Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

BU KADARI ÇOK FAZLA..

ŞEHİTLER, GAZİLER, ANALARIN DUALARI HEPSİ KULLANILIYOR.

MİLLETİN ÖNCE MANEVİYATI GASP EDİLİP ELE GEÇİRİLİYOR,

SONRASI İSTENİLEN OY OLARAK, SANDIKLARA BEKLENİYOR.

MANEVİ SERVETİMİZİ HOYRATÇA HARCAMAYALIM, YOKSA ÇOK YOLSUL KALIRIZ. KAYBOLURUZ...

Siyasetçilerden hiç kimse babamdan soyum değil, hısımım yahut hasımım da değil. İnsanları seven biri olduğumdan, hiçbir siyasetçiye karşı da şahsi kinim, hırsım, husumetim bulunmamakta; dolayısıyla onlara yönelik yanlış bulduğum konularda, yaptığım değerlendirmelerin uyarıcı, uyandırıcı unsur olarak kabul olunmasından başka bir beklentide değilimdir.

Siyaseti sevmiyorum buna karşın siyasetçilerin her birinin vatanımın evladı olduğunu düşünerek kendilerine seçtikleri yolda ayrı ayrı başarılar dilerim. Yolculuklarının yalpalamasız ve yanlışsız olmalarını umut ederim. Uğraşılarının hilesiz ve samimi olmasını temenni ederim. Çabalarında halkın hakkını gözetmelerini, istismar etmemelerini umut ederim.

Milli ve manevi değerlerimizi yollarında roller yaparak rol unsuru yapmamalarını, hafife almamalarını, kendi ahiretleri için, hayırlarına yönelik hata yapmamalarını umut ederim. Hislerimi samimice kısaca beyan ettikten sonra, Allah rızası için, seçim yarışında birinci gelmek için çırpınan siyasetçilere, din kardeşleri olarak uyarımı yapmak istedim. Olumsuz tepki gösterilmemesini umut ederek... 

BANA NE DİYEMEDİM!

Amaca ulaşmak her yol mubah, denilmiş ise de; "manevi değerler yalanın içine sokulmamalı... Mubarek dinimiz, mukaddes kitabımız siyasetten uzak tutulmalı" derken, şimdi de ceddim dedem Fatih'in fethi ve ecdadımın kahramanlıkları siyaset yolunda istismar ediliyor. ben bu yanlışlara Allah rızası için karşıyım, sizin zihninizi bilemem.

Şu anda 105 konuk çevrimiçi

Akdeniz Bölgesinin en uzun minareli camisi Halıkent’e yakıştı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 12 Kasım 2011 21:06

 

En Uzun MinareYaklaşık on bin nüfuslu Halıkent Mahallesi’nin meydanına yapılan Halıkent Camii, üç yıl kadar minareden yoksundu. Cami Yaptırma ve yaşatma Derneğinin üyeleri, on yıl önce Halıkent’e bir cami yaptırmaya kakar verdiler. Öz veriyle çalışmaları sonucu topladıkları paralarla mahalleye yakışır bir camiyi yaptırmayı başardılar. Ne var ki bu caminin minaresini yaptıracak paraları kalmamıştı ve bu parayı toplamaya da güçleri yetmiyordu. “Ne yapmalıyız” diye düşünürlerken, onların bu halini öğrenen Ispartalı bir hayırsever, bu caminin minarelerinin yapımını üstlendi.

Bu hayırsever kişinin adı Kemal Akgün’dü. Yıllarca Almanya’da eşiyle birlikte çalışmış, emekli olmuşlar, 

Devamını oku...
 
Çarıktan, Sandalete Kunduracılık
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 12 Kasım 2011 13:04

altİnsanların en önemli gereksinimlerinden birisi hiç şüphesiz ayakkabıdır… Ya da ayağa giyilen nesnelerdir…

Ayakkabının önemi her zaman her yerde kavranmıştır. Çünkü her insan yürüyecek, dolaşacak, çalışacak, karda kışta soğukta, sıcakta, her türlü zeminde ve şartlarda bulunacaktır. Bunları yaparken de buralarla ilk temas eden ayaklar olacaktır.

Bugün bize kadar ulaşan her gereksinimi ve medeni kullanma araçlarını, teknolojiyi bulan insanlar, geçmiş zaman içinde de günümüzün modern ayakkabıları olmasa da, hayvan derisinden çarık yapıp ayağına geçirmeyi bulmuş ve geliştirmeyi başarmıştır… Çarık ilk insanlardan günümüze kadar gelmiştir. Bu gün, Türkiye’de, hatta Isparta’mızın bazı yörelerinde hala çarık giyenlerin sayısı hiçte az değildir.

Devamını oku...
 
Hırsızın da Onurlusu Vardır
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 11 Kasım 2011 20:30

 altGünümüzde, mazlumun hakkını yiyerek cebini doldurup, sonra da onurlu insanlar gibi yaşayan, onursuz o kadar çok adam var ki; oysa her birinin saygınlığı parasının gücü kadardır. Haydan gelen parası, huyu nedeniyle bir gün apansız kaybolunca, bu kişilerinde saygınlığı bitiverir. Hızlı gazetecilik yaptığım dönemlerdeki notlarım arasında, hırsızlık yaptığını apaçık dile getiren ve Allah’ın bildiğini kuldan da saklamayan Hamdi ağa denilen bir zat vardır. Bugünkü hileli hırsızlara, o günkü Hamdi Ağayı örnek olsun diye anlatmak isterim. O hırsızlığını kimseye sezdirmeden başarıyla yapar, bilindiğinde mutlu olur, kendisini kahraman gibi görürdü. Zira Hamdi Ağa, onurlu bir hırsızdı. Hırsız olduğu bilinmezse, günahının gizlenmiş olduğunu düşünürdü. “yapıyorsan, açıkça yapıyorum diyeceksin. Çalıp da, ‘çalmadım. Alın terimle kazandım’ diyorsa insan, o cehennem çerisidir” diyordu. 

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki371372373374375SonrakiSon»

Sayfa 375 / 375
 

Turkish Arabic English