Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış...

Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri... İnsanların en fazla ihtiyaç duydukları, ama birbirlerinden en çok esirgedikleri Sevgi dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Sevgi, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Sevgi yardım istemeye karar vermiş....

Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş. Sevgi, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.

Zenginlik: "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.

Sevgi, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!"

Devamını oku...
Şu anda 20 konuk çevrimiçi

Trabzonlu Muallim İbrahim Cûdî'den
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 28 Mayıs 2015 19:42
 
Fe’ilâtun/Fe’ilâtun/Fe’ilun
(Fâ’ilâtun)            (Fa’lun)
 
 
Âdeti vechile bir gün Behlûl
Eylemiş meclis-i Hârûn’a duhûl
 
Gülerek geçmiş oturmuş sadre
Çok mu ya sadr o âlî kadre
 
Tatlı tatlı açarak bir sohbet
Saçmış ol bezme safa bir müddet
Devamını oku...
 
KIYMETLERİMİZİ KAYBETMEYELİM
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 28 Mayıs 2015 14:27

BU KADARI ÇOK FAZLA..

ŞEHİTLER, GAZİLER, ANALARIN DUALARI HEPSİ KULLANILIYOR.

MİLLETİN ÖNCE MANEVİYATI GASP EDİLİP ELE GEÇİRİLİYOR,

SONRASI İSTENİLEN OY OLARAK, SANDIKLARA BEKLENİYOR.

altMANEVİ SERVETİMİZİ HOYRATÇA HARCAMAYALIM, YOKSA ÇOK YOLSUL KALIRIZ. KAYBOLURUZ...

Siyasetçilerden hiç kimse babamdan soyum değil, hısımım yahut hasımım da değil. İnsanları seven biri olduğumdan, hiçbir siyasetçiye karşı da şahsi kinim, hırsım, husumetim bulunmamakta; dolayısıyla onlara yönelik yanlış bulduğum konularda, yaptığım değerlendirmelerin uyarıcı, uyandırıcı unsur olarak kabul olunmasından başka bir beklentide değilimdir.

Siyaseti sevmiyorum buna karşın siyasetçilerin her birinin vatanımın evladı olduğunu düşünerek kendilerine seçtikleri yolda ayrı ayrı başarılar dilerim. Yolculuklarının yalpalamasız ve yanlışsız olmalarını umut ederim. Uğraşılarının hilesiz ve samimi olmasını temenni ederim. Çabalarında halkın hakkını gözetmelerini, istismar etmemelerini umut ederim.

Milli ve manevi değerlerimizi yollarında roller yaparak rol unsuru yapmamalarını, hafife almamalarını, kendi ahiretleri için, hayırlarına yönelik hata yapmamalarını umut ederim. Hislerimi samimice kısaca beyan ettikten sonra, Allah rızası için, seçim yarışında birinci gelmek için çırpınan siyasetçilere, din kardeşleri olarak uyarımı yapmak istedim. Olumsuz tepki gösterilmemesini umut ederek... 

BANA NE DİYEMEDİM!

Amaca ulaşmak her yol mubah, denilmiş ise de; "manevi değerler yalanın içine sokulmamalı... Mubarek dinimiz, mukaddes kitabımız siyasetten uzak tutulmalı" derken, şimdi de ceddim dedem Fatih'in fethi ve ecdadımın kahramanlıkları siyaset yolunda istismar ediliyor. ben bu yanlışlara Allah rızası için karşıyım, sizin zihninizi bilemem.

 
MANASIZLAŞTIK
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 27 Mayıs 2015 22:32

 HER GÜZELLİK YOZLAŞTI

İNSANLIK MANASIZLAŞTI

altMana âleminde yürümek nasıl olur? Nelere dikkat etmeli, yaşantımız nasıl olmalı? Özel hayatımızda çok sıkıntılar yaşamaktayız,  kayıplarımız oluyor. Anladım ki insanın manevi hayatı güçlü değilse herkes, her olay insanın yaşama sevincini alıyor. Manevi âlemde yürümeli, dünyamızı düzeltmeli…

Manevi âlemde yürümek demek çevrenin sahte, yalancı, ikiyüzlü değer yargılarından uzaklaşarak adam olmaya çalışmak, tekâmül etmek, hazret-i insan olmaya doğru yürümek demektir. Günümüzde insanı iyiden, güzelden, doğrudan, asil, büyük ve yüce olandan uzaklaştıran o kadar çok neden var ki. Radyolar, televizyonlar, gazeteler, okullar birçok üniversiteler hep sahte değer yargıları ile insanları yoldan çıkarıyorlar. İyi olandan, temiz olandan, asil, büyük ve yüce olandan uzaklaştırıyorlar. Evvela bu sahte değer yargılarına cephe alacağız. Halâ onların kırıntıları üzerimizde varsa ilk adımda onlardan uzaklaşacağız. Daima efendi, sakin, itidal içinde, sabır ve şükür içinde yaşayacağız. Katiyyen çevremizdeki sahte değer yargılarına iltifat etmeyeceğiz. Çevremizde varsa mana yolunda yürüyen kadın veya erkek bir güzel insanı kendimize rehber edineceğiz. Yoksa tarihteki bir büyük insanı örnek alacağız. Bana sorarsanız en güzel örnek Resulullah Efendimiz’dir. (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) Her gün O’nun birkaç hadisini okuyup, öğrenerek günlük hayatımızda yaşamaya çalışacağız. Mesela ilk olarak işe Peygamber Efendimiz’in “Ya hayır söyle, yahut sus” Hadisiyle başlayabiliriz. Lütfen bu yazıyı okur okumaz karar verelim ve işe başlayalım. Evde, işyerinde, sokakta, çarşıda, pazarda, sinemada, tiyatroda hep bu Hadisi uygulayalım. Ya hayır söyleyelim, yahut susalım. Göreceğiz ki kısa zamanda kazancımız pek büyük olacak.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 309
 

Turkish Arabic English