Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Ey yurdumun savunması için şehid olmuş askerim! Seni anlatabilmek için Mehmet Âkif olmak isterim...

Mehmet Âkif’i de, yazdıklarıyla anmak değil; yazılarındaki mânâyı anlamak gerekir derim...

Âkif değilim, isimlerinize "Bir hilal uğruna" diyerek, destan yazayım. Necip Fâzıl değilim, iki cümle de şanlarınızı kazayım...

Ne yapayım? Her yurtseverin yaptığı gibi, sizlere duyduğum minnettarlıkla cennete göçmüş ruhlarınıza Fâtiha göndererek sizi minnetle, hürmetle, rahmetle anayım…

Küçüklüğümüzde, yani yarım asır öncesinde, daha ilkokula gitmezden evvel; her sene bu günlerde, yaşlı komşu kadınlarımız evlerinin kapısına kırmızı bez parçası bağlarlardı. Biz çocuklar:

“Bu ne nine, neden o çaputu kapıya bağladın?” diye sorduğumuzda, komşu yaşlı kadın:

Devamını oku...
Şu anda 1760 konuk çevrimiçi

Festival Kesti Hâl
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 18 Nisan 2018 13:38

altBizim Belediye geçen yıl ara verdiği festivali bu yıl da düzenliyor. Şehrimde arzu eden üç gün süresince gezip eğleniyor. Para vermeden konserlere konserve gibi yığılıyorlar. Bu arada başkanda fırsatçılık yapıp, halkın arasında camları reklam dolu otobüsler gezdiriyor. Hizmette on dört yıl diye övünüyor, bilmiyor ki vatandaş yokluktan dövünüyor. O ise, otobüslerin ardına, duraklara yaptırdığı panolara binlerce lira harcayıp broşürler yaptırarak, makamdaki mabadının varlığını bu şekil dosta düşmana duyuruyor.

Hizmet ettim dediği her gördüğü yere meyve sebze heykeli dikmek, çiçek ekmek, festival ve eğlence tertiplemek. İnsan, hayvan, meyve, sebze her bilinenin ya maketini yaptırıyor, ya kocaman heykelini diktiriyor. Senden önce bunu yapanlar göçtü gitti, adları neydi, çoktan halkça unutuldu. Kime kalacak ki dünya, market çağrısı yapar gibi her boşluğa diktiğin maketlere mi?

Heykel meraklısı başkan, yaptığın her şey yavan ve yalan… Sadece havaya para saçıyor gibisin o kadar, bu savurganlıktan hangi partilin mutlu oluyor bilmem, ama Rabbim israftan razı gelmez onu iyi biliyorum.

Neymiş, yaptırdıkları heykeller, düzenledikleri festivaller Isparta’nın tanıtımına vesile olacakmış. Isparta’yı 40 yıl boyunca Demirel tanıttı da elimize geçen ne oldu?

Benim ölmüş gitmiş, iki dedemin de heykelini bir parka dikmiş. Bir zamanlar belediye başkanlığı etmişler diye. Yahu kim ne etmişse, kendine etmiş. Heykel dikeceğine, ekin ek çöllere yedirme ellere…

Şaka bir yana bizim verdiğimiz vergilerle, kültür payı diye halktan topladığı paralarla sanatçı geçinenleri sevindiriyor. Sözüm ona biten halıcılığın, azalan gülcülüğün namını sürdürüyor. Isparta ‘da tükenmiş kirazların güya reklamını yapıyor. Esas yaptığı kendi reklamı, sanatçılar “Sağ olun başkanım” diyecekler, belki beraber resim çekilip sosyal medyaya koyacaklar. Başkanlar da ailecek mutlanacaklar. Velhasıl başkan adından söz ettirmenin derdinde, partisinin adamlarının kazanmasına vesile, gerisi hikâye… Sanatçılara takdim edilen gül ürünleri de fazladan hediye…

Devamını oku...
 
Bedavadan Milletvekili Olacaktım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Nisan 2018 14:51

AYFER KALIPLARINI KIRSAYDIN KIYAK VEKİL EMEKLİSİ OLACAKTIN

altAskeri yönetimin “Bülent Ulusu Hükümeti” ilk seçimin tarihini açıklamıştı. 6 Kasım 1983. Bu seçimlere yalnız Turgut Özal’ın “Anavatan Partisi,” emekli orgeneral Turgut Sunalp’ın “Milliyetçi Demokrasi Partisi (Meşhur Horoz Partisi)” ve Necdet Calp’ın “Halkçı Partisi” girmişti. Yıldırım Avcı’nın “Doğruyol Partisi” ile Erdal İnönü’nün “Sosyal Demokrat Halkçı Partisi,” 6 Kasım 1983 seçimlerine sokulmamıştı. Turgut Özal tek başına iktidar oldu.

Bu seçimde bizim ilimizde “Isparta” da ilginç bir durum yaşandı. Demirel’in kalesi bilinen yerde, kaleyi yıkma umudu olmayan Anavatan Partisi maddi manevi namlı kişileri bünyesine kattı. Bu isimlerden “Metin Ataman”ı ilk sırada, “İbrahim Yaman”ı ikinci sırada, “Kemal Togay”ı üçüncü sırada aday göstermişti. Lakin dördüncü sıraya konulacak birini bulamamıştı. “Nasıl olsa Demirel’in memleketinden kazanılmaz” diye, dördüncü sıraya talip olan çıkmamıştı. Sanılıyordu ki “Demirel’in evinden çıkıp, dışardan gelenin konağında konaklayan olmaz.”

Neticede ben gazeteci olarak halkın içinde gezen biriydim ve görüşünü aldığım her insan “Biz asla ANAP’a oy verip de, Demirel’e ihanet etmeyiz. Varsın Ankara’ya Isparta’dan bu defa vekil gitmeyiversin.” Diyorlardı. Bu nedenle dördüncü sıraya kişi tedarik etmek güçleşmişti.

Derken, birkaç gün sonra Anavatan Partisi İl Teşkilatı yöneticilerinden bazıları bana ulaşıp “Ayfer Hanım adınızı dördüncü sıraya yazalım. Sizin bir şey yapmanıza gerek yok, sadece sonucu bekleyeceksiniz ” diyerek, dillerinden ikna edici cümleler döktüler.

Ben şahsıma iltifatlar yapılarak gösterilen ilgiyi ve sunulan önemli öneriyi “ Boşluğu doldurmak için ismimi kullandırmam” diyerek, öfkeli bir tavırla teklifi anında reddettim.

“Ah! Hep bu dünyalığımı düşünmemek yüzünden nice fırsatları, ne güzel teklifleri teptim bir bilseniz.” 

Devamını oku...
 
Rahmetli Özal’ı Bir Hatıratla Analım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Nisan 2018 11:30

BİR ZAMANLAR BAŞIMIZDAYDILAR, ŞİMDİ HEPSİ AHRETLİK OLDULAR.

altÖlenin arkasından hep iyi yaptıkları işler, doğru yaşantıları dile getirilir. Benim görüşüme göre de tarihe mâl olmuş kişilerin, tarih sahnesindeki yanlışları da belirtilmelidir ki; bizden sonraki kuşak, bu liderlerin dört dörtlük olduklarını sanmasınlar. Onlarında beşer ve şaşar yönleri olabileceğini öğrenmiş olsunlar.

Rahmetli Turgut Özal’ın iyi yönleri, siyasetteki liderlik ruhu, bugünkü yaşantımıza yön veren pek çok olguda öncü olduğu, ölüm yıldönümleri münasebetiyle ulusal medyada çokça yer alır. Ben ulusal medyanın değindiği ayrıntılara girmeyeceğim. Lakin kısaca şu kadarını söyleyeyim; Turgut Özal öldükten sonra değeri anlaşılan, geniş görüşlüğünü icraata dönüştüren, yoğun kitleler tarafından sevilen bir devlet adamıydı. Bilgi ve iletişim çağına onunla adım atmıştık. Onun sayesinde dışa açılabilmiştik.

Bizim kuşak, Özal’ın yaptıklarını, yapamadıklarını çok iyi biliyor zaten. Arkamızdan gelen kuşağa aktaracaklarımız doğru yönde olursa, insanlar seveceği kişileri bilinçli olarak sevmiş olurlar. Körü körüne, biat eder gibi bağlanmazlar. Ben bu istikameti esas alıp rahmetli Turgut Özal’ın benim şehrimde başına gelen taşlanma vukuatını aktaracağım.

Ulusal basının kalemlerinin yazdığına göre, Özal her zaman Türkiye’nin genelinde çok sevilen bir lider olmuş. Oysa yaşarken, liderken bile ulusal basının içinde Özal’ı sevmeyenler ordusu vardı. Öldükten sonra hep iyi yönlerini ele almak, tarihi yanıltmak olduğu kadar, kalemi de yanıltmaktır ki; bu yanıltmanın ölmüş bir devlet adamına asla faydası yoktur. Geride kalanları mutlandırır mı, o da tartışılır.” İnsana değer verilecekse, hayattayken verilmelidir.” Sözümü buradan bir kez daha yinelemiş olayım ve konuyu ele alayım.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 401
 
Turkish Arabic English