Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Malezyalı Müslüman Astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şükür, 11 gün kaldığı uzayda ki yaşamını ve uzayda nasıl namaz kıldığını Türkiye ziyaretinde, ekranlardan anlatıyor. Ben kendisini hayretle ve imrentiyle izliyorum. Doktor Şükür, (ismi de çok güzel ve anlamlı) Müslüman olarak ilimde ve bilimde nerelere gelmiş. Bizler, bazılarımız sanıyoruz ki, okuyup bir yerlere geleceksek, dinimizi ardımıza alacağız. Bir yerlere gelebilmişsek de o yere layık şekilde yaşayacağız, doğal yaşayamayacağız. Çünkü ruhumuzla, nefsimiz çelişkiye düşecek ve biz riyayı ister istemez hayatımıza karıştırmış olacağız. Ne büyük gafletteyiz.

Doktor Şeyh Muzaffer Şükür’ün en hoşuma giden cümlesi ise uzaydan bakıldığında, dünyada insan ve insan eliyle yapılmış hiçbir şey görülmediğini söylemesi oluyor. Bu cümle niçin mi hoşuma gitti? Benzer bir cümleyi Müdafaaname kitabımda yazmıştım. Bunu uzaya gitmeden öğrenmiş olmam, benim doğru düşündüğümü hatırlattı.

Devamını oku...
Şu anda 2075 konuk çevrimiçi

Sultanım Hünkarım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 13 Haziran 2018 22:35

II. Mahmud, 30. Osmanlı padişahı ve 109. İslam halifesidir

altDünyalık kazanç için ceddine ihanet eden böylesine fütursuz kimseler, bizden başka ülkelerde görülmemiştir.

Reyting kaygılı kanalların birinde, yaz sezonu süresince parsayı toplamak adına, yine bir Osmanlı dizisi başlayacağını duydum. “ Osmanlının şanınından nasiplenmek isteyenler bu defa kimler,” sorusuna cevap bulmak adına ilk bölümüne şöyle bir on dakika bakayım dedim. Gördüğüm sahnelerden tiksinti duydum. 2. Mahmut ve bir Rus muallimin aşkını anlatıyorlarmış güya...

Allah aşkını her değerin üstünde tutan, Allah rızasını kazanmak ve İslamiyeti dünyaya yaymak uğruna hayatlarının çoğu zamanlarını cenk ederek geçiren ecdadım Osmanlı; uçkuruna düşkün, halkına küskün, saltanatına ve saadetine öncelik veren olarak gösteriliyor dizilerde...

Doğrusunu Yüce Allah bilir elbet, ama ben de inanıyorum ki en kötü, en aciz bilinen padişah bile böyle bir saçmalık ve basitlik yaşamamıştır. Ceddimizi gençlere nasıl tanıtıyorsunuz, hiç bir tarihi bilgisi olmayan, iftiralara dayalı Osmanlı dizileriyle neyi elde etmeyi amaçlıyorsunuz bilmiyorum. Bildiğimse çok yanlış yapıldığı. Osmanlıyı saraydan çıkmayan, haremdeki hatunlarla oynaşan zamanımızın yeni yetme zengin delikanlıları gibi gösteremezsiniz.

Umarım reytinginiz hayallerinizi boşa çıkarır da, Osmanlının sırtından geçinmekten vazgeçersiniz. Aksi halde veballeriniz giderek kabarıyor. Altından nasıl kalkacağınızı bilemiyorum. Çünkü ahiret yurdunda reyting hesabı yapılmıyor, dünyada neyi, nasıl eden, ettiğinin karşılığını buluyor. Hatta bu dünyada da yanlışınızın cezası ummadığınız bir yerlerden yakanıza yapışıveriyor.

Benim gibi düşünenlerden rica ediyorum, lütfen iftiralara dayalı Osmanlı dizilerini izleyip, bu dizileri yapan, yaptıran fitnecilere fırsat vermeyiniz.

Osmanlı hükümdarları aşkla meşkle vakitlerini sarayda, eğlenceyle geçirmiş olsalardı. 630 yıl, dünyaya hükmetmezlerdi. Osmanlının hanımlarıda temsili de olsa, sarayda göğüsleri açık kıyafetlerle dolaşmayı, bu kadar kıskanç ve entrikacı gösterilmeyi, hak etmiyorlar.

Yabancı hanımlarla evlenen padişahlarımızın eşleri müslüman olmuşlar ve müslümanlığa yaraşır şekilde Allah'a kulluk yapmışlardır.

Ceddim Kur'an ilmine dayalı dayanakla tebasını ve tüm dünyayı dirayetle idare ediyorlardı. Fakat Osmanlı dizileriyle halkı uyutanlar sanırım bilgisizlikle beyinleri donatmak istiyorlar. Sanki biri bir yerlerden düğmeye basıyor, günahı umursamıyor, amaçları uğruna Osmanlıdan düşüncesi doğrultusunda nebalanıyor.

Daha önce bir yazımda konu etmiştim, buradan da kısaca bir kez daha belirteyim. “Cehalet doğruyu öğrenmek istemez; duyduğuna, gördüğüne inanır.”

Amacınız halkı cehalet içinde bırakmak değilse, soyunma sahneleri yerine inancımızı, kültürümüzü, imanımızı güçlendirecek yayınlar yapın. İlimle, bilimle halkın beynini aydınlatın. Aksi halde ahlaki çöküntüden sorumlu, şeytana kulluk yapan kimselerden olarak ahirete göçtüğünüzde yaptıklarınız görmezden gelinmeyecektir bilesiniz.

Devamını oku...
 
Çevremiz Çinli Doldu
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 31 Mayıs 2018 12:01


altGünümüzün Çin coğrafyasında yaratılmış olan, yaşadıkları bölgenin toprağıyla sahipleri Uygur Türkleri, Özbek Halkı, Tatarlar, kısaca Türk soydaşlarımız, Müslüman dindaşlarımız Çin ülkesinde zulüm görürken, bilhassa mübarek ramazan ayında oruç tutmaları dahil evlerinden çıkmaları dahi yasaklanırken ve de camilerin minareleri Çin bayraklarıyla donatılırken; bizler ülkemizin dört bir yanında Çinlileri ağırlıyoruz. Keyiflendirip, zenginleştiriyoruz. Ne acı ! Hem de çok acı !..

Çinlilerin Müslümanlara yaptıkları zulüm karşısında hiç bir sesin çıkmaması, hatta feryatlarının duyulmazdan gelinmesi daha da acı.
O bölgedekiler de Müslüman. Üstelik hem Müslüman hem Türk.... Niye bir müdahale yok? Çin'e niye bir ekonomik yaptırım yok? Çok üzülüyorum ve ne yazık ki bireysel bir şey yapamıyorum.

Sizler hiç yolda belde rastlaştınız mı bilmiyorum, ama ben Ankara'da ve Anadolunun bazı illerinde Çinlilere pek çok kez karşılaştım. Öyle Japonlar gibi turist olarak gelmiş bulunmuyorlardı. Bizden toprak almış, bağ- bahçe, apartman almış Çinlileri gördüm tanıdım ve hayretimi çekik gözlerinden gizleyemedim.

Bizim Isparta'mız da da AKP'li belediye başkanımız var olduğu dönemde (2004), ortalıkta adeta birden bire Çinliler peydah olmuştu. İlk görüşümüzde gariban turistler zannettik. Hatta mahallelerimiz arasında gezerlerken, bazı evler türk misafirperverliğini göstermek istercesine, Çinlileri konuk etme, karınlarını nefis yemeklerle doyurma yarışına girdiler.

Kimileri de vardı ki, Çinlileri pis bulup yanlarından kaçarcasına uzaklaştılar. Bazıları diyordu ki, “Bu çinliler kedi köpek yiyorlarmış, evde baktığınız hayvanlarınıza mukayyet olun, sokağa salmayın. “ Kimi de yarı alaysı dille “Kedi, köpek değil sadece her türlü böcekleri, fareleri de yerlermiş. Kedileri yormayalım.Fareleri bunlara yakalatalım bari” diyerek Çinliler hakkında çeşitli konular üreterek gün boyu konuşuyorlardı.

Sonradan yerel basından öğrendiğimiz kadarıyla AKP'li belediye başkanı getirtmiş bu Çinlileri Isparta'ya. Nedeni, giderek daralmış olan biricik krater gölümüzün çevresinde termal tesisler kurma amaçlı araştırma yapmalarıymış. AKP'li belediye başkanı bir süre Isparta halkını bu sözlerle uyuttu. Sonra çevresini Çinlilerden oluşan bir toplulukla büyüttü.

Belediye başkanlığı süreci sona erince bir de duyduk ki, AKP'li belediye başkanı çinlilerle ortaklaşa bir madencilik şirketi oluşturmuş. Isparta'nın neresinde, ne madeni var, onu arar, bulup- üstüne konar olmuşlar.

Ulusal medyadan da o günlerde konuyu okumuş olanlarınız vardır. Haberler “Antalya, Burdur, ve Isparta da faaliyet gösteren 100'e yakın maden Çinli şirketlerin eline geçti. Çinliler bölgedeki tüm maden ocaklarını satın aldı.” diye yayınlandı.

AK Partili belediye başkanı vesilesiyle o ilk geldikleri günlerdeki görünümleriyle hor görülen Çinliler, şimdi patron oldular Türkleri yanlarında işçi olarak, ağır işlerde çalıştırıyorlar.

Devamını oku...
 
Haşhaş Hatırına
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 31 Mayıs 2018 09:35

Haşhaşı bilir misiniz?

alt

Bir adı da afyondur. Afyon ili asıl ismini bu bitkiden almıştır. Karahisar lakabı sonradan, (2005 senesinde TBMM'ce kabul edilen bir kararla) eklenerek “AFYONKARAHİSAR” denilmiştir. Malum Afyon karahisar kalesinin tarihimizdeki büyük zafer de, bölgeyi korumadaki önemi büyüktür. Fakat biz yaş grubundakiler alışkanlığından dolayı Afyon'dan bahsederken “Afyon” der. Misal: “Afyonkarahisara gideceğim” demez. “Afyon'a gideceğim. Afyon'da yaşayan ablamı göresim geldi” gibi...

 

Haşhaş bitkisi Afyon ve ilçelerinde neredeyse Hititler zamanından beri ekilip dikilmiştir. Buralarda yaşamış gelmiş geçmiş nice insanlar, haşhaş bitkisi sayesinde yurdunu yuvasını kurmuş, kalkındırmıştır.

Yakın geçmişe kadar “Afyon” denilince, haşhaş akla gelirdi. 1974 yılı öncesi ve daha sonrası Afyon ili; kaymağıyla,sucuğuyla, kaplıcalarıyla ve mermeriyle anılır oldu. Ankara güzergahı olduğundan da ünü hayli duyuldu. Büyüdü, gelişti.

Çocukluğumda Afyonu görmüşlüğümde kasaba görünümü vardı. Halkı da hayli çalışkandı. “Gayretliye Allah yürü ya kulum deyiveriyor, şükürler olsun.” Afyon'da bunun örneği çok görülüyor.

Konumuza dönersek; haşhaş bitkisi Afyonla özdeşmişti. Günümüzde neredeyse Afyonlular dışında kimsece bilinmez duruma geldi.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 8 / 416
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ