Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

ÖMÜR DEMİŞ BİN YIL YAŞADIM.

GÖNÜL DEMİŞ DUR DAHA DÜNYAYA YENİ GELDİM!

Günler Zor, Yıllar Çabuk Geçiyor.
Bugün benim doğum günüm, anlık düşününce dünyaya teşrifim daha dün gibi.Şu saatlerde doğmuş, kundağa sarılmış olmalıyım. Annem babam doğumuma ne kadar sevinmişlerdi bilemem, ama ben her yeni yaşımda ayrı bir sevinç yaşadım. Bu dünyaya gelmeyi, yaratılanları görmeyi bana da layık bulan Rabbime daima şükürler ettim.Çok şükür Allah'a bugüne erişmemi, yeni yaşıma ulaşmamı da nasip etti. Ne mi hissediyorum, yokuş aşağı hızla koşuşturduğumu... Malum canımızın sahibi de Allah, biz emanetciyiz, günü geldi miydi sahibimize teslim edeceğiz. Hayırlısıyla inşallah...
Ah hayat, dönüp ardıma baktığımda bazen hayıflandığım oluyor.Seneler ne çabuk geçmiş, gün içinde yaşarken vakit geçmek bilmiyor gibi, hele bir de hüzün sarmışsa bedeni! E, bu dünyaya hep keyif yapmaya gelmedik. zor zamanlarımızda olacak haliyle; hepimiz imtihan olmaya geldik. Herkesin imtihanı ayrı. Gün gelir sevdiklerince yüzüstü bırakıldığında olur, en güvendiğinden sırtından vurulduğunda. Çoğu zamanlarımda öyle hissettim. Hele emekli olduğumdan bu yana, dost sandıklarımdan kimse kalmadı yanımda. İşimden de zalimlerce koparılınca, yerimi, ayak takımı doldurunca çok koydu bana. Eli boşluğa düşeli zaman bana azap trenine binmişim de hiç inmeyecekmişim gibi hissettirdi. His bu değişken olabiliyor.
Dünya yaşayana dönüyor, biz de durabildiğimiz kadar duruyoruz üzerinde, verilen ömürde vade doldu mu, zaman treni bizi bilinmez bir istasyonda indiriyor. Bilinmez diyorum, çünkü ölüm anında nerede, nasıl olunacağını yaşarken bilemediğimizden; bu hakikatin hayalini bile kuramadığımızdan. Rabbim ölümünde hayırlısını versin inşallah...
Doğum günümde ölümden söz etmenin ne anlamı var denilebilir, hayatın tek gerçeğine ulaşmak için doğmuyor muyuz? Doğarak yola koyuluyoruz, ölerek yolculuğumuzu tamamlamış oluyoruz. Bu yolculuğumuz süresince imtihan salonuna da girmiş çıkmış oluyoruz.
Çocukluk yaşımı saymazsak, o zamanları sınavdan muaf tutulduğumuzu varsayarsak, sonraki yarım asrı acaba hangi sınavlara tabi tutularak geçirdim? 
Devamını oku...
Şu anda 5880 konuk çevrimiçi

Poşet Polemiği
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 12 Ocak 2019 04:05
HANIMLARIN ÖRDÜĞÜ POŞETLİKLER BOŞA GİTTİ.
CEYİZLERE GAYRI TIĞ TUTAN TORBALIK ÖRÜYOR.
alt
Biliyorum bu poşet işinin suyunu çıkarttık, ama konu etmesek de olmuyor. Zira hiç gündemden düşürülmüyor. Geçtiğimiz günlerde çevremizin bakanı yine yeni bir açıklama yapmış, poşet üzerlerinde marketlerin amblemi küçük olarak bulunacakmış, daha çok halkı poşet kullanmamaya yönelik bilinçlendirme resimleri olacakmış... 
İyi hadi bakalım hayırlısı derken, marketler çoktan bakanın dediğini yapmışlar. Yeni kazançları için ek bütçe ayırmışlar, daha bakanın açıklaması olmadan bu şekil poşetleri basmışlar bile. Paralı poşetlerde hem kendi amblemleri var, hem de bakanın değindiği yazılar, lakin market amblemi daha göze batıcı, bakana bakmamışlar, kafalarına göre takılmışlar. Aynı şekil baskılı bez torbalarda var marketlerde; biri beş liraya. "Al iki tane kullan at, yeniden bir daha al." tarzı. Yolu yok çekeceğiz biz bu nazı... 
Olan çeyiz düzen hanımlarımıza oldu. Eli mahir, tığ tutmasını bilen hanımlar, mutfaklarına, kızlarının çeyizlerine üç beş tane poşetlik örüyorlardı. Kim bulmuşsa bu adeti, poşetlikler yün satanları sevindiriyordu. Gayrı güncüler yünlerle kimin mutfağına torbalık örerler bilmem,fakat her vakit poşetsiz diller dönmüyor, günler geçmiyor; herkes için her gün önemli gündem poşet...
Dünkü haberlerde Cumhurbaşkanımız seçim zamanı Ak Parti olarak ücretsiz bez torba dağıtacaklarını söyledi. Ak Parti severleri bu açıklamaya bedava ekmek, torpilsiz iş dağıtılacakmış kadar çok sevindi. Bu vesileyle dünden bu yana yine yeniden herkes bir poşet konusudur tutturdu. Kimi ilginç yöntemlerle poşete karşıt olduğunu belirtir davranışlarla gündeme geldi. Kimileri bedava torbaya hiç  düşünmeden, reisin partisine oy vereceğini söyledi. Reis belledikleri buna çok sevindi. Torba, poşet konuşulurken, torbalar dolusu önemli konular unutuldu. Açlar, susuzlar, yurtsuzlar, yuvasızlar, parasızlar Allah'a havale edildi. Böylelikle vicdanların sesi susturuldu. Ülkemde ve dünyada önemli gündemler geçiştirildi. 
Kafalar poşete takılıncaya kadar, neler var üzerinde düşünülmesi gereken, lakin halk da haklı. Poşette önemli bir konu nihayetinde, neden derseniz? Poşetin pahalılığından sıkıntı çekiyor niceleri ve sadece marketlerde değil paralı poşet olayı, her ürün satılan yerde paralı poşetler. Üstelik sadece 25 kuruş değil, her yerde farklı fiyatlarda...
İşin bir de başka boyutu var.
Devamını oku...
 
İstanbul'un İtleri
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 11 Ocak 2019 13:22
 GÜNDÜZ ZARARSIZLAR,  GECE AYARSIZLAR.
 
altAcaba o kocaman hayvanlar nasıl sakin hale getiriliyor? Her boydan, türlü soydan köpekler, insanların yanına kadar yaklaşıyorlar, dişlerini bile gösterecek mecalleri yok. Uyuşturucu almışlar gibi, gün boyu buldukları yere seriliyorlar. Geceleri de sokakların fedaileri sanki, sinirlerimizi geriyorlar.
Geçtiğimiz haftaların birinde 10 gün gibi kısa bir süre İstanbul Selimpaşa'da misafirlik ettim. Bir yakınım o şirin ilçede öğretmenlik yapıyordu.  Deniz kenarındaki evinde on günlük bir tatil süreci geçirdim. Denizin kış keyfini güzel çıkardım. Dalgaların hırçınlığında stres attım. Selimpaşa'nın sahili çok güzeldi. Martılarla insanlar iç-içeydi. Belediye denize nazır mükemmel bir yürüyüş yolu yapmış; kıyıları hemen büfeler, çay bahçeleri kapmış. Masalar, sandalyeler deniz kenarına kadar taşmış. Büfeler mevsim dolayısıyla kepenkle örtülüydü. Sandalyelerin üzerleri brandayla kapatılmıştı. Fakat yorulup oturduğunuzda laf söyleyen olmuyor, iki soluklanmaya bir çay soran bulunmuyor. Sahipsiz bırakılmış tüm kıyı, parklara köpekler doluşmuş. Sayfiye evleri gelecek yaza kadar kapatılmış, sahipleri sanki köpeklerini kapılarda bırakmış. Tasmasız köpekler, adeta sokağa terkedilmiş. Başı boşlar, çete oluşturmuşlar, önlerinden her geçene havlayıp duruyorlar. Okula giden çocuklar, sürekli korku yaşıyorlar.
Şanslı, sahipli köpeklerde var. Köpeğine kendi giydiğinin aynısından kazak giydiren, süslü tasmasını tutan sahile yürüyüşe koyulmuş. Fiyakaları aman pek hoşmuş. 
Kimileri için hayvanseverlik köpekle yakınlık sanılıyor. Evde köpek beslemekle, köpekle birlikte gezmekle, tasmasından tutup köpek gezdirmekle sanki farklı olunuyor. Hazır mama üreticileri köpek yerine piton sevgisini reklam etselerdi, acaba ne olurdu? 
Bir âlemdir insanoğlu aslından farklı olmayı sever. Neyin reklamını duysa, onu çok över. Ne yaparsınız, kimi için değer, salt dünyalıksa eğer...
Devamını oku...
 
2018 İnsanlığa Kötü Bir Miras
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 31 Aralık 2018 08:14
ESKİ YIL BİTİYOR, BAŞIMIZA GETİRDİĞİ OLUMSUZLUKLARDA BİTER GİDER ARZUSUYLA
2019 DA HERKESİN HER İSTEDİĞİ, GÖNLÜNDEN GEÇTİĞİ ŞEKLİYLE OLSUN DİLEĞİYLE...
 
altBugün yılın son günü. Bir yılı daha bitiriyoruz. Bugün gece yarısı 2018 yılını sonlandırıp, yeni bir yıla 2019 yılına iyi temennilerle gireceğiz inşallah. Yeni sene insanlığa kutlu olsun, herkese sağlık ve mutluluklar getirsin.
İnsanlık 2000 li yıllardan bu yana olduğu gibi, 2018 yılından da hiç de memnun ayrılmıyor. Çünkü dünyada ve ülkemizde olan olaylar bunu gösteriyor. 2018 yılında, geçmiş yıllarda olduğu gibi ezilen yine Türkler ve Müslümanlar oldu. Hak etmedikleri halde, “Medeni insanlar” adını koyduğumuz batılılar, bir bakıma Haçlı Seferleri’ni hortlatıp, Türk ve Müslümanlardanasırlar öncesinin kinlerinin acısını çıkarmaktalar.
2018 yılının son gününden geriye dönüp bir yılı tarayacak olursak, bir yılın içinde, iç açıcı günler bulmak oldukça zor. Dünya üzerinde yangınlar, seller, felaketler birbirini kovaladı. Ülkemdeki acılar yürekleri sızlattı. Terör saldırıları, şehitler, kanlar, gözyaşları yine var oldu. Ülkemde 40 yılı aşkın zamandır tükenmeyen, görünmezden gelinen bir savaş var. Nice vatan evladımız bu savaşta ebediyete göçtü. Niceleri vatanımızı korumak için bu karda kışta sınıra akın etti. Dünya üzerinde hiçbir savaşın 40 yıl süre geldiği görülmemiştir. En korkunç, en kıyımlı dünya savaşları bile 3–5 yıl sürmüştür. 
Bizim ülkemizde olanın savaş olarak bilinmezden gelinişi, dünya ülkelerinin Türkiye’ye duydukları ihtiraslı paylaşım arzularından kaynaklanmadır.
Dünya üzerinde Haçlı ordusunun Müslümanlığa karşı besledikleri kinin kusuculuğudur.  Müslümanlar yaşadıkları her yöre de saldırıya uğramaktalar, masum insanlar gaddarların gaflarından gark olmaktadırlar. Filistin’de, Doğu Türkistan'da, Afganistan'da, Myanmar'da ve daha pek çok yerde ezilenlerde Müslüman kesimdir.
2018 yılı süresince dünya üzerinde israf nirvanaya erişmişken Yemen'de bir insanlık dramı yaşanıyor. Çoluk çocuk açlıktan ölüyor, çoğunluk bunları bilmiyor. Parası çok olan niceleri gaflet içindeler, hiç ölmeyecekmiş gibi gülüp eğleniyorlar. Müslüman Müslümanın kardeşidir, ama kimseler bunu bilmez gibi Müslüman Müslümanın kuyusunu kazıyor. Bu hantallaşmış hallerimizden kazananlar, dost görünen düşmanlar oluyor. Daha uyuyacak mıyız?
Türkiye’de ekonomik krizde bir çeşit Haçlı saldırısıdır. Ülkemde tecavüz olayları, hırsızlık vakaları, rüşvetler, kandırmacılık, dolandırıcılar, cinayetler almış yürümüştür. Bütün bunlar, içimizde yaşayan dışarıdan gelme haçlı insan mühendislerinin nezaket kuralları çerçevesinde, dost görünümleriyle alenen çalışmalarından kaynaklanmaktadır.
2018 yılı zamların artığı, emeklilerinin ezildiği, memur kesiminin yaşam şartlarının bozulduğu, geçim derdinin pek çok insanı sarmaladığı bir yıl olarak da tarihteki yerini almış olacaktır. 
Ülkem halkı tüm bu olumsuzluklara rağmen 2018 yılını çok parlak olmasa bile, karamsar da geçirmedi. Hükumetin aldığı ekonomik kararlara uyarak, geleceğin iyi olması dileğiyle, pek sağlıklı olmasa da saygılı bir yaşam sürdü. 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 9 / 87
 
Turkish Arabic English