Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Her gün görüyoruz onları... Hele şu ekonomik darboğaza gireliden beri sanki sayılarında birden büyük bir artış oldu. Sokakta yürürken dikkatli bakmanız gerekmiyor. Zîrâ yanı başınızda bitiveriyorlar.

Bazen bir bankta otururken tartısıyla yanımıza geldiği oluyor, bazen işlek bir cadde de simit satarken görüyoruz onları. Bazen de neredeyse kendi boyu kadar olan boyacı sandığını taşırken karşılaşıyoruz onlarla.

Evet, çalışan daha doğrusu çalışmak zorunda kalan çocuklardan bahsediyoruz. Onlar, daha çocukluklarını yaşamadan, büyüklerin karışık ve zorlu dünyasında geçim mücadelesi veriyorlar. Çocuk bedenlerinde ailelerinin ekonomik yükünü taşıyorlar.

Yaşıtları okula giderken ya da parkta, bahçede oynarken, onlar ekmek parası peşinde koşuyorlar gün boyu. Diğer çocuklara imrenen gözlerle bakıp “keşke onun yerinde olsaydım. Benim de öyle elbiselerim olsaydı” deyip kendi hayal dünyasında yaşıyorlar keşkileri. Elinden her şeyi alınsa da hangi güç bir çocuğun hayal dünyasını kısıtlayabilir ki?

Devamını oku...
Şu anda 4428 konuk çevrimiçi

Arz ve Talep mi Yoksa Telef mi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 12 Aralık 2011 10:25

altKimsenin ne yaptığına karışmak gibi bir alışkanlığımız yok. Fakat kış şartlarında ülkemiz ve yoksul insanlarımız adına karşılaştığımız üzücü olaylara da gözümüzü kapayamıyoruz.

Nedir bu gözümüzü kapayamadığımız üzücü olaylar?

O kadar çoklar ki; hangisini sayalım mesela? Bugünlük en önemli, lakin en umursanmayan birkaç tanesini söyleyeyim.

İsterseniz önce zaman israfından başlayalım, ekmek israfıyla devam edelim, sebze ve meyve israfıyla bitirelim yazıyı. Sonramız olursa, daha ne israfları satırlara sıralarız, alanı bulunursa bir uyarı sunarız.

Devamını oku...
 
Bakan da Bakılan da Hazımsız
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 09 Aralık 2011 10:39

altNe kadar okullu olma seviyemiz yükselse de, eğitim sistemimiz doyurucu olmadığından; beyni tok, görgüsü çok insanlar yetiştiremiyoruz. Bu bakımdan, karnı hep şiş, hazımsız insanlar toplumu olduk çıktık. Aksini söyleyen varsa, beri gelsin.

Eğitimini alsın, öğretim görsün diye, ana babasının binbir fedakarlıkla okula gönderdiği çocuklarımızdan biri, kendisine bakmaya gelmiş bir bakana yumurta atmış. O yumurta da omlet olmak için tavaya düşercesine gidip bakanın yüzüne yayılmış. Soyadıyla müstesna, müsamaha sahibi olması gerekir diye düşündüğümüz bakanımız; hoşgörüden uzak, hazımsızlık içinde "bana atacağına o yumurtayı, ye doyun" demiş.

Devamını oku...
 
Şike Şike Bir Masal
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 07 Aralık 2011 20:03

altBir ülkenin prensi, günün birinde kral olmaya hazırlanıyormuş. Bu hazırlanma aşamasında çocukluk arkadaşını, yerine bir süreliğine kral yapmış. Çünkü kendini prenslik tahtına çıkışında,  destekleyenlere bir şekil gebe kalmış ve istemese de günü geldiğinde doğurmak zorundaymış.

O ülkede yaşayan iyi insanların bütün muradı, maksadı prenslerinin kendilerini refaha kavuşturmasıymış. Gel görelim prensin önceliği, kendine maddi manevi destek yapmış olanlaraymış.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki371372373374375376377378379380SonrakiSon»

Sayfa 375 / 387
 
Turkish Arabic English