Dedemin Dediklerinden 2

Doğu kökenli insanlar gerek otostop yoluyla, gerekse ikna kabiliyetlerini kullanarak şehirlerarası otobüslere ücretsiz binerek il il dolaşıyorlar ve parsayı topluyorlar. Bu tür insanlara bilmeden her şehrin otogarında bulunan zabıtalarda yardımcı oluyor. Her ilde günde 8–10 kişi bu yolla Türkiye’yi dolaşıyor.

Çoğunlukla doğu ve güneydoğu illerinden gelen bu insanlar, ücretsiz seyahatle geldikleri illerde, bir hafta kalarak hırsızlık yapıyorlar. Yine aynı yöntemle başka illere giderek, izlerini kaybettirip, amaçlarına ulaşıyorlar.

Devamını oku...
Şu anda 1581 konuk çevrimiçi
Dedemin Dediklerinden 2
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale - Ayfer Aytaç
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 06 Haziran 2021 05:29
alt1-Eğer Allah’ın sizi sevmesini istiyorsanız, siz her şeyi seviniz.
 
2- Kâinatın en büyük sarayı, içi sevgi ile dolu kalptir.
 
3-Sükûta sarılan kurtulur. Kurtuluş, diline sahip olmaya bağlıdır. Söz gümüşse, sükût altındır. Sükûttan daha güzel şeyler söyleyeceksek, hayır ve güzelliği konuşacaksak ağzımızı açmalıyız; eğer söylediklerimiz yalnız dudaklarımızda kalırsa, o zaman ne anlamı olur? Malayani konuşmaktansa, susmayı  tercih et.
 
4-Şeytan, Allah’tan uzaklığın sırrıdır. Her ne ki bizi Allah’tan uzaklaştırıyor, bizi özümüze ve aslımıza yabancılaştırıyor, o zararlıdır.
 
5-İnsanları asıl mutlu eden mânevî zenginliklerdir.
 
6-Maddî kâinattaki hiçbir şey insanın içindeki boşluğu doldurmuyor. Her insan kendi içinde bir âlemdir. Onda hiçbir varlıkta olmayan bir ruh vardır. Kâinatın sırrı belki de insanoğlunun içindedir.
 
7-Dünyada en güzel şey, kendini bilmektir. Kendini bilen, yaratıkların en seçkinidir.
 
8-Paraya ve mala aşırı düşkünlük, ahmaklık alâmetidir. 
 
9-Hastalığının ilâcı sende, fakat sen bilmiyorsun. Bütün âlem sende dürülüp, senin varlığında gizlenmiştir. Sen hayat suyunun ortasındasın. Su arıyorsun. Hazinenin üstündesin, yoksulluktan kıvranıyorsun, kapı kapı dolaşıyorsun, bir bilsen ki muratlar sendedir. Sen saltanat bahçelerinin süsüsün. Mezbelelerde neden sürünüyorsun? Bil ki, yeryüzünde her şey fânidir. Bâki olan Allah’tır. Bu âlem bir pişme, olgunlaşma, temizlenme, arınma yeridir. Bu âlemde kör olan, gönül gözü açılmamış olan, öbür âlemde de kördür. İnsanın kurtuluşu da bu dünyadadır. Helâk oluşu da...
 
10-İnsanoğlu dünyaya Allah’ı bilmek için gönderilmiştir. Nefsini bilen Rabbini bilir.
 
11-Kâmil insan yetmiş iki millete bir göz ile bakandır. Her nesnede, her oluşta ayrı bir incelik ve güzellik vardır. İş onu görebilmektedir.
 
12-İç dünyamızı pisliklerden arındıralım ki, orada mânevî güneşler doğsun.
 
13-İnsanoğlu, Resûlullah’ın yolunda giderse, içini arıtır, temizler, sonra onu güzelliklerle, sevgilerle doldurursa iç dünyası öyle büyür, öyle büyür ki, onun yanında zâhir âlem bir toz zerresi kadar kalır. O halde, sevgi varken, niçin düşmanlık? Dostluk varken, muhabbet varken, niçin kinler, nefretler?
 
14-Sabır, şükür, kanaat ve tevâzu duyguları bize insanca yaşamanın, başarının, huzurun kapılarını açan kâinatın altın anahtarları oluyor…
 
15-İnsanın aynası gönlüdür. Yüzünü ona çeviren kendini görür.
 
16-Dünya, âhirete perdedir. Yaratılmışlara dalmak, Yaradan’dan ayırır.
 
17-Başına bir iş gelirse; tâzimle, saygıyla, sabırla karşıla. Şifan gelinceye, kurtuluncaya kadar dur, bekle. Feryat etme, bağırıp çağırma. Şifâ gelince şükürle karşıla, secdeye var. Her dâvâda şâhit isterler. Şâhidi olmayan dâvâyı kaybeder. Bizim yolumuzda şâhit, tutulan emirler, dikkat edilen yasaklardır. Hiçbir söz amelsiz kabul edilmez, hiçbir amel de ihlâs olmadan makbul değildir. İhlâs bir holdingin adı değil, Peygamberin yoludur.
 
18-Unutmayalım ki, rüzgâr eken fırtına biçer, insanı insan eden yine insandır. İnsan kelimesi üns kökünden gelir. Ünsiyet, yakınlık, dostluk, görüşmek, bir arada olmak anlamlarını kapsar. Ünsiyetten uzaklaşan, insanlıktan da uzaklaşır. İslâmda, toplumdan soyutlanarak manastıra kapanmak yoktur. Nice insanlar, melekleşelim derken büsbütün insanlıktan uzaklaşmışlardır.
 
19-En hayırlı insan, insanları seven, onlara mânen ve maddeten faydalı olmak için çalışan insandır; nefret olan yere sevgi, şüphe olan yere inanç, ümitsizlik olan yere ümit, karanlık olan yere aydınlık götüren insandır.
 
20-Olgun insan, kâmil insan, kusurları gören değil, kusurları örten, teselli arayan değil, teselli eden, anlayış bekleyen değil, anlayış gösteren, yalnız sevilmeyi isteyenlerden değil, sevenlerden olan, yağmur gibi, güneş gibi rahmet ve bereket götüren, toprak gibi mütevâzi olan insandır. Onlar gittikleri yere barış, sevgi, saygı, edep ve incelik götüren insanlardır. Onlar bölücü değil, birleştirici, affedici, bağışlayıcı olanlardır. Onlar görüldükleri zaman insana Allah’ı hatırlatan insanlardır. Neden bizler de onlar gibi olmayalım?
 
21-Varlığı kucaklayan aşk, kendi dışında bir şey bulamaz ki, şikâyetçi olsun. Şikâyet etmek, hayatı hep karanlık ve çirkin görmek, hep olumsuzluklardan bahsetmek, çevreye hep karanlıkları yaymak, yetersizlik ve bencilliğin, nefsaniyete köle olmanın ürünüdür. Kimi kime şikâyet ediyoruz? Şikâyet ve bedbinlik ilâhi aşkla, Muhammedî sevgi ile bağdaşmaz. Şikâyet ve karamsarlık unutmayalım ki şükürsüzlüğün, sabırsızlığın, nefsin çığlığıdır.
 
22-İnsan sonsuzluğu kucaklamak istidadında bir yüce mekândır. İnsan kendi kendinin büyüklüğünün farkında olmalı, nefsaniyet yolunda kendini hırpalayıp, örselememelidir. İnsanoğlu nazlı bir kuş gibidir. Kanatlarına hırsın, egoizmin, nefsaniyetin taşlarını bağlarsa olduğu yerde kalır, yüceliklere varamaz. İnsanı insan yapan yine insandır. İnsanların çoğu dışını süslemekle uğraşır. Bütün dikkatleri hep dışadır. Önemli olan içi süslemek, güzelleştirmek, temizlemek ve arıtmaktır. 
 
23-İnsanoğlu, varlıkla doğrudan doğruya temas etmeden, bütüncü görüşe varmadan, O’na ulaşmadan, hiçbir zaman mutluluğu ve huzuru bulamayacak, boş yere çırpınıp duracaktır. Nasıl madde âleminin kanunları varsa, mânâ âleminin de kanunları vardır. Bu kanunlara riayet etmeyen herkes, zâhiri durumu ne olursa olsun, sonunda hüsrana uğrayacaktır. Her kap içinde olanı sızdırır. Kendini aşan mânevî değerlerle ilişki kuramayanlar için, günün birinde bunalıma düşmek kaçınılmazdır.
 
24-Kendini aşan insan başkalarına faydalı olur. Çünkü kendini değil, başkalarını düşünür.
 
25-Elde edilmesi en güç dostluk, insanın kendi kendisiyle dost olmasıdır. Ve kendimizi yalnız kendimiz kurtarabiliriz. 
 
 
Turkish Arabic English