Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

السلام عليكم و رحمة الله و بركاته

Selâmun Aleykum ve Rahmetullâhi ve Berakatuh.

RAMADAN SCENERIES FROM ALL OVER THE WORLD. SEVENTY SPECIAL AND BEAUTIFUL PICTURES.

 

Endonezya'nın Java vilâyetindeli yatılı İslâm Mektebinde kalan bir öğrenci sabah namâzından evvel Kur'ân okumakla meşgûl iken.

A student reads the Kur'ân before morning prayer on the holy month of Ramadan at the Islamic boarding school in Solo, Indonesia Central Java province.

 

Pakistan'nın Karaçi şehrindeki bir câmide Ramazan ayının ilk gününün heyecânıyla hızlı hızlı iftâriyelik hazırlayan bir adam. 

A Pakistani Muslim prepares food stuff for 'Iftar' a time to break their fast, on the first day of holy fasting month of Ramadan at a mosque July 20 in Karachi. 

 

Devamını oku...
Şu anda 4517 konuk çevrimiçi

İmamın Biri
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 14 Kasım 2018 10:25
alt
BİR CAMİ KAPISINDA YAZILAN ÇOK GÜZEL BİR SÖZ...
"LÜTFEN İÇERDE KAZANDIĞINIZI DIŞARDA KAYBETMEYİN"
 
İMAMIN BİRİ ALLAH'A HİZMETTEN VAZGEÇMİŞ, ŞEYTANA HİZMETİ TERCİH ETMİŞ. İMAM CAMİDEN KAÇARSA, CEMAAT NE YAPMAZ, İMAMIN ARKASINDA SAF TUTMAZ.
 
İmamın biri bakmış ki arkasında saf tutacak cemaat kalmamış, istifasını verip siyasetçi olmuş. Belediye başkanı olursa arkasında dizilmekten imtina edenleri, önünde el pençe yaptıracak. Cami kaçkını seni, seçileme emi!
 
İmamlar camiler boşalınca ne yaparlar, bolca boş vakit bulurlar. peki boş vakitlerinde ne yaparlar? bazıları esnaflık, bazıları da siyaset yaparlar.
Ben de medyadan duydum. İmamın biri kutsal görevden vazgeçip, günah ortamına atılmaya talip olmuş. Dinine hizmeti bırakıp, günah pazarında dükkan açmak istemiş. Görev yaptığı yöreye baş olmak, koltuğa kurulup sözünü dinletmek istemiş. Takım elbiseler giyecek, makam arabalarına binecek ve dediğim dedik, diyecek. 
 
Hutmede kendini yeterli görmemiş. Yahut namaz vakitleri dışında boş vaktim çok belleyip, insanlara forslu makamdan hizmet etmek istemiş. 
Bir imamın boş vakti olabilir mi? Bir imam siyasetle ilgilenebilir mi? 
Adam maaşlı devlet memuru; devletin verdiği maaşı az bulur, daha yükseklerde gözü olur.
Bildiğim kadarı ile devletimiz şu anda imam kardeşlerimize gayet tatminkar sayılabilecek, onları ele güne muhtaç etmeyecek bir maaş veriyor. Ayrıca bu imam kardeşlerimizin çoğu; görevli olduğu caminin avlusunda, camiye on adım mesafedeki cami lojmanında kalıyor. Yani kira gibi bir derdi tasası da sözkonusu olmuyor. 
 
O halde sorun geçimde değil, seçimde. Seçilirse dünyası ihya olacak. Bir eli yağda bir eli balda bulunacak. Sabah namazlarına kalkma derdi bulunmayacak. Bazıları için imamlık zorunlu ve sorunlu iş. neden derseniz, adam kendi imam olmak istememiştir; belki aile baskısıyla imam oldu, kendi ukdesinde makamda kasılmak vardı. Yoksa vatana millete hizmetse maksat bunu en iyi imamlık görevinde yapardı.
 
Tüm imamlar madem ki imam oldular görevlerini gerektiğince yapmalıdırlar. Aldıkları parayı helal ettirmelidirler. Nasıl mı?
Bir imamın sorumluluğu yalnızca vakit namazlarını kıldırmak olmamalı.İmam dediğin din görevlisidir. Din görevlisinin namaz kıldırmak dışında en önemli vazifesi görev yaptığı mahalledeki sakinleri; bilhassa gençleri gözetleyecek. Onlara doğruyu yanlışı öğretecek. Gerekirse kahve kahve, ev ev, şahıs şahıs dolaşarak dinimizin güzelliklerini ailelere anlatmalıdır. 
Bizim imamlarımızın insanları İslâma, Câmiye, Kur'ân'a ısındırmak, onları sırat-ı müstakime davet etmek gibi bir görevi, bir derdi yok mudur? Eğer varsa; böyle bir sorumluluğu üzerinde hisseden bir imamın değil siyasetle ilgilenmek, başını kaşıyacak vaktinin bile olmaması gerekmez mi? Demek ki bu sorumluluğu taşımayan bir imamın gözü elbette dünyalıkta olur.
 
Vakit namazlarında bir saf dahi cemaati olmayan bir imamın, bunu dert edinmesi gerekmez mi? Namaz vakitleri dışında boş vakitleri çok olan din görevlilerinin başka işlerde çalışmaları, siyasetle ilgilenmeleri Diyanet İşlerinin izni ve onayı ile mi yapılmaktadır bilemiyorum.  Meseleyi fazlaca büyüttüğümü düşünebilirsiniz ama ben bu imamın siyasete atılması konusuna fenâ halde takıldım. Belediye başkanlığına adaylığını koyacağını hutbeden cemaati aracı ederek tüm dünyaya duyuran imam efendi, kutsal dinimizi siyasete alet etmiştir. dilerim kimse ona oy veren olmaz ve inşallah bu imam başkanlığa seçilemez. 
Lakin devlet düzenimizde yönetime talip olacaklara öyle kolaylıklar getirilmiş ki, devlet memurluğundan istifa edip seçimlere giriyorsun, seçilemezsen görevine geri dönüyorsun. Ne kıyak değil mi? Osmanlıda veya selçuklu hükümdarlığında bu tarz davranışlar hiçbir zaman olmamıştır.
 
Hisse Alana Bir Kıssa
Devamını oku...
 
Kayırmalı Kazançlar
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 18 Ekim 2018 20:44
altGazeteden okudum, öğretmen bir genç atanamadığı için canına kıymış, çok yazık olmuş. Ailesi Allah bilir nasıl perişandır. Gencin hayalleri yıkılmış, umudu tükenmiş olmalı; yine de bu yanlışı yapmamalıydı. Gencecik bir insan emeklerinin semeresini alamadığından, canından caymış. Kime kızalım şimdi?
Bazıları arkalıkları sayesinde taş atıp kolunu yormadan iş buluyor. Bazısı da yorulduğu halde hakkını alamamaktan hayattan bıkıyor. Oysa hayat değil insanları yoran, insanların düzenlediği sistemlerdir yanlış olan.
Dünyada alın teriyle ekmek yiyenler, emeğinin karşılığını tam alanlar azınlıktadır. Çoğunlukla arsızlar ve ağlayıp kendini acındıranlar, bağırıp çağıranlar ve iki yüzlüler kazanırlar. Ama haksız bir kazancın, onurlu bir kaybedişe asla ulaşılmayacağını bilmeli insan ve hep iyi yürekli olarak kalmalı.
Üniversite bitirmiş, yüksek lisans yapmış gençler; lütfen gözyaşlarıyla hayat mücadelesi eden olmayın. Birilerine ağlayıp, yalvarıp torpil yaptırarak işe alınıp başkasının hakkını yiyen olmayın. Ağlayacaksanız Allah'a ağlayın, kuluna değil. Torpil yaptırıp sonra da "Allah önüme çok güzel imkanlar serdi" demeyin. Allah kendinden başkasına yalvarmanızdan hoşlanmaz. Sabredin, başka işler edinin. Ama asla olumsuzluğa kapılmayın, can tatlıdır kıymayın. İnanın ben kendi çocuklarıma da bunların aynılarını söylüyorum. 40 yıla yakın zaman medya dünyasında çalıştığım için her mevkiden çevrem vardır. Lakin hiç birine de "Benim şu işim var, çözer misin, oğlanı- kızı işe aldırır mısın," dememm. Allah'ın yarattığından medet ummam. Yaradan verirse şükrederiz, takdirine rıza gösteririz. Böyle olmayı tüm tanıdıklarıma da tavsiye ederim. Nasihati alan alır, almayan koyar gider, dünyalığını kurtarır. Kendi tercihidir. Benden Allah rızası için uyarmaktır.
Ülkemde çok partili döneme girildiğinden beri bir torpil olayı, adam kayırmacılığı gerçeği maalesef.
Fakat bu kayırma garibanla yardımlaşmadan ziyade, yakınını işe aldırma şeklinde olur. Ülkemin insanı çoğunlukla Müslüman'dır, ama bencildir bazıları "Makama ben geleyim, sen gelme" fikrindedir. Makama gelincede en yakınlarını yanına toplar.
Benim bizzat torpille işe alınanlara şahit olduğum durumlar öyle çok ki, torpil yapan insanları yüzlerine karşı "haksızlık yapmayın" diye uyarıyorum. "Tamam" diyorlar, az sonra bir bakmışsınız bildikleri türküyü okuyorlar. Yazıma konu etmek isterdim onları, lakin torpile kılıf bularak durumu yalanlayabililer diye yerlerini ve isimlerini vermiyorum. Onlar kendilerini biliyorlar zaten, vicdanları rahatsa mesele yoktur.
Almanya'da İngiltere'de, Amerika'da Fransa'da, akla gelebilecek daha başka ülkelerde adam kayırıcılık yapılmıyor. Bizim Türk Milleti nerede olursa olsun yandaş kayırmacılığı yapmaktan geri durmuyor. 
Torpilli eleman alımında imtihan puanına bakılmıyor. Hatır gönül adına sorgusuz, sualsiz, mülakatsız işe kayırma yapılıyor. 
Yani birileri "iş iş" diye koşuştururken, birilerinin de iş ayağına geliyor. Hatta bazısı beğenmiyor kolay bulunan işi, parasını az buluyor, daha yüksek mevkiler istiyor. Arkalığın çok güçlüyse istedilen mevki veriliyor. Kişiye ücretsiz kalacak yer bile temin ediliyor.Ne kıyak değil mi?
Kolayca yandaş kayırması yapanları ve işe girmek için torpil yaptıranları hiç anlamıyorum. Bu birazcık hak yeme olmuyor mu? En çokta "hak yemem" diyenden korkacaksın. Emeksiz yemeği buldular mı, hiç kaçırmıyorlar doğrusu. Ne yapalım, bu dünya iyi görünen kötülerin yeri, gözyaşlarıyla aldatanların mekanı.  
Devamını oku...
 
Şeyh Mimar Ahmed Tal'âtî Efendi
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 13 Ekim 2018 15:07

Sirkeci'de Yeni Câmi arkasında, Bankacılar Caddesi üzerinde kâin Türkiye İş Bankası Müzesi binası ve İş Bankası müze ilgililerinin vefâsızlığı üzerine bir yazıdır.

İş bankası müzesi tarık ileri Târık İleri ayfer aytaç ayferaytac.com

Evvelen, bugün müze olarak kullanılan yapının inşâsına, ilk olarak 1870'te ahşap olarak inşâ edilen Postahâne-i Âmire yerine, aynı maksatla kargir olarak 1890 yılında  başlanmış. 

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 69
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ