Ayfer Aytaç
 
 

Kur'an Öğren

ŞİMDİ Mİ ADALET
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 06 Temmuz 2017 07:31

Yasalar karşısında hepimiz eşitiz. Hangi yasalar karşısında? İlahi yasalar...

Yeryüzü yasalarında eşitlik her zaman ve her yerde eşitsizliğe dönüşüyor.

Çünkü kim ikdidar, o adalettir. Ne yazık ki ülkemizde iktidarın adalet terazisinin kefelerinin birinin üzerinde oturmak gibi bir huyu vardır. İktidarlar kadrolaşır, taraflı kadrolar kendinden olmayanı kendi usluplarınca oldururlar. Keyifleri dilerse, nefisleri haddince ve nefesleri yettiğince  gonca gülleri bile soldururlar.

altÖNÜME DÜZGÜN BİR ADALET GETİRİN, YALIN AYAK DÜNYAYI DOLAŞAYIM 

Sana lazım olduğunda adalet aranmaz. Etten duvarlar arasında yürüyerek yolda, gar da, bar da adalet aranmaz. Nüfus kütüklerinden de "bir Adalet Teyze vardı, mefta mı oldu" diye aranıp, sorulmaz. Nutuklarla, youtublarla da adalet aranmaz. "Adalet istiyoruz" demekle de adalet alınmaz. Adalet varsa, herkes için hep var olmalıdır.

Demem o ki beylik laflarımızın bozacıların soluğu kadar hükmü yok.Şıracılarda bozacılaın peşinde...

Hasılı adalet ya vardır, ya yoktur.

Ben mesleğimi yaptığım yıllar boyunca pek çok haksızlığa uğramışların hakkını adalet bulma umuduyla aradım, bulamadım.

2000 li senelere adım atalıdan beridir de kendim ve ailem adına yapılan yanlışları reva görenlerle hukuk mücadeleleri başlattım. Bu sitemden adaletin olmadığına dair sitemlerimi yansıttım. Kimse oralı olmadı. Gördüğüm adaletin gücün yanında olduğu, parası ve makamı olana şirinlikte bulunduğu... 

İnsan herkes için bir şey yapamaz belki, ama biri için her şeyi yapabilir. Bir parti başkanının peşine takılıp, kalabalık oluşturarak hiç sorgusuz sualsiz adalet yolculuğuna çıkılmış. Medyaya gündem oluşmuş. Ne menem bir anlayışa sahipmişiz be! Gariban mazlum adalet arayınca kulak üzerine yat: Ama kendine dokunan olunca adaleti sen belirle...

Parti liderince "Kimsenin burnu kanamadan, en barışcıl eylemimiz" deniliyor.Gandi gibi tek başınıza aç, susuz yürüyünde görelim halinizi...

Ülkemde menfaatçilik, utanmazlık ve riyakarlık diz boyu.Bu gün yürüdünüz de ne değişti? Tartışmalıdır. Ülkemde çok şey tartışmalıdır. Fakat tartışmak istemek tartışmasızdır.

Devamını oku...
 
DAHA NELER GÖRECEĞİZ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 06 Temmuz 2017 04:59

İSLAM ÂLİMİ HOCA NASREDDİN'İ YARI ÇIPLAK DANSÇILAR EŞLİĞİNDE ANAN KÜLTÜR BAKANLIĞI VE SİVRİHİSAR BELEDİYESİ, SAYENİZDE İNSANLAR BİR DOLU GÜNAHA GİRECEK. BU AHVALDE BELKİ DE TÖVBE ETMEDEN ÖLECEK. PERDE KALKINCA GERÇEKLER GÖRÜNECEK...

O VAKİT, KEŞKE HİÇ YAŞAMASAYDIM DENİLECEK.

altNasreddin Hoca Festivali'nde skandal!

İslam âliminin kemikleri sızlatıldı. Sızlatanları kınıyorum...

Nedense hiç şaşırmadım. Çünkü belediyeleri iyi tanıyorum. işleri güçleri şeytana hizmet. Sanatçı geçinenlerle halkı azdırmak, halkı azdıranlara paralar sızdırmak. Ramazan etkinliği adı altında da ne fitneleri saçıyorlar, sonrasında fitneci başları paraları alıp kaçıyorlar. Kültür Bakanlığı'na ne demeli, bir şey dememeli, zira adları üzerinde onlar bakan, bak an. Bütçeleri dolu, bünyeleri fiyakalı, san at. Sanata harcamaya proğramlılar. Yani yapılana bakıyorlar. Bakınınca sanat sanıp batıla tapıyorlar. Vah bize büyüğümüzü, küçüğümüzü bilmez olmuşuz. Yarabbi biz bu kadar çok mu İslam'dan geri bırakılmışız? At izi it izine karışmış, fitne fesat türlü dalda yarışmış. Korkunç bir dünya düzenine doğru yol alıyoruz maalesef...

Eskişehir Sivrihisar Belediyesi ile Kültür Bakanlığı'nın ortaklaşa düzenlediği Allah dostu ve İslam âlimi Nasreddin Hoca'yı anma adına düzenlenen festivalde büyük bir rezalete imza atıldı. Uluslararası Nasreddin Hoca Festivali'nde Allah bilir kaç bin liralara sahne alan şarkıcı ve yanındaki dans eden kadınların yarı çıplak sahneye çıkması tarafımdan görülünce büyük tepkimi topladı.Belki bu durum, bazılarımıza önemsiz gibi gelebilir. Ama ben öyle dü­şünmüyorum. Yanlışı gördünmü, yanlış demeyi bileceksin. Dahası Allah rızası adına yanlışın karşısına dikileceksin! Evet, "Müslümanım Elhamdülillah!" demekle olmuyor bu işler. 

Be Müslüman bilinen kardeşlerim neden gidersiniz böyle fitne yerlere? Amaç Nasrettin Hoca'yı anmak ve anlamak  mı, yoksa şarkıcıları kayırmak mı? Yahut halkı eğlendirirken, azdırmak mı?

Devamını oku...
 
OKURKEN DÜŞÜN
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 17 Haziran 2017 08:09

alt

Günümüz Gerçeği
O Kadar Derinden Hissediliyor ki...

Dünyanın en prestijli (saygın) 100 üniversitesi açıklanmış. En itibarlı üniversitelerden çoğu Amerika ve  İngiltere'de; sonraki sıralamalarda Çin var, Japonya var. Onların üniversiteleri saygınlığı fazlasıyla hak ediyor. O üniversitelerin hocaları nice harika mühendisler, doktorlar, ilim alanında dehalar yetiştiriyorlar. Dolayısıyla ülkeleri gelişiyor, kalkınıyor, güçleniyor, devleşiyor. Bu üniversitelerin yetiştirdiği öğrencilerin her biri dünyanın geleceğini değiştiren girişimlerde bulunuyor. İş bulma kaygıları olmuyor, zira diplomaları altın değerinde... Ne mutlu onlara... Onlar ki bilimde, fende, teknolojide ileri; bizimkiler yaya yolda bile geri, bir arpa boyu kadar cüce seli...

Batılın batılını kapıyoruz, yaptıkları işlere karşıdan şaşkınlıkla bakıyoruz. İşimiz düştüğünde mühendislerine paraları saçıyoruz. Bizim doktorumuz, mühendisimiz ne işe yarar derseniz? ilaç sektörüne, inşaat sektörüne, sadece imza yetkilerine dayalı para kazanır bizimkiler.

Ülkemizde 200 kadar üniversite var. onlara bağlı olan fakültelerin, yüksek okulların sayısını merak edip saymadım. Zira kalitesiz olanı niçin ciddiye alayım? Oy uğruna, yörelerin kalkınması adına neredeyse dağa taşa, kurda kuşa üniversite açmışız. Mezunlarını saldım çayıra yapmışız. her sene her bir okuldan binlerce çocuk mezun oluyor. Lakin olduğuyla kalıyor. Dayısı olan iş buluyor, olmayan yengesinin dizi dibinde dinleniyor...

Türkiye'den bir tane bile adını duyuran üniversite yok. Gösterişli lakin göstermelik eğitimi olanları yıkıp yerlerine hakiki eğitim veren üniversiteler yapmak gerekir. Neden? altÇünkü biz genellikle öğrenmeye, öğretmeye değil; öğrenciye, öğretmene değer veriyoruz. Bunun zıttını uygulamalıyız. Nasıl mı? Şöyle ki, öğrenciyi yeteneğine yönelik ve ülkemiz hayrına  yönlendirmeliyiz. Eğitime yönlendirmediğin gençler, başka eğilimlere yönlendirilirler. Ülkemde diplomalı çok, lakin diplomasının hakkını veren yok. Zira elinde hak ederek aldığı bir diploma yok. Bütün yıl kafelere takıl eylen, eylemlerde bulun; sene sonu ezbere dayalı ders geç. Çoğunluk böyle, azınlık sistemce itibar görmez. Çalışarak sınıf geçenin emeği karşılık bulmaz. Haklıya hak verilmez. Hocaların etrafında pervane olanlar ışık saçarlar, her türlü fırsatı havadan kaparlar. Bu sistem nasıl bir zillettir, devasız bir illettir. Kandırarak kazanmak  ülkeme ihanettir. Çarktan beslenenlerin yolları tıkanmalı, gençlerimizin geleceği için yanlışlar bugünden budanmalı. (Ülkemde her alanda haksızlık yapan adeta zil takıp oynuyor. Kabulü mümkün müdür, böyle zihniyetin?)

Öğrenci okullar için ve hatta okulların bulunduğu yöreler için bir para kaynağı görülüyor. Ne kadar çok öğrenci, o kadar çok o yöreye gelir sağımı.

Ne kadar çok eğitim merkezi, o kadar çok eğitimci. Ancak eğitimci konumundakilerin, çevrelerinde " hocam" diyen çoğaldıkça; ünvan adamın kibirini kabartıyor, kapasitesini azaltıyor. Öğrencisini, kendisini övdüğü kadar öğütür oluyor. kendisi de bağlı olduğu makamların daim itaatkarı bulunuyor. Sözün özü; hoca geçinenlerin övgüyle kıçları büyüdükçe, beyinleri, algıları küçülüyor. Cepleri doldukça insaniyetleri eksiliyor.

Öğretmene hak etmeden payeler vermek yerine; eğitimin önemi kavransa, eğitime ciddi anlamda özen gösterilse, öğrencilere "parasını al, diplomasını ver," mantığından uzaklaşılsa, gençlere  geleceğin umudu diye değer verilse, onların geleceğin istikballeri olduğu bilinse, sistem daha farklı olacak. Hocalar da belki hakkıyla itibar görecek. Ama nizam, izan nerde?!

Öğrencilerin tez çalışmalarıyla kitap çıkaran ve öğrencilerine bu kitapları para karşılığı kakaklayan öğretmenler, dünyalığa daldıkça, nasıl hakkaniyeti hatırlasınlar?

Ülkemizde ismini reklamla namlandırmış, çok puanla öğrenci alımı yapan üniversiteler var, ama eğitim kaliteleri yokmuş meğer ki, yurt dışına ünlerini salamamışlar.

Çok paralı 70 binden 112 bin liraya kadar özel liseler, kolejler var, üniversiteler var. Hepsi hap yap para  kap. Fiyatlar hocaları doyuruyor, çocukları bilgiyle donatmıyor. Yıllık ufak bir servet ödeniyor. Sanki önemli iş yapıyorlarmış gibi bir de hocaların burnu yüksek, yağlamadan yanlarına yaklaşılmıyor. Öğrencisi olmasa hiçbir değeri olmayacak adamlar, kibire bürünmüşler.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 7 / 379