Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Kıymetli dostlar, Cenâb Şahâbeddîn'in (1870-1934) kütüphânemde bulunan 1978 İstanbul baskısı Tiryâki Sözleri eserinde yer alan 1800 küsur vecizeden seçtiklerimi bölümler hâlinde yayımlayacağım.

Servet-i Fünûn'culardan biri olan Şahâbeddîn Arabca, Farsça, Fransızca ve Türkçe'ye hâkim bir zâttı.

Vaktin kıymetini bilmek husûsunda kendisinin şu sözünü bir ibret vesîkası olarak nakletmek istiyorum:

"Vakti geçirmek için bana "briç-plafon" ya da "majör" (gibi oyunlar) teklif ediyorsunuz. Bense vaktin geçtiğinden müştekiyim. Aradığım vakti geçirecek değil, geçmekten men edebilecek bir vâsıtadır."

"Vakit geçmiyor ya!" diyen bugünkü gençliğe güzel bir sitemimiz olsun onun bu sözleri.

Şimdi geçelim meşhûr Tiryâki Sözleri'ne:

Devamını oku...
Şu anda 5751 konuk çevrimiçi

MESNEVÎ’DE KADIN GÜZELLİĞİ VE ŞEYTÂN - MEVLÂNÂ'DAN
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 11 Mayıs 2012 13:45

 

Hakk ve hakikat şâiri, ârif ve mütefekkir Mevlânâ Molla Muhammed Celâleddîn-i Rûmî’nin Selçuklu’nun son zamanlarından günümüze dek damlayan hikemî îzâhlarına çokça âşinâyız.

Ben de bugün mesnevî tarzında dile getirilmiş meşhûr eserinin beşinci cildinde yer alan bir husûsa dikkatleri çekmek istiyorum. 

 

گرنه بهر نسل بود ای وصی

آدم از ننگش بکردی خود خصی

Ger ne behr-i nesl bûd(î) ey vasî

Âdem ez nengeş be-kerdî hod hasî

Eğer şehvet nesil (soy) devam ettirmek için olmasaydı

Âdem aleyhi’s-selâm ondan utandığı için kendini hadım ederdi

 

Devamını oku...
 
Bereket Denilince
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 08 Mayıs 2012 12:36

altHikâye bu ya, diye anlatılır ya hep... Gerçekle alâkası vardır elbet...

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış. Büyüğü Halil. Küçüğü ise İbrahim...

Halil, evli çocuklu… İbrahim ise bekârmış...Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin... Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

Devamını oku...
 
Hüzün ve Arab Şâirlerinin Buğulu Gözleri
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 05 Mayıs 2012 12:51

   Arap şâirleri en fazla hislendirip en çok hüzünlendiren şey çöllerdeki cidâr (duvar) kalıntılarıdır. Zîra Arab Yarımadası'nda eski çağlardan beri, tıpkı bizim Yörükler gibi göçebe bir hayat süren kabilelerin sayısı az değildir. Yerleşik bir kabilenin yamacına muvakkat (geçici, vakitle sınırlı, bir vakit), mukayyet (kayıtlı, eğreti, ancak bir kayda/şarta bağlı) göçebe çadırları kurulup da, o civârın delikanlısı göçebeden bir kıza vurulsa, su azalıp, otlak kuruyup orası göçebe kabile tarafından terk edilse, geriye âşık tarafından duvarları öpüp koklamak ve hâtıralar arasında kaybolmak kalıyor.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki71727374757677787980SonrakiSon»

Sayfa 79 / 87
 
Turkish Arabic English