Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Kitap Sektörü öyle bir arena ki; içine girdiğinizde en deneyimli gladyatör olsanız, kiminle nasıl başa çıkacağınızı bilemezsiniz. Aslında bu sektöre arena yerine kurtlar sofrası, demem daha mı uygun gelir dersiniz? Evet, belki böylesi bir benzetme daha uygun.

Yazarı, çizeri, yayıncısı, yayımcısı içinde kim ne şekil varsa; sektöre yakışır bir mücadele yok ne yazık ki. Zaten bu sektörün içinde var olabilmeniz için kalemşör olmanız gerekmiyor. Para ve çevre gücü, orada da olayı bitiriyor. Adam dandik iki cümle bir şey yazıyor, o satırlarını biriktirip kitap yapıyor, çevresi var elden satıyor. Yerel alanda bile böyle... Bir de destekleyici bulan, kitabına reklam alanlar var, her türlü getiriye ve cebe götürüye açık insanlar, giderekte üremekteler ne yazık ki... Amaç hem ün kazanmak, hem de una bulanıp, daha iyi tıkınır olmak...

Devamını oku...
Şu anda 1853 konuk çevrimiçi

Okuma Oyna
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 28 Aralık 2011 10:10

 

alt

Bu sitede gazeteciliğimi yapmıyorum. Bu siteyi ad edip bir şey alıp satmıyorum. Amacım; iletişim çerçevesinde bildiğimi, bilmediğimi birileriyle paylaşım...

Hepimizin bildiği gibi okuyanımızın az olduğu güzel ülkemin güzel insanları, ne yazık ki metne değil, metiyeye bakıyor. Bu durumda yazsan ne fark ederki oluyor.  

Çevremde de var olan, çoğunluğun yaşam şekline uymuş birinden bir uyarı aldım. "Okuma Oyna!" Yani demek istiyor ki okumayı, yazmayı bırak. Gül, eğlen hayata renk kat. Olumsuz buldum bu uyarıyı, deneme adına uymadan da geri duramadım.

Bu uyarının içinde deniliyordu ki, "Yazacaksan tivitire yaz, tivit at." diyor. Sümük at, der gibi. (Yazılması gerektiği gibi değil, özellikle denildiği gibi yazdım tiviti.) Zira ben gavurun zaman çalıcı reklamını yaparak, birilerini yanlış yönlendirecek değilim. Bir düşünelim, biz kimiz, neyiz, hangi ülkede yaşıyoruz?

Devamını oku...
 
Uyuyoruz Uyutuluyoruz
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 28 Aralık 2011 09:46

altBizi Fransa'yla uyutup bir güzel kıyak emekliliğe zam yapıverdiler. Daha ne ninnilerle ne uyutmalar yapılıyor da, yıllar sonrasında haberdar oluyoruz. Doğruluk yurduna bihaber göçenlerimizi, bu dünyadaki yanlışlıklardan kurtulduğu için şanslı adlediyoruz. Vatandaşa beş, vekillere iki bin beş fazlasıyla maaşlar, halkın mutfağına konulan zamlarla karşılanıyor da; ya emekli olanlarınıza ne zammıdır bu? Acaba bu kıyakla doymamış olan, asillerden daha da isteyen emekli vekil zammı, vekil danışmanlarının zammı, kendilerine sus payı mıdır, asillerinizi susturun payı mıdır? Diye düşünmeden edemiyorum. Gördüğünü görmezden, duyduğunu duymazdan gel. Al payını, kolla dayını, gibisine...

Devamını oku...
 
Fransız Kalma Diyorlar
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 22 Aralık 2011 17:59

 

alt

Mail adresime pek çok dosttan, Mesaj yağmış "Fransa ürünlerini alma, boykot et" diye. Bakalım kaç gün sürecek kampanyanız? Yahu çoğunuz senelerdir kendi ülkenize Fransız kalmışsınız, Batı Medeniyetine özentinizden. Şimdi kime ne söylüyorsunuz? Hem hangi birini alma, neredeyse her şeyimiz başka ülkelerden geliyor. Biz de çokca var olan nice değerlerde dışarıya gidiyor. bu da ayrı bir konu. Hangisi hırlı ki?

Bizim ülkemizdeki nice tüketime yönelik kuruluşun, ticaretin başında, (kiminde perde arkasında) nice yabancı var. Kanımıza kadar karışmışlar içimize yabancılar. Hangi birine ne diyebiliyoruz ki, desekte kime duyurabiliyoruz? Yakın bir süreçte İsrail için böyle söylevler yapıldıda ne oldu? Bir özür bile diletemedik, yanlış hatırlamıyorsam.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki391392393394395396397398399400SonrakiSon»

Sayfa 395 / 409
 
Turkish Arabic English