Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

 
Rabbim Cuma hürmetine, amellerimize ihlas, gönlümüze huzur, hastalıklarımıza şifa nasip eylesin. Hayatımızın en hayırlı anında, kendisine layık kul, Efendimiz sav layık ümmet eylesin.Şuurlu, esmayı seyre dalıp, Rabbine teslim olan kulların
dan eylesin.
 
Ya RABBİ…!
Huzuruna ulaşan ve en güzeliyle kabul ettiğin dualar hürmetine; şu aciz,
şu biçare şu günahkar dillerinde Sana yönelttiği duaları kabul buyur en
güzeliyle. 
 
Ya RABBİ…!…Huzuruna gelecek yüzümüz yok biliyoruz. Huzurunda
yüzümüz karadan daha
kara. Günahlar, isyanlar, maddiyat bizleri sarmakta. Huzuruna geldik olmayan
yüzümüzle.
Senden af diliyor, af dileniyoruz ya RABBİ…!
Devamını oku...
Şu anda 16 konuk çevrimiçi

HAYATIN HAKİKATİ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 27 Nisan 2015 12:10

altİnsanların ortak dilleri vardır ağlamak gülmek, üzülmek sevinmek, el sallamak ve tebessümle selamlaşmak gibi. Dünyanın neresine gidersek gidelim, bu ortak diller sayesinde herkesle anlaşırız. Ve ortak kaderleri vardır insanların, doğum ve ölüm gibi; bu her iki kaderde, değişmez hakikattir. Dünyaya gelen her canın sonu, ölümle noktalanacaktır. Bu Allah’ın vâdidir. “Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın vâdi haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın. (Fâtır-5)

Yeryüzündeki şiddeti yüksek son depremle binlerce Nepalli Allah kulu sokaklarda, evsiz aşsız, gözleri yaşlı. Başlarına gelene yürekten üzüldük, elimizden geldiğince yardım imkânları araştırdık. Düşünen varlıklar için yaşananlar gerçekten çok acı… Güneş doğmuş ve gün başlamış, yahut gecenin karanlığında hayat devam ederken, bir anda akla gelmez bir şey oluyor ve pek çok insan için dünya bitiyor. Dünya sağlar için var, ölünce ölen için bu dünya yitiyor. Sonrası, burası için yok artık…

Deprem, ani ve toplu ölümler için çok büyük bir felâket. Varla- yok arası ince bir çizgide bulunduğunuzu hatırlatan en büyük ders, alabilirsek haliyle… Düşünelim bir an, deprem öncesi kahkaha ile güleni dâhi, belki zarar görmediysede, heranı feryatlı ağlamaya dönüveriyor insanın, insanlığın…

Ölüm işte böyle ani gelir, yaşayanlar kendisine hiç gelmeyecek sanır. Nepal’deki depremde  Gogogle nin yöneticiside ölmüş. Ölümü parayla, payeyle, şöhretle durduramazsınız. Nerede, ne zaman, ne şekil geleceğini bilemezsiniz. Hazırlıklı ve hazır olmak gerekir, manen … Zira ölüm her adımımızda bizi takip eden hakikat, uykumuz zaten ölümün kardeşi, rüyalarımız ebediyet provamız… Sabaha gözümüzü açtığımız andan itibaren, ölüm her an yanımaşımızda… Kim bilir (Allah bilir) nerede, nasıl, ne şekil ve kaç yaşımızda… Allah ölümünde hayırlısını versin. Ölüm soğuk gelir insana, hüzün ve gözyaşı verir hislerimize; çünkü sevdiklerimizden ayırır bir süreliğine. Oysa ebedi hayata geçiştir ölüm, asıl evimize dönüştür. Burası bir misafirhane ve bu hane uyku halimiz…  Misafiriz bu dünyada ve yaşıyoruz sanıyoruz, aslında gerçekten burada uyumaktayız. Asıl uyanıklığımız sonraki hayatımızda, gerçeğin ne olduğunu sonra öğreneceğiz. Kısacası ölüm anı geldiğinde uyanmış oluyoruz ve tahtadan ata binip asıl yerimize, ebediyetimize gideceğiz.

Devamını oku...
 
HALK KOŞUSU ÇOŞKUSU
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 26 Nisan 2015 09:07

altTeşbihte hata olmaz, saygısızca bir davranış algılanmasın bugünkü halk koşusunu ahırdan boşalma gibi değerlendirdim. O ne öyle hırsla, hışımla birbirini geçiverecekmiş gibi bir bekleyiş ve başla komutu verilmesiyle yaydan çıkmış ok gibi fırlama?! Sanırsınız vatan uğruna cenge gidiliyor. Allah muhafaza öyle bir durumda bu çoşku ve bu çok katılım olmaz biline… Bu hal ancak günlerce havasız kalmış, kapının açılmasıyla ahırdan boşalan sığırlar gibi, birbirini ezercesine bir çıkış.

Sene de bir sefer koşmakla sağlıklı yaşam mı olur. Nisan ayında güzel bahar sabahında evinde ailenle kahvaltını yap, sonra parklara git, çimenin yeşiliyle, denizin veya gökyüzünün mavisiyle gözünü gönlünü dinlendir.

İstanbul Büyük şehir belediye başkanını saygıyla selamlıyorum diyor start veren, böyle konularda hep ‘konu olup konuşulmak adına’ belediye başkanlıklarından çıkar. Kötü bir aktivite değil, ama insanları yarıştırmak ve hırsa sebebiyet vermek hoş değil. Her neyse, insanlar kendilerine sunulanı hep iyi sanıyor ve çabuk alıyor.

Yakından bir şekil görenleriniz olmuştur, komut verilir verilmez önde gerili duranlar, imamesi kopmuş tesbih gibi güzergaha dağılıveriyor. Üşümüyor mu bunlar, aralarında yarı çıplaklar var. Yaşlısı var, çocuklu olanı var. Bir yıl boyunca bu günü bekleyenler var. Yarışı iple çeken meraklılar var. Ekranda görünmek isteyen, para amacına yönelik koşanlar ve yardım yararına koşanlar var. Bugünü dikizleyerek vaktini hoş geçirmek isteyen fırsatçılar var. İlk adımlarda çoşan, sonrasında nefesi tükenip geride kalmaya başlayanlar var. Vazgeçeni, pes etmeyeni var. Ne ararsan var velhasıl…

DEPREM DİKKAT BUYURUYOR

Devamını oku...
 
OLUMLU OLUMSUZ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 25 Nisan 2015 14:10

İÇİME DOKUNDU. HEPSİ GENCECİKLER, ÇOĞUNLUĞU GAZİDİRLER...

ENGELLİLER SPOR. KİMİNİN BACAĞI, KİMİNİN KOLU YOK, UMUTLARI ÇOK.

altALLAH Muhafaza yarabbim, hepsi bir arada olunca ne kadar çoklar, toplumdan uzaktalarsa, adeta hiç yoklar.

Hepsi vatan evladı, Doğuştan mıdır, vatan bekçiliğinden yadigar mı, kimbilir nerde nasıl yara almışlar. Uzuvlarından yoksun kalmışlar. Çok şükür Yaratan’dan ümitlerini kesmemişler, hayata küsmemişler.

Maneviyatları çöküntüyü aşmış, bir araya gelip maç yapmaya koyulmuşlar. İyi olmuş, eve kapanıp kalmaktansa hem zamanları hem gönülleri hoşlukla dolmuş, belki para da kazanıyorlardır. Teprik ederim çocuklar bu vatan sizi seviyor.

 

ORTAK ACIYMIŞ

Gelibolu yarım adasında geçmişi görmek lazım.

 Çanakkale Zaferi'nin yüzüncü yılı kutlamaları yapılmış.

Osmanlı izini silmeye çalışan hainler galiba unutulmuş. 

Müslüman’ın kanından servet edinen ülkeden prens gelmiş, yanında oturmakla biri murada ermiş.

Anlamadım ne Yapmaya Çalışıyorlar. Asırlık destan Çanakkale’yi kimlerle yad etmişiz.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 303
 

Turkish Arabic English