Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Bu haritayı yıllardır kimse görmedi ve başına ne geldiği de bilinmiyor. En azından ben görmedim ve bilmiyorum. 2013 Unesco Piri Reis yılında dahi ortaya çıkmadıysa (kopyası sergilenmişti) şüphelenmekte haklı olabiliriz. Burada iki ihtimal ağırlıkla ortaya çıkar, ya birilerine peşkeş çekildi veya ihmalden dolayı haritanın orijinali deforme oldu. Zannettirildiğinin aksine, akademik bir olağanüstülük bulmak için çaba sarfedilmesi gereken bir haritadır. Erich von Daniken'in iddia ettiği gibi haritanın çiziminde uzaylılar yardımcı olmamıştır. Ayrıca Piri Reis astral seyahat da yapmamıştır. Piri Reis haritasını çizerken pekçok kâşif, denizci ve seyyahın tecrübe, görüş ve haritalarından yararlandığını açıklamalarında belitmiştir. Notları incelenmemişti, inceleyelim. Her şeye rağmen fantastik, heyecan verici.
Devamını oku...
Şu anda 5490 konuk çevrimiçi

Kanmayın Kızmayın
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Ocak 2019 10:34
altTürkiye'de yaz yaz, konuş konuş bitmeyecek o kadar çok konu var ki, hangi birinden bahsedeceğimizi bazen hiç bilmiyoruz. En iyisi kulak üstü yatmak, denilenleri dinlememek, hiç bir gündemi dikkate almamak. Hele şişirilmiş gündemler hakkında hiç yazmamak, konuyu konuşmamak, susmanın erdemine ermek, susmak benim en güzel huyum diyebilmek, tepki almamak ne hoş olur. Zihnimiz huzur bulur. Herkes her konuda bir şekil fikrini beyan ederse, ortalık laf curcunasından geçilmezse, sağlığımız bozulur. Kimsenin umurunda olmayız.
Gündüzümüzde, gecemizde en önemli gündemlerin biri şüphesiz yerel seçim, diğer gündemler seçimin gidişatına göre belirleniyor. Vatandaşın nabzı yoklanıyor, nabza göre şerbet hazırlanıyor. Yerel seçim için yapılan çalışmalardan biri de halkın dikkatini dağıtmak, bakışları hakikatten başka yerlere çekmeyi başarmaktır. Bunun içinde ya yapılan bir çalışmayı hizmete sokarsınız, takdir toplarsınız. Yahut Suriye konusunda husus belirtip durursunuz. Ara sıra da marketlere vurursunuz.
Şu sıra vatandaşın ilgisini çeken iki konu var, biri marketlerle pazarlar arasındaki fiyat farkı, ötekisi Atatürk adından nemalanan bir kalemin kasidesi. Marketler hayatımızda ne kadar süredir varlar? Yaygın olarak 90'lı yıllardan bu yana. demem o ki marketlerle pazar fiyatları arasında o günlerden bugünlere hep bir ücret farkı vardı. Market sahibi kocaman alanı kiralıyor, içini donatıyor, yanında elaman çalıştırıyor. Vergi veriyor, daha pek çok gideri bulunuyor. Pazardaki satıcıların pek çoğu köyünden getirdiğini satıyor. Satış yaptığı alanı kapladığı kadarıyla belediyeye yer işgal parası ödüyor. Pazarda meyve sebze satıcılarının pek çoğu doğal ürün deyip pahalı fiyat isteyebiliyor. Satıcının beyanı esas alınıyor, zabıtalarca etkili denetim yapılmıyor. Hâlden ürün alanlarsa genelde manavlar oluyor. Yani ürünlerin fiyat çizelgesi hâl çıkışına göre belirleniyor. Yani marketler ve pazarcılar meselesi detaylı konular. Şimdi mi geldi akıllara? Nedeni, nasılı irdelenmeden salt gündem olsun diye insanları birbirlerine düşürmemeli. Onca konuşulacak mesele varken, ortaya vatandaşın geçimiyle ilgili böyle bir konu atılmamalı. Atıyorlarsa, havasına hemen kapılmamalı. Denilene hemen kanmamalı, sonrasında kandırılmaya kızmamalı.
Devamını oku...
 
Gemi Dedi Gerçeği
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 22 Ocak 2019 08:50
PARA UĞRUNA HAYATLARI SAVRULUYOR.
altDün akşam saatlerinden bu yana haberlerde duyuruluyor. Denizin ortasında yabancı uyruklu bir gemide yangın çıkmış. Gemi çalışanlarının 16 sı Türk'müş. Bu cümleyi duyduktan sonra telaşlanan ailelerini düşündüm. Sonra: "O gemide ne işiniz vardı be çocuklar, memlekette size ekmek mi kalmadı?" dedim durdum. 
Kendi kendime söylenmenin olana bir faydası olmayacaktı. Geminin patlamayla duyurduğu Türk mürettebat gerçeğinin aslını öğrenmek istedim. Neden bizim insanımız o kadar uzaklarda gemilerde çalışıyordu? Parası mı cazipti, yoksa ülkemde işsiz, güçsüz, aç- açık mı kalmışlardı? Gemideki Türk mürettebatın kimliğini öğrenip yakınlarına ulaşmayı istedim. Bu amaçla yaptığım araştırmalar neticesinde öğrendim ki, bizim yurt dışında çalışan daha binlerce insanımız varmış.
"Bunu sen yeni mi öğrendin, 50 yılı aşkın zamandır Almanya'da, Fransa'da çalışanlar, oranın insanına karışanlar var." Demeyin, zira ben onlardan bahsetmiyorum. Benim dediklerim son 8-10 yıl içinde akın akın yurt dışına çalışmaya giden maharetli gençlerimizin gerçeği. 
Yaptığım araştırmalarım sonucu özellikle Irak savaşı sonrası, Irak'ı yeniden inşa etmeye, oranın yıkık viran şehirlerini modern binalar yaparak güzelleştirmeye bizim iş adamları devreye girmiş ve ihaleleri almışlar. İşte çoğunluğu genç insanlarımızın yurt dışına akınları böyle başlamış. Bizim inşaat alanındaki kelli felli adamlarımız oralarda yaptıkları çalışmalar için Türk işçilerini tercih ediyorlarmış. Sadece Irak değil bu, Rusya, Kazakistan, falan filan. Sırada Suriye de var, hele bir Amerika çekilsin, Suriye'nin böğrüne böğrüne dikeriz gökdelenleri, gençlerimize yeni iş alanları açarız. Amerika bozar, biz yaparız. 
Devamını oku...
 
Yakınımızdaki Uzaklık
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 21 Ocak 2019 09:38
Bu İnsanların Geçmişlerine de 
Geleceklerine de Saygısı Yok!
altHafta sonlarını siz nasıl değerlendirirsiniz bilmem, ben bazı zamanlar mezarlıkları ziyaret ederim. Belki size garip gelebilir, ama ben mezarlıklarda geleceğimi görürüm. Bu dünya da bir süreliğine konaklayıp göçmüşlerin ıssızlığa gömülmeden evvel nasıl bir hayat yaşadıklarını, üzerlerindeki toprağa ve mezar taşlarına bakarak anlamaya çalışırım. Onların her birine Fatihalar okurum.  Gezdiğim mezarlarda akrabalarımın bulunuyor olması benim için önemli değildir. Toprak altında gömülü olan her mevtaya, bizim geçmişlerimiz olduğu bilinciyle saygıda bulunurum. Dünyadaki adımlarımızın yönü hep oraya doğrudur. Mezarlıklar bizim son durağımızdır. Mezarlıklar, ebedi âleme geçiş güzergâhıdır...
Geride bıraktığımız hafta sonu şehitlikteydim. Çoğunun vefat tarihi 1968’li olan şehitlerimizin bakımlı bir mezarlıkta istirahatte olmalarına sevindim. Doğum ve ölüm yıl dönümlerinin arasındaki ince çizgide 20, 22 yıl fark oluşuna içerledim. Duygulandım, ağladım. İçim titreyerekten her bir kahraman için dualar ettim. Bu dünya da bulamadıkları umutlarının fazlasıyla, gerçek âlemde karşılarına çıkmasını diledim yüce Mevla’dan...
“Şehitlerimiz güvenli ve temiz bir ortamda, durmadan dalgalanan gönderdeki bayrağın gölgesinde, layık oldukları âlâkayla huzurla uyuyorlar.” düşüncesiyle ardıma bakmadan şehitlikten ayrıldım. Daha sonra evime fazla mesafesi olmayan Gülcü Mezarlığına yöneldim. Cesaretimi toplayıp mezarlığın içine daldım. 
Cesaretimi toplama nedenim, mezarlığa girme korkusundan değil, kabristan ziyaretlerimi hemen her fırsatta gerçekleştirdiğimi söylemiştim. Gülcü Mezarlığına girmekteki ürpertim, bu mezarlığın son derece bakımsız olmasından; yanlışlıkla bir ölünün üzerine basma riski çok fazla olduğundan...
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 82
 
Turkish Arabic English