlarımızı da korusun yüce Rabbim...
Sağlık Bakanlığı halkı önlem almaya teşvik ederken, Emniyet yetkilileri de dolandırıcılara, hırsızlara karşı vatandaşı uyarmışlar. Bazı hadsizler korona temizliği yapıyoruz yalanıyla evlere girip hırsızlık yapıyorlarmış. Korona virüsü an itibariyle 6 kıtada, 92 ülkeye yayılmış durumda... Lakin gelin görün ki; böylesi bir alçaklık 'yalanla dolandırma' yalnızca bizde görülür olmuş...
Fırsatçılar her yerdeler; korona virüsü hakkında bir haftada kitap yazıp vatandaşın cebini silkelemeyi düşleyenler"Virüs taraması yapıyoruz" diyerek, evleri soyup soğana çevirenlerden ne kadar ayrıcalıklılar? 
Korona kazandırır olmuş, vatandaşın hali unutulmuş. 
Ne insanlar gördük, görüyoruz. Yaradan bile yararlananıyorlar. Musibetten dahi nemalanıyorlar. menfaatleri uğruna ne dümenler çeviriyorlar. Böylelerine denilecek çok söz vardır. Ortam müsait olmadığından bir şey diyemiyorum.  
Velhasıl etrafımız vicdansız dolu. Biliyor musunuz, bunların çoğu ellerini yıkamıyor. Dişlerini fırçalamıyor. Orta yere tükürüyor. Çevreyi kirletiyor. Of aman kendileriyle birlikte her türlü virüsü gezdiriyorlar. İnşallah semtimize bile uğramazlar.
Ne Günlere kaldık, Sokağa Çıkmaya Korkar Olduk. Evlere Kapandık. 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 9 / 130
 
Turkish Arabic English