Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Evimin mutfağında sabah saat 9.30 suları… Hafta sonu sabah kahvaltısındayım. Birinci bardak çayım bitmiş, ikinciyi almak üzereyken ev telefonum açılmak için ısrarla çalıyor. Mühim bir durum olabileceğini düşünüp elinizdeki sıcak bardağı fırlatırcasına gözünüze ilk kestirdiğiniz düzlüğe bırakıp telefona koşuyorsunuz. Acaba, akrabadan birine bir şey mi oldu, endişesi yüreğinizin atışlarını hızlandırmış. Aceleyle kaptığınız ahizeden kulağınıza oldukça sakin bir hanım sesi yayılıyor. “Ayfer Hanım günaydın, hayırlı sabahlar. Ankara’dan arıyorum, nasılsınız efendim” diyor, tüm içtenliğiyle ve sıcak bir ses tonuyla… Yaklaşım hoşunuza gidiyor, fakat sesi tanımayınca gayri ihtiyari soruyorsunuz “kimsiniz, sesiniz yabancı geldi de…”

Sıcak ses, bir de tatlılaşarak “Ben İlknur” diyor.

“İlknur? Ankara’da yaşayan bir dayı kızım var, ama adı İlknur değil, kim ki bu İlknur? İç sesimin sualini karşı taraf duymuyor.

Ben İlknur’un kimliğini beynime sorgulatmaya çalışırken, tatlı dil daha bir hararetli yaklaşıyor, benimle yakınlık kurmaya çalışıyor.

“Ayfer Hanım, ben sağlık bakanlığından arıyorum efendim. Bakanlığımız sağlığınızla yakinen alakadarlar.”

Kendini İlknur olarak tanıtan bu şahsın cümlesini bitirip noktalamasını yapmadan, devreye giriyorum.

“Teşekkürler, ama ne alaka, hem de hafta sonu? Seçim arifesinde olduğumuzdan mıdır?”

Soruma cevap beklerken, adının İlknur olduğunu söyleyen telefondaki gen kadın sesi, bu defa ciddileşerek, beni sorguya alıyor.

“Ayfer Hanım sizin kalp ritim bozukluğunuz yok mu?”

Devamını oku...
Şu anda 173 konuk çevrimiçi

KISA KELÂMLAR
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 07 Şubat 2016 08:12

alt*Ayna ile kavgası olan kendi ile barışık değildir. Başka düşmana gerek var mı?

*Politikacı halkın çıkarını gözetmez; sadece gözetiyormuş gibi yapar.

*Çobanından memnun olan koyun, mezbahaya giderken bile yakınmaz.

*Eğilip bükülenden değil, eğilmeyip kırılandan ses çıkar.

*Nefret aslında başkasına zarar vermez; çünkü bu kişinin kendi içine akıttığı bir zehirdir.

*Politikacılar, istediğiniz gibi tarih yazdırmaktan vaz geçin. Bırakın milletlerin tarihini, belgelere dayanarak gerçek tarihçiler yazsın.

*Halk “Senin partin kötü, benim partim iyi!” tartışmasını yaparken, siyasiler çuvallarını doldurmakla meşguldürler.

*Kalabalıkların aklını almanın en kolay yolu, onlara heyecan pompalamaktır.

*Modern toplumlar olmakla övünüyoruz ama paylaşımda ilkel toplumlardan bile oldukça geriyiz.

*Çoğunluğun aldığı kararların çoğu yanlıştır. İnsanların çoğu bunu bildiği halde çoğunluktan çekindikleri için, çoğunlukla bunları doğru kabul ederler!

*Hayatın boşa geçmesi ne demek? Yok, öyle bir şey! Hayatın tek bir anı bile birçok şeyle doludur.

*Kapitalizmi bitirecek olan güç, gene kapitalizmdir.

*Gerçeği gösterebilmek için bilgi tek başına yeterli değildir, cesaret de gerekir.

*İyi insan, iyi olduğunun farkında bile değildir. Sözleri ve davranışları onun açısından olması gerekendir, başka türlüsünü düşünemez ve yapamaz.

*Yaralı insan, yaralı bir hayvandan kat be kat daha tehlikelidir. Dikkat et!

Devamını oku...
 
HER DOĞAN ÖLÜR
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 05 Şubat 2016 07:13

ÖLÜM HAKTIR, HER DOĞAN ÖLECEKTİR. AMENNA...

alt."Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez."  deniliyor. "Acaba,"sı merak ediliyor.

Maalesef ölüyorlar, hem de pisipisine. Onları ölüme gönderenler vatanın bölünmeyeceğini, her vatanına vefalı vatandaşın bildiğini bile bile gönderiyorlar. Biliyorlar ki onlar ne kadar çok ölürse iktidarları o kadar çok güçlenecek, onların ölümleri üzerinden kirli siyasetlerini daha kolay hayata geçireceklerdir. Biliyorlar çünkü ölenler “ Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığına inanarak ölmüş” bu paranoya ile ölüme gönderilmişlerdir.

Ölüme giderken aslında hiç ölmek istememişlerdir. Geride bıraktığı yavukluyu, kundaktaki bebeği, yüreği yangın yeri anayı akıllarından bir an bile çıkarmadan en yüce mertebe olan şehitliği hiç mi hiç akıllarına getirmek bile istememişlerdir.

Giderken sağ salim dönsün diye mevlitlerle dualarla uğurlanmışlardır. Bazıları sağ omuzlarına nefesi en kuvvetli hocalara yazdırılmış muskalar takılarak ölüme gitmişlerdir. Onları uğurlayanlar sıkı sıkı tembih ederek “Kendine dikkat et yavrum muskanı sakın üstünden çıkarma emi” diyerek gözyaşlarını içlerine akıtmışlardır.

Arkadaşları onları halaylarla, davullarla, doğan görünümlü şahin arabalarının pencerelerinden sarkarak uğurlarken,  zafer işaretleri eşliğinde “Asker gidecek geri gelecek!” diye sloganlar atarak mahalleyi bir şölen yerine çevirmişlerdir. Tüm bu seremoniler askerin geri gelmesi için yapılıyorken "Bir Türk dünyaya bedeldir" kandırılmışlığının bilinçaltı dürtüsüyle “ Her Türk asker doğar!”   “Vatan sana canım feda!”  diye slogan atarak dünya âleme meydan okumaktan da geri durmamışlardır.

Devamını oku...
 
Burhâneddîn-i Belhî'den Nîstî Gazeli
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 24 Ocak 2016 04:26
Neş'e bahşeyler dile câm-ı bekâ-yı nîstîBurhaneddin-i Belhi nisti gazeli gazel kaside şiir arapça farsça arabi farsi Târık İleri Ayfer Aytaç Volkan İleri
Sâf eder âyîne-i tab'ı safâ-yı nîstî
 
Benzemez bir âleme vasfı beyândandır berî
Özge âlemdir cihân-ı pür fezâ-yı nîstî
 
Hâne-i kalbi tarabgâh-ı Cem eyler tâ ebed
Nûş-i cân olsa mey-i hâlet fezâ-yı nîstî
 
Mülk-i hestînin şehenşâh-ı ma'âlî şânına
Meyl edip bakmaz gedâ-yı bî nevây-ı nîstî
 
Sırr-ı Şems u Mevlevî olur ıyân vakt-i semâ'
Erse bir kez gûş-i hûşa bang-i nây-ı nîstî
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 349
 

Turkish Arabic English