Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 
   Müslüman şâirler, ârif ve mütefekkir olurlar. His ve fikir dünyaları Kur'ân'la Sünnet-i Seniyye ile yoğrulur durur. Hayatın her safhasında düşüncenin, hissiyâtın ve hakîkatin en latif ve özel imbiklerinden süzerek rafine ettikleri hikmetli sözleri en ince ifâdelerle bizlere yansıtırlar.
   Hattâ bu bu yansıtma işini dünyâda eşi emsâli bulunmaz bir güzellikte sehl-i mümteni olan lafın gevheri, pırıltılı yakutu hâline getirerek ruhlarımızı ve dimağlarımızı âdetâ okşarlar. Demek oluyor ki, Müslüman âlimler, şâirler, içli, hisli duygulu ârifler; Batılı felsefecilerin hissiz, ruhsuz, kalitesiz, kıymetsiz boncuklarının yerine bizim önümüze her zaman en kıymetli mücevherleri sermişlerdir.
   Bizler de Batıyı artık bir tarafa bırakıp özümüzden olan, fıtratımızda yer alan hakiki pırlanta ve mücevherlere yâni Doğu'dan olan hikmetin nâdir bulunan en değerli cevherlere, hakikat saçan nurlara teveccüh etmeli, rağbet ve itibar etmeliyiz. 
Edebiyatımızda Allah'ın ismi olan Rahman ve Rahîm ile işe, aşa ve sâir fiiliyata girişmenin ehemmiyetine binâen dile getirilen zarif beyitleri okumaya devam edelim.
 
Selâmlarımla. Târık İleri.
tarikileri@gmail.com
 
 
Gel ey her matlûbun fethine tâlib
Bil evvel zikr-i Bismillâh'ı vâcib
Lami'î
 
Devamını oku...
Şu anda 5765 konuk çevrimiçi

Bahar Geldi Kış Bitti
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 21 Mart 2019 10:12


Gönlümüzde Yüzümüzde Ruhumuzda Bahar Çiçekleri Açsın İnşallah

altHOŞGELDİN BAHAR☀️

Henüz güneşin ısısını kemiklerimizi ısıtacak kadar hissetmiyor olsak da, kışın soğuk yüzünü geride bıraktık. Artık bahar geldi, kış bitti. "Bundan sonra yağan durmaz, doğan ölmez" demişler büyükler. Soğuklar olsada içeriye girmez, sağlığa vurmaz gibisine. Nisan geçene kadar kısa bir dönem daha serin ve yağışlı havalar beklensede, kış tünelinin sonu göründü. Nihayetinde yaz mevsimi hemen kapının ardında bekler gibi. Nevruz girdi bile baksanıza; yaz aylarının öncüsü, baharın müjdecisi Nevruz, gelişiyle Perşembe günü pek çok yörede sevgi dolu, kardeşlik duyguları yaşattı. İnsanlar birlik ve beraberlik ortamında, Nevruz kutlamaları yaptılar. Özlenen tablolar, Nevruzla birlikte görüldü.

Bizim yöre pek alışık değil ama Türkiye’nin pek çok yerinde Nevruz kutlamaları yapılır. Nevruz ‘baharın müjdecisi’ demektir. Nevruzun asıl anlamı ‘yeni gün, ışığı bol gün’ demektir.
Yüzyıllar önce kış şartları, şimdiki zamandan çok daha ağırmış. Geçmiş zamanda sıcak barınaklar yok tabi, herkes bulduğu ine sığınıyor, avladığı hayvanın kürküne sarınıyor, yaktığı ateşin karşısında ısınmaya çalışıyor. Günümüzün şöminelerine ilham veren, eski çağın ısınma şekli, insanlık tarihinde çok uzun bir süre teşkil etmiş. İnsanoğlu çetin geçen kışın ilk durulduğu ve gün ışığının en yüksek olduğu günü de hemen bayram etmiş. Az önce belirttiğim gibi ‘gün ışığı’ anlamına gelen Nevruz, bu sebeptendir çağlar boyu insanlar arasında coşkuyla kutlanır. 
Müslüman âleminin de Ramazan ve Kurban Bayramlarından sonra Nevruz, Türklerin tek ortak noktaları olarak bilinir. Eski çağ insanlarının gün ışığını yüksek gördükleri bu günde, son kez bol ateş yakarak, artık bir dahaki, kışa kadar üşümeyeceklerini düşünerek, ateşin üzerinden atlarlarmış. 
Devamını oku...
 
Koltuk Kavgası
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 19 Mart 2019 10:28

GÜNAHI ÜSTLENMEK İÇİN DİDİNİP DURUYORLAR

BAŞKA İŞLERİ YOK GİBİ HER GÜN MEYDANLARDALAR

altYerel seçimlere zaman daraldıkça, seçilmek isteyenlerde bizi bağır çağır çok bunaltıyorlar. Vebali büyük, sorumluluğu ağır makamlara kurulmak için olmadık dolaplar döndürüyorlar. "Destek olun, destek olun!" Sabah akşam feryat edip duruyorlar. Kendilerini şirin gösterip, karşısındaki adayı yerden yere vuruyorlar. Mertçe mücadele yok, biz bu halleri göre göre tamam destek olalım da, hanginize olalım. Hiç biriniz dürüstçe yoğurdum ekşi demiyorsunuz ki, desteğimizden sonra midemizi bulandırırsanız biz ne yapacağız? Sizden kurtulmak için kimden destek isteyeceğiz? O vakit geldiğinde, koltuğa kurulduğunuzda sadece yağcılarınızdan başka hiç birimizi görmezsiniz. yandaşları buyur edersiniz, bize kapılarınızı kapatırsınız. Yalakalarınızın kayırmacılığını yaparsınız. hak yersiniz, hukuk çiğnersiniz.

Alın birini vurun ötekine, hangisi halka hizmet eder, böyle gürlerlerken bilemiyoruz. İnsanoğlu nefs sahibi olduğundan göründüğü gibi olmayabiliyor. Hayırlısı gelsin başa, hırsa kapılıp da dokunmasın ekmeğe aşa... Adamların gözünü o kadar hırs bürümüş ki yarına çıkmanın garantisi olmayan bu fani alemde bol keseden vaad dağıtıyorlar. Biz şunu yapacağız, bunu şöyle yapacağız deyip duruyorlar. Samimice "İnşallah nasip olursa yaparız" diyen yok. Aç gözlüler, hep "Makama ben geleyim, sen gelme" derdindeler. Günahı, haramı bildikleri yok. Vatandaşın biri de çıkıp onlara bunu hatırlatmıyor. Çoğunluk körü körüne şahsa biat etmişler. Bazılarının makama kaçıncı talip oluşu, daha önceki oturuşlarında yemiş, gezmiş adam bir şans daha istiyor. Niye, hizmet etmeye mi? Hayır, küpünü tam dolduramışsa, tamamlamaya gelecek. Sömürdükçe daha çok semirecek.

Seçilecekler ne vaadler verirse versinler hemen öyle her dediklerine inanmayacağız. Onlar bizden oylarımızı almak uğruna bir ayakta kırk yalan söyleyebilirler. O koltuk iktidar demek, güç demek, edinmek uğruna verirler bolca yemek. Kafiye yapmayalım gerçeğe bakalım. .O koltuk aynı zamanda günah koltuğudur. Hak yersen, insan ayırımı yaparsan, adam kayırmacılığına kalkarsan, yandaşa kıyak çakarsan koltuk kıçını iki cihanda da yakan olur. Böyle bir adamı o koltuğa getirmeye vesile olan seçmen de bu günahtan nasiplenen olur. 

Devamını oku...
 
Bugün Benim Doğum Günüm
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 13 Mart 2019 05:47

altÖMÜR DEMİŞ BİN YIL YAŞADIM.

GÖNÜL DEMİŞ DUR DAHA DÜNYAYA YENİ GELDİM!

Günler Zor, Yıllar Çabuk Geçiyor.
Bugün benim doğum günüm, anlık düşününce dünyaya teşrifim daha dün gibi.Şu saatlerde doğmuş, kundağa sarılmış olmalıyım. Annem babam doğumuma ne kadar sevinmişlerdi bilemem, ama ben her yeni yaşımda ayrı bir sevinç yaşadım. Bu dünyaya gelmeyi, yaratılanları görmeyi bana da layık bulan Rabbime daima şükürler ettim.Çok şükür Allah'a bugüne erişmemi, yeni yaşıma ulaşmamı da nasip etti. Ne mi hissediyorum, yokuş aşağı hızla koşuşturduğumu... Malum canımızın sahibi de Allah, biz emanetciyiz, günü geldi miydi sahibimize teslim edeceğiz. Hayırlısıyla inşallah...
Ah hayat, dönüp ardıma baktığımda bazen hayıflandığım oluyor.Seneler ne çabuk geçmiş, gün içinde yaşarken vakit geçmek bilmiyor gibi, hele bir de hüzün sarmışsa bedeni! E, bu dünyaya hep keyif yapmaya gelmedik. zor zamanlarımızda olacak haliyle; hepimiz imtihan olmaya geldik. Herkesin imtihanı ayrı. Gün gelir sevdiklerince yüzüstü bırakıldığında olur, en güvendiğinden sırtından vurulduğunda. Çoğu zamanlarımda öyle hissettim. Hele emekli olduğumdan bu yana, dost sandıklarımdan kimse kalmadı yanımda. İşimden de zalimlerce koparılınca, yerimi, ayak takımı doldurunca çok koydu bana. Eli boşluğa düşeli zaman bana azap trenine binmişim de hiç inmeyecekmişim gibi hissettirdi. His bu değişken olabiliyor.
Dünya yaşayana dönüyor, biz de durabildiğimiz kadar duruyoruz üzerinde, verilen ömürde vade doldu mu, zaman treni bizi bilinmez bir istasyonda indiriyor. Bilinmez diyorum, çünkü ölüm anında nerede, nasıl olunacağını yaşarken bilemediğimizden; bu hakikatin hayalini bile kuramadığımızdan. Rabbim ölümünde hayırlısını versin inşallah...
Doğum günümde ölümden söz etmenin ne anlamı var denilebilir, hayatın tek gerçeğine ulaşmak için doğmuyor muyuz? Doğarak yola koyuluyoruz, ölerek yolculuğumuzu tamamlamış oluyoruz. Bu yolculuğumuz süresince imtihan salonuna da girmiş çıkmış oluyoruz.
Çocukluk yaşımı saymazsak, o zamanları sınavdan muaf tutulduğumuzu varsayarsak, sonraki yarım asrı acaba hangi sınavlara tabi tutularak geçirdim? 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 87
 
Turkish Arabic English