Ziyâ Paşa'nın 1. Terci'-i Bendi
VUSLATA SELAM- VUSLAT-I AŞKIN KANATLARINA SELAM
 
Bu cümleyi ben kurmadım. Konya'nın bütün işlek cadde ve sokaklarına asılan afişlerde yazılı.
Başını huşuyla yere eğmiş bir semazenin resmi üzerine iri puntolarla kondurulmuş bu cümleden anlaşıldığına göre bu yıl Mevlana'yı anma yıldönümü selam yılı olarak belirlenmiş."Vuslat-ı Aşkın Kanatlarına Selam" denilmiş. Selamın ve muhabbetin unutulmaya yüz tuttuğu bir dönemde bu slogan isabetli olmuş.
Acaba bu afişlere Konya'da yaşayan kaç kişi bakıyor dersiniz? Çoğunluk Mevlana'dan bihaber gibiler. Tramvayda, arabada yahut yaya, herkes her yerde bir telaş içindeler, oradan oraya adımlarını kaçırırcasına koşuşturup duruyorlar. Üniversiteli gençler zaten kendi âlemindeler. Oğlan, kız elleri ellerinde kenetli, bir diğer ellerinde cep telefonları kendi aşkları başlarından aşkın afişlerin önünden geçip gidiyorlar. 
Ancak başka yerlerden Konya'ya gelenlerin bazıları bu afişlere geçerken şöyle bir bakıyor ve bilen bilmeyen bu şehrin Mevlana'ya ev sahipliği yaptığını hemen anlıyor.
Neye odaklandıysan,orada olursun. Kime odaklıysan onun haleti ruhiyesine bürünürsün. Mevlana'ya odaklanan insan ruhu tasavvufa yönelir. Dünya'ya boş verir. Hiç olduğunu bilir. 
Gözünü değil gönlünü açar, yüreği 'Hu Allah Eyvallah' sunar. Aşk senfonisi kulağa dolar. Göz gerçeğe dalmışlığında, bazen iki damla gözyaşı dökülür yanaklara, nefsi gafletten uyandırır.  Bilinçli olmak gerektiğini anlar insan, edebe bürünür. O anlarda geçmişle bağlarını kesersin, hatalardan ayılırsın. Mevlana'nın demek istediklerini anlarsın. Aşka doyarsın. Aşkı sevgiye yükselen ruh huzur bulur. Aşk, sevgi, huzur doğru yolda olanın emaresidir.
Samimice gelen, samimiyet bulur. Maneviyat hamurunda yoğrulur. Para ve makamın gerçek zenginlik olmadığını anlar. Para sadece ihtiyaçların giderilmesinde vasıta olduğu için geçerlidir. Makamsa, bir gün elden mutlak giden dünya saltanatıdır. İnsanı mutlu eden manevi doyumluluktur. Bir çölde hararetten yanan bir insan için bir yudum soğuk su, kasa dolusu paradan daha değerlidir. Hayat gailesi içinde hakikati göremiyoruz. Hep dünyalık için koşuşturuyoruz. Ele geçen ne? 
Ne hatır ne hatıra, kimsenin kimsede bir değeri kalmamış. İnsanlık bitmiş, sevgi ortalıktan yitmiş. Dürüstlük dengesi bozulmuş. Kimse kimseyi umursamaz olmuş. İnsan olmanın ayarı kaymış. Öfke, şiddet önde yer almış. Oysa
Devamını oku...
Şu anda 2047 konuk çevrimiçi
Ziyâ Paşa'nın 1. Terci'-i Bendi
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale - Ayfer Aytaç
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 10 Eylül 2021 18:01
Vezin: Mef’ûlü / Fâ’ilâtü / Mefâ’îlü / Fâ’ilün
 
وزن: مفعول فاعلات مفاعیل فاعلن
 
1. BEND
بو كاركاه صنع عجب درسخانه در
هر نقش بر كتاب لدندن نشانةدر
 
Bu kârgâh-ı sun’ aceb dershânedir
Her nakş bir kitâb-ı ledünden nişânedir
 
كردون بر ا سیاب فلاكتمنداردر
كویا ایچنده ا دم ا واره دانه در
 
Gerdûn bir âsiyâb-ı felâket-medârdır
Gûyâ içinde âdem-i âvâre dânedir
 
مانند دیو بچه لرین التقام ایدر
كهنه رباط دهر عجب ا شیانه در
 
Mânend-i dîv beççelerin iltikâm eder
Köhne ribât-ı dehr aceb âşiyânedir
 
تحقیق اولنسه نقش تماثیل كائنات
یاخواب و یا خیال و یاخود بر فسانه در
 
Tahkîk olunsa nakş-ı temâsîl-i kâinât
Yâ hâb ü yâ hayâl yâhud bir fesânedir
 
منجر اولور امور جهان بر نهایته
صیفك شتایه میلی بهارك خزانه
 
Müncer olur umûr-ı cihân bir nihâyete
Sayfın şitâya meyli bahârın hazânedir
 
كسب یقینه ا دم ایچون یوقدر احتمال
هر اعتقاد عقله كوره غائبانەدر
 
Kesb-i yakîne âdem için yokdur ihtimâl
Her i’tikâd akla göre gâibânedir
 
یا رب ندر بو كشمكش درد احتیاج
انسانك احتیاجی كه بر لقمه نانەدر
 
Yâ Rab nedir bu keşmekeş-i derd-i ihtiyâç
İnsânın ihtiyacı ki bir lokma nânedir
 
 
یوقدر سیر بو قبۀ فیروزه فامده
ذرات جمله تیر و قضایه نشانه در
 
Yokdur siper bu kubbe-i firûze-fâmda
Zerrât cümle tîr-i kazâya nişânedir
 
اصل مراد حكم ازل بولمه در وجود
ظاهرده كی صواب و خطا هب بهانه در
 
Asl-ı murâd hükm-i ezel bulmadır vücûd
Zâhirdeki sevâb u hatâ hep bahânedir
 
بر فاعلك مٵثریدر جمله حادثات
نه اقتضای چرخ و نه حكم زمانه در
 
Bir fâilin meâsiridir cümle hâdisât
Ne iktizâ-yı çarh ü ne hükm-i zemânedir
 
سبحان من تحیر في صنعه العقول
سبحان من بقدرته یعجز الفحول
 
Subhâne men tahayyere fî sun’ihi’l-ukûl
Subhâne men bi-kudretihî ya’cüzü’l-fuhûl
 
 
Şerh:
 
 Bu san'at atölyesi olan dünyâ, şaşılacak bir dershânedir. Dünyânın içerisindeki her nakış Allah’ın kitabından bir alâmettir.
 Dünyâ bir felâket etrâfında dönen değirmendir. Sanki âvâre insan onun içinde bir dânedir.
 Bu düya bir dev gibi kendi çocuklarını yutar. Köhne dünyâ konağı ne acayip bir meskendir.
 Kâinat sembollerinin hakikatleri incelenip araştırılsa ya rüyâ ya hayâl veya bir efsânedir.
— Bu dünyânın işleri elbet sona erer. Nitekim yaz kışa, bahar da sonbahara meyleder.
— İnsan için, kesin bir ilmi elde etmeye ihtimal yoktur. Her inanç akla göre gayb âlemindendir.
— Yâ Rab, ihtiyaç derdiyle düşülen bu keşmekeş nedir? Hâlbuki insanın ihtiyacı bir lokma ekmektir.
— Bu mavi gökkubbede korunacak bir siper yoktur. Bütün zerreler kaza okuna hedeftir.
— Asıl murad Allah’ın ezelî hükmünün meydana gelmesidir. Görünürdeki doğru ve yanlışlar hep bahânedir.
— Bütün olaylar bir olan Allah’ın eserleridir. Ne dünyânın iktizası ne de zamanın hükmüdür.
— San'atında akılları hayrete, kudretiyle ilim, edebiyat ve san'atta en ileri olanları acze düşüren Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih eder, kemâl sıfatlarıyla tesbîh eylerim.
 
 
 
_____
 
 
 
 
 
Turkish Arabic English